18 Kasım 2017 - Cumartesi
Basın Duyuruları
Anasayfa » Anayasa Şikayeti » Basın Duyuruları » Ahmet SAYGILI ve Şefika SAYGILI Kararı Anayasa Mahkemesi Basın Duyurusu

Ahmet SAYGILI ve Şefika SAYGILI Kararı Anayasa Mahkemesi Basın Duyurusu

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 21/1/2015 tarihinde Ahmet Saygılı ve Şefika Saygılı (B. No: 2013/135) başvurusunda oybirliğiyle, aynı olaya ilişkin olarak farklı yargı kollarına ait mahkemelerce verilen kararların hukuki belirsizliğe neden olduğu ve başvurucular açısından öngörülemez bulunduğu sonucuna varılmakla, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Başvurucuların oğlu İsmail Saygılı, Gölbaşı İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde askerlik görevini ifa ederken, Adıyaman’da yapılacak eğitime katılmak üzere intikal sırasında bulunduğu aracın devrilmesi sonucu yaşamını yitirmiştir.

Başvurucuların, oğullarının eğitim amaçlı atışa katılmak üzere görevlendirildiği sırada meydana gelen kazada vefat ettiğini belirterek nakdi tazminat ödenmesi talebiyle İçişleri Bakanlığına yaptıkları başvuru 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.

Başvurucuların söz konusu işlemin iptali istemiyle Ankara 4. İdare Mahkemesinde açtıkları dava Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin (AYİM) görevli olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.

Bunun üzerine başvurucular AYİM Üçüncü Dairesinde dava açmışlardır. Bu dava 8/11/2012 tarihli kararla “…davacıların oğlunun vefatına neden olan trafik kazasının meydana gelmesinde 2330 sayılı Kanun’un 1. maddesinde sayılan emniyet ve asayişin temini kapsamında herhangi bir görevin sebep ve etkisinin bulunmadığı, askerlik hizmetinin olağan faaliyetlerinin 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek suretiyle uygulamanıngenişletilmesinin kanunun amacına uygun düşmediği”gerekçesiylereddedilmiştir.

Diğer taraftan, aynı kazada hayatını kaybeden başka bir jandarma erinin yakınlarının açtığı dava, Ankara 8. İdare Mahkemesinin 26/1/2012 tarihli kararıyla kabul edilmiş ve bu karar Danıştay tarafından onanarak kesinleşmiştir.

İddialar

Başvurucular, oğullarının askerlik görevini yerine getirdiği sırada meydana gelen kazada yaşamını yitirmesi nedeniyle kendilerine tazminat ödenmesi yönündeki taleplerinin reddedildiğini ve söz konusu kazada hayatını kaybeden bir başka askerin yakınlarının açtığı davanın ise kabul edildiğini ileri sürmüşlerdir.

Mahkemenin değerlendirmesi

Anayasa Mahkemesi, kural olarak aynı derecedeki yargı mercileri arasında hukuk kuralına ilişkin yorum ve içtihat farklılıkları ile temyiz mercilerinin uyuşmazlıklara ilişkin talep ve deliller arasındaki yorum farklılıklarının tek başına adil yargılanma hakkının ihlali olarak kabul edilemeyeceğini belirttikten sonra, bu durumun farklı yargı kolları açısından da geçerli olduğunu vurgulamıştır.

Farklı kararlar verilmesi ihtimali, çeşitli yüksek mahkemelerden ve yargı kollarından oluşan yargı sisteminin kaçınılmaz bir özelliği olarak kabul edilmelidir. Dolayısıyla, bireylerin makul güvenlerinin korunması ve hukuki güvenlik ilkesi, içtihadın değişmezliği şeklinde bir hak bahşetmemektedir.

Yargı kararlarındaki değişiklikler, hukukun dinamizmini yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yansıtması yönüyle olumludur. Ancak, uygulamada birlikteliği sağlamaları beklenen yüksek mahkeme dairelerinin ya da farklı yargı kollarına ait mahkemelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farklı sonuçlara ulaşmaları, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır.

Somut olayda, aynı olaya ilişkin farklı yargı kollarına ait mahkemelerde açılan davalarda farklı sonuçlara ulaşıldığı açık olup, uygulamada bu tür durumları ortadan kaldıracak mekanizmaların bulunduğu, ancak yetersiz kaldığı ve etkili bir çözüm sunamadığı tespit edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, aynı olaya ilişkin olarak farklı yargı kollarına ait mahkemelerce farklı kararlar verilmiş olmasının, başvurucuların açtığı dava bakımından hukuki belirsizliğe ve güvensizliğe neden olduğu ve başvurucular açısından öngörülemez bulunduğu sonucuna varılmakla, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir.

Bu basın duyurusu Anayasa Mahkemesi Genel Sekreterliği tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup bağlayıcı değildir.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates