Alacak Hukukunda Faiz Oranları Ve Faiz Uygulamaları

Yay?nlanma Tarihi: Mart 18, 2010

Alacak hukukunda en çok karşılaşılan olgulardan birisi faiz kavramıdır. Faiz kavramı hukukumuzda Borçlar Kanunu,Türk Ticaret Kanunu,Amme Alacaklarının Tahsili Usulu Hakkında Kanun,İcra İflas Kanunu gibi genel ve özel yasalarımız içersinde yer alan ve ekonomik süreçte  en çok karşılaşılan  bir kavramdır.  T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2004/10-104 K. 2004/94 T. 18.2.2004 ve T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2004/19-357 K. 2004/360 T. 16.6. ilamında;

 “Faiz kavramını daha iyi tanımlayabilmek için faizin özelliklerine bakılmalıdır. Bir para borcunun mevcut olması gerekir. Faiz para borcunun fer’isi niteliğindedir ( BK. Md.113/2 ve 131 ). Asıl borca bağlı olarak doğar ve asıl borcun her hangi bir nedenle sona ermesi halinde de asıl alacak ile birlikte sona erer. Doğmuş faizin asıl alacakla birlikte sona ermemesi için saklı tutulması ya da halin icabından saklı tutulduğunun anlaşılması gerekir. Zamana bağlı olarak işler, yasa ya da taraflarca saptanmış belirli bir oranın anaparaya uygulanması ile saptanır. “ “Faizi , tespit edilen bu özellikleri sonucunda; “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile, nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları açısından özel olarak düzenlenen, tahsil için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semere” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım, faizin genel tanımı olup, faizin türlerine  göre eklemeler yapılarak değişmesi kaçınılmazdır.  (Bkz.Doç.Dr.M.Helvacı, Borçlar ve Ticaret Kanunu Bakımından Para Borçlarında Faiz Kavramı ).“

 “Bu bağlamda, son olarak faiz kavramının ele alınması ve özelliklerinin irdelenmesi de yararlı olacaktır. Faiz para borcunun fer’i niteliğindedir

 ( BK. Md.113/2 ve 131 ). Dolayısıyla, faizin varlığı için ilk şart bir para borcunun varlığıdır. Asıl borca bağlı olarak doğar ve asıl borcun her hangi bir nedenle sona ermesi halinde de asıl alacak ile birlikte sona erer. Doğmuş faizin asıl alacakla birlikte sona ermemesi için saklı tutulması yada halin icabından saklı tutulduğunun anlaşılması gerekir. Zamana bağlı olarak işler, yasa yada taraflarca saptanmış belirli bir oranın anaparaya uygulanması ile saptanır. Bu özellikleri gözetilerek faiz; “alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile, nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun yada hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları açısından özel olarak düzenlenen, tahsil için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semere” olarak tanımlanmaktadır. Bu, faizin genel tanımı olup, faizin türlerine göre çeşitli eklemelerle değişiklik gösterebilmektedir . ( Bkz. Doç. Dr. M. Helvacı, Borçlar ve Ticaret Kanunu Bakımından Para Borçlarında Faiz Kavramı ).”

 “Gecikme zammı, Temerrüt ( Gecikme )    faizi kavramlarının, yapılan yasal düzenlemeler sırasında gösterilen özensizlik nedeniyle karmaşık hale getirildiği görülmektedir. Nitekim, Yürürlükten kalkan Medeni Kanun’da, Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve 506 sayılı Yasanın bir çok yerinde, temerrüt faizi ( TTK.407-529-898-962 ), gecikme faizi ( TTK.141 Kenar Başlığı ), geçmiş günler  faizi ( BK.103-104 ), geçmiş gün faizleri ( MK.860 ), geçen günlerin faizleri ( MK.790 ), kanuni faiz ( TTK.141-166 ), %10 hesabı ile faiz ( TTK.637-638 ), %10 faiz ( TTK.722 ), vade gününden itibaren faiz ( TTK.1167 ), gecikme zammı ( 506 sayılı Yasa Md.80 ), gecikme tazminatı ( 634 sayılı Yasa 20 md. ), gecikme zammı ( 1512 sayılı yasa 120 md. ), %1 gecikme zammı ( 625 sayılı Yasa 35.md. ) ifadeleri kullanılmıştır.”

 Bu yazı dizimizde faiz kavramlarını açıklamaya ve uygulamaya yönelik Yargıtay kararları ile düzenlenmiş bilirkişi raporlarına  yer vermeye çalışacağız.

 Yasal faiz 1994 yılından önce Borçlar Kanunu 72.maddesi, TTK. 9.maddesi  ile belirlenirken bu tarihten itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da ifadesini bulmuş ve çeşitli değişikliklerle günümüze kadar uygulanmıştır. Bu nedenle  3095 sayılı  yasa  uygulamasında karşılaşılan yasal faiz ,temerrüt faizi,reeskont faizi,iskonto faizi,ticari faiz  ve avans faiz tanım ve uygulamaları yazımızın konusunu oluşmaktadır.

  3095 sayılı  yasa  uygulamasında  faiz oranlarının tespitinde  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası  tarafından açıklanan “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranları anahtar rol oynamakta olup aşağıya çıkarılmıştır.   

  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası  tarafından açıklanan “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanan Faiz Oranları için Bakınız

  • Twitter
  • del.icio.us
  • Digg
  • Facebook
  • Technorati
  • Reddit
  • Yahoo Buzz
  • StumbleUpon

Kategori: Borçlar Hukuku

Etiket: ,