18 Kasım 2017 - Cumartesi
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » Sorumluluk ve Tazminat Hukuku » Ayıplı Hizmetten Kaynaklanan Hasar Bedelinin Tahsili Davası

Ayıplı Hizmetten Kaynaklanan Hasar Bedelinin Tahsili Davası

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2012/13-153

K. 2012/598

T. 19.9.2012

• HASAR BEDELİNİN TAHSİLİ DAVASI ( Ayıplı Hizmetten Kaynaklanan – Sağlayıcı ve Bayinin Ayıplı Hizmetten ve Ayıplı Hizmetin Neden Olduğu Her Türlü Zarardan ve Tüketicinin Seçimlik Haklarından Dolayı Müteselsilen Sorumlu Olduğu/Sunulan Hizmetin Ayıplı Olduğunun Bilinmemesinin Sorumluluğu Ortadan Kaldırmayacağı )

• AYIPLI HİZMET ( Hasar Bedelinin Tahsili Davası – Sağlayıcı ve Bayinin Neden Olduğu Her Türlü Zarardan ve Tüketicinin Seçimlik Haklarından Dolayı Müteselsilen Sorumlu Olduğu )

• DEĞER KAYBI İSTEMİ ( Hasar Bedelinin Tahsili Davası – Sağlayıcı ve Bayinin Ayıplı Hizmetten ve Ayıplı Hizmetin Neden Olduğu Her Türlü Zarardan ve Tüketicinin Seçimlik Haklarından Dolayı Müteselsilen Sorumlu Olduğu )

• MÜTESELSİL SORUMLULUK ( Ayıplı Hizmetten Kaynaklanan Hasar Bedelinin Tahsili Davası – Sağlayıcı ve Bayinin Ayıplı Hizmetten ve Ayıplı Hizmetin Neden Olduğu Her Türlü Zarardan ve Tüketicinin Seçimlik Haklarından Dolayı Müteselsilen Sorumlu Olduğu )

• DİRENME KARARI ( Hükmün Direnmeye Dair Kısmına Yönelik İlk Kararı Temyiz Etmeyen Davalı Bayinin Direnme Kararını Temyizde Hukuki Yararı Bulunmadığı – Ayıplı Hizmetten Kaynaklanan Hasar Bedelinin Tahsili Davası )

• HUKUKİ YARAR ( Ayıplı Hizmetten Kaynaklanan Hasar Bedelinin Tahsili Davası – Hükmün Direnmeye Dair Kısmına Yönelik İlk Kararı Temyiz Etmeyen Davalı Bayinin Direnme Kararını Temyizde Hukuki Yararı Bulunmadığı )

4077/m.3,4

ÖZET : Dava, akaryakıt satışı sırasında ayıplı hizmetten kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve yol parasının tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlık; bayi tarafından verilen ayıplı hizmet sebebiyle sağlayıcının müteselsil sorumluluğu bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır. Sağlayıcı ve bayi, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Kaldı ki, sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Hukuki yarar dava şartı olduğu kadar, temyiz istemi için de aranan bir şarttır. Yerel Mahkemece hakkında direnme kararı verilen ve talebin yol parası dışındaki kısmına dair ilk hüküm, davalı bayi tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda hükmün direnmeye dair kısmına yönelik ilk kararı temyiz etmeyen davalı bayinin direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmamaktadır.

DAVA : Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy Tüketici Mahkemesi’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.4.2009 gün ve 2008/522 E. 2009/179 K. sayılı kararın incelenmesinin davacı vekili ile davalılardan Y… Ltd. Şti. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 22.4.2010 gün ve 2009/13561 E.-2010/5638 K. sayılı ilamı ile;

( … Davacı, davalıdan aracı için yakıt satın aldığını, ancak mazot yerine benzin konulduğu için aracının hasarlandığını öne sürerek, sigorta tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan 31.421,52-TL parça ve işçilik hasar bedelinin, 15.000-TL değer kaybı tazminatının, 2.500 TL aracı kullanamaması sebebiyle ödenen yol parasının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, aracın kullanılamaması sebebiyle ödenen yol parası olarak talep edilen 2.500- TL yönünden Bakırköy Sulh Hukuk mahkemesi görevli olduğundan dava dilekçesinin reddine, dosyanın tefrikine, davalı Y… Ltd. Şti yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 7.225,94-TL’nin dava tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davalı A… A.Ş yönünden davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- )4822 Sayılı kanun ile değişik 4077 Sayılı T.K.H.K’nun 3.maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada ” bir mal ve hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi” tüketici, “Alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları…” mal, “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri” satıcı, olarak tanımlamıştır. Aynı Kanunun 23.maddesinin 1.fıkrasında ise, “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır.” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.

Somut olay değerlendirildiğinde, tüketici davacı ile satıcı davalı Y… Ltd. Şti arasında yakıt satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının aracının arızalanması sebebiyle ödenen yol parasının tahsili hakkındaki talebe bakmaya da Kanunun 23. maddesi hükmü gereğince tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, bu kalem yönünden de işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

3- )Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4/A maddesinin 3.fıkrasında; “Sağlayıcı, bayi, acente ve 10. maddenin 5. fıkrasına göre kredi veren, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayın gerçekleştiği petrol istasyonunun avalı A… A.Ş’nin bayisi olduğu ihtilafsızdır. Davacıya verilen ayıplı hizmet nedeniyle, anılan yasada tanımlanan ve sağlayıcı durumunda bulunan davalı A… A.Ş’nin’de diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece açıklanan bu husus göz ardı edilerek, motorin yadabenzinden kaynaklanan bir ayıp söz konusu olmadığından adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir… ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

H.G.K.’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:

KARAR : Dava, akaryakıt satışı sırasında ayıplı hizmetten kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve yol parasının tazmini istemine ilişkindir.

I- )Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Öncelikle belirtilmelidir ki, somut olayda, davalılardan Y… Akaryakıt Ltd. Şti.nin diğer davalı A… Petrol Ve Ticaret A.Ş.nin ( A… ) bayisi olduğu, bayiinin çalışanı tarafından davacıya ait araca hata ile motorin yerine benzin konulması sebebiyle aracın arızalandığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.

Direnme yolu ile H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; bayi tarafından verilen ayıplı hizmet sebebiyle sağlayıcının müteselsil sorumluluğu bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.

Davanın yasal dayanağı 4822 Sayılı Kanun’la değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4/A. maddesidir.

4077 Sayılı Kanunun 4/A maddesinin 3. fıkrasında;

“Sağlayıcı, bayi, acente ve 10. maddenin 5. fıkrasına göre kredi veren, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.”

düzenlemesine yer verilmiştir.

Anılan Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesine göre;

“Bu Kanunun uygulanmasında,

d- )Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti,

g- )Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişileri,

ifade eder.” hükmü bulunmaktadır.

4077 Sayılı Kanunun 3.maddesi uyarınca davalı A…A.Ş’.nin sağlayıcı konumunda olduğu da açıktır.

Somut uyuşmazlıkta davacıya, ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren ayıplı mal verilmesi sözkonusu değildir.

Ancak, anılan Kanunun 4/A maddesinin ilk fıkrası uyarınca;

“…Sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarında veya standardında veya teknik kuralında tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler, ayıplı hizmet olarak kabul edilir.”

Buna göre; davacının aracına Y… Ltd. Şti.’nin çalışanı tarafından motorin yerine benzin konulması şeklinde gerçekleşen olayda, Y… Ltd. Şti’nin diğer davalı a…’in bayisi olarak satış yaptığı ve hizmet verdiği hususunda bir uyuşmazlık da bulunmaması karşısında, sağlayıcı tarafından bildirilen reklam ve ilanlarda tespit edilen yararlanma amacı bakımından tüketicinin beklediği faydaları ortadan kaldıran maddi eksiklikler içeren hizmet sözkonusu olduğundan, anılan Kanunun 4/A maddesinin ilk fıkrası uyarınca ayıplı hizmet bulunmaktadır.

Sağlayıcı ve bayi 4/A maddesinin 3. fıkrası gereğince, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Kaldı ki, sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

H.G.K.’nda yapılan görüşmeler sırasında, bir kısım üyeler tarafından davalılardan A… aş’nin, davacının zararına neden olan olayla ilgisi bulunmadığı, hatalı hizmeti veren Y… Ltd. Şti. çalışanının davranışı sonucu meydana gelen zarar ile alpet arasında illiyet bağı bulunmadığı görüşü dile getirilmiş ise de, bu görüş, 4077 Sayılı Kanunun 4/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan sağlayıcı ve bayiinin müteselsil sorumlu olduğu hususunun kanunla açıkça düzenlenmesi ve diğer iddiaların sağlayıcı ile bayi arasında açılabilecek rücu davasında değerlendirilmesinin mümkün bulunması sebebiyle H.G.K. çoğunluğunca kabul edilmemiştir.

Yukarıda açıklanan düzenlemelerin ışığında somut uyuşmazlık incelendiğinde, sağlayıcı A… A.Ş. ile bayi Y… Ltd. Şti. davacının aracına verilen ayıplı hizmet sebebiyle doğan zarardan Kanun gereği müteselsilen sorumludurlar.

O halde, H.G.K.’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.

II-Davalılardan Y… Akaryakıt ve Taşımacılık Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin;

A- )Hükmün direnmeye dair kısmına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,

H.G.K.’ndaki görüşme sırasında, esasa girilmeden önce, ilk hükmü temyiz etmeyen davalı Y… Ltd. Şti.nin direnmeyi temyizinin mümkün bulunup bulunmadığı ön sorun olarak incelenmiştir.

Bilindiği üzere, hukuki yarar dava şartı olduğu kadar, temyiz istemi için de aranan bir şarttır. Yerel Mahkemece hakkında direnme kararı verilen ve talebin yol parası dışındaki kısmına dair ilk hüküm, davalı Y… Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmemiştir.

Bu durumda hükmün direnmeye dair kısmına yönelik ilk kararı temyiz etmeyen davalı Y… Ltd. Şti.’nin direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmamaktadır.

O halde, davalı Y… Ltd. Şti.’nin temyiz dilekçesinin direnme hükmüne yönelik kısmının reddine karar verilmelidir.

B- )Hükmün yol parasına dair kısmına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, ise,

Yerel Mahkemece, Özel Daire’nin bozma ilamının ( 2 ) numaralı bendinde yer alan ve yol parasına dair talep yönünden de tüketici mahkemelerinin görevli olduğuna değinen bozma nedenine uyularak oluşturulan yeni hüküm Özel Daire’ce incelenmemiştir.

O nedenle, kararın temyiz incelenmesi görevi H.G.K.’na değil, Özel Daire’ye aittir.

Hal böyle olunca, davalı Y… Ltd. Şti. vekilinin yol parası talebi hakkında kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daire’sine gönderilmesi gerekir.

SONUÇ : 1- )Yukarıda ( I ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30.maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı H.U.M.K.’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, oyçokluğu ile,

2- )Yukarıda ( II ) numaralı bendin ( A ) fıkrasında belirtilen nedenlerle, davalı Y… Ltd. Şti. vekilinin hükmün direnmeye dair kısmına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından davalı Y… Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin direnme kararına dair kısmı yönünden reddine,

3- )Yukarıda ( II ) numaralı bendin ( B ) fıkrasında açıklanan nedenlerle, davalı Y… Ltd. Şti. vekilinin hükmün “yol parasına” dair kısmına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, davalı Y… Ltd. Şti. vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 13.hukuk dairesine gönderilmesine, oybirliği ile,

6217 Sayılı Kanunun 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı Kanunun 440.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.09.2012 gününde karar verildi.

KARŞI OY :

4077 Sayılı Kanun’un 3’ncü maddesinde hizmet, “bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” Sağlayıcı ise, “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiler” şeklinde tarif edilmiştir. Aynı Kanunun 4/A maddesinde de ayıplı hizmetin tarifi yapılmış olup Yasa’da yapılan bu tariflere göre somut olayda davalı A… A.Ş. “hizmet veren sağlayıcı” konumunda olmadığından Kanunun 4/A maddesi gereğince tüketiciye karşı sorumluluğu bulunmamaktadır. A… A.Ş.’nin ancak diğer davalıya verdiği akaryakıtın ayıplı olması halinde Kanunun 4’ncü maddesine göre sorumluluğu söz konusu olabilecektir.

Bu nedenle, mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates