18 Kasım 2018 - Pazar
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » Ciro edilemez kaydı Bononun Geçerliliğine Etkili Olmayıp Senedi Nama Yazılı Hale Getirdiği

Ciro edilemez kaydı Bononun Geçerliliğine Etkili Olmayıp Senedi Nama Yazılı Hale Getirdiği

  • MENFİ TESPİT DAVASI ( Her Ne Kadar Senedin Arka Yüzünde “Teminat Senedinin Üçüncü Kişilere ciro edilemez” kaydı Bulunmakta İse de Teminat kaydında Neyin Teminatı Olduğu Açıklanmadan Senedin Geçerliliğine Etkili Olamayacağı – Reddi Gereği )  
  • TEMİNAT SENEDİ ( Üçüncü Kişilere ciro edilemez kaydı Bulunmakta İse de Teminat kaydında Neyin Teminatı Olduğu Açıklanmadan Senedin Geçerliliğine Etkili Olamayacağı – Menfi Tespit Davasının Reddi Gereği )
  • BONONUN GEÇERLİLİĞİ ( Üçüncü Kişilere ciro edilemez kaydı Bononun Geçerliliğine Etkili Olmayıp Senedi Nama Yazılı Hale Getirdiği – Mahkemece Menfi Tespit Davasının Reddi Gereği )

Dava menfi tespit davasıdır. Her ne kadar senedin arka yüzünde “Teminat senedinin üçüncü kişilere ciro edilemezkaydı bulunmakta ise de, teminat kaydında neyin teminatı olduğu açıklanmadan senedin geçerliliğine etkili olamayacağı öğretide ve uygulamada kabul edilmektedir. Öte yandan üçüncü kişilere ciro edilemez kaydı da bononun geçerliliğine etkili olmayıp senedi nama yazılı hale getirir. Bu durumda mahkemece menfi tesbit davasının reddi gerekir.

DAVA :

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR :

Davacı vekili, Garanti Bankası Kadıköy Nakit İşlemleri Şubesi tarafından müvekkiline 45.000 USD tutarlı 30.3.1999 vadeli bono ihbarnamesi gönderildiğini, senet lehdarı ve hesap sahibinin davalı olduğunu öğrendiklerini, davalıya verilen bir bono olmadığı gibi, bono altındaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilin bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkilinden aldığı 45.000 USD borca karşılık 20.6.1998 tanzim 30.3.1999 vade tarihli bonoyu imzalayarak müvekkiline verdiğini, müvekkilinin bononun banka marifetiyle ödenmesi için bankaya başvurduğunu bononun 5.4.1999 tarihinde protesto edildiğini, imzanın davacıya ait olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece bononun teminat senedi olduğu ve alacağın gerçekleşip gerçekleşmediği kanıtlanamadığından davanın kabulüne davacının 20.6.1998 tanzim ve 30.3.1999 vadeli 45.000 USD bedelli bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tesbitine, koşulları oluşmadığından davanın %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava konusu bono, TTK.nun 788. maddesi hükmündeki yasal unsurları taşımaktadır. Davacı bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüşse de imzanın kendisine ait olduğu uzman bilirkişi raporu ile saptanmıştır.

Her ne kadar senedin arka yüzünde “Teminat senedinin üçüncü kişilere ciro edilemezkaydı bulunmakta ise de, teminat kaydında neyin teminatı olduğu açıklanmadan senedin geçerliliğine etkili olamayacağı öğretide ve uygulamada kabul edilmektedir. Öte yandan üçüncü kişilere ciro edilemez kaydı da bononun geçerliliğine etkili olmayıp senedi nama yazılı hale getirir. Bu durumda mahkemece menfi tesbit davasının reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulünde isabet görülmemiştir.

SONUÇ :

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.10.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi. [1]


[1]

T.C. YARGITAY 19. Hukuk Dairesi Esas No: 2002/5138  Karar No : 2003/9383 Tarih      : 7.10.2003

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates