20 Kasım 2018 - Salı
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » Davada Çıkarı Bulunmak Gibi Kuşku Gerektirecek Nedenlerin Varlığı İddia ve İspat Edilmiş İse Doğru Olmadığı Kabul Edilmesi Gereği

Davada Çıkarı Bulunmak Gibi Kuşku Gerektirecek Nedenlerin Varlığı İddia ve İspat Edilmiş İse Doğru Olmadığı Kabul Edilmesi Gereği

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2006/11-160

K. 2006/208

T. 19.4.2006

• TANIK ANLATIMI ( Davada Çıkarı Bulunmak Gibi Kuşku Gerektirecek Nedenlerin Varlığı İddia ve İspat Edilmemiş İse Doğru Olduğu Kabul Edilmesi Gereği )

• KANIT / İSPAT VASITASI ( Davada Çıkarı Bulunmak Gibi Kuşku Gerektirecek Nedenlerin Varlığı İddia ve İspat Edilmemiş İse Tanık Anlatımlarının Doğru Olduğu Kabul Edilmesi Gereği )

• TAZMİNAT DAVASI ( Davada Çıkarı Bulunmak Gibi Kuşku Gerektirecek Nedenlerin Varlığı İddia ve İspat Edilmemiş İse Tanık Anlatımlarının Doğru Olduğu )

1086/m. 254

ÖZET : Davada çıkarı bulunmak gibi kuşku gerektirecek nedenlerin varlığı iddia ve ispat edilmemiş ise, tanık anlatımlarının doğru olduğu kabul edilmelidir.

DAVA : Taraflar arasındaki “Tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Babaeskİ Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.04.2000 gün ve 1999/172-2000/126 sayılı kararın incelenmesi Davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine. Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 17.04.2001 gün ve 2177-3312 sayılı ilamı ile;

( …Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında uğradığı hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 570.114.376.-TL’yi faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, araç sürücüsü alkollü iken kazanın meydana geldiğini ve hasarın teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemenin davanın reddine dair verdiği, karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, kasko sigorta tazminatının ödenmesi istemine ilişkindir. Davalı sürücünün alkollü olduğunu savunmuş;, Mahkemece bu savunmaya itibar edilerek dava reddedilmiş ve bu karar Dairemizce onanmıştır.Dairemizce dosya içerisine getirtilen Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/303 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde, zarara yol açan trafik kazasına karışan diğer araç olan traktörü sürücüsünün o davada, sanık CD tarafından yapılan müessir fil suçunun müştekisi olarak ifadesinin alındığı, bu şahsın çarpma sonrasında durumu fark etmeyerek olay yerinden ayrılıp ilerlediğini, bundan sonra taksinin kendisine yetişip önüne geçerek durdurduğunu takside beş kişi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır. Gerek ceza davasındaki gerekse eldeki davada tanıklar araç sürücüsünün alkolsüz olduğu saptanan MO olduğunu belirtmişlerdir. Traktör sürücüsünün beyanları da davacı aracının olay yerinden ayrılma nedenini ve araçta beş kişi olduğunu doğrulama konusunda davacı iddiasına destek vermektedir.

HUMK’un 254. maddesi uyarınca, davada menfaati bulunmak gibi şüpheyi mucip bir esbabın varlığı iddia ve ispat edilmedikçe, tanıkların doğruyu söyledikleri asıldır. Gerek tanık beyanları gerekse toplanan deliller itibariyle, davacı araç sürücüsünün MD olduğu anlaşıldığından, davada diğer hususların halline geçilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, Dairemizin 25.09.2000 gün ve 60157069 sayılı kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir… ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre. Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken. önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 19.04.2006 gününde, bozmada oybirliği, sebebinde oyçokluğu ile karar verildi.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates