4 Ekim 2022 - Salı
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » Kamu İhale Hukuku » Danıştay 13. Daire Emsal Kararları » Duruşma Yapılma Zorunluluğu Ve Kurul Kararının Kısmen Dava Konusu Yapılması Hakkında

Duruşma Yapılma Zorunluluğu Ve Kurul Kararının Kısmen Dava Konusu Yapılması Hakkında

Duruşma İstemi Bulunmasına Rağmen Duruşma Yapılmamasının Mevzuata Aykırı Olduğu

Dava dilekçesinin “konu” ile “sonuç ve istem” kısmında iddialar ayrı ayrı belirtilmeksizin Kurul kararının tümünün iptali istenilmişse de, davacının kendi menfaatine aykırı olan hususlar dışında Kurul kararının iptalinin istemesinin söz konusu olamayacağının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği hakkında.

Danıştay Onüçüncü Dairesinin 12.10.2021 tarihli kararı:

“Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının temel unsurlarından biri de Anayasa’nın 141. maddesinde düzenlenen “yargılamanın açık ve duruşmalı” yapılması ilkesidir. Yargılamanın açıklığı ilkesinin amacı, yargısal mekanizmanın isleyişini kamu denetimine açarak yargılama faaliyetinin saydamlığını güvence altına almak ve yargılamada keyfiliği önlemektir. Bu yönüyle, hukuk devletini gerçekleştirmenin en önemli araçlarından biridir.

Adil yargılanma hakkının düzenlendiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) 6. maddesindeki “aleni yargılamanın” varlığı, zorunlu olarak “sözlü yargılama” hakkını da içerir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinde açılan iptal ve yirmibeşbin Türk Lirasını aşan tam yargı davalarında taraflardan birinin isteği üzerine duruşma yapılacağı; üçüncü fıkrasında, duruşma talebinin, dava dilekçesi ile cevap ve savunmalarda yapılabileceği kurala bağlanmıştır. Anılan maddeye göre, taraflardan birinin isteği üzerine, duruşma yapıldıktan sonra uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket vekili tarafından verilen ve 07/05/2021 tarihinde Mahkeme kaydına giren dava dilekçesinde duruşma yapılması isteminde bulunulduğu hâlde, Mahkemece duruşma yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, Mahkemece davacının duruşma istemi göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi, hem Anayasa’nın 36. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkına, hem de 2577 sayılı Kanun’un 17. maddesinin açık ve emredici kuralına aykırı olduğundan, duruşma talebine rağmen duruşma yapılmaksızın verilen temyize konu Mahkeme kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, bakılan davada iptali istenilen Kurul kararının, dava dışı başvuru sahibi tarafından yapılan ve 3 ayrı iddiayı içeren itirazen şikâyet başvurusunun değerlendirilmesine ilişkin olduğu, söz konusu Kurul kararında başvuru sahibinin 1. iddiası yerinde görülerek, tespit edilen hususun düzeltici işlemle giderilemeyecek bir aykırılık olduğu gerekçesi ile ihalenin iptaline karar verildiği görülmekte olup, davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinin “konu” ile “sonuç ve istem” kısmında iddialar ayrı ayrı belirtilmeksizin Kurul kararının tümünün iptali istenilmişse de, uyuşmazlığa konu olayın mahiyeti ve dava dilekçesinin bütünüyle incelenmesi sonucunda davacının kendi menfaatine aykırı olan ve ihalenin iptaline sebep olan iddia yönünden Kurul kararının iptalini istediği, diğer iddialar yönünden Kurul kararının iptalini istemesinin söz konusu olamayacağı anlaşıldığından, Mahkemece yeniden yapılacak değerlendirmede bu hususun da göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca Ankara 18. İdare Mahkemesi’nin 01/07/2021 tarih ve E:2021/905, K:2021/1212 sayılı kararının BOZULMASINA,…” karar verilmiştir.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.