<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özderin™</title>
	<atom:link href="http://www.metinozderin.av.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.metinozderin.av.tr</link>
	<description>Özderin Avukatlık Bürosu - Tunalı Hilmi Caddesi 98/21 Kavaklıdere Çankaya Ankara 0 312 428 03 13 (pbx) bilgi@ozderin.net ( Tüm hakları saklıdır. © Ankara,2011)</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 17:51:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Bankanın Borçlusuna Karşı İleri Sürebileceği Rehin Hakkını Borçlunun Alacaklısına Karşı da İstihkak İddiası Olarak İleri Sürülebileceği</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 17:51:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargı Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Bankanın Borçlusuna Karşı İleri Sürebileceği Rehin Hakkını Borçlunun Alacaklısına Karşı da İstihkak İddiası Olarak İleri Sürülebileceği]]></category>
		<category><![CDATA[istihkak iddiası]]></category>
		<category><![CDATA[Kar]]></category>
		<category><![CDATA[rehin hakkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4351</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2011/17-513 K. 2011/549 T. 21.9.2011 • ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İSTİHKAK DAVASI ( Rehin Hakkı Banka İle Müşterisi Arasında İmzalanan Çerçeve Sözleşmede de Yer Aldığından Bankanın Borçlusuna Karşı İleri Sürebileceği Rehin Hakkını Borçlunun Alacaklısına Karşı da İstihkak İddiası Olarak İleri Sürülebileceği ) • İSTİHKAK İDDİASI ( 3.Kişinin &#8211; Rehin Hakkı Banka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: justify;">T.C.</h4>
<h4 style="text-align: justify;">YARGITAY</h4>
<h4 style="text-align: justify;">HUKUK GENEL KURULU</h4>
<h4 style="text-align: justify;">E. 2011/17-513</h4>
<h4 style="text-align: justify;">K. 2011/549</h4>
<h4 style="text-align: justify;">T. 21.9.2011</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• ÜÇÜNCÜ KİŞİNİN İSTİHKAK DAVASI ( Rehin Hakkı Banka İle Müşterisi Arasında İmzalanan Çerçeve Sözleşmede de Yer Aldığından Bankanın Borçlusuna Karşı İleri Sürebileceği Rehin Hakkını Borçlunun Alacaklısına Karşı da İstihkak İddiası Olarak İleri Sürülebileceği )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• İSTİHKAK İDDİASI ( 3.Kişinin &#8211; Rehin Hakkı Banka İle Müşterisi Arasında İmzalanan Çerçeve Sözleşmede de Yer Aldığından Bankanın Borçlusuna Karşı İleri Sürebileceği Rehin Hakkını Borçlunun Alacaklısına Karşı da İstihkak İddiası Olarak İleri Sürülebileceği )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• REHİN HAKKI ( Banka İle Müşterisi Arasında İmzalanan Çerçeve Sözleşmede de Yer Aldığından Bankanın Borçlusuna Karşı İleri Sürebileceği Rehin Hakkını Borçlunun Alacaklısına Karşı da İstihkak İddiası Olarak İleri Sürülebileceği )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• KARŞILIKSIZ ÇEK ( Bankanın Çekle İşleyecek Hesap Açarken ve Çek Karnesi Verirken Gerekli Basiret ve İtinayı Göstermek Zorunda Olduğu &#8211; Bankanın Yasal Sorumluluk Miktarı Kadar Riski Bulunduğundan İbraz Edilmeyen Çeklerden Kaynaklanan Tüm Riskinin Banka Kayıtları Üzerinde Uzman Bilirkişi Aracılığıyla İnceleme Yaptırılması Gerektiği )</h4>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖZET : </strong>Dava, 3.kişinin İ.İ.K.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. Esasen rehin hakkı banka ile müşterisi arasında imzalanan çerçeve sözleşmede de yer aldığından bankanın borçlusuna karşı ileri sürebileceği rehin hakkını borçlunun alacaklısına karşı da istihkak iddiası olarak ileri sürülebileceğinin kabulü gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davacı bankanın, çekle işleyecek hesap açarken ve çek karnesi verirken, gerekli basiret ve itinayı göstermek zorunda olduğu da gözetilerek, haciz tarihi itibariyle davacı bankanın takip borçlusuna verdiği ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çekler ile bankanın yasal sorumluluk miktarı kadar riski bulunduğundan ibraz edilmeyen çeklerden kaynaklanan tüm riskinin banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmak suretiyle tespiti ile oluşan sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DAVA : </strong>Taraflar arasındaki “istihkak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manisa 2. İcra Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 4.8.2009 gün ve 2009/146 E., 2009/305 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 9.12.2010 gün ve 2010/8720-10778 Sayılı ilamı ile;</p>
<p style="text-align: justify;">( … Davacı üçüncü kişi vekili, Manisa 3. İcra Müdürlüğünün 2009/1945 Esas sayılı takip dosyası ile davalı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine yürütülen takipte, 19.3.2009 tarihinde müvekkili bankanın Manisa Şubesine gelinerek borçluya ait hesapta bulunan ve müvekkili ait kredi borcundan dolayı blokede tutulan 7,520 TL. nin fiilen haczedilerek icra dosyasına gönderildiğini, söz konusu paranın müvekkiline rehinli olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılması ile tazminat talep etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davalı alacaklı vekili davacı bankanın 3167 Sayılı Çek Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca bankaların çek hamillerine ödemek zorunda kalacağı miktara karşılık gelen paranın bloke altında tutulduğuna dair iddiasının soyut bir iddia olup bankaca, mevcut ya da muaccel bir alacakları için rehin tesis edilmediğini, ileride doğması muhtemel bir risk için paranın bloke edildiğini ve bunun yasal olmadığını savunarak davanın reddini ve tazminat istemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davalı, borçlu davaya cevap vermemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemece, davacı bankanın haciz tarihi itibariyle muaccel bir alacağının bulunmadığı, 3167 Sayılı Kanunun 10. maddesinde çeklerin karşılığının bulunmaması halinde davacı bankanın sorumluluğunun düzenlendiği bankanın bu madde uyarınca yaptığı ödemeden sonra üçüncü kişilere yönelemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dava, 3.kişinin İ.İ.K.nun 96 vd. maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.</p>
<p style="text-align: justify;">Somut olayda çözümlenmesi gereken husus; 19.3.2009 tarihinde haczedilen para üzerinde davacı 3.kişinin ( bankanın ), rehin hakkı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 10/1 maddesine göre muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için ( 2009 yılı için 435 TL ) ödeme yapmakla yükümlüdür. Davacı banka ile borçlu müşteri arasında imzalanan “Bankacılık Hizmetleri ve Sermaye Piyasası İşletmeleri Çerçeve Sözleşmesi” gereğince, ilgili bankanın yasal sorumluluk tutarları müşteriye ( borçluya ) kullandırılan gayri nakdi kredi niteliğinde olup anılan sözleşmenin 20.maddesinin ( R ) bendinde müşterinin ( borçlunun ) bankaya karşı iş bu sözleşmeden veya herhangi bir sebepten doğmuş ve doğacak her türlü borçlarından dolayı müşteriye ait olup da bankada bulunan her türlü sermaye piyasası araçları üzerinde ( bunların kuponları, anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, temettü, rücuhan hakkı, itfa bedelleri vs gib ) bankanın rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı olduğu hükme bağlanmıştır. Bu durumda borçlu ile 3.kişi ( Banka ) arasında düzenlenmiş, açıklanan sözleşme ile banka lehine tanınmış olan haklar değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden aksi düşüncelerle reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir… ),</p>
<p style="text-align: justify;">Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">H.G.K.nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KARAR : </strong>Dava, 2004 Sayılı İ.İ.K.nun 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkaka ilişkindir.</p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü kişi banka, müvekkili bankanın Manisa Şubesi nezdinde borçluya ait hesapta bulunan ve müvekkiline ait kredi borcundan dolayı rehinli olup, blokede tutulan paranın fiilen haczedilip icra dosyasına gönderilmesinin yerinde olmadığı iddiası ile eldeki davayı açmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemenin davanın reddine ilişkin hükmü davacı vekilinin temyiz üzerine Özel Dairece yukarda başlık bölümünde yer alan sebeplerle bozulmuştur. Mahkemece önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacı vekili getirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Direnme yoluyla H.G.K.’nun önüne gelen uyuşmazlık; 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ( Mülga ), 5941 Sayılı Çek Kanunu ve davacı banka ile borçlu müşteri arasında imzalanan çerçeve sözleşme gereğince borçlunun karşılıksız çek sebebiyle bankanın yasal sorumluluğundan kaynaklanan riskinden dolayı müşteriye ait olup da bankada bulunan her türlü sermaye piyasası araçları üzerinde bankanın rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı olup da bankada bulunan her türlü sermaye piyasası araçları üzerinde bankanın rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı olup olmadığı ile bankanın alacağının muaccel hale gelip gelmediği giderek davacı bankanın istihkak isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyuşmazlığın çözümü bakımından konuyla ilgili genel olarak yasal düzenlemelere değinilmesinde yarar vardır:</p>
<p style="text-align: justify;">Genel anlamıyla rehin; alacaklının alacağını teminata bağlamak için borçlunun veya üçüncü kişinin mal varlığı üzerinde kurulan sınırlı bir ayni haktır. Hapis hakkı ise; Türk Medeni Kanunu’nun 950. maddesinde hükme bağlanmış olup borçlunun taşınır mallarına ve kıymetli evrakına onun onamıyla zilyed bulunan alacaklının muaccel olan ve bu eşya ve evrakla doğal bir bağlantısı bulunan alacağının teminatı olarak alıkoyma ve paraya çevirme yetkisi veren bir ayni haktır. İleride doğabilecek bir alacağın güvenceye bağlanması için ipotek kurulabileceği kabul edilmiş ise de taşınır rehininde böyle bir hüküm bulunmamakta olup öğretide ileride doğacak ve koşula bağlı alacakların da taşınır rehini ile güvence altına alınabileceği ileri sürülmektedir ( Doğrusöz M. Edip, Karahacıoğlu Ali Haydar, Altan Mehmet, Türk Hukukunda Rehin, Ankara 1996, s 12 ).</p>
<p style="text-align: justify;">2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 23. maddesinde;</p>
<p style="text-align: justify;">“Bu kanunun tatbikında: ( ipotek ) tabiri ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, gemi ipoteklerini, eski hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş taşınmaz rehinlerini, taşınmaz mükellefiyetlerini, bazı taşınmazlar, üzerindeki hususi imtiyazları ve taşınmaz eklentisi üzerine rehin muamelelerini,</p>
<p style="text-align: justify;">( Değişik fıkra: 17.7.2003 – 4949 S.K./5. Md. ) ( Taşınır rehni ) tabiri, teslime bağlı rehinleri, Türk Medeni Kanununun 940 ıncı maddesinde öngörülen rehinleri, ticari işletme rehnini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri,</p>
<p style="text-align: justify;">Sadece ( Rehin ) tabiri, ( İpotek ) ve ( Taşınır rehni ) tabirlerine giren bütün taşınır ve taşınmaz rehinlerini ihtiva eder.</p>
<p style="text-align: justify;">( Taşınmaz ) tabiri, gemi siciline kayıtlı olan gemilere de şamildir. Diğer gemiler bu kanun hükmünce taşınır sayılır.”</p>
<p style="text-align: justify;">hükmü yer almaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu ( T.M.K.’nun 881.maddesiyle halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacağın, ipotekle güvence altına alınabileceği, ipoteğe konu olarak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunmasının gerekmediğini hükme bağlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun’un 950.maddesi gereğince; alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınır veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebileceği, zilyetlik ve alacak ticari ilişkiden doğmuşsa, tacirler arasında bu bağlantı var sayılacağı, alacaklı, borçluya ait olmayan taşınırlar üzerinde de zilyetliğin iyiniyetle kazanılmasının korunduğu ölçüde hapis hakkına sahip olacağı ve 955.maddesinde ise senede bağlanmış olan veya olmayan alacakların rehni için rehin sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve senede bağlı alacaklarda senedin teslim edilmesi gerekeceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, çek, özel bir para ödeme aracı olup çek tanzimi ve devri, keşidecinin banka nezdindeki provizyon alacağının temliki işlemidir ( Domaniç Hayri, Karşılıksız Çek, İstanbul 1983, s 10 ).</p>
<p style="text-align: justify;">3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ( mülga )’un 10.maddesi gereğince; “Muhatap banka, süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunması halinde ise bu miktarı her çek yaprağı için üçyüzmilyon liraya tamamlayacak biçimde ödeme yapmakla yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmündedir.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kanun 20.12.2009 tarih ve 27438 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.12.2009 tarih ve 5941 Sayılı Çek Kanunu’nun 9.maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olup “İbraz, Ödeme, Çekin Karşılıksız Olduğunun Tespiti ve Gecikme Cezası” başlıklı 3.maddesiyle de aynı nitelikte hüküm konulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu zorunlu kredi sözleşmesi için banka çek karnesi vermeden istediği teminatı talep edebilecek; eğer hesap sahibi bankanın kredi müşterisi ise bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçları için daha önce verdiği ipotekler, ticari işletme rehinleri, menkul rehni, mevduat ve alacaklar üzerindeki rehinler ve bankanın aldığı kefaletler bu kredinin de teminatını oluşturacaktır. Bankanın azami yasal yükümlülüğü için bu miktarı karşılayacak miktarda paranın hesap sahibi tarafından bloke edilmesini istemesi de mümkün olup bloke olarak alınan paranın çek hesabı dışında bir hesapta tutulması ve hesap sahibinin bu para üzerinde bankaya rehin hakkı tanıması gerekecektir ( Reisoğlu Seza, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, Ankara 1998, s 214 v.d. ).</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan; Davacı üçüncü kişi banka ile borçlu Ö&#8230; Başak Ölçme Değerlendirme Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri ve Sermaye Piyasası İşletmeleri Çerçeve Sözleşmesi’nin;</p>
<p style="text-align: justify;">“Hesapta Çek ile Tasarrufa İlişkin Hükümler” başlıklı 4.maddesinin;</p>
<p style="text-align: justify;">( M ) bendinde; “müşterinin banka nezdinde açtırdığı hesabı çek keşide ederek kullandığı taktirde 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuata uyacağını kabul ve taahhüt eder”,</p>
<p style="text-align: justify;">( N ) bendinde; “3167 Sayılı Kanun’un 10.maddesi uyarınca hesapta yeterli karşılığı bulunmayan çekler için Banka’nın çek hamiline ödemeye mecbur olduğu miktarı Banka’nın hamile ödeme tarihinden, söz konusu miktarın müşteriden tahsil tarihine kadar geçecek süre için Banka’nın borçlu hesaplara uygulayacağı en yüksek cari faiz haddinin %25 fazlası ile buna ilişkin diğer vergi ve sair kesenek ve masrafları ödeyeceğini müşteri kabul ve taahhüt eder. Müşteri bankanın mesul olduğu miktarın bankaca hamile ödendiği anda temerrüde düşmüş sayılacağını kabul eder.”</p>
<p style="text-align: justify;">Düzenlemesi yer almaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı sözleşmenin “Genel Hükümler” başlıklı 20.maddesinin “Banka’nın/TEB Yatırım’ın Rehin, Hapis, Takas Mahsup, Virman Hakkı” başlıklı ( R ) bendinde; müşterinin bankaya karşı iş bu sözleşmeden veya herhangi bir sebepten doğmuş ve doğacak her türlü borçlarından dolayı müşteriye ait olup da bankada bulunan her türlü sermaye piyasası araçları üzerinde ( bunların kuponları, anapara, işlemiş ve işleyecek faiz, temettü, rüçhan hakkı, itfa bedelleri vs gibi ) bankanın rehin, hapis, takas ve mahsup ve virman hakkı olduğu, müşterinin kredi borcunun olması halinde hesabına yapılacak her türlü alacak kayıtlarının kredi borcuna mahsup edileceğini kabul edeceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu ( İ.İ.K.’nun 96/1.maddesi gereğince; borçlu, elinde bulunan bir mali başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut 3. bir kişi tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği taktirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.</p>
<p style="text-align: justify;">Somut olaya gelince;</p>
<p style="text-align: justify;">Manisa 3.İcra Müdürlüğü’nün 2009/1945 Sayılı dosyasında, S&#8230; Yayıncılık Bilgisayar Yazılım Basım Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından 6.3.2008 tarihli takip talebi ile Ö&#8230; Başak Ölçme Değerlendirme Tic. Ltd. Şti. aleyhine 35.000,00 TL asıl alacak, 1.750,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.750,00 TL alacağın faiz ve masrafları ile birlikte tahsili istenmiş; 15.12.2008 keşide, 30.12.2008 keşide, 15.2.2009 keşide ve 29.12.2008 keşide tarihli karşılıksız kaşesi vurulan dört adet çeke dayanılmıştır. Ödeme emri borçluya 6.3.2009 tarihinde tebliğ edilmiş; takibin kesinleşmesinin müteakip 19.3.2009 tarihinde borçlunun davacı bankada bulunan ve 2.2.2009 ve 16.2.2009 tarihinde çek sebebiyle bankaca bloke konulan hesabı üzerinde fiili haciz uygulanarak hesapta bulunan 7.520,00 TL icra dosyası hesabına alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Haciz sırasında davacı banka vekili tarafından İ.İ.K.nun 96/1.maddesi hükmü gereğince istihkak iddiasında bulunmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Manisa 2.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.3.2009 gün ve 2009/135-122 K sayılı kararı ile; Türk Ekonomi Bankası’nın 19.3.2009 tarihli haciz sırasında istihkak talebinde bulunduğu, fiili haciz sırasında haczedilen ve menkul hükmünde olan para bakımından haciz tutanağındaki iddianın yazılış şekli bakımından tam bir istihkak iddiası niteliğinde olmadığı, üçüncü kişi bankanın hapis ya da rehin hakkı bulunduğuna ilişkin soyut iddia dışında bir belge ibraz edemediği gerekçesiyle takibin devamına, istihkak davası açabileceğine kesin olarak karar verilmiştir. Manisa 2.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 24.3.2009 tarihli yazıları ile takip dosyasında yatırılan 7.520,00 TL’nin dava sonuna kadar ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verildiği İcra Müdürlüğü’ne bildirilmiş; 4.8.2009 tarihli yazısı ile de ihtiyati tedbirin kaldırıldığı bildirilerek 4.8.2009 tarihinde alacaklı vekiline ödenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olay değerlendirildiğinde;</p>
<p style="text-align: justify;">Mülga 3167 Sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki” Kanunun 10. ve 5941 Sayılı Çek Kanunu’nun 3.maddesi uyarınca muhatap banka süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde yasal sorumluluk miktarına kadar ( somut olay yönünden 2009 yılı için 435,00 TL ) ödeme yapmakla, kısmen karşılığının bulunması halinde ise kalan meblağı tamamlamakla yükümlüdür. Aynı maddede ödeme yükümlülüğü ile ilgili hususun hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir kredi sözleşmesi hükmünde olduğu açıklanmıştır. Bu ödeme külfeti, yasa gereğince bankalara yükletilmiş olduğundan bankaca müşterisine verilen her çek yaprağı için borçlunun bankadaki mevduatının her bir çek için yasal sorumluluk miktarı ile sınırlı olarak banka lehine rehinli olduğunun kabulü zorunludur.</p>
<p style="text-align: justify;">Esasen rehin hakkı banka ile müşterisi arasında imzalanan çerçeve sözleşmede de yer aldığından bankanın borçlusuna karşı ileri sürebileceği rehin hakkını borçlunun alacaklısına karşı da istihkak iddiası olarak ileri sürülebileceğinin kabulü gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle, yerel mahkemece, aynı yönlere işaret eden ve yukarda açıklanan ilave sebeplerle H.G.K.’nca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması ve davacı bankanın, çekle işleyecek hesap açarken ve çek karnesi verirken, gerekli basiret ve itinayı göstermek zorunda olduğu da gözetilerek, haciz tarihi itibariyle davacı bankanın takip borçlusuna verdiği ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çekler ile bankanın yasal sorumluluk miktarı kadar riski bulunduğundan ibraz edilmeyen çeklerden kaynaklanan tüm riskinin banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmak suretiyle tespiti ile oluşan sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yerinde olmayan gerekçelerle, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SONUÇ : </strong>Davacı/banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarda gösterilen ilave nedenlerden dolayı H.U.M.K.’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının iadesine, 21.09.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Bankan%C4%B1n+Bor%C3%A7lusuna+Kar%C5%9F%C4%B1+%C4%B0leri+S%C3%BCrebilece%C4%9Fi+Rehin+Hakk%C4%B1n%C4%B1+Bor%C3%A7lunun+Alacakl%C4%B1s%C4%B1na+Kar%C5%9F%C4%B1+da+%C4%B0stihkak+%C4%B0ddias%C4%B1+Olarak+%C4%B0leri+S%C3%BCr%C3%BClebilece%C4%9Fi+&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F17-513%0D%0AK.%202011%2F549%0D%0AT.%2021.9.2011%0D%0A%E2%80%A2%20%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C%20K%C4%B0%C5%9E%C4%B0N%C4%B0N%20%C4%B0ST%C4%B0HKAK%20DAVASI%20%28%20Rehin%20Hakk%C4%B1%20Banka%20%C4%B0le%20M%C3%BC%C5%9Fterisi%20Aras%C4%B1nda%20%C4%B0mzalanan%20%C3%87er%C3%A7eve%20S%C3%B6zle%C5%9Fmede%20de%20Yer%20Ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20Bankan%C4%B1n%20Bor%C3%A7lusuna%20Kar%C5%9F%C4%B1%20%C4%B0leri%20S%C3%BCrebilece%C4%9Fi%20Rehin%20Hakk%C4%B1n%C4%B1%20Bor%C3%A7&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Bankan%C4%B1n+Bor%C3%A7lusuna+Kar%C5%9F%C4%B1+%C4%B0leri+S%C3%BCrebilece%C4%9Fi+Rehin+Hakk%C4%B1n%C4%B1+Bor%C3%A7lunun+Alacakl%C4%B1s%C4%B1na+Kar%C5%9F%C4%B1+da+%C4%B0stihkak+%C4%B0ddias%C4%B1+Olarak+%C4%B0leri+S%C3%BCr%C3%BClebilece%C4%9Fi+&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F17-513%0D%0AK.%202011%2F549%0D%0AT.%2021.9.2011%0D%0A%E2%80%A2%20%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C%20K%C4%B0%C5%9E%C4%B0N%C4%B0N%20%C4%B0ST%C4%B0HKAK%20DAVASI%20%28%20Rehin%20Hakk%C4%B1%20Banka%20%C4%B0le%20M%C3%BC%C5%9Fterisi%20Aras%C4%B1nda%20%C4%B0mzalanan%20%C3%87er%C3%A7eve%20S%C3%B6zle%C5%9Fmede%20de%20Yer%20Ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20Bankan%C4%B1n%20Bor%C3%A7lusuna%20Kar%C5%9F%C4%B1%20%C4%B0leri%20S%C3%BCrebilece%C4%9Fi%20Rehin%20Hakk%C4%B1n%C4%B1%20Bor%C3%A7&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Bankan%C4%B1n+Bor%C3%A7lusuna+Kar%C5%9F%C4%B1+%C4%B0leri+S%C3%BCrebilece%C4%9Fi+Rehin+Hakk%C4%B1n%C4%B1+Bor%C3%A7lunun+Alacakl%C4%B1s%C4%B1na+Kar%C5%9F%C4%B1+da+%C4%B0stihkak+%C4%B0ddias%C4%B1+Olarak+%C4%B0leri+S%C3%BCr%C3%BClebilece%C4%9Fi+&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F17-513%0D%0AK.%202011%2F549%0D%0AT.%2021.9.2011%0D%0A%E2%80%A2%20%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C%20K%C4%B0%C5%9E%C4%B0N%C4%B0N%20%C4%B0ST%C4%B0HKAK%20DAVASI%20%28%20Rehin%20Hakk%C4%B1%20Banka%20%C4%B0le%20M%C3%BC%C5%9Fterisi%20Aras%C4%B1nda%20%C4%B0mzalanan%20%C3%87er%C3%A7eve%20S%C3%B6zle%C5%9Fmede%20de%20Yer%20Ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20Bankan%C4%B1n%20Bor%C3%A7lusuna%20Kar%C5%9F%C4%B1%20%C4%B0leri%20S%C3%BCrebilece%C4%9Fi%20Rehin%20Hakk%C4%B1n%C4%B1%20Bor%C3%A7&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Bankan%C4%B1n+Bor%C3%A7lusuna+Kar%C5%9F%C4%B1+%C4%B0leri+S%C3%BCrebilece%C4%9Fi+Rehin+Hakk%C4%B1n%C4%B1+Bor%C3%A7lunun+Alacakl%C4%B1s%C4%B1na+Kar%C5%9F%C4%B1+da+%C4%B0stihkak+%C4%B0ddias%C4%B1+Olarak+%C4%B0leri+S%C3%BCr%C3%BClebilece%C4%9Fi+&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F17-513%0D%0AK.%202011%2F549%0D%0AT.%2021.9.2011%0D%0A%E2%80%A2%20%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C%20K%C4%B0%C5%9E%C4%B0N%C4%B0N%20%C4%B0ST%C4%B0HKAK%20DAVASI%20%28%20Rehin%20Hakk%C4%B1%20Banka%20%C4%B0le%20M%C3%BC%C5%9Fterisi%20Aras%C4%B1nda%20%C4%B0mzalanan%20%C3%87er%C3%A7eve%20S%C3%B6zle%C5%9Fmede%20de%20Yer%20Ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20Bankan%C4%B1n%20Bor%C3%A7lusuna%20Kar%C5%9F%C4%B1%20%C4%B0leri%20S%C3%BCrebilece%C4%9Fi%20Rehin%20Hakk%C4%B1n%C4%B1%20Bor%C3%A7&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Bankan%C4%B1n+Bor%C3%A7lusuna+Kar%C5%9F%C4%B1+%C4%B0leri+S%C3%BCrebilece%C4%9Fi+Rehin+Hakk%C4%B1n%C4%B1+Bor%C3%A7lunun+Alacakl%C4%B1s%C4%B1na+Kar%C5%9F%C4%B1+da+%C4%B0stihkak+%C4%B0ddias%C4%B1+Olarak+%C4%B0leri+S%C3%BCr%C3%BClebilece%C4%9Fi+&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F17-513%0D%0AK.%202011%2F549%0D%0AT.%2021.9.2011%0D%0A%E2%80%A2%20%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C%20K%C4%B0%C5%9E%C4%B0N%C4%B0N%20%C4%B0ST%C4%B0HKAK%20DAVASI%20%28%20Rehin%20Hakk%C4%B1%20Banka%20%C4%B0le%20M%C3%BC%C5%9Fterisi%20Aras%C4%B1nda%20%C4%B0mzalanan%20%C3%87er%C3%A7eve%20S%C3%B6zle%C5%9Fmede%20de%20Yer%20Ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20Bankan%C4%B1n%20Bor%C3%A7lusuna%20Kar%C5%9F%C4%B1%20%C4%B0leri%20S%C3%BCrebilece%C4%9Fi%20Rehin%20Hakk%C4%B1n%C4%B1%20Bor%C3%A7&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Bankan%C4%B1n+Bor%C3%A7lusuna+Kar%C5%9F%C4%B1+%C4%B0leri+S%C3%BCrebilece%C4%9Fi+Rehin+Hakk%C4%B1n%C4%B1+Bor%C3%A7lunun+Alacakl%C4%B1s%C4%B1na+Kar%C5%9F%C4%B1+da+%C4%B0stihkak+%C4%B0ddias%C4%B1+Olarak+%C4%B0leri+S%C3%BCr%C3%BClebilece%C4%9Fi+&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F17-513%0D%0AK.%202011%2F549%0D%0AT.%2021.9.2011%0D%0A%E2%80%A2%20%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C%20K%C4%B0%C5%9E%C4%B0N%C4%B0N%20%C4%B0ST%C4%B0HKAK%20DAVASI%20%28%20Rehin%20Hakk%C4%B1%20Banka%20%C4%B0le%20M%C3%BC%C5%9Fterisi%20Aras%C4%B1nda%20%C4%B0mzalanan%20%C3%87er%C3%A7eve%20S%C3%B6zle%C5%9Fmede%20de%20Yer%20Ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20Bankan%C4%B1n%20Bor%C3%A7lusuna%20Kar%C5%9F%C4%B1%20%C4%B0leri%20S%C3%BCrebilece%C4%9Fi%20Rehin%20Hakk%C4%B1n%C4%B1%20Bor%C3%A7&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Bankan%C4%B1n%20Bor%C3%A7lusuna%20Kar%C5%9F%C4%B1%20%C4%B0leri%20S%C3%BCrebilece%C4%9Fi%20Rehin%20Hakk%C4%B1n%C4%B1%20Bor%C3%A7lunun%20Alacakl%C4%B1s%C4%B1na%20Kar%C5%9F%C4%B1%20da%20%C4%B0stihkak%20%C4%B0ddias%C4%B1%20Olarak%20%C4%B0leri%20S%C3%BCr%C3%BClebilece%C4%9Fi%20&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F17-513%0D%0AK.%202011%2F549%0D%0AT.%2021.9.2011%0D%0A%E2%80%A2%20%C3%9C%C3%87%C3%9CNC%C3%9C%20K%C4%B0%C5%9E%C4%B0N%C4%B0N%20%C4%B0ST%C4%B0HKAK%20DAVASI%20%28%20Rehin%20Hakk%C4%B1%20Banka%20%C4%B0le%20M%C3%BC%C5%9Fterisi%20Aras%C4%B1nda%20%C4%B0mzalanan%20%C3%87er%C3%A7eve%20S%C3%B6zle%C5%9Fmede%20de%20Yer%20Ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%20Bankan%C4%B1n%20Bor%C3%A7lusuna%20Kar%C5%9F%C4%B1%20%C4%B0leri%20S%C3%BCrebilece%C4%9Fi%20Rehin%20Hakk%C4%B1n%C4%B1%20Bor%C3%A7&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/bankanin-borclusuna-karsi-ileri-surebilecegi-rehin-hakkini-borclunun-alacaklisina-karsi-da-istihkak-iddiasi-olarak-ileri-surulebilecegi.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 17:33:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargı Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[avalıya Usulsüz Tebligat Yapıldığı/Taraf Teşkili Sağlanmadan Hüküm Kurulamayacağı - Aksinin Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Adil Yargılanma Hakkının İhlali Olduğu/Önsorun Olarak İncelendiği]]></category>
		<category><![CDATA[Dava Dilekçesi Duruşma Günü Bozma ve Karar Düzeltme İlamı Bozma Sonrası Duruşma Günü Direnme Kararı ve Temyiz Dilekçesinin İsim Benzerliğinden Dolayı Davalı Dışında Başka Şahsa Yapıldığı - Taraf Teşki]]></category>
		<category><![CDATA[Davalıya Tazminat Davasında Dava ve Temyiz Dilekçesi Bozma ve Karar Düzeltme İlamı Tebliğ Edilmediği - İddia ve Savunma Hakkını Kullanmayan Davalı Açısından Bu Hakkın Tam Olarak Kullanılmayarak Adil Y]]></category>
		<category><![CDATA[Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat - Davalı Tutukluya Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadığı ve Taraf Teşkili Sağlanmadığı]]></category>
		<category><![CDATA[Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat/Davalıya İsim Benzerliğinden Dolayı Usulsüz Tebligat Yapıldığı - Davalının İddia ve Savunma Hakkının İhlal Edildiği]]></category>
		<category><![CDATA[Usulsüz Tebligat - Taraf Teşkili Sağlanmadan Hüküm Kurulamayacağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4348</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2011/11-554 K. 2011/684 T. 23.11.2011 • TAŞIMA SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT ( Davalıya Usulsüz Tebligat Yapıldığı/Taraf Teşkili Sağlanmadan Hüküm Kurulamayacağı &#8211; Aksinin Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Adil Yargılanma Hakkının İhlali Olduğu/Önsorun Olarak İncelendiği ) • USULSUZ TEBLİGAT ( Dava Dilekçesi Duruşma Günü Bozma ve Karar Düzeltme İlamı Bozma Sonrası Duruşma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4 style="text-align: justify;">T.C.</h4>
<h4 style="text-align: justify;">YARGITAY</h4>
<h4 style="text-align: justify;">HUKUK GENEL KURULU</h4>
<h4 style="text-align: justify;">E. 2011/11-554</h4>
<h4 style="text-align: justify;">K. 2011/684</h4>
<h4 style="text-align: justify;">T. 23.11.2011</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• TAŞIMA SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN TAZMİNAT ( Davalıya Usulsüz Tebligat Yapıldığı/Taraf Teşkili Sağlanmadan Hüküm Kurulamayacağı &#8211; Aksinin Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Adil Yargılanma Hakkının İhlali Olduğu/Önsorun Olarak İncelendiği )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• USULSUZ TEBLİGAT ( Dava Dilekçesi Duruşma Günü Bozma ve Karar Düzeltme İlamı Bozma Sonrası Duruşma Günü Direnme Kararı ve Temyiz Dilekçesinin İsim Benzerliğinden Dolayı Davalı Dışında Başka Şahsa Yapıldığı &#8211; Taraf Teşkili Sağlanmadığı )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• TEBLİGATIN DAVALI DIŞINDA BAŞKA ŞAHSA YAPILMASI ( Usulsüz Tebligat &#8211; Taraf Teşkili Sağlanmadan Hüküm Kurulamayacağı )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• TARAF TEŞKİLİ ( Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat/Davalıya İsim Benzerliğinden Dolayı Usulsüz Tebligat Yapıldığı &#8211; Davalının İddia ve Savunma Hakkının İhlal Edildiği )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• TUTUKLUYA TEBLİGAT ( Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat &#8211; Davalı Tutukluya Usulüne Uygun Tebligat Yapılmadığı ve Taraf Teşkili Sağlanmadığı )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• HUKUKİ DİNLENİLME HAKKI ( Davalıya Tazminat Davasında Dava ve Temyiz Dilekçesi Bozma ve Karar Düzeltme İlamı Tebliğ Edilmediği &#8211; İddia ve Savunma Hakkını Kullanmayan Davalı Açısından Bu Hakkın Tam Olarak Kullanılmayarak Adil Yargılanma Hakkını İhlal Ettiği )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">• ADİL YARGILANMA HAKKI ( Usulsüz Tebligat &#8211; Taraf Teşkili Sağlanmadan Yargılama Yapılmasının Bu Hakkı İhlal Edeceğinin Gözetileceği )</h4>
<h4 style="text-align: justify;">Tebligat Tüzüğü m.25/2</h4>
<p style="text-align: justify;"><strong>ÖZET : </strong>Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraf teşkili sağlanıp sağlanmadığı, taraf teşkili sağlanıp savunma hakkı tanınmadan karar verilmesinin mümkün olup olmadığı hususları ön sorun olarak ele alınmıştır. Taraf teşkili sadece davanın açılması aşamasında değil, yargılamanın diğer aşamalarında da önem taşımaktadır. Tebligat, Anayasa ile güvence altına alınan iddia ve savunma hakkının, daha da özelde hukukî dinlenilme hakkının tam olarak kullanılması ve bu suretle adil bir yargılamanın yapılmasını sağlayan çok önemli bir araçtır. Dava dilekçesi ve duruşma günü, bozma ilamı, karar düzeltme ilamı, bozma sonrası duruşma günü, direnme kararı ve temyiz dilekçesinin isim benzerliğinden dolayı tutuklu davalı dışında başka şahsa yapılması iddia ve savunma hakkının, hukuki dinlenilme hakkının, adil yargılanma hakkının ihlalidir. Taraf teşkili usulünce sağlanmadan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DAVA : </strong>Taraflar arasındaki &#8220;maddi ve manevi tazminat&#8221; davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 21.05.2008 gün ve 2006/136 E., 2008/180 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi&#8217;nin 15.12.2009 gün ve 2008/13385 E., 2009/12985 K. sayılı ilamı ile;</p>
<p style="text-align: justify;">( &#8230; Davacılar vekili, davalı İ&#8230; G&#8230;-G&#8230; Tic. A.Ş.nin maliki ve işleteni, davalı M. Y.&#8217;ın sürücüsü olduğu TED Ankara Koleji okul servisinde müvekkillerinin murisinin yolcu olarak okuluna gitmekte iken, araç sürücüsünün tam kusuru ile neden olduğu kazada vefat ettiğini, müvekkillerinin olay nedeniyle desteklerinden yoksun kaldıkları gibi derin acılar yaşadıklarını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik, müvekkillerinden Müjde için 200.000 YTL.sı manevi ve sigorta tarafından karşılanmayan kısım için 5.000 YTL.sı maddi, Kamil Haldun için 200.000 YTL.sı manevi ve sigorta tarafından karşılanmayan kısım için 5.000 YTL.sı maddi, Caner için 100.000 YTL.sı manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davalı İ&#8230; G&#8230;- G&#8230; San. Tic. ve Araç Kiralama Hizmetleri ( Rent a Car ) vekili, dava konusu kazayı yapan aracın malikinin müvekkili olmasına karşın aracın 29.6.2004 tarihinde dava dışı C&#8230; Tur. Ltd. Şti.ne kiralandığını, olayında bu şirket tarafından aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğini, anılan şirketle yapılan sözleşmenin 5.12 maddesi uyarınca trafik kazaları da dahil olmak üzere tüm maddi ve manevi zarar ve ziyandan C&#8230;-TUR Tur. Ltd. Şti.nin sorumlu olacağının düzenlendiğini, keza sürücünün de bu şirketin çalışanı olduğunu, sigorta şirketlerinin maddi tazminat taleplerini karşıladığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, yasal faiz istenebileceğini savunarak, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davalı TED Ankara Koleji Vakfı Özel İlköğretim Okul Müdürlüğü vekili, öğrenci servisinin veli ile yaptığı taşıma sözleşmesi ile hizmet verdiğini, aracın okula ait olmadığını, Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinin 5. ve 7. maddelerinin olayda uygulanma yerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, murisin okutulması bakım ve yetiştirilmesi için yapılan muhtemel masraf ile sigorta şirketleri tarafından ödenen tazminat miktarları indirildikten sonra davacıların karşılanmamış maddi tazminat hakkının kalmadığı, okul servisinin davalı TED Ankara Koleji Vakfı Özel İlköğretim Okul Müdürlüğüne ait olmadığı, aracın okulun kullanımına tahsis edilmediği, servis hizmetinin velilerle yapılan taşıma sözleşmesi gereği yapıldığı, olayda kusursuz sorumluluk hallerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı TED Ankara Koleji Vakfı Özel İlköğretim Okul Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, davacı Müjde için 20.000 YTL.sı manevi, davacı Kamil Haldun için 20.000 YTL.sı manevi ve kardeş Caner için 10.000 YTL.sı manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar İ&#8230; G&#8230;- G&#8230; San. Tic. ve Araç Kiralama Hizmetleri ( Rent a Car ) ve M. Y.&#8217;dan tahsiline, maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kararı, davacılar vekili ve davalı İ&#8230; G&#8230;- G&#8230; San. Tic. ve Araç Kiralama Hizmetleri ( Rent a Car ) vekili temyiz etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacıların murisinin davalı taşıma şirketine ait araçta yolcu olması nedeniyle kusurunun olmamasına, murisin yetiştiği aile ortamı yüksek tahsil yapmaya yönlendirecek şart ve imkanlara sahip olması nedeniyle asgari ücretin üzerinde tazminata esas gelirin belirlenerek maddi tazminatın hesabında bir usulsüzlük bulunmamasına, taşıma sözleşmesinin davalı İ&#8230; G&#8230;- G&#8230; San. Tic. ve Araç Kiralama Hizmetleri ( Rent a Car ) ile yapılması nedeniyle aracın fiili taşıyana kiralanmasının bu davalının taşıyan olarak sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak olmasına ve ayrıca olay tarihinde geçerli Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliğinin 7. maddesi hükmü uyarınca da TED Ankara Koleji vakfının taşıyan dışında bir başka sıfatla dahi sorumlu tutulması mümkün bulunmadığından hakkındaki davanın husumet yönünden reddinde de bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı İ&#8230; G&#8230;- G&#8230; San. Tic. ve Araç Kiralama Hizmetleri ( Rent a Car ) vekilinin tüm ve davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece karara esas alınan 19.03.2008 tarihli bilirkişi raporunda davacılara Ferdi Kaza Koltuk Sigorta Poliçesinden ödenen 50.000 YTL.sı hesap edilen destekten yoksun kalma tazminatından indirilmiş ise de, Ferdi Kaza Sigorta Sözleşmesinde yolcunun ölümü halinde sigortacı, bir meblağ sigortası bedeli olan ölüm tazminatını can sigortası ilkeleri uyarınca aynen ölenin yasal mirasçılarına ödemek yükümlülüğü altındadır. Bu itibarla mahkemece, Ferdi Kaza Koltuk Sigorta Poliçesinden ödenen 50.000 YTL.sının hesap edilen destekten yoksun kalma tazminatından indirilmek suretiyle ve bu durumda tazminat miktarının negatif bakiye verdiğinden bahisle davacı anne ve baba yönünden maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir&#8230; ),</p>
<p style="text-align: justify;">Gerekçesiyle bozulduktan sonra, bu kez davacılar vekilince reddedilen temyiz itirazları yönünden karar düzeltme talebinde bulunması üzerine;</p>
<p style="text-align: justify;">( &#8230; 1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2- Davalı TED Ankara Koleji Vakfı ile davalı İ&#8230; G&#8230;-G&#8230; Sanayi Ticaret Taahhüt Taşımacılık ve Araç Kiralama Hizmetleri arasında önceden 22.08.2003 tarihinde sonradan da bu sözleşme yenilenerek 28.09.2004 tarihinde öğrencilerin taşınması hususunda anlaşma yapıldığı, kazanın 06.06.2005 tarihi itibariyle sözleşme süresi içerisinde meydana geldiği hususları tartışmasızdır. Sözleşme başlığı &#8220;Öğrenci, öğretmen ve personel taşıma sözleşmesi&#8221; olup sözleşmenin konusu başlıklı. 2. maddeye göre &#8220;TED Ankara Koleji Vakfı okulları, öğrenci, öğretmen ve personelinin Ankara içi ile İncek kampusu arasında evden okula, okulda eve götürülüp getirilmesi&#8230;&#8221; olduğu, 3. maddesinde; işin süresinin gösterildiği, 4. maddesinde; güzergahların, 5. maddesinde; alınacak ücretlerin, 6. maddesinde; ilgili aysonunda verilen hizmette bir aksama olması halinde kullanılmak üzere taşıyıcının vakfa 100.000 YTL güvence bedeli yatıracağı, 8.maddesinde; taşımacının 300.000 YTL tutarında kesin ve süresiz teminat mektubunu vakfa vereceği, 9. maddesinde; vergi, resim ve harçların, 10. maddesinde; fesih hususların düzenlendiği, öncelikle 7. maddesinde a ) bendinde; okul servis araçları yönetmeliği hükümlerine uyulacağı b ) bendinde; taşımacının vakıftan onay almadan herhangi bir değişim yapamayacağı, c ) bendinde; taşımacının vakfın belirleyeceği bir sigorta şirketine &#8220;Ferdi Kaza Sigortası&#8221; yaptırması zorunluluğu, d ) bendinde; 3.kişilere verilerek zararlardan dolayı vakfa rücu edilemeyeceği, m ) bendinde; taşımacının personelinin davalı çalışanlarına ait tüm kararlarına ve genelgelerine uymakla yükümlü olacağı hususları açıkça belirtildiği, davacı tanıklarının da; servis araçlarının kiralanması, taşımacılık işlerinde bulunulması, ihalenin yapılması ve araçların seçim ve denetiminde tamamen okul yönetiminin etkili ve yetkili olduğu, öğrenci ve velilerin söz sahibi olmadıkları yönündeki beyanları karşısında davalı vakfın söz konusu taşıma işini denetleme ve kontrol yetkisine sahip olduğu bu durumda vakfın da taşıyan olarak kabulü gerektiğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairenin temyiz bozma ilamının ( 1 ) nolu bölümünün bu hususa ilişen bölümünün ortadan kaldırılarak yerel mahkeme kararının bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir&#8230; ),</p>
<p style="text-align: justify;">Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukuk Genel Kurulu&#8217;nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K.2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II.fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KARAR : </strong>Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yerel mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Taraf vekillerinin temyizi üzerine, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçelerle bozulmuş; davacılar vekilinin karar düzeltme istemi üzerine yine yukarıda başlık bölümünde yer alan bozma nedeni de eklenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemece önceki kararda direnilmiş; hükmü davacılar vekili temyize getirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukuk Genel Kurulu&#8217;nca yapılan incelemede işin esasına geçilmeden önce, dosya kapsamına göre dava dilekçesi ve duruşma gününün davalı dışında başka bir kişiye tebliğ edilmiş olması karşısında, taraf teşkili sağlanıp sağlanmadığı, taraf teşkili sağlanıp savunma hakkı tanınmadan yargılamanın yürütülüp, karar verilmesinin mümkün olup olmadığı hususları ön sorun olarak ele alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle &#8220;tebligat&#8221;, &#8220;taraf teşkili&#8221;, &#8220;adil yargılanma&#8221; ve &#8220;hukuki dinlenilme hakkı&#8221; kavramları üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır:</p>
<p style="text-align: justify;">Yetkili makamlar tarafından bir takım hukukî işlemlerin, bunların hukukî sonuçlarından etkilenmeleri amaçlanan kimselere kanuna uygun şekilde bildirimi ve bu bildirimin de usulüne uygun şekilde yapıldığının belgelenmesi olarak tanımlanan tebligat, Anayasa ile güvence altına alınan iddia ve savunma hakkının, daha da özelde hukukî dinlenilme hakkının tam olarak kullanılması ve bu suretle adil bir yargılamanın yapılmasını sağlayan çok önemli bir araçtır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir dâvada davalının, davacının açmış olduğu dâvadan haberdar olması, dâvaya cevap vermesi ve hatta cevap süresinin işlemeye başlaması için dâva dilekçesinin tebliğ edilmesi gerekir. Aksi durumun, ilgilinin hak arama hürriyetini kısıtlayacağına şüphe yoktur. Aslında hemen her hukuksal işlemin tebligat ile sonuç doğuracağını söylemek mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi; bozma sonrası yargılamanın devamı, uyup uymama yönündeki kararın verilebilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden usulünce haberdar edilmesi ve böylece taraf teşkilinin sağlanması ile mümkündür. Bu yolla kişi, hangi yargı merciinde duruşması bulunduğuna, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğuna, yargılamanın safahatına, bozma ilamının içeriğine, bozma sonrası duruşmanın hangi tarihte yapılacağına, verilen kararın ne olduğuna, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile vakıf olabilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü üzere, taraf teşkili sadece davanın açılması aşamasında değil, yargılamanın diğer aşamalarında da önem taşımaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemenin, bozma ilamına uyma ya da direnme konusunu karara bağlamadan önce de, bozma ilamını ve duruşma gününü taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ( HMK )&#8217;na eklenen &#8220;Geçici madde 3&#8243; atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ( HUMK )&#8217;nun 429. maddesinin amir hükmü gereği, zorunludur.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim, bozma sonrası mahkemece yapılacak işlemleri düzenleyen 1086 sayılı HUMK&#8217;nun 429/2. maddesinde, &#8220;&#8230;Mahkeme, temyiz edenden 434&#8242;ncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, Yargıtay&#8217;ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.&#8221; hükmü öngörülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu açık hüküm karşısında mahkeme, bozma ilamını taraflara tebliğ edip; kendiliğinden tarafları duruşmaya davet etmekle yükümlüdür. Belirtilen usulü işlemler tamamlanmadan ve bozma sonrası taraf teşkili sağlanmadan, mahkemece direnme ya da uyma kararı verilmesi olanaklı değildir ( HGK&#8217;nun 26.09.2007 gün ve 2007/11-652 E. -624 K; 02.07.2003 gün ve 2003/2-408 E.-467 K. sayılı ilamları ).</p>
<p style="text-align: justify;">Hal böyle olunca, yargılamada yöntemine uygun olarak taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığının belirlenmesine yönelik olarak, tebligata ilişkin yasal düzenlemeler üzerinde de durulmalıdır:</p>
<p style="text-align: justify;">7201 sayılı Tebligat Kanunu ( Teb.K )&#8217;nun 10. maddesinde; &#8220;Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.&#8221; hükmü bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">6099 sayılı Kanunla; bu maddenin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere &#8220;Bilinen son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır&#8221;düzenlemesi getirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanunun &#8220;Mevkuf ve mahkumlara tebligat&#8221; başlıklı 19. maddesinde: &#8220;Mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Hükmü yer almakta;</p>
<p style="text-align: justify;">Tebligat Tüzüğünün 25. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde de; &#8220;Mahkuma tebligat yapılamazsa, tebliğ mazbatasına, müdür veya memur tarafından sebebi gösterilmek suretiyle şerh verilir.&#8221; düzenlemesi bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hemen belirtmelidir ki, tebliğ ile ilgili kanun ve tüzük hükümleri tamamen şeklidir. Tebligat; bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Gerek tebliğ işlemi ve gerekse tebliğ tarihi ancak yasa ve tüzükte emredilen şekillerle tevsik ve dolayısıyla ispat olunabilir. Bu sebeple tebligatın, usul yasaları ile ilişkisi de daima göz önünde tutulmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anılan Kanun ve Tüzüğün bu konuda etkili önlemler almış olmasının tek amacı, tebliğin muhatabına ulaşmasını ve onun tarafından kabul edilmesini sağlamaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Şu hale göre; yazılı tebligat, bir davaya ilişkin işlemleri o davayla ilgili kişilere bildirmek için, mahkemelerce Kanuna uygun biçimde yapılan bir belgelendirme işlemidir. Dolayısıyla, Kanun ve Tüzük hükümlerinin en küçük ayrıntılarına kadar uygulanması zorunludur.</p>
<p style="text-align: justify;">Taraf teşkili konusuna gelince;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir dâvada tarafların teşkil edilebilmesi, bu sayede dâvada karşılıklılık, çelişikliğin sağlanabilmesi ve iddia ve savunmalarda bulunulabilmesi için taraflarla, taraflar dışındaki tanık ve bilirkişi gibi üçüncü kişilere usulüne uygun tebligat yapılması gereklidir. Tebligat sayesinde, ilgililer duruşmaya davet olunur ve kendilerine, yargılama hakkındaki ilk bilgiler, tebliğ konusu dilekçeler sayesinde verilir. Tebligat, yargılamanın makûl sürede yapılıp sonuçlandırılması, hak ve adaletin gecikmeden yerine getirilmesi açısından önemli bir usûli işlemdir ( Mehmet Ruşen Gültekin, Adil Yargılanma Hakkının Gerçekleşmesini Sağlayan Araçlardan Milletlerarası Tebligat ve İstinabe, ( Doktora Tezi ), Ankara 2006, s. 16, 17 ).</p>
<p style="text-align: justify;">Taraflar duruşmaya çağrılmadan, eş anlatımla; taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasasının 36. maddesi ile direnme kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK&#8217;nun 73. maddesinde de ( 6100 sayılı HMK&#8217;nun 27. maddesi ) açıkça belirtildiği üzere, mahkemece davalı yan; dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe hüküm verilmesi mümkün bulunmamaktadır, aksi halde savunma hakkının kısıtlanmış sayılacağı, gerek öğreti, gerekse yargısal kararlarda tartışmasız olarak kabul edilmektedir ( Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt II, s.1876 vd ).</p>
<p style="text-align: justify;">Çekişmeli yargıda kural olarak duruşma yapılması zorunludur. 01.10.2011 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK&#8217;nun 27. maddesi uyarınca Kanunun gösterdiği istisnalar dışında hakim tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.</p>
<p style="text-align: justify;">Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece re&#8217;sen nazara alınması gereken bir olgudur ve mahkemenin, duruşma gününü, kararını, bozma ilamını, duruşma günü ve direnme kararını taraflara kendiliğinden tebliğ edip taraf teşkilini sağlaması, usulün amir hükmü gereğidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, itirazların yapılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesi ile mümkün olur. Kişinin hangi yargı merciinde duruşması bulunduğunu, hakkındaki iddia ve isnatların nelerden ibaret olduğunu bilmesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğünde açıklanan usule uygun tebligat yapılması ile sağlanabilir ( HGK&#8217;nun 04.03.2009 gün ve 2009/9-52 E.-2009/105 K.; 14.04.2010 gün ve 2010/21-200 E. 2010/216 K.; 20.04.2011 gün ve 2011/5-175 E. 2011/202 K. sayılı ilamları ).</p>
<p style="text-align: justify;">Hukuki dinlenilme hakkına gelince:</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Taraflara hukukî dinlenilme hakkı verilmesi anayasal bir haktır. Anayasamızın 36. maddesine göre teminat altına alınan iddia ve savunma hakkı ile adil yargılanma hakkı, hukukî dinlenilme hakkını da içermektedir. Yine İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi&#8217;nöe de hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 27. maddesi hükmüne göre:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8221; ( I ) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.</p>
<p style="text-align: justify;">( 2 ) Bu hak;</p>
<p style="text-align: justify;">a ) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,</p>
<p style="text-align: justify;">b ) Açıklama ve ispat hakkını,</p>
<p style="text-align: justify;">c ) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini,</p>
<p style="text-align: justify;">içerir&#8221;.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira, insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak, yargılama süjelerinin, yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukukî dinlenilme hakkı olarak maddede ifade edilen ve uluslararası metinlerde de yer bulan bu hak, çoğunlukla &#8220;iddia ve savunma hakkı&#8221; olarak bilinmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, iddia ve savunma hakkı kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hak, yargılamanın tarafları dışında, müdahiller ve yargılama konusu ile ilgili olanları da kapsamına almaktadır. Ancak, her yargılama süjesi kendi hakkıyla bağlantılı ve orantılı olarak bu hakka sahiptir. Hakkın temel unsurları maddede tek tek belirtilmiş, böylece uygulamada bu temel yargısal hak konusundaki tereddütlerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hakkın ikinci unsuru, açıklama ve ispat hakkıdır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Bu durum &#8220;silahların eşitliği ilkesi&#8221; olarak da ifade edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hakkın üçüncü unsuru, tarafların iddia ve savunmalarını yargı organlarının tam olarak dikkate alıp değerlendirmesidir. Bu değerlendirmenin de, kararların gerekçesinde yapılması gerekir ( bkz. 6100 sayılı HMK.nun Hükümet Gerekçesi madde 32 ).</p>
<p style="text-align: justify;">Yargılama bakımından, sadece bir tarafın dinlenmesi, başka kimsenin dinlenmemesi, tek yönlü karar verilmesi demektir. Yargılamada yer alan taraflar, yargılamanın objesi değil, süjesidir. Hukukî dinlenilme hakkı, doğru karar verilmesinin garantisidir; bu nedenle, haksızlığa karşı koyabilme imkânı tanır. Bu hak, hukuk devletinin, insan onurunun korunması ve eşitlik ilkesinin, hak arama özgürlüğünün, adil yargılanma hakkının bir gereğidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukukî dinlenilme hakkı yargılamanın süjesi olan herkese aittir. Dava sonunda hukukî durumu etkilenecek olan kişilere, yargılamadaki durumlarına uygun şekilde bu hak tanınacaktır. Tanık ve bilirkişilerin kendileri ile ilgili bir sonuç doğması halleri dışında, hukukî dinlenilme hakkı bulunmamaktadır. Davada taraflar, çekişmesiz-yargı işlerinde ilgililer bu hakka sahip oldukları gibi, fer&#8217;i müdahilin de kendi hakkıyla bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkı bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukukî dinlenilme hakkı, sadece belli bir yargılama için ya da yargılamanın belli bir aşaması için geçerli olan bir ilke değildir. Tüm yargılamalar için ve yargılamanın her aşamasında uyulması gereken bir ilkedir. Bu çerçevede gerek çekişmeli ve çekişmesiz yargı işlerinde gerekse bu yargılamalarla bağlantılı geçici hukukî korumalarda, icra takiplerinde, tahkim yargılamasında, hatta hukukî uyuşmazlıklarla ilgili yargılama dışında ortaya çıkan çözüm yollarında, her bir yargılama, çözüm yolu ve uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı şekilde hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukukî dinlenilme hakkına aykırılık -bir istinaf gerekçesi ve -temyizde de bozma sebebidir. Hakkın ihlâlinin niteliğine göre, yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilebilir. Ayrıca adil yargılanma ihlâli çerçevesinde de Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi&#8217;ne başvurulabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kanunda da açıkça belirtildiği gibi, hukukî dinlenilme hakkının temel üç unsuru bulunmaktadır ( 6100 sayılı HMK madde 27/2 ).</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlardan ilki &#8220;Bilgilenme Hakkı&#8221; dır.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna göre, hak sahibinin kendisi ile ilgili yargılama ve yargılamanın içeriği hakkında tam bir şekilde bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Bilgilerime hakkı, gerek karşı taraf gerekse yargı organlarının işlemleri ve dosya kapsamına girip yargılamayı etkileyen her şeyi kapsar. Tarafın bilgi sahibi olmadığı işlemler, belge ve bilgiler yargılamada esas alınamaz. Bilgilenmenin şekli bakımından, hukukî dinlenilme hakkına uygun davranılmalı, ilgilinin bilgilenmesi şeklen değil, gerçekten sağlanmaya çalışılmalıdır. Özellikle tebligat ve davetiye kurallarının uygulanmasında özen gösterilmelidir. Usûlüne uygun tebligat yapılmadan, davetiye çıkarılmadan, tefhimi mümkünse tefhim gerçekleşmeden yapılan işlemler taraflar bakımından sonuç doğurmaz.Taraflardan gizli yargılama yapılamayacağı için, yargılamaya dâhil olan her işlem bakımından taraflar, dosyanın korunması ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesi dışında bir sınırlamaya tabî olmadan tam olarak bilgilenme hakkını kullanabilirler. Bu sınırlamalar da bilgilenme hakkını ortadan kaldırıcı nitelikte olmayıp sadece kullanılmasını yargılamanın sağlıklı işlemesi için belirli kurallara bağlamak şeklinde olabilir. Tarafların bilgisine açık olmayan hiçbir husus hükme esas alınamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukukî dinlenilme hakkının ikinci unsuru &#8220;Açıklama ve İspat Hakkı&#8221; dır.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna göre de, hak sahibinin bilgilendiği hususlarda açıklama hakkı tam olmalıdır. Açıklama hakkı kapsamına, yargılamanın temelini oluşturan vakıalar, bunların ispatına ilişkin faaliyet ve hukukî sebepler girmektedir. Bununla birlikte, açıklama hakkı sınırsız bir içini dökme hakkı değildir. Bu konuda hakkın özünü zedelemeyen, yargılamanın sağlıklı işlemesine yönelik sınırlamalar getirilebilir. Ancak, hakkı anlamsız kılacak sınırlamalar kabul edilemez. Bu çerçevede örneğin, makul kabul edilebilecek, iddia ve savunmayı genişletme yasağı ile delil gösterilmesi konusunda getirilen sınırlamalar hukukî dinlenilme hakkına aykırı sayılmaz. Burada, teksif ilkesi ve usûl ekonomisi ortaya çıkacak, hukukî dinlenilme hakkı ihlâli sonucunu doğurmayan, teksif ilkesine ve usûl ekonomisine uygun olan sınırlamalar kabul edilebilecektir. Açıklama hakkının ne şekilde kullanılacağını ise, kural olarak ilgili yargılama usûlü belirler.Açıklama hakkının kullanılması için ilgiliye gerekli ortam hazırlanmasına rağmen, kişi bu hakkı kullanıp kullanmamakta serbesttir, hakkını kullanmayarak haktan feragat edebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukukî dinlenilme hakkının üçüncü unsuru &#8220;Dikkate Alınma Hakkı&#8221;dır.</p>
<p style="text-align: justify;">Taraf açıklamalarını yargı organları, tam olarak dikkate alıp değerlendirmelidir. Ancak bu şekilde ilgililer gerçek anlamda yargılamayı etkileyen bir yargılama süjesî haline gelmiş olur. Aksi halde bilgilenme ve açıklama hakkı anlamsız kalacaktır. Bu sebeple, dikkate alma ve değerlendirme, yargı organı için mutlak bir yükümlülüktür ( Hakan Pekcanıtez- Oğuz Atalay- Muhammet Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, Ankara 2011, s. 272- 278 ).</p>
<p style="text-align: justify;">Hakkaniyete uygun bir yargılanmanın gerçekleşmesini sağlayacak en önemli ilke ise silâhların eşitliği ilkesidir. Silâhların eşitliği ilkesi, yine, AİHM&#8217;ne göre, mahkeme önünde sahip olunan hak ve vecibeler bakımından taraflar arasında tam bir eşitliğin bulunması ve bu dengenin bütün yargılama boyunca korunmasıdır. Başka bir deyişle, silâhların eşitliği ilkesi, dâvanın taraflarından birini diğeri karşısında avantajsız bir duruma düşürmeyecek şekilde her iki tarafın deliller de dahil olmak üzere, iddia ve savunmasını ortaya koymak için makûl bir olanağa sahip olması, tarafların denge içinde olması demektir. Silâhların eşitliği ilkesi, AİHM&#8217;nin 6. maddesinin 1. bendinin ilk cümlesinde geçmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuda AİHM&#8217;nin Türkiye&#8217;ye ilişkin bir değerlendirmesi Mehmet Göç/Türkiye kararında yer almıştır. AİHM, &#8220;mahkemece belirlenen tazminatı yetersiz bulan başvurucunun dâvasının, Yargıtay aşamasında devam etmekte olduğu bir sırada başvurucu, Yargıtay önündeki yargılamada başarı olanaklarını zayıflatacak her türlü sunumdan bilgi edinmek hakkına sahiptir. Bu nedenle Cumhuriyet Başsavcısının Yargıtay&#8217;a sunduğu tebliğnamesinin başvurucuya tebliğ edilmemesi, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlâlidir&#8221; sonucuna varmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Söz konusu ilke tarafların usulüne uygun olarak mahkemenin önüne gelmelerini sağlayan tebligat işlemi açısından önemlidir. Çünkü ancak hukuka uygun bir usûlde gerçekleşen tebligat üzerine, durumdan haberdar olan taraflar iddia ve savunmalarını eşit şekilde yapabileceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Savunma hakkının yeterince kullanılamadığı bir yargılamanın doğru sonuçlar vermesi beklenemez. Adil yargılamayı gerçekleştirmeye yönelik her hukuk kuralı savunma hakkının varlığına işaret edecektir. Hak arama özgürlüğü ve bunun somut unsurlarından biri olan savunmanın yapılabilmesinin ilk koşulu ise tebligattır. Bir yargılama sırasında taraflar, yargılama hakkındaki ilk bilgilere ve bunun sonucunda iddia ve savunma yapabilme haklarına ancak usulüne uygun tebligat ile kavuşabilecek ve bu şekilde savunma yapılabilecektir. Bunun tersi olarak geçerli ve usulüne uygun bir tebligat olmaksızın yargılama yapılması ise, savunma hakkının dolayısıyla, en temel insan haklarından birinin ihlâli anlamına gelecektir ( Mehmet Ruşen Gültekin, a.g.e., s. 17 vd. ).</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında;</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma günü, bozma ilamı, karar düzeltme ilamı, bozma sonrası duruşma günü, direnme kararı ve temyiz dilekçesinin isim benzerliğinden dolayı davalı M. Y. dışında başka bir şahsa yapılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer taraftan, yerel mahkeme kararı ile temyiz dilekçesi de aynı tebligat zarfı içerisinde tutukevinde bulunan davalı M. Y.&#8217;ın tebliğ anında orada bulunmama nedeni gösterilmeden &#8220;yetkili müdüre&#8221; yapılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu&#8217;nun yukarıda açıklanan 19.maddesi ve ilgili tüzük hükmü gereğince, tutukevinde bulunan davalı M. Y.&#8217;a tebliğlerin yapılmasını, bulunduğu müessese müdür veya memurunun temin edip; tebligat yapılamazsa, bunlar tarafından sebebi gösterilmek suretiyle tebliğ mazbatasına şerh verilmesi gerekirken; buna uyulmamakla mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin de usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle, dava dilekçesi ve duruşma gününün, bozma ilamının, karar düzeltme ilamının, bozma sonrası duruşma gününün, direnme kararı ve temyiz dilekçesinin isim benzerliğinden dolayı davalı M. Y. dışında başka bir şahsa yapılması; ilk kararın ve temyiz dilekçesinin de, açıklanan şekilde 7201 sayılı Kanunun 19. maddesi ve ilgili tüzük hükümlerine aykırı olarak tebliğ edilmiş olması; yukarıda ayrıntısıyla açıklanan ve ortaya konulan tüm ilkelerin ihlali anlamındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">O halde, davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü, mahkeme kararı, temyiz dilekçesi, bozma ilamı, karar düzeltme ilamı ve bozma sonrası duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden, taraf teşkili usulünce sağlanmadan yargılamaya devam olunup, hüküm kurulması olanaklı değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yerel Mahkemece, dava dilekçesi ve duruşma günü, mahkeme kararı, temyiz dilekçesi, bozma ilamı, karar düzeltme ilamı ve bozma sonrası duruşma günü davalıya usulünce tebliğ edilmiş gibi işlem tesis edilip, taraf teşkili sağlanmadan duruşma açılarak; davalının yokluğunda ve ona hukuki dinlenilme hakkı tanınmadan, savunma ve adil yargılanma hakkını kısıtlar biçimde yargılama yapılıp sonlandırılması ve sonuçta da davalının aleyhine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle ön sorunun kabulü ile diğer hususlar incelenmeksizin kararın salt bu usulü nedenlerle bozulması gerekmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SONUÇ : </strong>Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen değişik nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;na eklenen &#8220;Geçici madde 3&#8243; atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Ta%C5%9F%C4%B1ma+S%C3%B6zle%C5%9Fmesinden+Kaynaklanan+Tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F11-554%0D%0AK.%202011%2F684%0D%0AT.%2023.11.2011%0D%0A%E2%80%A2%20TA%C5%9EIMA%20S%C3%96ZLE%C5%9EMES%C4%B0NDEN%20KAYNAKLANAN%20TAZM%C4%B0NAT%20%28%20Daval%C4%B1ya%20Usuls%C3%BCz%20Tebligat%20Yap%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2FTaraf%20Te%C5%9Fkili%20Sa%C4%9Flanmadan%20H%C3%BCk%C3%BCm%20Kurulamayaca%C4%9F%C4%B1%20-%20Aksinin%20Hukuki%20Dinlenilme%20Hakk%C4%B1%20ve%20Adil%20Yarg%C4%B1lanma%20Hakk%C4%B1n%C4%B1n%20%C4%B0hla&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Ta%C5%9F%C4%B1ma+S%C3%B6zle%C5%9Fmesinden+Kaynaklanan+Tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F11-554%0D%0AK.%202011%2F684%0D%0AT.%2023.11.2011%0D%0A%E2%80%A2%20TA%C5%9EIMA%20S%C3%96ZLE%C5%9EMES%C4%B0NDEN%20KAYNAKLANAN%20TAZM%C4%B0NAT%20%28%20Daval%C4%B1ya%20Usuls%C3%BCz%20Tebligat%20Yap%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2FTaraf%20Te%C5%9Fkili%20Sa%C4%9Flanmadan%20H%C3%BCk%C3%BCm%20Kurulamayaca%C4%9F%C4%B1%20-%20Aksinin%20Hukuki%20Dinlenilme%20Hakk%C4%B1%20ve%20Adil%20Yarg%C4%B1lanma%20Hakk%C4%B1n%C4%B1n%20%C4%B0hla&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Ta%C5%9F%C4%B1ma+S%C3%B6zle%C5%9Fmesinden+Kaynaklanan+Tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F11-554%0D%0AK.%202011%2F684%0D%0AT.%2023.11.2011%0D%0A%E2%80%A2%20TA%C5%9EIMA%20S%C3%96ZLE%C5%9EMES%C4%B0NDEN%20KAYNAKLANAN%20TAZM%C4%B0NAT%20%28%20Daval%C4%B1ya%20Usuls%C3%BCz%20Tebligat%20Yap%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2FTaraf%20Te%C5%9Fkili%20Sa%C4%9Flanmadan%20H%C3%BCk%C3%BCm%20Kurulamayaca%C4%9F%C4%B1%20-%20Aksinin%20Hukuki%20Dinlenilme%20Hakk%C4%B1%20ve%20Adil%20Yarg%C4%B1lanma%20Hakk%C4%B1n%C4%B1n%20%C4%B0hla&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Ta%C5%9F%C4%B1ma+S%C3%B6zle%C5%9Fmesinden+Kaynaklanan+Tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F11-554%0D%0AK.%202011%2F684%0D%0AT.%2023.11.2011%0D%0A%E2%80%A2%20TA%C5%9EIMA%20S%C3%96ZLE%C5%9EMES%C4%B0NDEN%20KAYNAKLANAN%20TAZM%C4%B0NAT%20%28%20Daval%C4%B1ya%20Usuls%C3%BCz%20Tebligat%20Yap%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2FTaraf%20Te%C5%9Fkili%20Sa%C4%9Flanmadan%20H%C3%BCk%C3%BCm%20Kurulamayaca%C4%9F%C4%B1%20-%20Aksinin%20Hukuki%20Dinlenilme%20Hakk%C4%B1%20ve%20Adil%20Yarg%C4%B1lanma%20Hakk%C4%B1n%C4%B1n%20%C4%B0hla&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Ta%C5%9F%C4%B1ma+S%C3%B6zle%C5%9Fmesinden+Kaynaklanan+Tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F11-554%0D%0AK.%202011%2F684%0D%0AT.%2023.11.2011%0D%0A%E2%80%A2%20TA%C5%9EIMA%20S%C3%96ZLE%C5%9EMES%C4%B0NDEN%20KAYNAKLANAN%20TAZM%C4%B0NAT%20%28%20Daval%C4%B1ya%20Usuls%C3%BCz%20Tebligat%20Yap%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2FTaraf%20Te%C5%9Fkili%20Sa%C4%9Flanmadan%20H%C3%BCk%C3%BCm%20Kurulamayaca%C4%9F%C4%B1%20-%20Aksinin%20Hukuki%20Dinlenilme%20Hakk%C4%B1%20ve%20Adil%20Yarg%C4%B1lanma%20Hakk%C4%B1n%C4%B1n%20%C4%B0hla&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Ta%C5%9F%C4%B1ma+S%C3%B6zle%C5%9Fmesinden+Kaynaklanan+Tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F11-554%0D%0AK.%202011%2F684%0D%0AT.%2023.11.2011%0D%0A%E2%80%A2%20TA%C5%9EIMA%20S%C3%96ZLE%C5%9EMES%C4%B0NDEN%20KAYNAKLANAN%20TAZM%C4%B0NAT%20%28%20Daval%C4%B1ya%20Usuls%C3%BCz%20Tebligat%20Yap%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2FTaraf%20Te%C5%9Fkili%20Sa%C4%9Flanmadan%20H%C3%BCk%C3%BCm%20Kurulamayaca%C4%9F%C4%B1%20-%20Aksinin%20Hukuki%20Dinlenilme%20Hakk%C4%B1%20ve%20Adil%20Yarg%C4%B1lanma%20Hakk%C4%B1n%C4%B1n%20%C4%B0hla&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Ta%C5%9F%C4%B1ma%20S%C3%B6zle%C5%9Fmesinden%20Kaynaklanan%20Tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%0D%0AYARGITAY%0D%0AHUKUK%20GENEL%20KURULU%0D%0AE.%202011%2F11-554%0D%0AK.%202011%2F684%0D%0AT.%2023.11.2011%0D%0A%E2%80%A2%20TA%C5%9EIMA%20S%C3%96ZLE%C5%9EMES%C4%B0NDEN%20KAYNAKLANAN%20TAZM%C4%B0NAT%20%28%20Daval%C4%B1ya%20Usuls%C3%BCz%20Tebligat%20Yap%C4%B1ld%C4%B1%C4%9F%C4%B1%2FTaraf%20Te%C5%9Fkili%20Sa%C4%9Flanmadan%20H%C3%BCk%C3%BCm%20Kurulamayaca%C4%9F%C4%B1%20-%20Aksinin%20Hukuki%20Dinlenilme%20Hakk%C4%B1%20ve%20Adil%20Yarg%C4%B1lanma%20Hakk%C4%B1n%C4%B1n%20%C4%B0hla&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/tasima-sozlesmesinden-kaynaklanan-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>22 Şubat 2012 Çarşamba Günlü Gazetelerden Basında Yargı Haberleri</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 15:27:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Yargı Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[22 Şubat 2012 Çarşamba Günlü Gazetelerden Basında Yargı Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Şikayeti]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat Metin ÖZDERİN]]></category>
		<category><![CDATA[Avukatlık Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[Avukatlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki İhtilaf]]></category>
		<category><![CDATA[İhale]]></category>
		<category><![CDATA[Kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Özderin Avukatlık Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[tanıma]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı İçtihatları]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı İçtihatları Anayasa Şikayeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4345</guid>
		<description><![CDATA[Resmi Gazete’de Bugün 22 Şubat 2012 Tarihli ve 28212 Sayılı Resmî Gazete MEVZUAT &#160; YASAMA BÖLÜMÜ &#160; KANUNLAR 6275     Çukurova Üniversitesinin KKTC’de Kampus Kurmasına İlişkin Çerçeve Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 6276     Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Arasında Ortaklık Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 6277     Nükleer Terörizmin Önlenmesine İlişkin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Resmi Gazete’de Bugün</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em> </em></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="658">
<tbody>
<tr>
<td width="658">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="658">
<tbody>
<tr>
<td width="555"><strong>22 Şubat 2012 Tarihli ve 28212 Sayılı     Resmî Gazete</strong></td>
<td width="103" background="../../2010%20Resmi%20Gazeteleri/12%20ARALIK%20AYI%20RESMİ%20GAZETELERİ/02122010/index.gif"><strong>MEVZUAT</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="658">&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YASAMA BÖLÜMÜ</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">KANUNLAR</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-1.htm">6275       Çukurova Üniversitesinin KKTC’de Kampus Kurmasına İlişkin Çerçeve Protokolün   Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-2.htm">6276       Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı   Arasında Ortaklık Çerçeve Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair   Kanun</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-3.htm">6277       Nükleer Terörizmin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşmenin   Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">BAKANLAR KURULU KARARLARI</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-4.htm">2012/2778  Sağlık Bakanlığı Tarafından 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü   Maddesinin (f) Bendi Kapsamında Yapılacak İhalelere İlişkin Esaslarda   Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar Hakkında Karar</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-5.htm">2012/2781  T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal   Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına   İlişkin Karar</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-6.htm">2012/2782  Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketince Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve   Kefalet Kooperatifleri Kefaletiyle Esnaf ve Sanatkarlara Kredi   Kullandırılmasına Dair Karar</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-7.htm">2012/2783  4/11/2011-14/11/2011 Tarihleri Arasında Bitlis’te Yaşanan Don Afeti ile   23/10/2011 Tarihinde Van’da Meydana Gelen Deprem Nedeniyle Zarar Gören   Bitlis’teki Gerçek ve Tüzel Kişilerin Düşük Faizli Kredi Borçlarının   Ertelenmesine İlişkin 2011/2534 Sayılı Kararnamede Değişiklik Yapılmasına   Dair Karar</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YÜKSEKÖĞRETİM KURULU ÜYELİĞİNE SEÇME KARARLARI</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-8.htm">—  Yükseköğretim Kurulu   Üyeliğine, Prof. Dr. Mehmet ŞİŞMAN’ın Seçilmesine Dair Karar (No: 2012/9)</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-9.htm">—  Yükseköğretim Kurulu   Üyeliğine, Prof. Dr. Mehmet BULUT’un Seçilmesine Dair Karar (No: 2012/10)</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">ATAMA KARARLARI</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-10.htm">—  Çevre ve Şehircilik   ile İçişleri Bakanlıklarına Ait Atama Kararları</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YÖNETMELİKLER</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-11.htm">2012/2777  Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Yapılacak Merkezi   Sınav ve Kura Usulü Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair   Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-12.htm">—  Diyanet İşleri   Başkanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-13.htm">—  Genetik Yapısı   Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelikte Değişiklik   Yapılmasına Dair Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-14.htm">—  Yabancı Sağlık   Meslek Mensuplarının Türkiye’de Özel Sağlık Kuruluşlarında Çalışma Usul ve   Esaslarına Dair Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-15.htm">—  Tarım İşletmeleri   Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-16.htm">—  Petrol Piyasasında   Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul   ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-17.htm">—  Ankara Elektrik   Havagazı ve Otobüs İşletme Müessesesi (EGO) Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu   Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-18.htm">—  Sinop Üniversitesi   Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">TEBLİĞLER</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-19.htm">—  İthalatta Kota ve   Tarife Kontenjanı İdaresine İlişkin Tebliğ (No: 2012/1)</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-20.htm">—  Ulusal Tüberküloz   Tanı Laboratuvarları Ağı Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Tebliğ</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-21.htm">—  Rüzgâr ve Güneş   Enerjisine Dayalı Lisans Başvurularına İlişkin Ölçüm Standardı Tebliği</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120222-22.htm">—  Özelleştirme İdaresi   Başkanlığının 21/2/2012 Tarihli ve 2012/ÖİB-K-03 Sayılı Kararı</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">İLANLAR</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120222.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120222-2.htm">a &#8211; Yargı İlânları</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120222.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120222-3.htm">b &#8211; Artırma, Eksiltme ve   İhale İlânları</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120222.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120222-4.htm">c &#8211; Çeşitli İlânlar</a></p>
<p><a href="http://rega.basbakanlik.gov.tr/main.aspx?home=http://rega.basbakanlik.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2010/12/20101213.htm&amp;main=http://rega.basbakanlik.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2010/12/20101213-5.htm">— </a><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120222.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120222-5.htm">T.C. Merkez Bankasınca   Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<div style="text-align: justify;"><em></p>
<hr size="2" />
<p></em></div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Gazetelerde Bugün</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>CUMHURİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kızlar eve kapatılacak</p>
<p style="text-align: justify;">AKP’nin 8 yıllık kesintisiz eğitimin kademelere bölünmesini öngören yasa önerisinde, Bakanlar Kurulu’na “örgün eğitimden açıköğretime geçiş kararını” alma yetkisi verildi. 4 yıllık temel eğitimin ardından öğrenciler, ikinci kademede herhangi bir okula devam etmeden açıköğretime giderek zorunlu eğitimini sürdürebilecek. Açıköğretime geçiş, aynı zamanda türbanın resmen ilköğretime inmesi anlamını taşıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HÜRRİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Almanya&#8217;dan Nazım&#8217;lı anma</p>
<p style="text-align: justify;">Almanya&#8217;yı derinden sarsan ırkçı terör örgütünün, 8&#8242;i Türk, biri Yunan, biri de Alman polis olmak üzere 10 kurbanı, Nazım Hikmet&#8217;in şiiri ve Cemal Reşit Rey&#8217;in bestesi ile anılacak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>MİLLİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">28 Şubat&#8217;ta ilk sorgu</p>
<p style="text-align: justify;">Savcılık soruşturmada ilk adımı attı. Halen Genelkurmay&#8217;da görevli dört sivil memurun tanık olarak ifadesi alındı. Onlara şahit oldukları toplantılar soruldu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>VATAN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;Fener&#8217;e ihanet etmedim&#8217;</p>
<p style="text-align: justify;">Şike davası için &#8220;Ben konuşunca bütün Türkiye sarsılacak&#8221; diyen F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 400 sayfalık savunmasına başladı. &#8220;Benim şahsımda kulübüm hedef alındı. Bu şanlı tarihe ihanet etmedim&#8221; diyerek iddiaları reddetti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>RADİKAL</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Savunmayı ileride kurdu</p>
<p style="text-align: justify;">Tarihi şike davasında söz sırası dün Aziz Yıldırım&#8217;daydı. Felsefesini, yeşil sahalardaki gibi &#8216;en iyi savunma hücumdur&#8217; üzerine kuran Yıldırım, rakiplerine yüklendi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>AKŞAM</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dink raporuna MİT rötarı</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Denetleme Kurulu&#8217;nun Dink cinayeti raporuna ilginç zamanlama. Kurulun 2 Şubat&#8217;ta tamamladığı raporu Gül, MİT krizinin ortasında onayladı. Ama yayımlanmasını geciktirdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SÖZCÜ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yıldırım sözler</p>
<p style="text-align: justify;">Şike ve örgütle suçlanan Aziz Yıldırım ilk kez hakim karşısında savunma yaptı. Her kesime ve herkese çattı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>AYDINLIK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bize hangisi yakışır</p>
<p style="text-align: justify;">Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı konutu Huber Köşkü&#8217;nde görüştüler. Basına dağıtılan dört fotoğraftan üçünde eşleri Hayrünisa Gül ve Emine Erdoğan da var. Bugünün Türkiyesi&#8217;nde kendilerine layık görülen yer kocalarının arkasında, ayakta ellerini kavuşturmuş hizmete hazırolda durmak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HABERTÜRK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Futbol mahkemesi</p>
<p style="text-align: justify;">Fenerbahçe Başkanı ilk savunmasında, rakiplerinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Gül&#8217;ü de suçladı. &#8216;Bizi Atatürk&#8217;ün yolundan çevirmek istiyorlar&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SABAH</strong></p>
<p style="text-align: justify;">40 yıllık dost</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye ile Çin ilişkilerinin 40&#8242;ıncı yılında Türkiye&#8217;ye gelen Çin&#8217;in iki numaralı ismi Xi Jinping, 40 yıllık dost gibi karşılanıp ağırlandı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>POSTA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aziz Yıldırım siyasete girdi</p>
<p style="text-align: justify;">Aziz Yıldırım şöyle dedi: &#8220;Fenerbahçe Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne paralel gelişmiştir&#8230; Aleyhimizdeki propaganda kulübümüzü vatansever, Atatürkçü yoldan çevirmek içindir&#8230; Fenerbahçe kurucularının işgal kuvvetlerine karşı savaşıp kurtuluşa kavuşmaları gibi masumiyetimiz ortaya çıkacaktır&#8230; Fenerbahçe bundan sonra sosyal ve ulusal konularda taraf olacaktır&#8221;.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BİRGÜN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Geri sayım başladı</p>
<p style="text-align: justify;">Dink cinayetiyle ilgili DDK raporunu BirGün&#8217;e yorumlayan Dink Ailesi avukatlarından Arzu Becerikli: Başbakanlık 45 gün içinde DDK raporunun gereğini yapmak zorunda.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YENİ</strong> <strong>ŞAFAK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">ANASOL-M de Apo&#8217;yla görüştü</p>
<p style="text-align: justify;">MİT Kanunu&#8217;nda yapılan değişikliğe &#8216;Oslo görüşmelerini&#8217; bahane ederek sert tepki gösteren MHP&#8217;nin, ortağı olduğu ANASOL-M Hükümeti&#8217;nin de 1999&#8242;da teröristbaşı ile müzakereler yürüttüğü ortaya çıktı. Bu görüşme trafiğinde Öcalan&#8217;ın el yazısıyla yazdığı notların kabinenin MHP&#8217;li üyelerine de verildiği ileri sürüldü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ZAMAN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hrant Dink soruşturması sil baştan ele alınmalı</p>
<p style="text-align: justify;">Prof. Dr. Hakan Hakeri: Rapor yeni delil niteliğindedir. Şu ana kadar dava konusu olmamış kişiler soruşturulabilir. Yargıtay mahkeme kararını bozarsa o eylemler de yargılamaya katılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Lojmanda sır ölüm</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli bir uzman çavuş, eşi ve 2 çocuğuyla birlikte oturdukları lojmanda ölü olarak bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara- Yenimahalle ilçesi Işınlar Mahallesi Bayburt Sokak&#8217;taki askeri lojmanda oturan Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görevli uzman çavuş Bülent Aksungur (39), sabah mesaiye gitmeyince iş yerindeki arkadaşları tarafından telefonla arandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksungur&#8217;un telefona cevap vermemesi üzerine bina görevlisini arayan arkadaşları, görevliden eve bakmasını istedi. Kapıyı çalan görevli içeriden cevap almayınca kapı zorlanarak açıldı. Evde, uzman çavuş Bülent Aksungur, eşi Songül (35), çocukları Büşra (15) ve engelli olduğu öğrenilen Mertcan Aksungur (13), silahla vurulmuş olarak ölü bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Haber verilmesi üzerine polis ekipleri, askeri yetkililer ve savcı olay yerine geldi. Nöbetçi Cumhuriyet savcısının, olay yerindeki yaklaşık 3 saat süren incelemelerinin ardından Aksungur, eşi ve çocuklarının cenazeleri Yenimahalle Belediyesine ait cenaze aracıyla otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna götürüldü.</p>
<p style="text-align: justify;">Polis, Bülent Aksungur&#8217;un cinnet geçirerek aile bireylerini öldürdükten sonra intihar etmiş olabileceği şüphesini değerlendiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Rus antrenör odasında ölü bulundu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Erzurum&#8217;da düzenlenen Kuzey Disiplini Dünya Gençler ve 23 Yaş Altı Dünya Kayak Şampiyonası&#8217;na katılan Rus antrenör, otel odasında ölü bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Erzurum- Palandöken Kayak Merkezi&#8217;ndeki kayakevinde kalan antrenör Sergey Zorin (43) arkadaşları tarafından hareketsiz bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Olay yerine çağrılan 112 Acil Servis ekipleri, Zorin&#8217;in yaşamını yitirdiğini belirledi. Zorin&#8217;in alkol komasından öldüğü iddia edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sergey Zorin&#8217;in cesedi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından otopsi için Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin morguna gönderildi.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Özel Hayatın Gizliliği davalarında artış</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türk Ceza Kanununun Özel Hayatın Gizliliğini ihlal suçlarını düzenleyen 134.maddesine dayanılarak açılan davalarda artış yaşandı. 2009 yılında 792 suç için dava açılırken 2010 yılında bu sayı bin 108&#8242;e çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara- Adalet Bakanı Sadullah Ergin, MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri&#8217;nin haberleşmenin gizliliği, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ile özel hayatın gizliliğini ihlal davalarındaki artışlarla ilgili soru önergesini yanıtladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bakan Ergin&#8217;in verdiği bilgilere göre Özel Hayatın Gizliliğini ihlal suçu kapsamında 2006 yılında 36, 2007 yılında 48 ve 2008 yılında 171 dava olmak üzere 255 dava açıldı. Bu davaların 164&#8242;ü karara bağlandı, 130 kişi mahkum oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">İstatistiklerde 2009 ve 2010 yılındaki dava sayıları ise suç sayısına göre verildi. Buna göre 2009 yılında TCK&#8217;nin 134.maddesi 1&#8242;inci cümlesi olan &#8220;Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz&#8221; düzenlemesi kapsamında 475, &#8220;Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, ceza yarı oranında artırılır&#8221; cümlesi kapsamında 317 suç olmak üzere toplam 792 suç için dava açıldı. 489 suçla ilgili dava karara bağlandı, 159 mahkumiyet gerçekleşti.</p>
<p style="text-align: justify;">2010 yılı rakamlarına göre ise 134&#8242;üncü maddenin 1&#8242;inci fıkrası kapsamında 662, ikinci fıkrası kapsamında ise 446 suç olmak üzere toplam bin 108 suç için dava açıldı. 737 suçla ilgili dava sonuçlandı, 126 mahkumiyet gerçekleşti, 223 kişi beraat etti, 421 sanıkla ilgili ise &#8216;yetkisizlik, görevsizlik, birleştirme, TCK 75 uyarınca ortadan kaldırma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, TCK 32/1 uyarınca verilen kararlar, düşme, davanın reddi ve özel yasalar gereği davanın ertelenmesi şeklinde kararlar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Savcılıktan &#8217;28 Şubat&#8217; yalanlaması</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Hüseyin Görüşen, &#8221;28 Şubat soruşturması kapsamında, yüksek yargı organı mensupları ile hakim ve savcılarla ilgili inceleme başlatıldığının doğru olmadığını&#8221; bildirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara- Görüşen, bazı basın-yayın organlarında, 28 Şubat soruşturmasını yürüten özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili&#8217;nin, &#8221;28 Şubat döneminde Genelkurmay brifingine katılan yüksek yargı organı mensupları ile hakim ve savcılarla ilgili inceleme başlattığı, bu kapsamda bu kişilerin isimlerini sorduğu&#8221; yönünde haberler yayımlandığını belirterek, &#8221;Bu doğru değil. Soruşturma kapsamında böyle bir işlem yapılmadı&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada, 28 Şubat ile ilgili soruşturmayı yürüten özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Bilgili&#8217;nin, 28 Şubat döneminde Genelkurmay Başkanlığında görev yapan 4 sivil memurun ifadesini aldığı kaydedildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kişilerden 3&#8242;ünün halen Genelkurmay Başkanlığında görev yaptığı, diğerinin ise bir başka kamu kurumuna geçtiği ifade edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Yeşil de artık aranmıyor!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;İfade krizi&#8217; nedeniyle MİT kanununda yapılan değişiklik, çok sayıda faili meçhul cinayetten aranan &#8216;Yeşil&#8217; kod adlı Mahmut Yıldırım hakkındaki yakalama kararının da düşmesine neden oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul- 4 eski MİT’çi ile teşkilatın başındaki isim Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması nedeniyle, MİT kanununda yapılan değişiklikten, &#8216;Yeşil&#8217; kod adlı Mahmut Yıldırım da yar</p>
<p style="text-align: justify;">Taraf gazetesinin haberine göre, MİT görevlilerini soruşturmayı Başbakan’ın iznine bağlayan düzenlemeyle, çok sayıda faili meçhul cinayetten aranan ‘Yeşil’ hakkındaki yakalama kararı da düştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeşil hakkındaki soruşturmalar için Başbakan’dan izin isteneceği kaydedilen haberde, Başbakanlık kaynaklarının da, &#8220;Talep gelirse izin verilecek&#8221; dediği yazıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;Yeşil&#8217;e izin var mı Sayın Başbakan&#8217; başlıklı manşet haberine göre, Yıldırım hakkında, Tunceli Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Malatya Özel Yetkili Savcılığı’nın talebiyle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin çıkardığı yakalama kararı, yeni düzenlemeyle düştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine faili meçhul cinayetlerle ilgili Diyarbakır ve Ankara’da sürmekte olan dava ve soruşturmalarda da ‘Yeşil’le ilgili cezai takibat yapılabilmesi için Başbakanlık’tan izin istenmesi gereğinin ortaya çıktığı kaydedilen haberde, eski MİT’çiler Mehmet Eymür, Yavuz Ataç ve Müfit Sement için de izin gerekli olduğu bilgisi yer aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İddia 1: Mezar açılmış</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü faili meçhul cinayetler soruşturması kapsamında, eski Mardin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden’in, Edirnekapı Şehitliği’ndeki mezarı açıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">14 Ağustos 1995’te Mardin’in Savur ilçesi Ormancık köyü kırsal kesiminde teröristlerin açtığı ateş sonucu 2 korumasıyla birlikte şehit olduğu açıklanan ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği’ne, otopsi yapılması talimatı gönderilen Özden’in mezarının açılması için ekipler, dün Edirnekapı Şehitliği’ne geldi. Eşi Tomris Özden, eşinin mezarına, üzerinde, “30 yıldır aynı sözler. Kanlar yerde kalmasın! Hain pusu! Alçak saldırı! Teröre asla taviz vermeyeceğiz!” yazılı çelenk bıraktı. Mermerlerin sabit olmadığını gören Tomris Özden, “Ben hislerime güveniyorum. Bu mezarın açıldığını düşünüyorum” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kafatasında kurşun deliği yok</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Daha sonra şehitliğe, Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hikmet Usta ve beraberindeki heyet geldi. Büyükşehir Belediyesi’nin 2 görevlisi kazarken bir noktadan sonra açma işlemine Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri devam etti. Özden’e ait kemikler titizlikle poşetlere konularak, Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Ardından mezar tekrar kapatıldı. Avukat Bülent Demir, mezarın açılması sırasında sağlıklı bir gözlem yapabildiklerini belirterek, “Asıl konu alnından vurulduğu söylenen Rıdvan Özden Albayımızın, kafatasında herhangi bir kurşun deliği olmadığını, kabrin başındaki en azından 15 insan gördü. Kafatasının arkasında bir avuç kadar boşluk var. İlk otopside de alnının temiz olduğu söylenmişti” dedi</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İDDİA 2: Albay Özden yanlışlıkla vuruldu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">DİYARBAKIR, Mardin, Batman ve Şırnak’ta çeşitli tarihlerde birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi düzenledikleri iddiasıyla yargılanan, “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdulkadir Aygan’ın da aralarında olduğu tutuksuz 16 sanıklı JİTEM davasına dün devam edildi. Diyarbakır 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada başka bir suçtan dolayı İstanbul Silivri Cezaevinde 6.5 yıldır tutuklu bulunan Emrah Özdemir tanık olarak dinlendi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Musa Anter’i Yeşil öldürdü</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öldürülen ‘Kumarhaneler Kralı’ Ömer Lütfü Topal’ın şoförünün oğlu olduğunu söyleyen Özdemir, sanıklardan Adil Timurtaş ile aynı koğuşta kaldığını belirterek “Mardin eski Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden, Adil Timurtaş tarafından vurulmuş, Timurtaş, bana yanlışlıkla vurduğunu söyledi. PKK’nın üzerine atılmış” iddiasında bulundu. Özdemir, Kürt yazar Musa Anter’in ölüm emrini de JİTEM’in kurucusu olduğu ileri sürülen emekli Albay Arif Doğan’ın verdiğini iddia etti, “Cinayeti Mahmut Yıldırım, Adil Timurtaş, Abdulkadir Aygan ve Hogir kod adlı kişi işlemiş” dedi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İfade özgürlüğü ihlal edildi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), gazeteci Erbil Tuşalp’in “ifade özgürlüğünün ihlal edildiği” şikayetiyle açtığı davada Türkiye’yi haksız bularak maddi tazminat ödemesine karar verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Tuşalp, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhine yazdığı iki makaleden dolayı Türkiye’de mahkûm olup maddi tazminat ödemesini gerekçe göstererek, 2008 yılında AİHM’ye başvurmuştu. AİHM dünkü kararında, “Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10’uncu maddesini ihlal ettiğine” hükmetti. Türkiye karar gereği, Tuşalp’e 5 bin Euro para cezası ödeyecek. Ankara’daki mahkeme, Tuşalp’in, Erdoğan aleyhine yazdığı makalede kabul edilebilir eleştiri sınırlarını geçtiği gerekçesiyle 10 bin Türk lirası tazminat ödemeye mahkûm etmişti. Yargıtay, Tuşalp’in daha sonra yaptığı itirazı reddetmişti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hakaret aile terbiyeme uymaz</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Erzurum’un Tortum ilçesine bağlı Bağbaşı beldesinde yaptırılacak 3 HES’e karşı düzenlenen eylemlerde jandarma eri Abdullah Teke’ye hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan Leyla Yalçınkaya (18) dün hâkim karşısına çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Tortum Sulh Ceza Mahkemesi’nde çocuk mahkemesi sıfatıyla 6 aydan 3 yıla kadar hapsi istenen Leyla Yalçınkaya, adliyeye babası Kemal Yalçınkaya’yla birlikte geldi. Tortum İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görevli er Abdullah Teke’ye 12 Eylül 2011 günü “Hayvan oğlu hayvan, şerefsiz oğlu şerefsiz, o&#8230;çocuğu” dediği öne sürülen Yalçınkaya suçlamaları kabul etmedi. Şikâyetçi olan Teke’yi hiç görmediğini savunan Yalçınkaya, “Jandarmaya hakaret etmek benim aile terbiye uymaz. İftira attılar. Öncelikle beraatimi, mahkeme aksi kanaatte olursa lehime olan yasal hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum” dedi. Yalçınkaya’nın avukatı Ercüment Şenol da jandarmanın halka karşı tahrik edildiğini savundu. Duruşma, Abdullah Teke’nin savunmasının beklenmesi için 10 Nisan’a ertelendi. Geçen yıl Ödük Vadisi’ne yapılmak istenen HES çalışmalarını protesto eylemleri sırasında tanınan ve protestocularla konuşma yasağı getirilen Leyla Yalçınkaya hakkında 3 ayrı dava açılmıştı. Olay sırasında 17 yaşında olan Leyla Yalçınkaya hakkında, jandarma eri Abdullah Teke’ye hakaret, Teke’yi taş atarak yaralamak ve jandarma erleri Abdullah Teke ile Adil Aldemir’e hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama suçlamalarından, 3 davada toplam 9 yıl hapis isteniyor.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Arkamda açılmış haberim yok</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İkinci Ergenekon davasının 158’inci duruşmasında, tutuksuz sanıklardan eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz savunma yaptı, çapraz sorguda soruları yanıtladı.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Gürüz’e, Ankara’da 25 Ekim 2003’de düzenlenen Cumhuriyet’e Saygı yürüyüşünde açılan “Ordu göreve” pankartını sordu. Gürüz şunları söyledi: “O yürüyüşü 2003 yılı Ekim ayında Ankara Üniversitesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği ortaklaşa düzenlemişti. O dönem Ankara Üniversitesi Rektörü olan Nusret Aras’ın ısrarları üzerine yürüyüşe katıldım. Arkamda pankart açılmış, haberim yok. O pankartı açanlar yargılanmış, beraat etmişler. Pankartı açanlar Türk Solu diye bir derginin etrafında toplanan bir grupmuş. Aleyhime yazılar da yazdılar. Benim pankartla ilgim, bilgim yok.” Tutuklu sanıklardan eski Rektör Fatih Hilmioğlu, Jandarma Genel Komutanlığı’nda bazı rektörlerin katıldığı yemekli toplantıda, 2003’teki sözkonusu yürüyüş kararının alındığının iddia edildiğini anımsatınca Gürüz, “Toplantıdan haberim yok. Israrlı davetleri kıramadığım için yürüyüşe gittim. Yürüyüşlere katılmaktan haz etmem” dedi. İddianamede irtibatlı olduğu iddia edilen kişilerin hiçbiriyle örgütsel bir bağının olmadığını savunan Gürüz, “Ergenekon örgütünün varlığından dahi haberdar değilim. Haberim olsaydı, kendi yetkimde gereğini yapar ve ihbarda bulunurdum” diye konuştu.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>16 duruşmadan men</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Birinci Ergenekon davasının dünkü duruşmasında sanık ve avukatların talepleri alındı, ara kararlar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanıklar İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ile Semih Tufan Gülaltay’ın 16 oturumdan men edilmesine karar verdi. Heyet, sanıkların duruşma düzen ve disiplinine uymamakta ısrar ettiklerini, bu tür davranışlarının sonraki oturumlarda da duruşmayı önemli ölçüde aksatacağını savundu. Mahkeme ayrıca defalarca uyarılmalarına rağmen aynı tavrı sürdüren Doğu Perinçek’in avukatı Hasan Basri Özbey ile Sevgi Erenerol ve Vedat Yenerer’in avukatı Vural Ergül’ün davanın esası hakkındaki son savunmaya kadar duruşmalara katılmaktan men edilmelerine karar verdi. Mahkeme men kararında, “Ergül ve Özbey’in duruşmadaki dava dışı ve mahkemeyi zan altında bırakmaya yönelik beyanlarını, mahkeme başkanının uyarıları karşısında düzen bozucu söz ve eylemlerine devam etmelerini” gerekçe olarak gösterdi. Avukatlardan Vural Ergül, son duruşmada tanık olarak dinlenen Talip Doğan Karlıbel’in beyanları sonrasında salonun kapısını hızla çarparak çıkmıştı. Ergül daha önce de gizli tanığın kimliğini açıkladığı gerekçesiyle 16 duruşma men cezası almıştı. Mahkeme, avukat hakkında suç duyurusunda da bulunmuştu. Ergül, “Ne zaman biteceği belli bile olmayan bir davada, şahsıma mahkemenin verdiği karar, savunma hakkının kısıtlanmasından başka bir şey değildir” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme ayrıca, Ergenekon soruşturması kapsamında Şile’deki ormanlık alanda yapılan kazıya ilişkin 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılandığı davanın, bu davayla birleştirilmesi talebini de kabul etti</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Köpeğe tecavüz davası bitmedi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul’da Kadıköy 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde bir köpeğe tecavüz ettiği iddiasıyla tutuksuz yargılanan Ş.Ş.’nin davası dün görülmeden önce, adliye önünde açıklama yapan hayvanseverler, hayvana şiddet ve tecavüzün TCK kapsamına alınmasını istedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>‘Mala işlenen suç’</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sanık Ş.Ş.’nin, mala karşı işlenen suçlar kapsamında tutuksuz yargılandığını belirten Tülin Palay Elmasoğlu, “Adaletin, köpeğime tecavüz eden bu kişiyi hak ettiği ağır bir cezaya çarptırmasını istiyorum” diye konuştu. Bu arada Ş.Ş.’nin katılmadığı duruşma, sanığın adresinin belirlenmesi için kolluk kuvvetine yazı yazılmasına karar verilerek 31 Mayıs’a ertelendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Aralarında tiyatro sanatçısı Tuna Arman’ın da bulunduğu hayvanseverler topladıkları 250 bin imzayı Adalet Komisyonu’na teslim ettiklerini söyledi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çubuklu fuhuşa 3 yıl hapis</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kızları kandırıp fuhuşa sürüklemekten yargılanan 17 sanık son kez mahkemeye çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;">ABD’de mutluluk çubuğu taktıran ve yaşı küçük kızlarla para karşılığı ilişkiye girmekten yargılanan 75 yaşındaki sanığa 3 yıl hapis, 30 bin lira ceza verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">BURSA’da bar ve kafelerde paraya ihtiyacı olan genç kızları kandırıp fuhuş batağına sürükledikleri ileri sürülen 17 sanığın yargılanması tamamlandı. Şüpheliler arasında, ABD’de mutluluk çubuğu taktıran ve küçük kızlarla 1500 lira karşılığı ilişkiye girdiği öne sürülen 75 yaşındaki Hüseyin A. ile kız kardeşi ve sevgilisini para karşılığı fuhuşa sürüklediği iddia edilen Ahmet S. dikkat çekti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karar duruşması</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şüpheliler Hüseyin A. ve Ahmet S. ile Yakup B,. Azize Y., Mehmet I., Gülhanım Ş., Nurdan Ş., Zehra C., Nurten Ş., Orhan Ö., Gonca S., Mehmet A., Kader S., Alpaslan B., Nail A., Dilek K. ve Selçuk Ç., dün son kez hâkim karşısına çıktı. Sanıkların suçlamaları kabul etmediği yargılama sonunda mahkeme heyeti, çubuk taktırarak mutluluk arayan Hüseyin A.’ya ‘fuhuşa yer temin etmek’ suçundan 3 yıl hapis ve 30 bin TL para cezası, kız kardeşine ve sevgilisine fuhuş yaptıran Ahmet S.’ye 15 yıl hapis ve 100 bin TL para cezası verdi. Diğer sanıklar Yakup B. 18 yıl hapis ve 120 bin TL para cezası, Azize Y. 6 yıl hapis ve 30 bin TL para cezası, Gülhanım Ş. 6 yıl 6 ay hapis ve 40 bin TL para cezası, Nurdan Ş. 4 yıl ve 30 bin TL para, Zehra C. 2 yıl hapis 10 bin TL para cezası, ‘Uyuşturucu temin etmek’ ile suçlanan Mehmet I. ise 4 yıl 2 ay hapis ve 30 bin TL para cezasına çarptırıldı. 9 kişi beraat etti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8216;Omzumda ağla diyerek&#8217; taciz etti</strong></p>
<p style="text-align: justify;">SAMSUN’da kiracılarının 16 yaşındaki kızı R.E.’yi taciz ettiği iddiasıyla tutuksuz yargılanan 44 yaşındaki Sururi D., &#8220;3-4 ay kira vermediler. İsteyince de bu iftirayı attılar&#8221; iddiasında bulundu. R.E. ise, &#8220;Moralim bozuktu. ’Gel ağabeyinin omuzunda ağla’ diyerek kolumdan tutup kendisine çekti. Karşı koyunca da elle taciz edip, boynumdan öptü&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Olay, Samsun’un Tekkeköy İlçesi’nde geçtiğimiz Temmuz ayında meydana geldi. R.E., oturdukları apartmanın merdiveninde ev sahiplerinin oğlu Sururi D.’nin tacizine uğradığını öne sürdü. Sururi D.’nin kendisine elle tacizde bulunup, boynundan öptüğünü öne süren R.E. durumu ailesine söyledi. Aile fertleri birlikte karakola giderek Sururi D.’den şikayetçi oldu. Gözaltına alınan Sururi D., sevk edildiği nöbetçi mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere seberbest bırakıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Samsun 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dün ilk kez hakim karşısına çıkan Sururi D., R.E.’nin kendisine iftira attığını ileri sürdü. Sururi D., ailenin kiracıları olduğunu, 3-4 ay kira ödemeyince kendilerini uyardığını belirterek, &#8220;Sonra bana bu iftirayı attılar. R.E.’ye elimi bile sürmedim. Ailesinin baskısı sonucu bana iftira atıyor&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Duruşmada dinlenen genç kız ise sanığın yalan söylediğini ileri sürerek, &#8220;Ailevi nedenle dolayı moralim bozuktu. Apartmanın içinde merdivende oturuyordum. Yanıma gelip neden moralimin bozuk olduğunu sordu. Cevap vermedim. Sonra, ’Gel ağabeyinin omuzunda ağla’ diyerek kolumdan tutup kendisine çekti. ’Ne yapıyorsun?’ diyerek bağırdım. Ama, belimden tutup elle tacizde bulundu ve boynumdan öptü. Kendisini iterek kurtuldum&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Olaydan sonra, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden alınan raporda genç kızın ruh sağlığının bozulduğu belirtildi. Mahkeme sanığın tutuksuz yargılanmasının devamına karar verip eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Baklava mahkumu Ali&#8217;nin dramı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">GAZİANTEP’te 14 yıl önce 3 arkadaşıyla birlikte baklava ve fıstık çaldıkları gerekçesiyle aldıkları 9 yıl ağır hapis cezası uzun süre kamuoyunda tartışılan 30 yaşındaki Ali Avcı, annesi, babası, kız kardeşi ve yeğeninin can verdiği ve kedisinin de yaralandığı trafik kazasında ’ağır kusurlu’ bulununca geçen hafta tutuklanıp, yeniden cezaevine girdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Metin Subaşı, Ali Keklik, Levent Hamurcu ile 10 Ağustos 1997’de bir pastaneden baklava ve fıstık çaldıkları gerekçesiyle yargılanan Ali Avcı ve arkadaşları 9’ar yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. Kamuoyunda uzun süre gündeme gelen 4 arkadaş, Şartla Salıverme Yasası’ndan yararlanarak 19 ay hapis yattıktan sonra serbest kaldı. Cezaevinden çıktıktan sonra kendine yeni bir hayat kurmak için Adana’ya gelen Ali Avcı, bir fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. Yaşadığı olayın izlerini silmeye çalışan Avcı, Adanalı Gülizar Avcı ile evlendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Geçen yıl yaz aylarında Ali Avcı’nın annesi Sultan Avcı’ya ayaklarındaki ağrı nedeniyle doktor tarafından deniz önerildi. Bunun üzerine Ali Avcı, otomobiliyle Gaziantep’e giderek annesi, babası, kız kardeşi ve ağabeyi Abdulkadir Avcı’nın oğlunu yanına alarak 13 Temmuz 2011’de Mersin’e gitmek üzere yola çıktı. Mezitli İlçesi’nin Davultepe Mahallesi’ne ulaşan Ali Avcı yönetimindeki 01 B 8422 plakalı otomobil, iddiaya göre aşırı hız nedeniyle kontrolden çıkıp, takla atarak orta refüjdeki palmiye ağacına çarptı. Hurdaya dönen otomobilde bulunan Ali Avcı’nın babası 62 yaşındaki Ramazan Avcı, annesi 51 yaşındaki Sultan Avcı ile kız kardeşi 12 yaşındaki Derya Avcı ve yeğeni 5 yaşındaki Kerem Avcı yaşamlarını yitirdi. Kazadan ağır yaralı kurtulan Ali Avcı ve eşi 26 yaşındaki Gülizar Avcı ile kızı 7 yaşındaki Nisa Avcı, Mersin Devlet Hastanesi’nde tedaviye alındı. Kaza ölen 4 kişi Gaziantep Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TUTUKLANDI</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kazada ağır yaralanan Ali Avcı, tedavi gördüğü hastanede ölüm kalım savaşı verdi. Uzun süre yoğun bakımda kalan ve bir dizi ameliyat geçiren Ali Avcı, doktorların çabasıyla hayata döndürüldü. Kazadan bu yana yatarak tedavi gören Avcı, geçen hafta taburcu edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Kazada aslı kusurlu bulunduğu için gözaltına alınan Ali Avcı, kazayla ilgili soruşturmayı sürdüren Cumhuriyet Savcısı’na ifade verdi. Annesi, babası, kardeşi ve yeğeninin ölümüne neden olduğu kazada ağır kusurlu bulunan Ali Avcı, tutuklama istemiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Avcı, ’dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu birden çok kişinin ölümüne sebebiyet vermek’ suçundan tutuklandı. Ali Avcı, Cumhuriyet Savcısı’nın kazayla ilgili iddianamesini tamamlamasının ardından Mersin’de yargılanacak.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Babası ve akrabalarının tecavüzüne uğradığını iddia etti</strong></p>
<p style="text-align: justify;">MUĞLA’nın Fethiye İlçesi’nde ilköğretim öğrencisi 14 yaşındaki K.T., öz babası, amcası, amcasının oğlu ve dayısının kendisine tecavüz ettiğini iddiasıyla şikayette bulundu. Olayla ilgili Fethiye Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlatırken, pedagog eşliğinde ifade veren K.T., çocuk yuvasına teslim edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Eşen Beldesi’ne bağlı Çaltıözü Köyü İlköğretim Okulu 6’ncı sınıf öğrencisi K.T. öz babası C.T., amcası S.T, amcasının oğlu K.T ve dayısı B.M.’nin geçen yıl şubat ayından beri kendisine tecavüz ettiğini iddia ederek durumu rehber öğretmenine anlattı. Rehber öğretmenin jandarmaya bilgi vermesinin ardından soruşturma başlatıldı. Dün okul kıyafetleriyle Fethiye Adliyesi’ne getirilen K.T., pedagog eşliğinde savcıya ifade verdi. K.T., öz babası ve amcası, amcasının oğlu ve dayısının 1 yıldır kendisine tecavüz ettiğini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Muğla İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Çocuk ve Kadın Kısım Amirliği ekiplerince Fethiye’den alınan K.T., Muğla Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Çocuk Yuvası’na teslim edildi. Savcılık tarafından ifadesi alınan baba C.T. ve diğer şüpheliler serbest bırakıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">K.T., bugün Muğla Devlet Hastanesi’nde doktor kontrolünden geçecek.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>DDK’nın Dink raporu savcılıkta</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Denetleme Kurulu’nun Dink cinayetiyle ilgili hazırladığı rapor, Dink soruşturmasını yürüten savcı Muammer Aktaş’a ulaştı</p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada Malatya’da Zirve Yayınevi Cinayetine ilişkin yürütülen soruşturmada Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davaya bakan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı gönderdi. Yazıda, “Şüpheli Ogün Samast’a ait ifade ve iddianame örneklerinin tarafımıza gönderilmesi rica olunur” denildi. Öte yandan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin, Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin dava kapsamında 216 sayfalık gerekçeli kararı yazdığı öğrenildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22/02/2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Savcı, rastgele ateşe &#8216;meşru müdafaa&#8217; dedi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Muş&#8217;ta göstericilerin üzerine rastgele ateş açan korucu için savcı, &#8216;meşru müdafaa yaptı&#8217; dedi, &#8216;beraatını ve silahının iadesini&#8217; istedi.</p>
<p style="text-align: justify;">İki kişinin ölümüyle sonuçlanan olaylara ait Mobese kayıtları da skandala yol açmış, Emniyet bu görüntülerle ilgili, birbiriyle çelişen 3 rapor yayımlamıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">ANKARA- Muş’un Bulanık ilçesinde çıkan olaylarda iki kişiyi öldüren köy korucusu Turan Bilen ve kardeşinin yargılandığı davada görüşünü açıklayan savcı, sanıkların ‘meşru savunma hakkını’ kullandığını savunarak, sanığın silahının iade edilmesini istedi. Mahkeme bir sonraki celsede karar verecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Bulanık’ta, Aralık 2009’da DTP’nin kapatılmasına tepki olarak yapılan protesto gösterisinde Mardin Manifatura’nın sahibi köy korucusu Turan Bilen’in açtığı ateş sonucu Necmi Oral ile bankadan para çeken Yoncalı Köy Muhtarı Kemal Ağca hayatını kaybederken 10 kişi de yaralanmıştı. Turan Bilen ve kardeşi Metin Bilen hakkında ‘tahrik altında kasten adam öldürme’, ‘meşru müdafaa kapsamında adam öldürme’ ve ‘kasten yaralama’ suçlarından dava açıldı. Güvenlik gerekçesiyle önce Samsun’da görülen dava, ilk duruşmada Ahmet Türk’e yumruklu saldırı yapılması üzerine Ankara’ya taşındı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>‘Meşru savunma hakkı’</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ankara 9. Ağır Ceza’daki davada savcı Halis Özmen, dün esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Olay günü bin kişilik grubun, DTP’nin kapatılması ve Abdullah Öcalan’ın cezaevindeki koşullarını protesto etmek amacıyla yürüyüşe geçtiklerini ve işyerleriyle güvenlik güçlerine taşlı saldırıda bulunduklarını söyleyen savcı Özmen, Mardin Manifatura’nın da taşlandığını belirterek, “İşyerinden açılan ateş sonucu, taşlayanlar arasında bulunan maktul Necmi Oral hayatını kaybetmiştir” dedi. Bilen’in dışarı çıkıp 3-4 el havaya ateş açtığını belirten savcı, “Gruptaki birkaç kişinin işyerine tekrar saldırması üzerine sanık Turan, işyeri kepenginin altında kaleşnikofla göstericilerin üzerine rastgele ateş açmış ve bu ateş sonucu Kemal Ağca hayatını kaybetmiştir” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Savcılık mütalaasında, sanıkların eylemi, PKK’nın canları ve mallarına zarar vermesini engellemek için gerçekleştirdikleri öne sürülerek, ‘cezaya yer olmadığı’ ifade edildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> JİTEM davası Ergenekon’a uzandı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyarbakır&#8217;da görülen JİTEM davasının dünkü duruşmasında önemli bir gelişme yaşandı. Tanık Emrah Özdemir, Emniyet Müdürü Gaffar Okkan&#8217;ı JİTEM ile Hizbullah ekiplerinin birlikte öldürdüğünü iddia etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Öldürülen kumarhaneciler kralı Ömer Lütfi Topal&#8217;ın şoförünün oğlu, tanık olarak dinlendi. Askeri personel olduğunu belirten Emrah Özdemir, Türkiye&#8217;nin önemli faali meçhul cinayetlerinden eski Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan, eski Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden ile eski Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın ve Musa Anter&#8217;in nasıl öldürüldüğünü anlattı. Özdemir, bu kişilerin JİTEM bünyesinde kurulan timlere komutanlık yapan ve halen Ergenekon&#8217;dan tutuklu bulunan bazı isimler tarafından öldürüldüğünü söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyarbakır, Mardin, Batman ve Şırnak&#8217;ta çeşitli tarihlerde birden fazla adam öldürme, kundaklama ve bombalama eylemi gerçekleştirdikleri iddiasıyla yargılanan ve aralarında &#8216;Yeşil&#8217; kod adlı Mahmut Yıldırım ve itirafçı Abdulkadir Aygan&#8217;ın da bulunduğu 16 sanıklı JİTEM davasına devam edildi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki duruşmaya sanıklar katılmazken, tanıklık talebi kabul edilen askeri personel Emrah Özdemir dinlendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Özdemir, itirafçılardan Adil Timurtaş, İbrahim Babat, Fethi Çetin, Abdulkadir Aygan ve Ali Ozansoy&#8217;u tanıdığını dile getirdi. Babasının Ömer Lütfi Topal&#8217;ın şoförü olmasından dolayı çok sayıda üst düzey komutan ve devlet yetkilisiyle tanıştığını anlatan Özdemir, 6,5 yıldır bir cinayetten tutuklu bulunduğu cezaevinde vicdan azabı çektiğinden dolayı bildiklerini anlatmaya karar verdiğini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;2004&#8242;TE MAHMUT YILDIRIM&#8217;LA GÖRÜŞTÜM&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Hayrettin Ertekin&#8217;in kuyumculuk dükkanına sürekli gidip geldiğini belirten Emrah Özdemir, buraya gelip giden Arif Doğan başta olmak üzere birçok kişiyi tanıdığını dile getirdi. Özdemir, &#8220;Arif Doğan&#8217;ın Ümraniye Çavuşbaşı&#8217;nda evi vardı. Oraya sık sık gidiyordum. İtirafçı Adil Timurtaş ile cezaevi arkadaşıydık. O cezaevinde yazdığı notları avukat Serkan Saçan aracılığıyla Arif Doğan&#8217;a ulaştırıyordu.&#8221; dedi. Hayrettin Ertekin, Arif Doğan ve başka istihbaratçı askerlerin sık sık bir araya geldiğini ve Güneydoğu&#8217;daki olaylar hakkında konuştuklarını belirten Özdemir, kendisinin onlardan duyduğu olayları sürekli not aldığını dile getirdi. İtirafçı Adil Timurtaş aracılığıyla Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım&#8217;la telefonla görüştüğünü anlatan Özdemir, Timurtaş&#8217;ın Yeşil&#8217;le defalarca görüştüğüne şahit olduğunu dile getirdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;MUSA ANTER&#8217;İN ÖLÜM EMRİNİ ARİF  DOĞAN VERDİ&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Musa Anter cinayetini işleyen Adil Timurtaş&#8217;ın olayın nasıl olduğunu cezaevinde kendisine anlattığını belirten Özdemir, şunları söyledi: &#8220;Musa Anter&#8217;in yazdıkları JİTEM Grup Komutanlarını rahatsız etmiş. Arif Doğan, bir kere Musa Anter&#8217;e gitmiş söylemiş: &#8216;Kendine dikkat et. Seni öldüreceklerdi biz önledik&#8217; diye. Musa Anter, Türkiye İşçi Partisi toplantılarına katılıyormuş. Buradaki konuşmalar da JİTEM&#8217;i rahatsız etmiş. Ölüm emrini, Adil Timurtaş&#8217;ın anlattığına göre Arif Doğan veriyor. Adil&#8217;in ekibinde Mahmut Yıldırım, Hogir, Aygan, Fethi Çetin, Hüseyin Tiril ve Ali Ozansoy varmış.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;BAHTİYAR AYDIN&#8217;I ATİLLA UĞUR&#8217;UN &#8216;BIÇAK TİMİ&#8217; ÖLDÜRDÜ&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyarbakır&#8217;ın Lice ilçesinde 1993 yılında öldürülen Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Bahtiyar Aydın olayını da anlatan Özdemir, şu iddialarda bulundu: &#8220;Adil Timurtaş ile Serdar Akdoğan isimli jandarma komutanı Aydın olayını konuşuyorlardı. Onların anlattığına göre, Aydın Lice&#8217;de öldürülmüş. Olayda kullanılan silah karakolda bulunuyor. Adil&#8217;in &#8216;bizimkiler&#8217; diye tabir ettiği kişiler silahı karakolda yok etmişler. Ali Ozansoy, Fethi Çetin, Adil Timurtaş olaydan sonra Lice&#8217;yi yakıp yıkmışlar. Bu infazları &#8216;Bıçak&#8217; timi denilen Albay Atilla Uğur&#8217;a bağlı tim yapmış. Bu tim, adam kaçırma, öldürme, kaçakçılık, altın kaçakçlığına kadar bir sürü iş yapmış. Atilla Uğur&#8217;u destekleyen paşa ise Şener Eruygur&#8217;dur.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;GAFFAR OKKAN&#8217;I JİTEM İLE HİZBULLAH BİRLİKTE ÖLDÜRDÜ&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tanık Emrah Özdemir, Diyarbakır&#8217;da düzenlenen silahlı saldırı sonucu 5 korumasıyla birlikte şehit edilen Emniyet Müdürü Gaffar Okkan olayını da anlattı. Hayrettin Ertekin, Arif Doğan ve 8 istihbaratçının kendi aralarında yaptığı konuşmaya göre, Okkan&#8217;ı JİTEM ile Hizbullah ekiplerinin birlikte öldürdüğünü ileri süren Özdemir, &#8220;Nedeni ise Gaffar Okkan hem halkın sevgisini kazanmış hem de JİTEM&#8217;in üzerine çok gitmiş. Koman Paşa diye birinden bahsediyorlardı. Ergeneken tutuklusu Muzaffer Tekin olduğunu söylediler. O Hizbullah&#8217;ı JİTEM&#8217;e eğittirmiş. Temizöz de Hizbullah&#8217;a silah desteği sağlamış.&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;ÖZDEN&#8217;İN ÖLDÜRÜLECEĞİNDEN VELİ KÜÇÜK&#8217;ÜN HABERİ VARDI&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Özdemir, eski Mardin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden&#8217;in nasıl ve kimler tarafından öldürüldüğünü de bildiğini söyledi. Tanık Özdemir, konuyla ilgili olarak şu ifadeyi verdi: &#8220;Yeni itirafçı biri, Hayrettin Ertekin ve Salih adındaki binbaşının kendi aralarında yaptığı konuşmada Rıdvan Özden&#8217;i JİTEM&#8217;in öldürdüğünü duydum. Özden hem JİTEM&#8217;e karşıymış, hem de JİTEM&#8217;ciler hakkında işlem yapmış. Bunun üzerine haklarında işlem yapılan JİTEM&#8217;ciler Diyarbakır&#8217;a gelerek durumu anlatmış. Adil Timurtaş&#8217;ın ekibi Özden&#8217;e iki kez saldırı düzenlemiş. Birincisinde olmamış ama ikincisinde öldürülmüş. Özden&#8217;in öldürülmesinde Hasan Atilla Uğur, Veli Küçük ve Arif Doğan&#8217;ın bilgisinin olduğunu söylediler. Ama kararı kimin verdiğini bilmiyorum. JİTEM&#8217;deki Adil Timurtaş ve ekibi öldürmüş, PKK yaptı demişler.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;İTİRAFÇILAR ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI KİMLİĞİNİ TAŞIYORDU&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul&#8217;da işyeri sahibi olan itirafçı Adil Timurtaş ve diğerlerinin Özel Kuvvetler Komutanlığı kimliği taşıdığını belirten Özdemir, onların çevrede albay ya da general olarak bilindiklerini kaydetti. Özdemir, Adil&#8217;in Gül adındaki bir albayın kızıyla da arkadaş olduğunu, eski Başbakan Tansu Çiller&#8217;in zırhlı aracını kullandığını kaydetti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rüşveti belgeleyen ilginç yöntem!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kamu İhale Kurumu&#8217;na yönelik operasyonda rüşvet iddiaları ve yapılan usulsüzlükler polisin cin gibi fikriyle tek tek belgelendi. Trabzonspor maçı biletleri bile rüşvetle alınmış!</p>
<p style="text-align: justify;">Liderliğini KİK üyesi Ali Kaya&#8217;nın yaptığı iddia edilen soruşturmada, Kaya&#8217;nın Trabzonspor maç biletlerini dahi rüşvet karşılığı aldığı ortaya çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>FACİANIN TAŞERONUYDU</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ankara Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri merkezinde Kamu İhale Kurumu (KİK)&#8217;nda çalışanların yer aldığı bir operasyon düzenledi. Operasyon sonucunda KİK&#8217;te çalışan biri kurul üyesi, ikisi ise raportör olmak üzere 3 kişi gözaltına alındı. Bu kişilerin odalarında ve bilgisayarlarında arama yapıldı. İhale süreçlerini etkilemek iddiasıyla yapılan operasyonda 16 iş adamı da gözaltına alındı. 12 kişi hakkında tutuklama karan çıktı. KİK&#8217;e yönelik yapılan operasyonda ise ilginç ayrıntılar belirlendi.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Liderliğini&#8221; KİK Üyesi Ali Kaya&#8217;nın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik operasyonda Kaya&#8217;nın Trabzonspor maçlarını dahi ücretsiz izlediği ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Yapı-Tek şirketinin ortağı Bahri Köse, Kaya&#8217;ya rüşvet vermediğini ancak Kaya&#8217;nın Trabzonspor maçlarını takip ettiği için maç izlemek amacıyla belki bir iki defa uçak bileti ve protokol yerinden maç bileti almış olabileceğini kaydetti. Köse&#8217;nin ise grizu patlaması sonucunda 30 işçinin öldüğü Zonguldak Karadon Maden Ocağı&#8217;nın da taşeronu olduğu öğrenildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>50&#8242;DEN FAZLA ÖZEL ŞİRKETLE İRTİBAT</strong></p>
<p style="text-align: justify;">KİK&#8217;e yönelik yapılan soruşturma kapsamında ayrıntılar da netleşti. Suç örgütü lider ve mensuplarının, soruşturma sırasında tespit edilen, 50&#8242;den fazla firma ve firma yetkilisi ile irtibatlı oldukları kaydedildi. Polis, müteahhit Bahri Köse&#8217;nin yalnız kendi şirketi için değil, başka firmaların ihaleleri için de Ali Kaya ile irtibata geçtiğini belirledi. Kaya&#8217;nın ise işlerini amcasının oğlu Yusuf Kaya aracılığıyla yürüttüğü tespit edildi. Köse&#8217;nin ise yanında çalıştırdığı Ekrem isimli kişi aracılığıyla kesilen çekleri Yusuf Kaya&#8217;ya ulaştırdığı anlaşıldı. Gözaltı dosyasında konuyla ilgili dikkat çeken bir ayrıntı daha ortaya çıktı. Yapıtek firması çalışanı Ekrem ile Yusuf Kaya&#8217;nın &#8220;alacaklarına karşılık çek almak üzere buluşacakları&#8221; bilgisine ulaşan polis, çekleri ilginç bir yöntemle görüntüledi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>GİZLİ KAMERA İLE ÇEKLER GÖRÜNTÜLENDİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yusuf Kaya ve bir adamı Ankara Çetin Emeç Bulvarı&#8217;nda polis çevirmesine alındı. Ancak soruşturmanın gizliliği için çevirmeyi KOM ekipleri değil, karakol polisleri yaptı. Bir ihbar alındığını söyleyen polisler, şüphelileri Dikmen Polis Merkezi&#8217;ne götürdü, üzerlerinde ve araçlarda arama yaptırdı. Aramalarda Yusuf Kaya&#8217;nın üzerinde; toplam değeri 215 bin lira olan 10 adet çek ve 15 bin liralık iki senet çıktı. Çek ve senetler karakolun içinde gizli bir kamera ile çekilerek fotoğraflandı. Şüphelilerin takip edildiklerini anlamamaları için de çek ve senetler tekrar Yusuf Kaya&#8217;ya teslim edildi. Şüphelilere, GBT sorgulaması yapıldı ve serbest bırakıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>RÜŞVET HELAL PARA OLDU</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan Köse&#8217;nin aracılığını yaptığı bir firmanın Kaya&#8217;ya parasını ödememesi üzerine yaşadığı sıkıntı bir telefon görüşmesine yansıdı. Yeğeni Yusuf Kaya ile konuşan Ali Kaya, &#8220;Yani benim param depozito olarak mı duruyor onda&#8221; dedi, yeğeni ise &#8220;Ya yok ya parayı vermeyecek adam yatmışlar&#8221; ifadesini kullandı. Amca Kaya, bu duruma &#8220;Paranın üstüne yatacaklar yani&#8221; diye tepki gösterirken, yeğen &#8220;Helalimiz olan paramızı istiyoruz ya burada. Bahri ağabeyin in iyi niyetini suiistimal ediyorlar&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ELİMİZİN ISINMASI CEBİMİZİN ISINMASIYLA ORANTILI</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ali Kaya, kuzeni Yusuf Kaya ile başka bir görüşmesinde &#8220;Ne oldu bu Erzincan? Ne oldu?&#8221; diye sorarken &#8220;İşte onları konuşacaktım iyi iyi geldim bir gün uğrarım sana konuşuruz&#8221; karşılığını aldı. Konuşmasını devamında Ali Kaya gülerek, &#8220;Elimizin ısınması cebimizin ısınması&#8230; orantılı olarak&#8221; ifadesini kullandı. Yusuf Kaya ise &#8220;O yaptığınız, verdiğiniz emeklerin hepsi geri dönecek abi merak etme&#8221; dedi. Yapı-Tek firması ortağı Bahri Köse, aradığı Yusuf Kaya&#8217;ya &#8220;O çocuğu yolla yirmi beş alsın ordan&#8221; mesajı verdi. Yusuf Kaya ise &#8220;Abi otuz vereceksin bana. Abi sen kendin dedin bana Yusuf otuzun bende dedin&#8221; diyerek paranın eksik olduğunu ima etti. Köse ise &#8220;Tamam söyledim, yirmi beşi al oradan beşi de nakit vereceğim sana konuşma&#8221; yanıtını verdi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8216;Alnında mermi izi yok&#8217;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nca yürütülen faili meçhul cinayetlere ilişkin soruşturma kapsamında, otopsi amacıyla eski Mardin Jandarma Alay Komutanı Albay Rıdvan Özden&#8217;in mezarı açıldı. Albayın eşi Tomris Özden&#8217;in avukatı Bülent Demir, &#8220;Alnından vurulduğu söylenen Rıdvan Özden albayımızın kafatasında ve alnında herhangi bir kurşun deliği olmadığını kabrin başındaki en azından 15 insan gördü. Alnı tertemiz&#8221; dedi. 14 Ağustos 1995&#8242;te Mardin&#8217;in Savur İlçesi Ormancık Köyü kırsal kesiminde teröristler tarafından açılan ateş sonucu alnından vurularak şehit olduğu açıklanan Albay Rıdvan Özden&#8217;in eşi Tomris Özden eşinin otopsi raporlarında iddia edildiği gibi alnından değil ensesinden vurulduğunu ileri sürmüştü. İddialar üzerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı olaydan 17 yıl sonra Şehit Albay&#8217;ın mezarının açılmasına karar verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8216;MEZAR AÇILMIŞ&#8217; İDDİASI</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dün sabah erken saatlerde Edirnekapı Şehitliği&#8217;ne gelen Rıdvan Özden&#8217;in eşi Tomris Özden mezarı üzerinde &#8220;30 yıldır aynı sözler: Kanları yerde kalmasın! Hain pusu! Alçak saldırı! Döktükleri kanda boğulacaklar! Bize bu acıyı çektirenler misliyle ödeyecek!&#8221; yazılı bir not bulunan çelenk bıraktı. Eşinin mezarı başında dua eden Tomris Özden mezarı inceleyince mermerlerin arasının açıklığa dikkat çekerek, mezarın daha önce açılmış olduğunu ileri sürdü. Şehit albayın mezarı Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcısı Hikmet  Usta ve beraberindeki heyetin denetiminde açıldı. Mezardan çıkartılan kemikler ve toprak örnekleri Adli Tıp Kurumu&#8217;na gönderildi. Mezarın açılmasın ardından bir açıklama yapan avukat Bülent Demir &#8220;Kabrin açılmasından itibaren savcımız ve Tomris Hanım ile birlikte sağlıklı bir gözlemde bulunduk ve tüm işlem kameralar tarafından da kaydedildi. Kabrin daha önce açılma konusu bilirkişilerin bilebileceği bir şey. Ben şahsen böyle düşünmüyorum. Alnından vurulduğu söylenen Rıdvan Özden albayımızın kafatasında ve alnında herhangi bir kurşun deliği olmadığını kabrin başındaki en azından 15 insan gördü. Alnı tertemiz. Son sözü Adli Tıp Kurumu&#8217;ndaki bilirkişi söyleyecek. Dedektörle kabirde herhangi bir kurşun ya da metal olup olmadığına dair tarama yapıldı. Çünkü kafatasında giriş çıkış deliği görülmedi. Şu an dosyadaki çelişkili hususlar bizim söylediğimiz doğrultuda bir bir gerçekleşiyor&#8221; dedi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Burhan Kuzu affetti müdür şikâyet etti</strong></p>
<p style="text-align: justify;">TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu, kendisine yumurta atarak hakaret ettikleri gerekçesiyle yargılanan öğrencilerden şikâyetçi olmadığını mahkemeye bildirdi. Ancak, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#8217;nde 2010&#8242;da düzenlenen konferansta Kuzu&#8217;ya yumurta atan öğrencileri, olaylar sırasında görev yapan Ankara Çevik Şube Müdürü Bekir Eksilmez ve Müdür Yardımcısı Barış Türkyılmaz şikayet etti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yargıtay, Yargı-Sen&#8217;in kapatılmasını onadı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Ankara 15. İş Mahkemesi&#8217;nin, Yargıçlar ve Savcılar Sendikası&#8217;nın (YARGI-SEN), kapatılmasına ilişkin kararını onadı. Kapatma kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi&#8217;nde temyiz duruşması yapıldı. Duruşmaya, davacı Ankara Valiliği&#8217;nin avukatı ile YARGI-SEN Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu&#8217;nun da aralarında bulunduğu sendikanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi heyeti, duruşmadan sonra yaptığı müzakerenin ardından kararını açıkladı. 9.Hukuk Dairesi, YARGI- SEN&#8217;in kapatılmasına ilişkin Ankara 15. İş Mahkemesi&#8217;nin kararını onadı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İki kadının da katili komşuları çıktı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul&#8217;da kan donduran iki ayrı cinayette katil zanlısı olarak komşular gözaltına alındı.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçükçekmece&#8217;de 9 gündür kayıp olan Nuray Özdeniz (67), oturduğu binanın kömürlüğünde 26 yerinden bıçaklanarak öldürülmüş halde bulundu. Cinayetle ilgili yaşlı kadının karşı komşusu olan Sevda ile Fatih Y. çifti gözaltına alındı. Cesedin bulunmasında, Özdeniz&#8217;in yakınlarının bir televizyon programına çıkması etkili oldu. İddiaya göre programda &#8216;Evin bodrumuna baktınız mı?&#8217; diye sorulunca Özdeniz&#8217;in torunu kömürlüğü kontrol etti ve yaşlı kadının cansız bedeniyle karşılaştı. Cinayetin işlendiği Kanarya Mahallesi Yarasa Sokak&#8217;ta oturan komşulardan biri, TV programında Sevda ile Fatih Y. çiftinin birbirinden farklı ifade verdiğini öne sürdü.</p>
<p style="text-align: justify;">Sultangazi&#8217;deki ikinci cinayette de evinde bıçaklanıp boğazı kesilerek öldürülen Nilüfer Aygüler&#8217;in (25) katil zanlısı olarak üst komşusu Gökhan U. (25) gözaltına alındı. 1,5 yıl önce eşinden boşanarak Orhangazi Caddesi&#8217;ndeki babaevinde kalmaya başlayan 1 çocuk annesi Aygüler, önceki sabah herkesin işe gitmesiyle yalnız kaldı. Ablasının telefonlara bakmaması üzerine soluğu evde alan Ercan Aygüler, holde ablasının kanlar içindeki cesedini buldu. Kapının zorlandığını dikkate alarak olayla ilgili üst kat komşusu Gökhan U.&#8217;nun (25) ifadesine başvuran Cinayet Büro Amirliği dedektifleri, şoke eden itirafla karşılaştı. Gökhan U.&#8217;nun, sevgisine karşılık vermeyen genç kızı bıçaklayarak öldürdüğünü söylediği öğrenildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şile kazıları davası Ergenekon&#8217;la birleşti</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ergenekon davasını yürüten İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Şile&#8217;deki ormanlık alanda yapılan kazıya ilişkin 3&#8242;ü tutuklu 4 sanığın yargılandığı dosyanın Ergenekon ana davasıyla birleştirilmesine onay verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Böylece &#8216;şile kazıları&#8217; davası, &#8216;hukuki ve fiili irtibat&#8217; bulunduğu gerekçesiyle birinci Ergenekon davası ile birleştirildi. Birinci Ergenekon davasında sanık sayısı 112&#8242;ye çıkarken tutuklu sanık sayısı ise 34 oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme ayrıca tutuklu sanık İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek&#8217;in 16 celse duruşmadan men edilmesini kararlaştırdı. Perinçek&#8217;in avukatı, Genel Başkan Vekili Hasan Basri Özbey ile Sevgi Erenerol&#8217;un avukatı Vural Ergül&#8217;ün esas hakkındaki son savunmaya kadar duruşmalardan men edilmesine hükmetti. Kararda, Doğu Perinçek&#8217;in duruşmada dava dışı ve savunma sınırını aşan davranışlarda bulunduğu kaydedildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Tanık Talip Doğan Karlıbel&#8217;in ifadelerini göz önünde bulunduran mahkeme heyeti, Vakıflar Genel Müdürlüğü&#8217;ne yazı yazılarak Türkiye&#8217;de 1990&#8242;dan bu yana faaliyet gösteren Alman vakıflarının listesini istedi. Ayrıca &#8216;Heinrich Böll&#8217; ve &#8216;Heinrich Böll Stiftung&#8217; vakıflarının gelir gider tablosunun gönderilmesini talep etti. Alman Kiliseler Birliği&#8217;ne yazı yazılarak 2000-2006 yılları arasına ait raporların birer örneğinin gönderilmesi de istendi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y</strong><strong> A Z A R L A </strong><strong>R</strong></p>
<div style="text-align: justify;">size=2 width=&#8221;100%&#8221; align=center&gt;</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012 Çarşamba</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Rapor, MİT krizinin ardından yayımlandı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kamuoyu, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu&#8217;nun (DDK), Dink raporundan, siteye konulduğu 20 Şubat&#8217;ta haberdar oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Oysa kapağa baktığımızda, raporun 2 Şubat 2012&#8242;de tamamlandığını görüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Arada 18 günlük bir zaman dilimi var.</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçi bir raporun tamamlanması, onay makamınca hemen aynı gün imzalanacağı anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanı&#8217;nın seyahatleri, program trafiğini de içine alan &#8216;arz prosedürü&#8217; denilen bir olgu mevcut.</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle bile olsa 18 gün; bırakın toplumsal vicdanı, sadece Cumhurbaşkanı Gül&#8217;ün, hassasiyeti dikkate alındığında, uzun bir süre.</p>
<p style="text-align: justify;">Niye böyle oldu, bu arada ne oldu?</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında yalın bir muhakeme cevabı işaret ediyor: MİT krizi, Dink raporunun yayımını geciktirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıntıları da var.</p>
<p style="text-align: justify;">Köşk&#8217;ü de kavrayan kriz maratonu ve nihayetinde yasayla çözüm sürecine uzanan o 10 gün; raporun yayımında &#8216;rol çalmayabilirdi&#8217;.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer konular başka başka olsaydı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">MİT krizinin gelişimi ile Dink raporunun tamamlanma-onay takvimi öyle örtüştü, üstüne de rapordaki can alıcı tespit ve öneriler; MİT krizine kaynaklık eden sebeplerle öyle bir çakıştı ki, Gül, MİT krizinin en sıcak günlerinde onayladığı raporun yayımının biraz bekletilmesini uygun gördü&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü DDK raporunda, memurların soruşturma ve yargılama usul sistemi, cesur dille eleştiriliyor, yargılamadan önce izin alınması gereği vurgulanıyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü DDK raporunda Hrant Dink&#8217;in yaşama hakkının korunamamasındaki temel sebebin,  &#8216;güvenlik sektöründeki yapısal sorunlar&#8217; olduğu belirtiliyor ve &#8216;güvenlik sektöründe reform şart&#8217; deniliyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KAYGI RÖTAR GETİRDİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öyle beklenmedik bir durumdu ki bu, ancak bir klişeyle açıklanabilir: &#8216;Talihin cilvesi&#8217; &#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul&#8217;da ifadeyebeklendiği gün, MİT Müsteşarı Fidan&#8217;ı kabul eden Gül, aynı günlerde önüne gelen ve izin mekanizmasını eleştiren raporun hemen yayımlanması halinde, &#8216;taraf oldu&#8217; eleştirisine maruz kalabilirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhurbaşkanı, büyümesi çok olası bu tartışmadan kaygı duydu.</p>
<p style="text-align: justify;">O sebeple; bir örneği savcılığa 9 Şubat&#8217;ta giden raporun kamuoyuna duyurulması için 10 günü aşkın bir süre beklendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu süre zarfında o teklif yasalaştı, 17 Şubat&#8217;ta Gül onayladı. Cumartesi Resmi Gazete&#8217;de yayımlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Fidan hakkındaki tebligatın düştüğü 20 Şubat&#8217;ta de yani &#8216;izin krizi&#8217; olarak da okunabilecek MİT krizi dindiği gün de Dink raporu yayımlandı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İşin özeti şu ki, biz bir maraton izlediğimizi sanırken, arka planda heyecanlı bir koşu daha yaşanmaktaymış.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BİR ÖRNEK DİNK AİLESİ&#8217;NE</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bizlerin 39 sayfalık özetini okuyabildiğimiz 653 sayfalık DDK raporu, hayli yorucu bir mesai ve büyük emeklerin ürünü. Siyah bant çekili o sayfalarda, Dink Ailesi&#8217;nin suç duyurusuyla başlatılan soruşturmada, adı geçen kamu görevlileriyle ilgili tespitler var. Yasa gereği gizlenmek zorunda.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir örneği savcılığa da gönderilen Dink raporunda, açık bir suç duyurusu biçiminde olmasa da kamu görevlileriyle ilgili saptanmış yasa ihlalleri var. Bu tespitlerin yeni bir soruşturmaya dönüşmesi muhtemel.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer yandan Başbakanlığa gönderilen rapor örneği de Başbakanlık Teftiş Kurulu&#8217;nca incelenmeye başladı. Talepleri halinde, raporun bir örneği Dink Ailesi&#8217;ne de ulaştırılacak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İNCE ÇALIŞMA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dink Raporu&#8217;nun dijital kopyalarının hazırlanmasında, her zamankinden daha titiz bir mesai harcandığını öğrendik. Öyküsü enteresan: Önceki raporlardan birinde, yine yasa gereği karartılan kısımların; PDF formatından kopyalanıp word ortamına aktarılarak okunabildiği ortaya çıkmış. Benzer bir güvenlik açığının tekrarlanmaması için de bu kez ince bir çalışma yürütülmüş.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak DDK heyetinin izin sürecine yaptığı eleştirinin, bizzat kendilerini de kavradığını; bu yanıyla bir özeleştiri niteliği taşıdığını söylemek de mümkün. Ama daha önemli olan, bu eleştirilerin yasama ve yürütme organlarınca dikkate alınıp, hakiki bir reforma dönüşmesi. Aksi halde, adalet arayışımız hiç bitmeyecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Çiğdem Toker</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Hasan Cemal</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>CUMHURBAŞKANLIĞI DDK RAPORU YENİ BİR FIRSAT KAPISI&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Rapor diyor ki:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(1) Dava yargıtay aşamasına geldi ama bu cinayette arka plan henüz aydınlanmış değil.</p>
<p style="text-align: justify;">(2) Davada yalnız ‘tetikçiler’in yargılanmış olması da yetmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısa adı DDK olan Devlet Denetleme Kurulu’nun Hrant Dink Cinayeti raporu&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Önemli.</p>
<p style="text-align: justify;">Cinayetin karanlıkta bırakıldığını saptadığı için önemli&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhurbaşkanı Gül’ün düğmeye basmasıyla birlikte harekete geçen DDK’nın çıkardığı rapor ve akla getirdiği sorular şu noktalarda toplanabilir:</p>
<p style="text-align: justify;">(1) Rapor diyor ki:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava yargıtay aşamasına geldi ama bu cinayette arka plan henüz aydınlatılmış değil.</p>
<p style="text-align: justify;">(2) Davada yalnız ‘tetikçiler’in yargılanmış olması yetmez.</p>
<p style="text-align: justify;">(3) Çünkü, cinayet sürecinde sivil-asker bazı bürokratlar açısından da kasıt ve ihmal söz konusudur.</p>
<p style="text-align: justify;">(4) Kasten ya da kasıtsız ihmal nedeniyle, cinayet döneminde Trabzon’daki Emniyet Müdürü ve Jandarma Komutanı, İstanbul’daki Vali ve Emniyet Müdürü’yle bazı başka bürokratların da ana davada yargılanmalarıdır gerekli olan&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">(5) Devletin bürokratlarında suç ortaklığı, görev ihmali tespit edilmesine rağmen onlar neden sorgulanmadı?</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Denetleme Kurulu’nun raporundan çıkan bir soru da bu.</p>
<p style="text-align: justify;">Hrant Dink’i İstanbul vilayetine çağırıp, “Ayağını denk al!” söylemiyle tehdit eden, aba altından sopa gösteren Vali Yardımcısı ile iki MİT görevlisinin cinayet hazırlıklarından haberdar olmadıkları ne kadar iddia edilebilirdi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bazı bilgilere sahip olmalıydılar ki, Hrant Dink’i çağırıp en nazik deyişle uyarmışlardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki o zaman, bu bürokratlara dava sürecinde tek bir soru dahi sorulmamış olmasının ardında yatan gerçek neydi?</p>
<p style="text-align: justify;">(6) Devletin kendi kendini koruma refleksi cinayetin arka planını karanlıkta bırakırken, Ergenekon savcıları da ister istemez gündeme geliyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Soru şuydu:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ergenekon kapsamındaki darbe tertiplerinin açığa çıkarılmasında çok önemli görev yapmış olan savcılar, Hrant Dink cinayeti konusunda niçin fren yaptılar?</p>
<p style="text-align: justify;">Neden perdeyi tümüyle kaldırmaya çalışmadılar?</p>
<p style="text-align: justify;">Tetikçileri harekete geçiren zemini oluşturan ya da ‘tetikçiler’in eline silah tutuşturan odakların üstüne niçin yürümediler?</p>
<p style="text-align: justify;">Halbuki onların bir kısmı ellerinin altındaydı, Ergenekon’da yargılanıyorlardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Öyle değil mi?..</p>
<p style="text-align: justify;">(7) DDK raporunun akla getirdiği bir başka noktaya gelince&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Önce Trabzon’daki Rahip Santoro cinayeti, sonra İstanbul’da Hrant Dink cinayeti, birkaç ay sonra da Malatya’da Zirve Kitapevi cinayeti&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar aynı zincirin halkalarıydı. Türkiye’de darbe ortamı oluşturmaya yönelik ‘operasyonlar’dı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gerçeği Ergenekon savcıları da, Başbakan Erdoğan ve yakın çevresi de çok iyi biliyordu.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki o zaman neden düğmeye tam basılmadı? Neden yalnızca ‘tetikçiler’le yetinildi?</p>
<p style="text-align: justify;">Veyahut:</p>
<p style="text-align: justify;">İktidar kendi iradesini Dink cinayetinde niçin kısıtladı?..</p>
<p style="text-align: justify;">Şöyle de sorulabilir:</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet bürokratlarının hükümet tarafından korunup kollanması, cinayetin arka planının saklanmasına yol açmadı mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Tersi savunulabilir mi?</p>
<p style="text-align: justify;">(8) Raporun yetersiz yanı -bilmiyoruz belki kamuoyuna açkılanmamış bölümlerde bu yetersizlik de giderilmiştir- bu noktada ortaya çıkıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yani, Hrant Dink cinayetinin adım adım gelen, geliyorum diyen hazırlanış sürecinde, bir kısmı halen hapiste olan Ergenekoncuların rolü yeterince işlenmiş değil raporda&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">(9) DDK raporunun biri Başbakanlığa, biri de ilgili cumhuriyet savcılığına gönderilmiş durumda.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu da olumlu bir gelişme.</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii yargı ve yürütme gereğini yapabilirlerse&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">(10) Nedir gereği?</p>
<p style="text-align: justify;">Soruşturmayı derinleştirmek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni davalar açmak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Devletin içine hukuku götürecek adımları atmak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yargının ve yürütmenin daha yapacakları çok iş var, eğer bu ülkede demokratik hukuk devletinin önü gerçekten açılmak isteniyorsa&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun öncelikli bir yolu da Hrant Dink cinayetini tümüyle aydınlatmak ve çetenin devletin içine de uzanan köklerini kesmekten geçiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">DDK raporu bu açıdan yeni bir fırsattır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dava henüz bitmedi!</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Serpil Çevikcan</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Dink raporu nasıl yazıldı?</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>O isimler yeniden savcılıkta</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) Hrant Dink cinayetine ilişkin beklenen raporu “temkinli bir iyimserlikle” karşılanmış görünüyor. Bunda, “raporun kamuoyuna açıklanmayan ve gizlenen bölümlerinden kimsenin bilmediği, kamuoyunu şok edecek sonuçlar çıkacak” beklentisinin payı büyük.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında rapor, Dink cinayeti gibi çok çetrefilli bir olayın neredeyse silbaştan soruşturulmasına kapı aralıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Nasıl mı? Bu sorunun cevabını Köşk çevrelerinden aldığı bilgilerle şöyle aktarabilirim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kimse bilgi gizlemedi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1- DDK, 13 ay sürdürdüğü çalışma boyunca, bürokrat, polis, jandarma, MİT gibi Dink cinayetiyle ilgili raporlar hazırlamış ya da bilgi sahibi olan kurumların tamamından talep ettiği bütün belgeleri almakta hiçbir sorunla karşılaşmadı. İstediği herkesle görüşebildi.</p>
<p style="text-align: justify;">2- DDK’nın 2 Şubat’ta karara bağladığı rapor, Cumhurbaşkanı tarafından detaylı olarak incelendi. Ancak 2 gündür yapılan yorumların aksine Cumhurbaşkanı Gül tarafından rapora müdahale edilmedi. Kamu görevlilerinin sahip olduğu, yargılanmalarını güçleştiren idari güvencenin eleştirildiği rapora, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la ilgili tartışma nedeniyle yeni bölümler eklendiği iddiaları doğru değil.</p>
<p style="text-align: justify;">3- Raporla ilgili iki seçenek bulunuyordu. Birincisi, sadece Başbakanlık’a göndermek. İkincisi, hem Başbakanlık hem de kamu görevlileriyle ilgili soruşturma yürüten İstanbul Başsavcılığı’na göndermek. DDK, Cumhurbaşkanı’na “başsavcılığa da gönderilmesi” önerisinde bulundu. Bu öneri, Gül tarafından uygun bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İsimler savcılıkta</strong></p>
<p style="text-align: justify;">4- Cumhurbaşkanlığı, Dink ailesine, raporun sansürlenmemiş bölümü de içeren tamamını yasal gerekçelerle göndermedi. Köşk, Dink ailesinin Bilgi Edinme Kanunu kapsamında başvuru yapmasını bekliyor. Raporun sansürlenmemiş tam hali Dink ailesine Köşk tarafından ancak bu yolla iletilebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">5- Önceki günden bu yana en çok tartışılan konu, raporun açıklanmayan kısımları ve kapatılmış bölümünde ne olduğu. DDK, raporun kamuoyuna açıklanan kısımlarında isim vermeden kamu görevlilerinin “suçlarının sabit olduğu” vurgusunu yaptı. Siyah kuşakla sansürlenen bölümlerde çok sayıda isim yer alıyor. DDK, bu bölümleri kapatarak, bir bölümü soruşturulan, bir bölümü soruşturulabilecek isimlerin kamuoyu önünde lekelenmeme hakkını gözetmiş oldu. Bu isimlerin, rapor nedeniyle soruşturulmadan suçlu ilan edilmesi engellendi.</p>
<p style="text-align: justify;">6- Raporun, sansürlenmemiş tam hali, önceki gün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi. Kamu görevlileri hakkında soruşturma yürüten ve mahkemenin aksine Dink’in terör örgütünce öldürüldüğünü düşünen savcılık, rapordaki isimlerle ilgili tespitleri de tek tek değerlendirerek, soruşturmasını boyutlandırabilecek. Rapor, bugüne kadar dokunulmayan kamu görevlileri hakkında etkili soruşturma yürütülmesini sağlayabilecek.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sistem sorunu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">7- DDK, raporun tamamında, Hrant Dink’in ölümüne yol açan ve sorumluların cezalandırılmasını önleyen “sistem sorununa” odaklandı. Tanzimattan bugüne uygulanan, kamu görevlilerinin korunmasına yönelik sistemi tartışarak, yeni bir yönetim kültürü önerdi. Sistem değişmedikçe, cinayetlerin önüne geçilemeyeceği tespitini yaptı. Bu ve benzer olaylarda kriminal olarak karar vermesi gereken tek yerin yargı, bu olayların yaşanmaması için gerekli düzenlemeleri yapacak adreslerin de yürütme ve yasama olduğu mesajını verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tatmin etti</strong></p>
<p style="text-align: justify;">8- DDK, tarihinin en kritik raporlarından birine imza attı. DDK Başkanı Cemal Boyalı’nın başkanlığında 5 kişiden oluşan Dink heyeti, özellikle sonuç bölümünde adeta her kelime üzerinde tek tek durdu. Köşk’ten aldığım izlenim, Dink raporunun, heyetin bugüne kadar yazımında en “zorlandıkları” rapor olduğu yönünde. Ancak, DDK’nın sınırlı yetkileri çerçevesinde raporun hem heyeti, hem de Cumhurbaşkanı Gül’ü tatmin ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Sami Kohen</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> AB’nin yeni Türkiye temsilcisi Jean-Maurice Rupert:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bundan sonraki reformları bekliyoruz</strong></p>
<p style="text-align: justify;">* Türkiye’de ifade ve medya özgürlüğü başta olmak üzere demokrasi alanında ilerleme kaydedilmesi gerektiğini belirten büyükelçi, resmi temaslarda bunun üzerinde ısrar ettiklerini açıkladı.</p>
<p style="text-align: justify;">* Büyükelçi, 2012 yılında görüşmelerde ilerleme bekliyor. Bu dönemde bir faslın açılması söz konusu. Buna paralel olarak vize meselesinin de ele alındığı “Pozitif Gündem” süreci de gelişiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">* Kıbrıs Rum kesiminin AB başkanlığı sıkıntı yaratabilir, ama AB diplomatına göre, Türkiye’nin Komisyon ile temasları devam edecek ve müzakerelerin askıya alınması söz konusu olmayacak</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Jean-Maurice Rupert</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Avrupa Birliği’nin yeni Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Jean-Maurice Rupert, görevine başladıktan sonra ilk söyleşiyi Milliyet’le yaptı ve üyelik perspektifinden vize sorununa, Kıbrıs Rum başkanlığının yaratacağı sıkıntıdan Türkiye’de ifade özgürlüğü ve yargı sistemi ile ilgili tartışmalara kadar, çeşitli güncel konular üzerindeki görüşlerini paylaştı.</p>
<p style="text-align: justify;">59 yaşındaki büyükelçi, Ankara’daki yeni görevine, Türkiye-AB ilişkilerinin durgunlaştığı, üyelik için müzakerelerin adeta kilitlendiği bir zamanda başlamakla beraber, karşılıklı temaslarda ve işbirliğinde bazı ilerlemeler olacağı umudunu taşıyor. Hatta Danimarka’nın şimdiki başkanlık döneminde en az bir başlığın müzakere masasına yatırılması ihtimalinin bulunduğunu belirtiyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>VİZE</strong> <strong>MESELESİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Büyükelçi Rupert, son olarak “Pozitif Gündem” adı altında vize dahil birçok konular üzerinde başlatılan yeni görüşme sürecinin, esas üyelik müzakerelerini kolaylaştıracağı ve hızlandıracağı kanısında.</p>
<p style="text-align: justify;">AB temsilcisi, Kıbrıs Rum kesiminin AB’nin dönem başkanlığını yılın ikinci yarısında devralmasına Türkiye’nin karşı çıkmasının bazı sıkıntılar yaratabileceğini düşünmekle beraber, bunun katılım müzakerelerinin askıya alınması gibi dramatik bir sonuca yol açmayacağını, Türkiye’nin komisyon ile ilişkilerinin normal devam edeceğini düşünüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü, soruşturmalar, tutuklamalar gibi konularda yaşanan sıkıntılar konusunda Büyükelçi Rupert, AB’nin bu bağlamda kaygılı olduğunu anımsatarak, bu alanda gerekli reformların yapılmasını beklediğini de vurguladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Temsilci “terörle mücadele demokratik alanı kısmadan Türkiye’nin bağlı olduğu uluslararası hukuk ve insan hakları standartlarına uygun yürütülmelidir” diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Fransız asıllı büyükelçi, Fransız Parlamentosu’nda Ermeni soykırımı inkâr yasasının kabul edilmesinin AB ile ilişkiler üzerindeki olası etkilerle ilgili soruya cevaben, “AB’nin kimseden AB’ye girmeden önce, geçmişle ilgili bir davranışta bulunmasının söz konusu olmadığını” belirtti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2012 tahmini</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Büyükelçi Jean-Maurice Rupert ile söyleşimizin belli başlı bölümleri şöyle:</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara’daki görevinize yeni başladınız. Geçen yıl Türkiye-AB de katılım müzakerelerinde bir ilerleme olmadı. Bu yıl için neler öngörüyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle bir hususun altını çizmek istiyorum. Avrupa Birliği’nin diplomatik servisi olan Dış İlişkiler Birimi bünyesinde çalışacağımı öğrenir öğrenmez Türkiye’ye gelmeyi, Türkiye’de görev almayı kendim istedim. Avrupa Birliği bünyesine katılmak ve Türkiye’de çalışmak yüreğimden gelen bir seçimdi ve ben, Türkiye ile Avrupa arasında ortak bir kaderin var olduğuna derinden inanıyorum. Uzun zamandır -çocukluğumdan beri- AB için çalışmaktayım; çünkü, AB başlangıç aşamasında iken AB için çalışmış bir babanın evladıyım ve Türkiye’nin, başından beri -yani 50 yıldan bu yana- AB’ye yakın olan ve Birlikle bağlarını güçlendirmek isteyen bir ülke olduğunu biliyorum&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’deki görevim boyunca, ülkenizdeki gençlere olumlu ve heyecanlı bir şekilde seslenerek; onlarla “Evet, Avrupalı olmaktan mutluyuz ve asrın bu inanılmaz macerasında bize katılmanızı istemekten de mutluluk duyuyoruz” görüşümü paylaşmak önceliklerinden birisi olacaktır&#8230;  Sorunuza gelince, 2011 yılında ilerleme kaydedilmemiş olması; bir sorunun, ikinci bir soruna ve bu sorunun da üçüncü bir zorluğa yol açması hem Türk hem de AB tarafında hayal kırıklığına yol açtı.  Bu durum karşısında, Komisyon ‘pozitif gündem’ adı verilen yenilikçi bir düşünme biçimi geliştirdi. Türk makamları pozitif gündem sürecini benimsemiş bulunuyorlar; ancak pozitif gündem, katılım sürecinin yerini almayacağı gibi, onun bir alternatifi ya da yedeği de değildir&#8230; Pozitif gündem, sürecin sadece canlı tutulmasını değil aynı zamanda ilerletilmesini sağlayacak yolların bulunmasını hedefliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Pozitif gündemin etkisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Pozitif gündem, uyumlaştırma kapsamında belirli konular ve bunların yanı sıra, özellikle iki veya üç kilit konu üzerinde çalışmakla ilgili. Bu hususu biraz açmak isterim&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Vize konusu&#8230; Bu konunun Türkiye açısından temel bir konu olduğunu biliyoruz. Bu hususu hüsnü niyetle ele almak ve Türkiye ile vize diyalogu sürecini tekrar rayına oturtmak istiyoruz. Bunun yanı sıra, ticaretin önündeki birtakım olumsuzlukları da ele almak istiyoruz. Dış politika, terörle mücadele, yargı reformu, temel hakların güçlendirilmesi ve ülkenin içinden geçmekte olduğu siyasi reform sürecine destek konularında işbirliği de Pozitif Gündem’in kapsamında yer alıyor. Bu gerçekten de kapsamlı bir gündem</p>
<p style="text-align: justify;">Pozitif gündem sanki ikinci bir kulvar gibi. Oysa asıl olan katılım müzakereleri. Sizce bu pozitif gündem, asıl müzakereleri nasıl etkileyecek?</p>
<p style="text-align: justify;">Pozitif gündem ikinci bir kulvar değildir. Aynı amaca ulaşabilmek için farklı bir yol denemek demektir. Şimdi çok somut olalım: Eğer Konsey’e giderseniz ve ‘şu veya bu faslı açmak istiyorum’ derseniz, gelecek cevap büyük bir ihtimalle bunun mümkün olmadığı şeklinde olacaktır. Biz de, pekiyi, o zaman, fasılların içinde yer alan konulara bakalım, diyoruz. Bunu da samimi bir şekilde sizinle, yani Türk tarafıyla birlikte yapalım. Bunu yapar ve başarılı olursak, fasılların açılabileceği gün geldiğinde, müzakereleri çok hızlı bir şekilde sonuçlandırabilecek durumda oluruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir bakıma aslında bir kolaylaştırıcı diyebiliriz&#8230; Trafikte sıkıştık kaldık ve aynı yere ulaşmak için diğer sokakları irdeliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada müzakereler tıkanmışlığını koruyor. Yeni bir fasılın açılması yönünde bir umut var mı?</p>
<p style="text-align: justify;">Halihazırda ‘açılabilecek’ durumda olan üç fasıl var ‘Kamu Alımları, Rekabet, İstihdam ve Sosyal Politika’. Bu konudaki görüşmeler devam ediyor. Bunlardan hangisine odaklanabileceğimiz konusunda Türk tarafıyla gerekli gözden geçirme çalışmalarını yapıyoruz. İstihdam ve Sosyal Politika başlıklı 19. Fasıl’la ilgili olarak Türk tarafı birtakım öneriler getirdi ve biz de bu teklifleri inceliyoruz. Dolayısıyla, hiçbir ihtimal yok diyemem. Burada somut beklentimiz bu sömestr sona ermeden, pozitif gündem kapsamında farklı konularda ve politika alanlarında birtakım çalışma gruplarının oluşturulmuş olması&#8230; Bunun yanında vize görüşmelerinde de ilerleme kaydedildiğini görmek istiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Biliyoruz ki Türk tarafı vize liberalizasyonuna yönelik sürecin başlatılmasına ilişkin görüşmelere geçilmesini ve Avrupa Birliği de Türkiye’nin müzakere edilen geri kabul anlaşmasını imzalamasını istiyor.  Bunlardan hangisinin daha önce gerçekleşeceğini tartışmak yerine aynı anda her iki istikamete doğru nasıl yönelebileceğimizi görmek için çalışıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Özgürlükler sorunu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’deki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Basın ve ifade özgürlüğü, gözaltı ve tutuklamalar gibi sorunlarla ilgili olarak Komisyon üyesi Füle’nin endişelerini dile getirdiğini biliyorum. AB yetkililerinin yaptığı müdahaleler sizce durumun iyileştirilmesi açısından ne derece etkili oluyor?</p>
<p style="text-align: justify;">Bir düzeltme yapmak istiyorum. Bu konuda açıklama yapan tek kişi Komisyon üyesi Füle değil, Avrupa Birliği’ne üye devletler de Avrupa Komisyonu’nun son ilerleme raporunu onaylayarak bu konuda yorumda bulundular.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayrıca Avrupa Konseyi de bazı yorumlarda bulundu. Ancak Avrupa Birliği Delegasyonu olarak bizim açımızdan önemli olan; Konsey ile devlet ve hükümet başkanları tarafından onaylanan son İlerleme Raporu’nda bazı ilerlemelerin kaydedildiğinin belirtilmiş olmasıdır. Memnuniyetimiz sadece bu gelişmelerin uyum sürecine uygun olmasından kaynaklanmıyor; memnunuz çünkü burada söz konusu olan paylaştığımız değerler ve bunlar Türkiye halkının çıkarına ve en önemlisi de bu. Yapılan açılımlar ve kaydedilen ilerlemeler salt katılım için değil, Türk toplumunun menfaatine olduğu için yapılıyor. Burada sorumlu olan ve sürücü koltuğunda oturan sizsiniz, Türk Hükümeti, Meclis, sivil toplum. Ancak İlerleme Raporu’nda geri kalan bazı sorunlar konusunda ciddi endişeler bulunduğunun da altı çizildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YARGININ İŞLEYİŞİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yargının işleyişi konusunda Adalet Bakanı tarafından sunulan 18 Ocak tarihli reform paketine desteğimizi ifade ettik ve bundan sonraki reformları bekliyoruz. Ancak bildiğiniz üzere başka meseleler de var; örneğin, suç tanımı: İfade ve medya özgürlükleri ile ilgili zorluklar da tam olarak bununla bağlantılı. [İlerleme Raporu] ve [Konsey] ayrıca toplumsal cinsiyet, çocukların korunması, azınlıkların korunması, gözaltı koşulları gibi alanlarda halen bazı ilerlemelerin kaydedilmesi gerektiğini vurguladı. Burada herhangi bir şeyin dayatılması söz konusu değil. Burada söylenilen ‘Siz Avrupa Birliği’ne girmek istiyorsunuz, biz de bundan memnunuz.’</p>
<p style="text-align: justify;">Bu, temel olarak demokrasi ve hukukun üstünlüğüne aynı şekilde bağlı olduğumuz anlamına geliyor. Bunu somut kurallara ve düzenlemelere dönüştürelim, bu kanun ve düzenlemeler sadece Avrupa Birliği’nin değil aynı zamanda Türkiye’nin de üye olduğu Avrupa Konseyi standartlarına ve Türkiye’nin taraf olduğu çoğu Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerine uygun olarak uygulansın. Siyasi otoriteler bu konudaki taahhütlerini yenilediler, bizler de her görüşmemizde mümkün olan en kısa zamanda bir şeylerin yapılması gerektiği konusunda ısrar ediyoruz. Bu adımlar ne kadar erken atılırsa o kadar iyi. Medya sektöründe durumunun endişe verici olduğu ortada.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kıbrıs pürüzü</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kıbrıs’ın dönem başkanlığı ciddi bir engel teşkil eder mi, gidişatı tersine çevirebilir mi veya müzakere sürecinin askıya alınmasına neden olabilir mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Büyük sorunlarla karşılaşacağımızı sanmıyorum. Kıbrıs AB’nin bir üyesi ve Kıbrıs altı ay boyunca AB’ye başkanlık edecek. Birlik bu şekilde çalışıyor. Konsey kararları çerçevesinde genişleme sürecini müzakere etme yetkisi Komisyon’a verilmiştir. Bu nedenle sömestr sonuna dek ne kadar çok konuyu halledersek bir sonraki sömestrde daha çok çalışmaya devam etmemiz gerekecek. Halihazırda, AB ile Türkiye kurumları arasında görüşmelerin sürdürüleceği konusunda Türkiye hükümeti ile gayet açık bir mutabakatımız var.  Müzakereye açık olan fasıllardaki görüşmeler tabii ki devam edecek çünkü müzakere eden yine Komisyon’dur. Kıbrıs’ın başkanlık döneminde muhtemelen gerçekleşe-meyecek tek şey bir başlığın resmi olarak açılmasıdır. Çünkü bu durumda hükümetler arası bir konferans yapılması gerekir ki bunu Türkiye reddedecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">BM himayesinde ikili bir çözüm sürecinin halen devam ettiğini de belirtmeliyim. Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulması sürecinin önünün açılması tabii ki müzakere sürecini herkes için kolaylaştıracaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mali krizden söz etmişken, yalnızca sokaktaki vatandaş değil belirli mevkilerdeki insanlar bile “Avrupa’nın haline bak”, “Katılmak istediğimiz Avrupa bu mu?” diyor. Dolayısıyla Türkiye’de genel olarak AB üyeliğine isteklilikte bir azalma olduğu hissedilebiliyor. Muhtemelen Avrupa tarafında da insanların kendi sorunları kendilerine fazlasıyla yetiyor bu nedenle de genişleme fikrine, daha fazla soruna pek sıcak bakmıyorlar. Avrupa’daki finans krizi yıllardır harcanmakta olan çabalara ağır bir darbe mi oldu?</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Benim kadar derinden Avrupalı olan birisi için cevap hayır. Bugüne kadar birçok krizi atlattık. Bu krizlerden dersler çıkardık. Bu krizden de daha güçlü çıkmaya çalışacağız. Muhtemelen, şüphe yok ki, yarının AB’si dünkü AB’nin tıpatıp aynısı olmayacak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanların genişlemeye karşı olduklarını sanmıyorum. Ancak, krizin tam ortasındayken genişleme fikrinin pek de zihinlerde olmadığı görüşündeyim. İnsanlar kendi yaşamlarıyla uğraşıyorlar. Krize rağmen, AB, şüphesiz dünya genelinde en büyük, en müreffeh, açık ve demokratik alandır. Bu da AB’nin üye olmayan ülkeler için, özellikle gençler için neden cazip olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Terör ve demokrasi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’de basın özgürlüğü ile ilgili tartışmalarda öne sürülen argümanları nasıl değerlendiriyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Terörle mücadeleyi ifade ve medya özgürlükleri konularından ayırmalıyız, terörle mücadele meşru bir mücadeledir. Biz Türk Hükümeti’nin bu alandaki çabalarını destekliyoruz ve PKK Avrupa’nın terör örgütleri listesinde yer almaktadır. Avrupa’da hiçbir ülke PKK’nın eylemlerini desteklemiyor. Hem genel olarak AB seviyesinde hem de bazı üye devletler olarak ikili düzeyde, Türk Hükümeti ile mevzuat ve suçluların iadesi konularında iyi bir çalışma sürdürüyoruz. Ancak terörle mücadele demokratik alanı kısıtlamadan Türkiye’nin de bağlı olduğu uluslararası hukuk ve insan hakları norm ve standartlarına saygı çerçevesinde yürütülmelidir. Bu zor olmakla birlikte üstesinden gelinmesi gereken bir sorundur. İşte bu nedenle suç tanımı ve basın özgürlüğünün tekrar pozitif bir şekilde teyit edilmesi iki kilit unsuru oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu konuda AB açıklamalar dışında ne yapabilir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sadece hükümete değil, sivil topluma da yardımcı olabileceğimiz pek çok yol var. Türkiye’de son derece canlı bir sivil topluma sahipsiniz. Onları dinlemeye gittim; yurttaş gruplarını, herkesi dinlemeliyiz. Eğitimlerle destek olabiliriz. Örneğin, Türk tarafının talebi üzerine polise ve jandarmaya yönelik insan hakları konusunda son derece enteresan eğitim programlarını destekliyoruz. Ayrıca basın özgürlüğü konusunda da eğitimler, çalıştaylar düzenleyebiliriz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ermeni sorunu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Fransa’nın kabul edilen Ermeni kararı konusundaki tutumu malum. Bu sorunun yarattığı gerginlik, Türkiye-AB ilişkilerini nasıl etkiler?</p>
<p style="text-align: justify;">AB’nin pozisyonu Komisyon Üyesi Füle tarafından kısa süre önce son derece net bir şekilde dile getirildi. AB hiçbir zaman kimseden AB’ye girmeden önceki geçmişiyle ilgili belli bir yorumda ya da davranışta bulunmasını istemedi. Bu mevcut üye devletlerden istenmedi, Türkiye’den de istenmiyor. Öte yandan, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişki AB açısından önemli. Biz komşularla iyi ilişkileri her zaman destekledik. Umuyoruz ki bir dönem açılımlarla yakalanmış olan yola tekrar dönülür. Ve kesinlikle umuyoruz ki Türkiye ile Ermenistan bir gün güvene dayalı bir ilişkiyi tesis edebilecek konuma gelir, çünkü bu hem AB, hem AB’nin komşuları hem de Avrupa’nın küresel güvenliği açısından önemli.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">ŞEREF OĞUZ</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Noterden ihtar-nağmeler</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hukukun &#8220;belge güvenliği&#8221; artık teknoloji ile sağlanabiliyorsa &#8220;böylesine bel büken noter harçları ve eziyetine ne gerek var?&#8221; diye sormuş; &#8220;noter yeter!&#8221; demiştik. Noterin harcından zahmetinden bezmiş insanlar &#8220;teşekkür&#8221; ederken noterler de boş durmadı. Dün e-postam &#8220;sağol&#8221; mesajı kadar noter ihtarnamesiyle doldu, taştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bazıları &#8220;ama&#8230; gerekçelerimiz var&#8221; diye başlayan &#8220;bilgi dolu&#8221; mesajlar atarken, diğerleri tıpkı ihtarname üslubuyla alay etti veya tehdit savurdu.</p>
<p style="text-align: justify;">Alaycılar beni cehaletle suçlayıp &#8220;notersiz bir dünyanın&#8221; mümkün olmadığı temasını işlediler. Tehditkâr sözler ise &#8220;yolum bir şekilde kendilerine düşerse&#8221;, başıma geleceklere dairdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben bir noter değilim. Hukuk eğitimi de almadım. Ama hukukun belge güvenliğine ne derece muhtaç olduğunu bilirim. Bunu sağlamak için yasa koyucu düne kadar noterlere ihtiyaç duyuyordu. Çünkü başka bir yöntem yoktu. Ama bugün böyle bir zorunluluk yok. Zira elektronikteki gelişmeler ve bunu çerçeveleyen yeni yasalar, &#8220;e-imza&#8221;, &#8220;e-noter&#8221; gibi kurumları hayatımıza dahil etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir dokun bin ah işit hesabı, iş dünyasının, öğrenci, oto sahibi, kısaca vatandaşın &#8220;noter yeter&#8221; haberine verdiği tepkilerin ortak paydası, noterlik kurumunun yeniden düşünülmesi gereğini tanımlıyor. İnsanlar &#8220;noter zorunluluğu&#8221; olan işlemlerin &#8220;ortaçağ işkencesi&#8221; gibi ağır olduğundan şikâyetçi. Harçların şirketler için büyük bir maliyet kalemi, öğrenciler için de &#8220;yıkım&#8221; olduğunu söylüyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendini &#8220;hukukun vazgeçilmezi&#8221; ve hatta &#8220;belgelerin vasisi&#8221; gibi ulvi yere koyanları bir kenara bırakıyorum. Aklı başındaki noterler &#8220;sistemin sorgulanması&#8221; ve hatta &#8220;yeniden yapılandırılması&#8221; konusunda değerli görüşler paylaştı. Noterlik makbuzunda aslında devletin maliyesine çalıştıklarını, &#8220;değerli kâğıt bedeli, imza harçları, işlemin nispi harcı&#8221;, ayrıca işleme göre ödenen damga vergisine yani devlet kalemlerine dikkat çekenler de oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Avrupa müktesebatı ve dünya örneklerini dile getiren noterlerin referansı sahteciliğe karşı belge güvenliğinin önemi üzerineydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Noterlerin yok olması halinde bu sektörde istihdam edilenlerin akıbeti de bu vesileyle sorgulanmış oldu. Görünen o ki, noterlik kurumunun, iş dünyası gerçekleri, yasal zorunlulukların gerekçeleri ve 181 farklı zorunluluğun, yeni baştan ele alınması zamanı gelmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılması gereken, bilişimin hallettiklerini ayıklayıp, noteri zorunlu kılan işlemleri en aza indirmek ve harçları ile bürokrasisini azaltmak. Noterde dahi evrakı bilgisayar üretiyorken bu fahiş harçlar niye?</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">NAZLI ILICAK</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bugünlere nasıl gelindi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">MİT tartışmaları içinde CHP Kurultayı neredeyse güme gidiyordu. Oysa anamuhalefet partisinde dikkate değer gelişmeler cereyan ediyor. Bütün mesele, partide hâkimiyet kurmak. Fakat, taraflar bu mücadeleyi &#8220;daha fazla demokrasi&#8221;kisvesi altında yürütüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Önder Sav için önemli olan, Merkez Yürütme Kurulu&#8217;nu (MYK) Parti Meclisi&#8217;nin seçmesi. Zaten Deniz Baykal&#8217;la arası bu yüzden açıldı. Geçmişi şöyle bir hatırlatalım:</p>
<p style="text-align: justify;">21 Aralık 2008&#8242;deki Tüzük Kurultayı&#8217;nda, MYK&#8217;nın Genel Başkan tarafından seçilen Genel Başkan yardımcılarından oluşacağı kararı alındı. Bu yeni düzenlemede Genel Sekreter&#8217;in ağırlığı da kalmadı. Yürütme başlıklı 87. maddesine göre değişiklikler, Parti Meclisi&#8217;nin belirleyeceği tarihte geçerlilik kazanacaktı.</p>
<p style="text-align: justify;">1 Nisan 2010&#8242;da, Parti Meclisi, yeni tüzüğün 22 Mayıs&#8217;taki Kurultay&#8217;da yürürlüğe girmesi kararını aldı. Ama o tarihten önce, Deniz Baykal&#8217;ın skandal kaseti ortaya çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;">10 Mayıs 2010&#8242;da Deniz Baykal istifa etti.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Mayıs 2010 Kurultayı&#8217;nda, Kemal Kılıçdaroğlu, Önder Sav&#8217;ın desteğiyle Genel Başkan seçildi. Kurultay üyelerinin de pek fazla fark etmediği bir önerge hiç tartışılmadan oylandı; 87. madde yürürlükten kaldırıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">1 Ekim 2010&#8242;da tüzük değişikliğinin bir önergeyle iptal edilmesi/ ertelenmesi kararına Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya&#8217;dan uyarı geldi: &#8220;Tüzüğün bu şekilde ertelenmesi, Siyasi Partiler Yasası&#8217;na aykırıdır. Çünkü tüzük ve programda değişiklik yapılması, ancak, Genel Başkan&#8217;ın, MYK&#8217;nın veya Büyük Kongre üyelerinin en az 20&#8242;de birinin teklifine ve bu teklifin Kurultay&#8217;da oylanıp kabul edilmesine bağlıdır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine CHP&#8217;de kıyamet koptu. Önder Sav çizgisinde olan MYK üyeleri, 2 Kasım 2010&#8242;da eski tüzüğe dönmek için Kurultayı toplamak istediler. Kılıçdaroğlu buna karşı çıktı ve MYK üyelerini değiştirdi. Parti Meclisi içinden kendine yakın bulduğu isimleri MYK&#8217;ya atadı. (Gürsel Tekin, Hurşit Güneş, Mesut Değer, İsa Gök, Alaattin Yüksel, İzzet Çetin, Oğuz Oyan, Didem Engin, Zeki Gündüz, Umut Oran, Mehmet Ali Özpolat, Sencer Ayata, Melda Onur, Süheyl Batum.)</p>
<p style="text-align: justify;">18 Aralık 2010&#8242;da, yeni Parti Meclisi&#8217;ni seçmek üzere Olağanüstü Kurultay&#8217;a gidildi. Kılıçdaroğlu, uzlaşmacı davranmadı. Parti içi muhalefeti tasfiye etmek amacıyla blok liste çıkardı. Son anda CHP üyesi olan 17 kişi de Parti Meclisi&#8217;ne girdi. Kılıçdaroğlu artık partiye damgasını vurmuştu. Genel Başkan yardımcılarını bu Parti Meclisi üyeleri arasından seçti. (Gürsel Tekin, Hurşit Güneş, Süheyl Batum, Erdoğan Toprak, Volkan Canalioğlu, İzzet Çetin, Umut Oran, Osman Korutürk, Gülsün Bilgehan, Engin Altay, Faik Öztrak, Alaattin Yüksel, Sencer Ayata, Sena Kaleli, Emrehan Halıcı, Sezgin Tanrıkulu, Bihlun Tamaylıgil)</p>
<p style="text-align: justify;">12 Haziran seçimlerinden sonra Kılıçdaroğlu MYK&#8217;yı yeniledi. Nihat Matkap, Gürsel Tekin&#8217;in yerine Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı oldu. Tekin, Tanıtım ve Basından Sorumlu Genel Başkan yardımcısı sıfatıyla, bir anlamda, kızağa çekildi. MYK&#8217;ya yeni isimler de girdi: Atilla Emek, Gökhan Günaydın, Yakup Akkaya, Faruk Loğoğlu, Birgül Ayman Güler, Zeki Gündüz, Ayten Kayalıoğlu, Perihan Sarı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Başkanlığa geldiği tarihten itibaren, -sadece 2 yıl geçmiş olmasına rağmen- 4. MYK&#8217;sıyla çalışıyor. Zaten, eski sisteme dönmek isteyenler bu keyfi davranıştan güç alıyorlar. Önder Sav, &#8220;MYK&#8217;yı, Parti Meclisi seçsin, Genel Sekreter gene güçlü adam olsun&#8221; talebinde bulunuyor.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">Hüseyin Gülerce</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dink davası, Susurluk&#8217;a döndürülmemeli&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, 19 Ocak 2007&#8242;de gazetesinin önünde kurşunlanarak öldürüldü. Davası 5 yıl sürdü.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir ay önce İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi kararını verdi. Cinayette bir &#8220;örgüt&#8221; bulunamadığı belirtilerek 18 sanığın hepsinin beraatine hükmetti. Sadece Yasin Hayal&#8217;e, &#8220;cinayete azmettirmekten&#8221; ağırlaştırılmış müebbet hapis verdi. Mahkeme başkanı, kimsenin içine sinmeyen kararını televizyonlarda savundu; &#8220;Örgüt olduğu görülüyor ama delil bulamadık&#8221; dedi. Davanın savcısı, daha önce görülmemiş şekilde itiraz etti; &#8220;Delil de var, örgüt de var&#8221; dedi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bu davada umudun bir adresi vardı. Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendisine bağlı Devlet Denetleme Kurulu&#8217;nu (DDK) devreye sokmuştu. İşte önceki gün, kurum bir yıldır süren çalışmasının raporunu açıkladı. Raporda, cinayetle ilgili kamu görevlilerinin ihmali ve sorumluluğu gözler önüne serildi. Hrant Dink&#8217;e yönelik bir tehlikenin varlığının emniyet ve jandarma personelince öğrenilmiş olduğu halde, korunmasına yönelik istihbarat birimlerinin gerekli çalışmaları yapmadığı, işbirliğine gitmediği, idarî makamların da, her kademedeki sorumluların zincirleme eylemleri sonucunda, tehlikeyi önlemek için gereken tedbirleri almadıkları belirtildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Raporun önemi şu: Emniyet, jandarma ve valiliklerdeki kamu görevlileri hakkında, ana cinayet davası kapsamında soruşturma açılması ve yargılanmaları gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Dink davasında bu kamu görevlileri konusu çok önemli. Çünkü davanın savcısı, cinayetin arkasında Ergenekon terör örgütünün bulunduğunda ısrar ediyor. Dink suikastının, Malatya&#8217;daki Zirve Yayınevi ve Trabzon&#8217;daki Rahip Santoro cinayetiyle de bağlantıları bulunduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca Ergenekon soruşturması kapsamında ele geçirilen Kafes Eylem Planı&#8217;nda Dink cinayetinden &#8220;operasyon&#8221; olarak bahsediliyor. Balyoz Darbe Planı iddianamesinde yer alan belgelere göre, olası darbe sürecinde Dink, &#8220;hedef isimler&#8221; arasında yer alıyor. Yani Dink cinayetinin, darbe teşebbüsü davalarında kilit bir rolü var.</p>
<p style="text-align: justify;">Kafaları karıştıran şu oluyor: Hükümet, devlet içindeki çetelerle mücadele ederken, nasıl oluyor da kamu görevlileri bu hükümet döneminde bir koruyucu kalkan bulabiliyor?</p>
<p style="text-align: justify;">AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin  Çelik, aslında bu konuya üç hafta önce açıklık getirdi ama Dink davasında bilgi kirliliği ve kafa karışıklığı için çırpınan odaklar, bu açıklamanın yeterince yankı bulmasını engelledi. Dink davasında iktidarın gevşek davrandığı algısını kuvvetlendirdiler, hatta Dink kararının ardından yapılan yürüyüşte hükümet, suçlamaların adresi haline getirilmek bile istendi. Aynı numara, Susurluk davasında da yapıldı. Derin devleti hedef göstermekle başlayan ışıkları açıp kapama kampanyası, daha sonra Refah-Yol hükümetine yöneldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sayın Çelik, AK Parti&#8217;nin kamu görevlileri ile ilgili koruyucu, himayeci bir tavrı olmadığını, böyle bir tavrın başka yerlerden geldiğine dikkat çekmişti. Önce 6 emniyet mensubu, daha sonra 7 kamu görevlisinin soruşturulması için dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler&#8217;in soruşturma izni verdiğini ama her iki defasında da bölge idare mahkemesinin reddettiğini söylemişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Yine iki MİT görevlisinin, azınlıklardan sorumlu İstanbul vali muavininin odasında Hrant Dink&#8217;i tehdit ettikleri konusuyla ilgili olarak da, &#8220;Sayın Başbakan bu konuyla ilgili o görevliler hakkında soruşturma izni vermiştir ama sayın savcı, zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik vermiştir. İtiraz üzerine Sincan Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde süreç devam ediyor.&#8221; demişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporu, Dink davasının yeniden açılması için şimdi hukukî bir zemin sağlıyor. Yine rapor, söz konusu kamu görevlilerinin soruşturmasının ve yargılanmalarının cinayet davasına dâhil edilmesini gerekli kılıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Dink davası, Türkiye&#8217;nin demokratikleşmesi yolundaki önemini koruyor&#8230; Bu konuda samimi herkes, bu davanın takipçisi olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">22 Şubat 2012, Çarşamba</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=22+%C5%9Eubat+2012+%C3%87ar%C5%9Famba+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A22%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028212%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AYASAMA%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AKANUNLAR%0D%0A%0D%0A6275%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%20%20%C3%87ukurova%20%C3%9Cniversitesinin%20KKTC%E2%80%99de%20Kampus%20Kurmas%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%87er%C3%A7eve%20Protokol%C3%BCn%20%20%20Onaylanmas%C4%B1n%C4%B1n%20Uygun&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=22+%C5%9Eubat+2012+%C3%87ar%C5%9Famba+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A22%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028212%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AYASAMA%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AKANUNLAR%0D%0A%0D%0A6275%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%20%20%C3%87ukurova%20%C3%9Cniversitesinin%20KKTC%E2%80%99de%20Kampus%20Kurmas%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%87er%C3%A7eve%20Protokol%C3%BCn%20%20%20Onaylanmas%C4%B1n%C4%B1n%20Uygun&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=22+%C5%9Eubat+2012+%C3%87ar%C5%9Famba+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A22%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028212%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AYASAMA%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AKANUNLAR%0D%0A%0D%0A6275%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%20%20%C3%87ukurova%20%C3%9Cniversitesinin%20KKTC%E2%80%99de%20Kampus%20Kurmas%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%87er%C3%A7eve%20Protokol%C3%BCn%20%20%20Onaylanmas%C4%B1n%C4%B1n%20Uygun&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=22+%C5%9Eubat+2012+%C3%87ar%C5%9Famba+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A22%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028212%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AYASAMA%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AKANUNLAR%0D%0A%0D%0A6275%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%20%20%C3%87ukurova%20%C3%9Cniversitesinin%20KKTC%E2%80%99de%20Kampus%20Kurmas%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%87er%C3%A7eve%20Protokol%C3%BCn%20%20%20Onaylanmas%C4%B1n%C4%B1n%20Uygun&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=22+%C5%9Eubat+2012+%C3%87ar%C5%9Famba+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A22%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028212%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AYASAMA%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AKANUNLAR%0D%0A%0D%0A6275%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%20%20%C3%87ukurova%20%C3%9Cniversitesinin%20KKTC%E2%80%99de%20Kampus%20Kurmas%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%87er%C3%A7eve%20Protokol%C3%BCn%20%20%20Onaylanmas%C4%B1n%C4%B1n%20Uygun&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=22+%C5%9Eubat+2012+%C3%87ar%C5%9Famba+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A22%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028212%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AYASAMA%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AKANUNLAR%0D%0A%0D%0A6275%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%20%20%C3%87ukurova%20%C3%9Cniversitesinin%20KKTC%E2%80%99de%20Kampus%20Kurmas%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%87er%C3%A7eve%20Protokol%C3%BCn%20%20%20Onaylanmas%C4%B1n%C4%B1n%20Uygun&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=22%20%C5%9Eubat%202012%20%C3%87ar%C5%9Famba%20G%C3%BCnl%C3%BC%20Gazetelerden%20Bas%C4%B1nda%20Yarg%C4%B1%20Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A22%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028212%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AYASAMA%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AKANUNLAR%0D%0A%0D%0A6275%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%20%20%C3%87ukurova%20%C3%9Cniversitesinin%20KKTC%E2%80%99de%20Kampus%20Kurmas%C4%B1na%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20%C3%87er%C3%A7eve%20Protokol%C3%BCn%20%20%20Onaylanmas%C4%B1n%C4%B1n%20Uygun&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/22-subat-2012-carsamba-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 09:01:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargı Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4341</guid>
		<description><![CDATA[T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS NO        : 2010/5-662 KARAR NO    : 2010/651 YARGITAY   İLAMI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 09/06/2010 NUMARASI : 2010/12-2010/274 DAVACI : Cemil Göktürk vekili Av. Erhan Kamacı DAVALI : İstanbul İl Özel İdaresi vekili Av. Filiz Karatuğ Şahin Taraflar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>T.C. YARGITAY Hukuk Genel Kurulu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">ESAS NO        : 2010/5-662</p>
<p style="text-align: justify;">KARAR NO    : 2010/651 YARGITAY   İLAMI</p>
<p style="text-align: justify;">İNCELENEN KARARIN</p>
<p style="text-align: justify;">MAHKEMESİ : Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi</p>
<p style="text-align: justify;">TARİHİ : 09/06/2010</p>
<p style="text-align: justify;">NUMARASI : 2010/12-2010/274</p>
<p style="text-align: justify;">DAVACI : Cemil Göktürk vekili Av. Erhan Kamacı</p>
<p style="text-align: justify;">DAVALI : İstanbul İl Özel İdaresi vekili Av. Filiz Karatuğ Şahin</p>
<p style="text-align: justify;">Taraflar arasındaki &#8220;Kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat&#8221; davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal Asliye 2. Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 31.12.2008 gün ve 2007/419 E. 2008/514 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 02.06.2009 gün ve 2009/3427-2009/8311 sayılı ilamı ile;</p>
<p style="text-align: justify;">(&#8230;Dava, kamulaştırması el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli imar planında kısmen yol, kısmen de İlkokul alanı olarak ayrıldığı, ancak dava konusu taşınmazda ilkokul alanı ile ilgili herhangi bir düzenlemenin yapılmadığı ve halen boş arsa konumunda olduğu anlaşılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir taşınmaza kamulaştırması el atıldığından söz edilebilmesi için öncelikle idarenin o taşınmaza eylemli olarak el koyup malikinin kullanımını yasaya aykırı şekilde tamamen ortadan kaldırması ve bu durumun kalıcı olması şarttır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle idarece fiilen el atılmadığı sürece bir taşınmazın imar planında kamu hizmetine tahsis edilmesi mal sahibine dava hakkı vermez. Kamulaştırması el koyma hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmesi,</p>
<p style="text-align: justify;">Doğru görülmemiştir&#8230;)</p>
<p style="text-align: justify;">gerekçesiyle oyçokluğu ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">TEMYİZ EDEN: Davalı vekili</p>
<p style="text-align: justify;">HUKUK GENEL KURULU KARARI</p>
<p style="text-align: justify;">Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava, kamulaştırması el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davacı vekili 11.07.2007 tarihli dava ve ıslah dilekçelerinde; müvekkilinin tapuda kayden paydaş bulunduğu, İstanbul İli Maltepe İlçesi Gülsuyu Mahallesi 343 (yeni 5602) ada 13 parsel sayılı 868 yüzölçümündeki taşınmazın 18.04.1978 tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı&#8217;nda ve 26.05.1992 tarihli 1/1000 ölçekli Maltepe Uygulama Planı&#8217;nda okul alanı olarak gösterildiğini, bilahare 16.07.2004 T.T 1i 1/5000 Ölçekli E-5 Üstü Nazım İmar Planı&#8217;nda okul alanında çıkarılarak konut alanına dönüştürülmüş ise de itirazlar nedeniyle yeniden 16.04.2005 T.T&#8217;li 1/5000 ölçekli Maltepe E-5 Kuzeyi Nazım İmar Planı&#8217;nda &#8220;İlkokul alanı&#8221; olarak kamu hizmetine ayrıldığını; taşınmazın 1978 yılından beri okul alanı olarak kamu hizmetine tahsis edilmesine rağmen, bu güne kadar üzerinde tahsis amacına uygun bir tesis kurulmadığını,   taşınmazın  kamulaştırılması   yada   mülkiyet   hakkını   kısıtlayan   tahsis  amacı   dışına</p>
<p style="text-align: justify;">çıkarılması talebiyle müvekkilinin müteaddit defalar Maltepe Belediye Başkanlığı&#8217;na, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı&#8217;na, İstanbul Valiliği&#8217;ne ve İstanbul  Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;ne yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını; taşınmazın imar planında yıllardır okul alanı olarak ayrılmış olmasına karşın davalı İstanbul İl Özel İdaresince amacına uygun olarak kamulaştırılmadığını, dolayısıyla taşınmaz üzerinde İdarenin devamlılık arz eden bir hak ihlalinin söz konusu olduğunu, bu durumun Anayasa&#8217;nın 35. maddesine aykırı olduğu gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;nin 23.09.1981 tarihli Sporrong ve Lonnrtoh Kararlarında da vurgulandığı üzere, kamulaştırma izni ve inşaat yasağının uzun bir süre öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel menfaat arasındaki dengeyi bozduğunu,  1978 yılından beri imar planında okul alanına tahsis edilen ve uzun yıllar kamulaştırılmayan taşınmazda inşaat yapma   olanağının   bulunmadığı   ileri   sürerek,   müvekkilinin   payına   tekabül   eden   347.200,00   TL kamuiaştırmasız   el   koyma   karşılığının   dava   tarihinden   itibaren   işletilecek yasal   faiziyle   birlikte kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda davalı idareden tahsili ile müvekkili adına kayıtlı bulunan payın davalı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davalı İstanbul İl Özel İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, İmar planını Maltepe Belediye Başkanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı&#8217;nın hazırlamış olmaları nedeniyle husumetin adı geçen idarelere yöneltilmesi gerektiğini, davanın süre yönünden de re&#8217;sen incelenmesini istediklerini, taşınmaza müvekkili Kurum tarafından fiilen el atılmayıp mal sahibinin fiilen tasarrufu elinden alınmadığından tazminat hakkının doğmayacağını savunarak, davanın usule ve esasa ilişkin nedenlerle reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemenin, &#8220;davacının tapuda kayden paydaş bulunduğu 868 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 856 m2 lik bölümünün imar planında ilköğretim tesisi alanına tahsis edildiği ve Maltepe Belediye Başkanlığı&#8217;nın cevabi yazısında imar plan değişikliği bulunmadığının bildirildiği, bu itibarla taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi malikin mülkiyet hakkı engellendiğinden kamulaştırmasız el koyma hükümlerine göre açtığı davanın kabulü gerektiği&#8221; gerekçesiyle, &#8220;davanın kısmen kabulü ile 337.600,00 YTL kamulaştırmasız el koyma karşılığının 11.07.2007 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 343 (yeni 5602) ada 13 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı Vı payından 858 m2 lik bölümün iptali ile davalı adına tesciline&#8221; dair verdiği karar, Özel Daire&#8217;ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkemece, &#8220;taşınmazın imar planında okul alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağı kalmadığı&#8221; gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Davacının tapuda kayden paydaş bulunduğu dava konusu İstanbul İli, Maltepe İlçesi, Gülsuyu Mahallesi 343 (5602) ada 13 parsel sayılı 868 m2 yüzölçümünde ve arsa niteliğindeki taşınmazın, 26.05.1992 T.T.Ii ve 1/1000 ölçekli Maltepe İmar Planında ilkokul alanında kalmakta olup, 16.07.2004 T.T.Ii ve 1/5000 ölçekli Maltepe E-5 Kuzeyi Nazım İmar Planına itirazlardan sonra onanan 16.04.2005 T.T.Ii Nazım İmar Planı kapsamında da büyük bir bölümünün Temel Eğitim Alanında kaldığı, 26.02.2007 T.T.Ii ve 1/1000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Uygulama İmar Planında ise yola isabet eden 12 m2 lik bölüm dışındaki büyük bir bölümünün İlköğretim Tesisi Alanına tahsis edildiği, taşınmazda imar planında özgülenen amaca yönelik tesis yapılmadığı, dosya kapsamıyla belirgin olup; esasen bu hususta uyuşmazlık da mevcut değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu taşınmazın çap kaydında &#8220;okul alanı içinde, inşaat yapılamaz&#8221; kaydının bulduğu, davacı vekilince, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;ne, Maltepe İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;ne, Maltepe Belediye Başkanlığı&#8217;na, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı&#8217;na ve Milii Eğitim Bakanlığı&#8217;na 13 numaralı parselin durumunun bir kez daha incelenmesi ve okul alanından çıkarılması talebiyle 1996-1997 yıllarında başvuruda bulunulmuş olmasına karşın, imar planında değişiklik yapılmadığı ve taşınmazın kamulaştırılmadığı hususları da çekişme dışıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan maddi olgu, bozma ve direnme kararlarının içerik ve kapsamları itibariyle uyuşmazlık; dava konusu taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmamış olmasına karşın, salt 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında İlköğretim Tesisi Alanına ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının kabul edilip edilemeyeceği, noktasında toplanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">A) İLGİLİ HUKUKSAL DÜZENLEMELER:</p>
<p style="text-align: justify;">a-Türkiye Cumhuriyeti Anayasası&#8217;nın, &#8220;Mülkiyet Hakkı&#8221; başlıklı 35. maddesi:</p>
<p style="text-align: justify;">MADDE 35. &#8211; Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">b- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası&#8217;nın, &#8220;Kamulaştırma&#8221; başlıklı 46. maddesi:</p>
<p style="text-align: justify;">MADDE 46. &#8211; (Değişik: 3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel  mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kamulaştırma bedeli ile kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler eşit olarak ödenir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her halde peşin ödenir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci fıkrada öngörülen taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.</p>
<p style="text-align: justify;">c- Anayasa Mahkemesinin 29.06.2000 tarih ve 24094 sayılı Resmi Gazete&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe giren 29.12.1999 tarih ve 1999/33 E. 1999/51 K. sayılı Kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;&#8230; 3.5.1985 günlü, 3194 sayılı &#8220;İmar Kanunu&#8221;nun 13. maddesinin:</p>
<p style="text-align: justify;">A- Birinci fıkrasının Anayasa&#8217;ya aykırı olduğuna ve İptaline,</p>
<p style="text-align: justify;">B- Birinci fıkrasının iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan üçüncü fıkrasının da 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun&#8217;un 29. maddesinin ikinci fıkrası gereğince İptaline&#8230;&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">d- 16.5.1956 gün ve 1/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulu yola kalbedilen şahsın, esas itibariyle, gayrimenkulunu yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdühale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulunun bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">(&#8220;Kamu tüzel kişiliği tarafından istimlak edilmeksizin taşınmaz malı yola çevrilen (kalbedilen) kimsenin, el atmanın önlenmesi davasını açmaya hakkı vardır. Ancak dilerse mülkiyetin devri karşılığı taşınmaz malın bedelini o kamu tüzel kişiliğinden dava edebilir. İstiyebileceği bedel taşınmazın dava tarihindeki bedelidir.&#8221;)</p>
<p style="text-align: justify;">e) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu&#8217;nun &#8220;Mülkiyet Hakkının İçeriği&#8221; Başlıklı 683. maddesi:</p>
<p style="text-align: justify;">A &#8211; Mülkiyet Hakkının İçeriği</p>
<p style="text-align: justify;">MADDE 683. &#8211; Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">(Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi:</p>
<p style="text-align: justify;">A- MÜLKİYET HAKKININ UNSURLARI</p>
<p style="text-align: justify;">Madde 618 &#8211; Bir şeye malik olan kimse, o şeyde kanun dairesinde dilediği gibi tasarruf etmek hakkını haizdir; haksız olarak o şeye vaziyed eden herhangi bir kimseye karşı istihkak davası ikame ve her nevi müdahaleyi menedebilir.)</p>
<p style="text-align: justify;">f) 3194 sayılı İmar Kanunu&#8217;nun İlgili Maddeleri:</p>
<p style="text-align: justify;">Planların Hazırlanması Ve Yürürlüğe Konulması:</p>
<p style="text-align: justify;">MADDE 8. &#8211; Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.</p>
<p style="text-align: justify;">a) Bölge planları; sosyo &#8211; ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.</p>
<p style="text-align: justify;">b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">c) (Ek bend: 03/07/2005-5403 S.K./25.mad) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi</p>
<p style="text-align: justify;">Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir.</p>
<p style="text-align: justify;">İmar Programları, Kamulaştırma Ve Kısıtlılık Hali:</p>
<p style="text-align: justify;">MADDE 10. &#8211; Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.</p>
<p style="text-align: justify;">İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.</p>
<p style="text-align: justify;">İmar Planlarında Umumi Hizmetlere Ayrılan Yerler:</p>
<p style="text-align: justify;">Madde 13 &#8211; Resmî yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumî hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmez. Ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şekli devam eder (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 29/12/1999 tarih ve E. 99/33, K. 99/51 sayılı kararı ile. R.G.: 29/06/2000 &#8211; 24094).</p>
<p style="text-align: justify;">İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal sahibi öder.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, parsel sahibi imar planlarının tasdik tarihinden itibaren beş yıl sonra müracaat ettiğinde imar planlarında meydana gelen değişikliklerden ve civarın özelliklerinden dolayı okul, cami ve otopark sahası ve benzeri umumî hizmetlere ayrılan alanlardan ilgili kamu kuruluşunca yapımından vazgeçildiğine dair görüş alındığı takdirde, tüm belirli çevredeki nüfus, yoğunluk ve donatım dengesini yeniden irdeleyerek hazırlanacak yeni imar plânına göre inşaat yapılır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan imar planlarında, bahsedilen beş yıllık süre bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren geçerlidir (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 29/12/1999 tarih ve E. 99/33, K. 99/51 sayılı kararı ile. R.G.: 29/06/2000 &#8211; 24094).</p>
<p style="text-align: justify;">Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki arsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili idarelere bedelsiz</p>
<p style="text-align: justify;">olarak terk edilmesi halinde bu terk işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">g) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Eki Birinci Protokolün Birinci Maddesi:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;MADDE 1 &#8211; Mülkiyetin Korunması</p>
<p style="text-align: justify;">Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki   hükümler,   devletlerin,   mülkiyetin   kamu  yararına   uygun   olarak   kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">B) GEREKÇE</p>
<p style="text-align: justify;">a- Kamulaştırmasız Elkoyma Kavramı ve Niteliği:</p>
<p style="text-align: justify;">Kamulaştırmasız el koyma kavramı 6830 sayılı İstimlak Kanunu&#8217;nun yürürlüğe girdiği 09 Ekim 1956 tarihinden sonraki olgular için söz konusu olup; bu tarihten önceki el koymalar, 05.01.1961 gününde kabul edilen 221 sayılı Amme Hükmi Şahıslar veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkındaki Kanun ile &#8220;Kamulaştırılmış&#8221; sayılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Gerek 6830 sayılı İstimlak Kanunu&#8217;nda, gerekse bu Kanunu kaldırarak, kamulaştırma konusunda yeni ilkeler getiren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu&#8217;nda; kamulaştırma yapılmaksızın taşınmaz malına el konulan kimsenin, uğradığı zarar ve ziyan ile mülkiyet hakkının kullanılmasından doğan malın özüne bağlı hangi davaları açabileceği konusunda bir düzenleme getirilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Taşınmazına kamulaştırmasız el konulan kimsenin, ilgili kamu tüzel kişisi aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, tazminat verilmesini de isteyebileceği, 16.05.1956 gün ve 1/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile çözüme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada, 08.11.1983 gününde yürürlüğe giren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu&#8217;nun 38. maddesinde, kamulaştırmasız el koymadan kaynaklanan davalara süre yönünden bir sınırlama getirilmiş ise de; bu hükmün, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin 04.11.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 10.04.2003 gün ve 2002/112 Esas, 2003/33 karar sayılı kararıyla iptal edilmesi sonucu, idarenin kamulaştırmasız el koyma işlemine karşı hak sahiplerinin dava hakkını yirmi yıl ile sınırlayan hak düşürücü süre ortadan kalkmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Şu durumda, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girdiği 04.11.2003 tarihinden sonra ve bu tarihten önceki yirmi yıl içinde taşınmazlarına kamulaştırmasız el konulanların, idare aleyhine tazminat ve elatmanın önlenmesi istemiyle süreye bağlı olmaksızın dava açmalarının önünde yasal bir engel bulunmadığı gibi; İptal Kararının yürürlüğe girdiği tarihten önceki yirmi yıldan daha önce taşınmazlarına kamulaştırmasız el konulanların hak ve durumları da, 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 18.06.2010 gün ve 5999 sayılı &#8220;Kamulaştırma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#8221; la düzenlenmiş ve malikçe tazmin talebinde bulunulması hâlinde öncelikle uzlaşma yoluna gidilmesi, uzlaşma temin edilemeyen hâllerde dava yoluna gidilebileceği öngörülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü üzere; kamulaştırmasız el atma müessesesi, kaynağını ve dayanağını Anayasa ve yasalardan almayan, mülkiyet hakkının özüne dokunan bir işlemdir. Kamulaştırmada, yöntem olarak Anayasa ve yasalara uygun bir kamulaştırma işlemi yapılması söz konusu iken, kamulaştırmasız el koymada usulüne uygun bir kamulaştırma işleminden söz edilmesi olanaklı değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, kamulaştırmasız el atma ile kamulaştırmanın, konu, amaç ve yetki yönüyle benzer yönleri bulunmaktadır; her iki müessesenin de oluşması için, kamulaştırma yapmaya yetkili devlet kamu tüzel kişileri veya kamu kurumları tarafından kamulaştırma işleminin yapılması veya kamulaştırmasız el atılmış olması gereklidir. Kamulaştırmasız el koymada da, kamulaştırmada olduğu gibi, taşınmazın edinilmesinde kamu yararının bulunması zorunludur. Gerek kamulaştırmanın, gerekse kamulaştırmasız el koymanın konusu sadece özel mülkiyette bulunan taşınmaz mallardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Az yukarıda açıklandığı üzere, kamulaştırmasız el koyma müessesesi mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip olmakla birlikte, çağdaş bir yaklaşımla ve sosyal devlet ilkesi gereği olarak uygulamada, taşınmaz malikine, dava yoluyla mülkiyetin bedele çevrilmesi ya da idarenin hakkın özünü zedeleyen el koyma eylemine son verilmesi yolu açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kamulaştırmasız el atma halinde kamu kurumu, Kamulaştırma Kanununa uygun hareket etmeden, ferdin malını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. bakımdan dava, mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır (11.02.1959 gün, E:1958/17, K:1959/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesinden).</p>
<p style="text-align: justify;">b- Mülkiyete İlişkin Anayasalarda Benimsenen Anlayış:</p>
<p style="text-align: justify;">Mülkiyete ilişkin liberal görüş, kişi-eşya ilişkisinde malike eşya üzerinde sınırsız hak tanır, mülkiyet hakkını &#8220;doğal hak&#8221; olarak kabul eder. Malikin eşya üzerinde mutlak, sınırsız ve tekelci bir hakimiyet hakkı vardır. Mülkiyet hakkı kişiye bağlı, dokunulmaz, vazgeçilmez, zamanaşımına uğramaz, kutsal bir haktır. Çünkü mülkiyet hakkı özgürlük, güvenlik gibi kişinin doğal haklarından biridir. Mülkiyet de özgürlük gibi herkese ve devlete karşı ileri sürülebilecek bir haktır. Bireyin hak ve özgürlüklerinin sınırı, diğer bireylerin hak ve özgürlüklerinin sınırıdır. Bunun için de birey hak ve özgürlüklerini dilediği gibi kullanabilir, birey bu haklara doğal olarak sırf insan olması nedeniyle sahip olduğu için devlet de bunlara saygılı olmak zorundadır. Bu nedenle mülkiyet hakkına dışarıdan hiçbir müdahale yapılamaz. Aksine mademki mülkiyet hakkı malike mutlak ve tekelci bir kullanma, yararlanma ve tasarruf hakkı vermektedir, o halde malik dilerse malını kullanmama, yararlanmama ve tasarruf etmeme yetkilerine de sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kısacası ve önemli olanı liberal düşüncede üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet, malikin bireysel çıkarlarını önde tutar. Bireysel çıkar toplum çıkarından önce gelir. Bireysel çıkarla toplum çıkarı çatışırsa bireysel çıkar korunur.</p>
<p style="text-align: justify;">Liberal mülkiyet görüşünü savunan yazarlara göre, mülkiyet kavramının içeriği sadece yetkilerden oluşur. Mülkiyet kavramının özünde yetkiler yanında ayrıca ödevler yoktur. Mülkiyette mevcut yetkilere sosyal gereksinmeler nedeniyle bazı sınırlamalar getirilse de, bu sınırlamalar istisnaî mahiyettedir. Mülkiyet hakkı sadece yetkilerden oluştuğu için, bu sınırlamalar mülkiyet kavramına yabancı, dışarıdan ve sonradan kanunla getirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Modern mülkiyet anlayışında mülkiyet hakkı yetki ve ödevlerden oluşmaktadır; içerikte yetki ve ödev yer almaktadır. Malikin hem yetkileri, hem de yakınları ve topluma karşı ödevleri söz konusudur. Modern mülkiyet anlayışına göre, hakkın kapsamında yer alan ödevler, mülkiyet hakkına yabancı, ona dıştan ve sonradan yükletilen sınırlamalar olarak kabul edilmemeli, aksine bunları, kamu yararı amacıyla malike yükletilen ve mülkiyet hakkını oluşturan ödevler olarak düşünmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">1924 Anayasası, liberal mülkiyet anlayışıyla, 70. maddesinde &#8220;temellük ve tasarruf hürriyetlerini&#8221; Türklerin doğal hakları arasında saymıştır. Fransız ihtilâli ve tabiî hukuk doktrininin etkilediği 1924 Anayasasının 71. maddesi, &#8220;mal her türlü tasarruftan masundur&#8221;; 79. maddesi, &#8220;temellük ve tasarrufun hududu hürriyeti kanunları ile mutassarraftır&#8221; demekte ve böylece mülkiyet hakkına hiçbir sınırlama tanımamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">1961 Anayasasının mülkiyet anlayışı liberal mülkiyet anlayışından farklı olup; 36. maddesine göre, &#8220;Herkes mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz&#8221;.</p>
<p style="text-align: justify;">1961 Anayasasının 36/1 maddesi uyarınca mülkiyet hakkı, hem bir kurum olarak, hem de bireysel bir hak olarak devletin müdahalelerine karşı güvence altına alınmıştır. Anayasanın 11/2 maddesinde temel hakların özüne dokunulamayacağı güvencesini getirmiştir. Mülkiyet hakkı da Anayasaya göre temel haklardan biridir. Bu nedenlerle (md. 36/1, m. 11/2) mülkiyet hakkının özüne dokunulmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">1961 Anayasası 36/2 ve 3. maddeleri ile, modern mülkiyet anlayışını benimsemiştir. Modern mülkiyet anlayışında mülkiyet hakkının içeriği, &#8220;yetki&#8221; ve &#8220;ödevlerden&#8221; oluşmaktadır. Bu içerikte malikin hem yetkilen, hem de komşularına ve topluma karşı ödevleri vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">1961 Anayasasının 36/3. maddesinde yer alan &#8220;mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz&#8221; ilkesi, &#8220;yapmama ödevi&#8221; yönünden çok önemlidir. Malik bu kural uyarınca mülkiyet hakkını toplum yararına aykın kullanmaktan kaçınacaktır. Malik bu ödeve aykırı olarak mülkiyet hakkını kullandığı takdirde, hakkın kötüye kullanılması söz konusu olur ki, Anayasa 36/1&#8242;de kendisine tanınmış olan güvenceden artık yararlanamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Görülmektedir ki, mülkiyet hakkı malike toplum yararına bazı ödevler yükleyen ve Anayasanın sosyal hak ve ödevler bölümünde yer alan &#8220;sosyal bir haktır&#8221;. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. Mülkiyet ancak kanunla ve kamu yararı amacı ile sınırlandırılabilir. Başka bir deyişle, kanun koyucunun malikin yetkilerini sınırlamak yetkisi, 1961 Anayasasının 36/2. maddesinde sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırmanın özü &#8220;kamu yararı&#8221;, şekli ise &#8220;kanun&#8221; dur. Kanun koyucunun mülkiyet üzerinde yaptığı sınırlamalar bu hakkın özüne dokunamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesi bir kararında, &#8220;mülkiyet hakkı geçen yüzyılın ferdiyetçi doktrinlerinin etkisi altında malikin kişiliğine bağlı, dokunulmaz, kutsal ve doğal haklardan sayılırken günümüzde bu görüş değişmiş ve mülkiyet hakkı, malikine toplum yararına bazı ödevler ve görevler yükleyen sosyal bir hak olarak görülmeye başlanmıştır&#8221; ifadeleriyle 1961 Anayasasının benimsediği modern mülkiyet görüşünü uygulamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Esasen, modern mülkiyet, liberal mülkiyet anlayışından sosyal mülkiyet anlayışına geçişi ifade etmektedir. 1982 Anayasasında da, 1961 Anayasasında olduğu gibi, modern mülkiyet anlayışı benimsenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">1982 Anayasası da, mülkiyet hakkına saygılı ve bu hakkı koruyan bir rejimi öngörmektedir. Anayasanın mülkiyet hakkını düzenleyen ve aynı başlığı taşıyan 35. maddesinde, &#8220;Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz&#8221; hükmü bulunmaktadır. 35. madde de mülkiyet hakkı üç aşamalı bir anlatımla açıklanmıştır:</p>
<p style="text-align: justify;">Birinci fıkrasında &#8220;Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir&#8221; denilerek bu hakkın varlığı anayasal bir hak olarak saptanmıştır. Böyle bir hak sahibi bu şeylerin mülkiyetini kazanabilir. Ona sahip olabilir. Mülkiyetinde olan şeyi dilediği gibi kullanabilir. Başkalarının o şeye el atması durumunda onun el atmasının önlenmesini ve bu hakkının korunmasını isteyebilir. Dava edebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mülkiyet hakkının bu görünümü sınırsız ve kısıtlamasızdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kutsal, sınırlamasız ve kısıtlamasız görünen bu hak anılan maddenin 2. ve 3. fıkraları ile genel bir sınırlamaya bağlı kılınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci fıkra uyarınca: &#8220;Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir&#8221;. Demek ki kamu yararı olan yerde veya bu amaçla kullanma gereksiniminde mülkiyet hakkı sınırlanabilir. Ancak bu sınırlama da kanunla yapılabilir. Kanunsuz olarak burada kamu yararı vardır, denilerek herhangi bir kamu kurumu veya tüzel kişisi mülkiyet hakkına herhangi bir sınırlama koyamaz. Öyle ise bu fıkranın içeriğine göre ancak kamu yararı bulunduğu durumlarda ve kanuna tutunarak sınırlama yapılabilir, yasal bir dayanak olmadan kamu yararı olsa bile mülkiyet hakkına el uzatılamaz. Yasanın olanak tanıdığı yerde de kamu yararı bulunmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa&#8217;nın 35. maddesinin İkinci fıkrasında kastedilen, kamu yararı nedeniyle mülkiyet hakkının sınırlanması, 46. maddede &#8220;Kamulaştırma&#8221; olarak ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir. Ancak, anılan maddede  öngörülen   koşullar  gerçekleştiğinde,   mülkiyet hakkına  sınırlama getirilmekte ve  karşılığı ödenmek suretiyle malı elinden zorla alınmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">1982 Anayasasının 35. maddenin 3. fıkrası, mülkiyet hakkına bir sınırlama daha koymuştur. Bu fıkrada, &#8220;Mülkiyet hakkının kullanılması  toplum yararına aykırı olamaz&#8221; ifadeleriyle, mülkiyet hakkı sahibine kendi kendini sınırlaması koşulunun ne olduğunu gösterilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dikkat edilecek olursa;  1982 Anayasasında mal sahibinin kullanma hakkı, 35. maddenin 2. fıkrasında &#8220;kamu yararı&#8221;, 3. fıkrasında &#8220;toplum yaran&#8221; ile sınırlanmış ise de; her iki durumda da, taşınmazın mülkiyetine el uzatılamamakta, sadece kullanma hakkının hangi sınırlarla bağlı olduğu ifade edilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Türk hukukunda mülkiyet hakkının niteliği ve kapsamı, yürürlükten kaldırılan mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi&#8217;nin 618. maddesi ile liberal görüşten esinlenerek çizilmiş; anılan Kanunu yürürlükten kaldıran 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 683. maddesinde de paralel bir düzenlemeye yer verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">c- Türk Hukukunda Mülkiyet Hakkı, Kavram ve İçeriği:</p>
<p style="text-align: justify;">743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ve bu Kanunu ilga eden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun Dördüncü Kitabında, ilkin, mülkiyet hakkı düzenlenmiş; ne var ki 683. madde (743 sayılı TKM m.618) ile bir tanım verilmemiş, sağladığı yetkilerin belirtilmesiyle yetinilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mülkiyet hakkı özel hukuk kavramı olmakla birlikte, yukarıda açıklandığı gibi, 1961 Anayasasının 36.   maddesiyle  getirilen   yeni   mülkiyet  anlayışı,   1982  Anayasasının   35.   maddesinde özdeş   bir düzenlemeyle korunmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Medeni Yasada iiberal-bireyci görüşten esinlenilmiş ise de, Anayasanın 35. maddesiyle sosyal mülkiyet görüşü benimsenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasanın &#8220;mülkiyet hakkının kullanılmasının toplum yararına aykırı olamayacağını&#8221; içeren 36. maddesi ile Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 683. maddesi (743 sayılı TKM m.618) hükümlerinin birlikte incelenmesinden varılacak sonuç, Türk Hukukunda mülkiyet hakkının sosyal (modern) mülkiyet anlayışıyla düzenlenmiş olduğudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Öyleyse, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 683. maddesi (743 sayılı TKM m.618) uyarınca, malik, eşya üzerinde ancak hukuk düzeninin sınırları içinde tasarruf eder. Dolayısıyla mülkiyet, kişilere, eşya üzerinde en geniş yetkiler sağlamakla birlikte, ödevler de yükleyen bir hak olarak kabul edilmektedir. Bu hak, malikin gerek yetkilerini ve gerekse komşularla topluma karşı olan ödevlerini kapsar. Böylece mülkiyetin özü, yetki ve ödevlerden oluşur.</p>
<p style="text-align: justify;">Mülkiyet hakkının olumlu, içeriğine göre malik, eşyayı eylemli olarak dilediğince kullanma, ondan ve semerelerinden yararlanma, eşyayı zilyedinde bulundurma, satış, bağışlama, nesnel haklar kurma, kişisel haklarla sınırlama gibi, eşya üzerinde dilediğince tasarrufta bulunma yetkileriyle donatılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Malikin eşya üzerindeki egemenliği hukuk düzeninin sınırları içinde üçüncü kişilere karşı korunmuş bulunmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 683. maddesine (743 sayılı TKM m.618) göre malik, eşyayı hukuka aykırı olarak elinde bulunduran ya da eşyaya el koyan kişilerden onun geri verilmesini isteyebileceği gibi, yine hukuka aykırı olarak zilyetliğine yapılan el atmaların önlenmesini, taşkınlıkların giderilmesini de isteme hakkına sahiptir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu suretle, mülkiyet hakkının sağladığı yetkilerin müeyyidesi olan dava hakları malike tanınarak mülkiyet korunmuştur. Kanunun deyimiyle, &#8220;istihkak ve elatmanın önlenmesi&#8221; istemleri mülkiyet hakkından doğup, varlıklarını mülkiyet hakkına ayrılmaz bir biçimde bağlı olarak sürdürürler.</p>
<p style="text-align: justify;">Mülkiyet hakkının içeriğine giren ödevler ise, yapmama, katlanma ve yapma ödevleri olup; komşuluk hukukuna ilişkin ödevler yapmama ödevine, kar yağmur ve tutulmamış kaynak sularını kabule zorunluluk katlanma ödevine, taşınmaz mallar için vergi resim ve harç ödeme yükümlülüğü de yapma ödevine örnek olarak gösterilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu anlatılanların ortaya koyduğu sonuç şudur; Mülkiyet, toplum yararı ile sınırlı, sahibine gerek yetki ve gerekse ödevler yükleyen kamu ve özel hukuk karakterli kendine özgü bir haktır.</p>
<p style="text-align: justify;">O halde malik mülkiyet hakkına dayanarak, mülkiyete ilişkin yetkilerin kullanılmasında, hukuksal bir nedene dayanılmadan üçüncü kişilerin engellemesi ile karşılaştığı takdirde, el atmanın önlenmesi davası açabilecektir. Açıktır ki, bu gibi davranışlarla ihlal edilen, Anayasal ve yasal bağlamda teminat altına alınmış bulunan, mülkiyet hakkıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Burada, davranışların haksız olması ve bir hakka dayanmaması yeterli olup, kusurun bulunması gerekli değildir. Malikin, mülkiyet hakkını, engellemenin varlığını ve nedensellik bağının bulunduğunu ispatlaması gerekli ve yeterlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">d- İmar Planlarının Hukuk Kuralları Arasındaki Yeri, İmar Planlarına Hakim Olan İlkeler ve Doğurduğu Hukuki Sonuçlar:</p>
<p style="text-align: justify;">Bir idari fonksiyon olarak planlama, &#8220;içeriği ne olursa olsun, önceden saptanmış hedef ya da hedeflere, yine önceden saptanmış sürede ulaşmak için izlenecek yön ve yöntemleri belirleme eylemi&#8221; olarak tanımlanmaktadır (Ö. Bozkurt, T. Ergun, S. Sezen, Kamu Yönetimi Sözlüğü, 1. Basım, Ankara 1998, s.206).</p>
<p style="text-align: justify;">Niteliklerine göre planlar, emredici, özendirici ve yol gösterici olmak üzere üçe ayrılırlar. Emredici planlarda; idare, plan ile amaçladığı hedeflere ulaşılmasını şart koşar ve tüm kesimler buna uymak zorundadır.</p>
<p style="text-align: justify;">3194 sayılı İmar Kanunu&#8217;nun 8. maddesi gereğince, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediyeler, dışında ise valiliklerce (İl Özel İdarelerince) yapılması zorunlu kılınan imar planları (nazım ve uygulama imar planları) emredici planlardandır (H. Kalabalık, İmar Hukuku, Ankara 2005, s.63).</p>
<p style="text-align: justify;">İmar planlamasının amacı, belediye ve mücavir alanlar ile bu alanların dışında, kamu ve toplum yararını gerçekleştirecek hukuki çerçevenin oluşturulmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu amacın gerçekleştirilmesinde hukuki boyut, başta Anayasa olmak üzere, İmar Kanunu, diğer ilgili kanunlar ve imar yönetmelikleri olup; planlama mevzuatının amacı, Anayasanın belirlediği ilke ve</p>
<p style="text-align: justify;">hedefler doğrultusunda kamu yararını sağlamak olmalı, planlar da aynı ilke ve hedefler doğrultusunda uygulanmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">İdare (valilik, belediye) tarafından yapılan imar planlarının, birer hukuki işlem olduğu konusunda hukukçular arasında bir anlaşmazlık bulunmamakla birlikte, bunların hukuki niteliği üzerinde bir uzlaşma yoktur. Doktrinde, bir yandan kent planlarının gücünü yasalardan alan ve onlara eşit güce sahip hukuki düzenlemeler olduğu (M. Abama, İçtihatlı İmar Kanunu Mevzuatı ve Uygulaması, Ankara 1992) belirtilmişken, diğer yandan kent planlarının bir defa uygulanmakla tükenmeleri söz konusu olmayan, genel düzenleyici idari işlem oldukları (S.S. Onar, İdare Hukukunun Umumi Esasları, el, s. 961) savunulmuş, bunun yanında imar planlarının karma bir hukuki işlem olduğu görüşünü savunan üçüncü görüş yandaşları ise, imar planlarının şart işleme gerek kalmaksızın doğrudan doğruya şart işlem yerine statü değişikliği yapabildiği, imar planının &#8220;tahsis&#8221; işlemi yerine geçtiği ifade edilmiştir (L Duran, İdare Hukuku ve İmar Konuları, Ankara 1988, s.51).</p>
<p style="text-align: justify;">Hangi görüş kabul edilirse edilsin; hemen hemen tüm hukuk sistemlerinde yerel planların yapılması ve uygulanması sırasında uyulması gerekli görülen ilkeleri taşıması gerekli olup; &#8220;açıklık&#8221;, &#8220;genellik&#8221;, &#8220;üst dereceye bağlılık&#8221;, &#8220;kamu yararı&#8221;, &#8220;esneklik&#8221;, &#8220;geniş kapsamlılık&#8221;, &#8220;uzun süreli olma&#8221;, &#8220;bilimsellik&#8221; ve &#8220;katılım&#8221; ilkelerinin yanı sıra, &#8220;hukuk devleti&#8221; ve &#8220;zorunluluk&#8221; ilkeleri ayrıca önem arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukuk devleti ilkesi gereğince, imar planları ve bunları uygulanması amacıyla idarece yapılan düzenlemeler    keyfi    ve    indi    olmamalı;    makul    bir    şekilde,   meşru    ve    kamusal    amaçların gerçekleştirilmesiyle ilgili,  Anayasanın ikinci kısmında  yer alan temel  hak ve hürriyetlerle  uyumlu, özellikle 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır. Ayrıca, İdare imar planları ve bunları uygulamak amacıyla idari işlemler yaparken, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, Anayasa ve kanunlarca belirlenen usullerin takip edilmesi gerekir (H. Kalabalık, age, s. 101).</p>
<p style="text-align: justify;">Zorunluluk ilkesi gereğince de, onaylanmış imar planlarının dışına çıkılması olanaklı değildir. Bu planlar, herkes için uyulması zorunlu belgelerdendir. Diğer bir ifadeyle, kesinleşen yerel planlar, idare ve vatandaşlar açısından bağlayıcı hukuki sonuç doğurur. Kent ya da kasabaların mevcut durumunda bir takım değişiklikler meydana getirmek amacında olan yerel planların bu amaca ulaşılabilmeleri için, planlarca getirilen yükümlülüklerin ilgili idareler, vatandaşlar ve devlet tarafından mutlaka yerine getirilmeleri zorunludur. Yerel planların kabul edilmesinden sonra ilgili idare için bunları uygulamak zorunluluğu doğar (H. Kalabalık, age, s.118-119).</p>
<p style="text-align: justify;">Gerçekten, 3194 sayılı İmar Kanunu&#8217;nun 10. maddesinin ilk fıkrasında, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç üç ay içinde, belediyelerce, imar planının uygulanması amacıyla 5 yıllık imar programının hazırlanacağı ve bu programların belediye meclisince kabul edildikten sonra kesinleşeceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Denilebilir ki, imar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve halk açısından kimi yükümlülükler meydana getirmekte ve haklarına sınırlamalar koymaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İdare açısından en belirgin yükümlülük, imar planına aykırı davranışta bulunulamamasının yanı sıra, planların uygulanması için gerekli olan imar programlarını ve yönetmelikleri, Kanunda öngörülen süre içerisinde hazırlamaktır (İK mlO). Belediyelerin, imar programı yapma yükümlülüğünü hiç yerine getirmemeleri halinde bunun müeyyidesi, İmar Kanununda öngörülmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri açısından ise, imar planlarının onaylanmasından sonra, imar sınırları içinde girecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde imar plan ve imar programlarına uygun davranmak, her türlü yapı için ilgili idareden izin almak ve izin ilkelerine uygun olarak yapı inşa etmek yükümlülüğü doğmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlerde kişilerin taşınmaz malları üzerindeki haklarına, imar programı süresince bir takım kısıtlamalar getiren 3194 sayılı İmar Kanununun 13. maddesinin; imar plânlarında, resmî yapılara, tesislere ve okul, cami, yol, meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal, mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarda, inşaata ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği, imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şeklinin devam edeceğine dair düzenlemeyi içeren Birinci Fıkrası ile; imar plânlarının   tasdik   tarihinden   itibaren beş  yıl  sonra  parsel  sahibinin,   başvuruda  bulunarak  imar</p>
<p style="text-align: justify;">plânlarında meydana gelen değişikliklerden ve civarın özelliklerinden dolayı okul, cami ve otopark sahası ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanların yapımından ilgili kamu kuruluşunca vazgeçildiğine dair görüş alması koşuluyla tüm belirli çevredeki nüfus, yoğunluk ve donatım dengesini yeniden irdeleyerek hazırlanacak yeni imar plânına göre inşaat yapabileceğini öngören Üçüncü Fıkrası, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin 29.12.1999 gün ve 1999/33 Esas 1999/51 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gerekçesi özellikle Anayasa&#8217;nın 13. ve 35. maddelerine dayandırılan İptal kararında;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Anayasa&#8217;nın 35. maddesinde mülkiyet hakkı düzenlenmiştir. Kişinin bir şey üzerindeki hakimiyetini ifade eden mülkiyet hakkı, malike dilediği gibi tasarruf olanağı verdiği ve ona özgü olduğundan mutlak haklar arasındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa&#8217;nın 35. maddesinde, &#8216;Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz&#8217; kuralına yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırını gösteren 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, Devletin ülkesi ye milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğin, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceği, temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamayacağı ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamayacağı, bu maddede yer alan genel sınırlama sebeplerinin temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerli olduğu belirtilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Çağdaş demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin en geniş ölçüde sağlanıp güvence altına alındığı rejimlerdir. Temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunup onları büyük ölçüde kısıtlayan veya tümüyle kullanılamaz hale getiren sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gerekleriyle bağdaştığı kabul edilemez.  Demokratik   hukuk devletinin   amacı kişilerin  hak ve   özgürlüklerden  en  geniş  biçimde yararlanmalarını sağlamak olduğundan yasal düzenlemelerde insanı öne çıkaran bir yaklaşımın esas alınması gerekir. Bu nedenle getirilen sınırlamaların yalnız ölçüsü değil, koşulları, nedeni, yöntemi, kısıtlamaya    karşı    öngörülen    kanun   yolları    hep   demokratik   toplum    düzeni    kavramı    içinde değerlendirilmelidir. Özgürlükler, ancak ayrık durumlarda ve demokratik toplum düzeninin sürekliliği için zorunlu olduğu ölçüde sınırlandırılabilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokratik bir toplumda temel hak ve özgürlüklere getirilen sınırlamanın, bu sınırlamayla güdülen amacın gerektirdiğinden fazla olması düşünülemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokratik hukuk devletinde güdülen amaç ne olursa olsun, kısıtlamaların, bu rejimlere özgü olmayan yöntemlerle yapılmaması ve belli bir özgürlüğün kullanılmasını önemli ölçüde zorlaştıracak ya da ortadan kaldıracak düzeye vardırılmaması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">3194 sayılı Yasa&#8217;nın 13. maddesinin itiraz konusu birinci fıkrasında imar plânlarında, resmi yapı, okul, cami, yol, meydan gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlerin, imar programına alınıncaya kadar mevcut kullanma şeklinin devam edeceği öngörülmüştür. Yasa&#8217;nın 10. maddesinde de belediyelerin, imar plânlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı uygulamak üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlayacakları belirtilmiş, ancak Yasa&#8217;da bu plânların tümünün hangi süre içinde programa alınarak uygulanacağına ilişkin bir kurala yer verilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">13. maddenin birinci fıkrası uyarınca imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerlerin mevcut kullanma şekillerinin ne kadar devam edeceği konusundaki bu belirsizliğin, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan bir sınırlamaya neden olduğu açıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İmar  plânlarının   uygulamaya  geçiri I meşindeki   kamusal   yarar   karşısında   mülkiyet   hakkının sınırlanmasının demokratik toplum düzeninin gerekleriyle çelişen bir yönü bulunmamakta ise de, itiraz konusu kuralın neden olduğu belirsizliğin kişisel yarar ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozarak mülkiyet hakkını  kullanılamaz  hale  getirmesi,  sınırlamayı  aşan   hakkın  özüne dokunan  bir  nitelik taşımaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi de 23.09.1981 günlü Sporrong ve Lonnroth kararında, kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre için öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel menfaat arasındaki dengeyi bozduğu sonucuna varmıştır.&#8221; İfadeleri ile iptali istenen maddelerin Anayasa&#8217;nın 13. ve 35. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki; Anayasa Mahkemesi&#8217;nin iptal kararında, &#8220;kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan bir sınırlama&#8221; olarak nitelendirilen imar plan ve programlarının hangi sürede tamamlanacağına ilişkin mevcut yasal belirsizlik devam etmekte olup; 3194 sayılı Kanunun 13. maddesinin iptal edilen fıkralarında yer alan kısıtlamaların, eylemli olarak uygulandığı açıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Esasen, imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan alanlarda bulunan parsel maliklerinin mağduriyetlerine neden olunduğu düşüncesiyle, 3194 sayılı İmar Kanununun 13. maddesinin halen yürürlükte bulunan İkinci Fıkrasında, kamulaştırma yapılıncaya kadar emlak vergisi ödemeleri durdurulmuştur. Bu uygulamanın, mal sahibin tasarruf hakkının, dolayısıyla mülkiyetinin sınırlandırılması sonucu oluşan mağduriyetin giderilmesine yönelik olduğu kuşkusuzdur.</p>
<p style="text-align: justify;">e- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarına Göre Kamulaştırmasız El Atma:</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye&#8217;nin   18   Mayıs  1954  tarihinde  onaylamış  olduğu Avrupa  İnsan   Hakları  Sözleşmesi başlangıçta mülkiyete ilişkin bir kural içermemekle birlikte, Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden önce mülkiyet hakkının da yer almasına yönelik bir protokol oluşturulmuş ve İnsan Haklan ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme&#8217;ye Ek Protokol imzalanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Protokolün birinci maddesi mülkiyetin korunmasını düzenlemekte olup; bu madde üç kuraldan oluşmaktadır.  Bu kuralların  ilki  mülkiyet hakkına saygı  duyulması biçiminde genel  ilkedir.  İkincisi mülkiyet hakkından  kamu yararı nedeniyle hukuka uygun olarak yoksun bırakılmasının  meşruluğu ilkesidir  ve   nihayet   üçüncüsü,   mülkiyet   hakkının   kamu  yararına   uygun   olarak  kullanılmasının düzenlemesinin yine meşru bir müdahale sayılacağı ilkesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu bağlamda kamulaştırmasız el atma iddiaları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde ileri sürüldüğü zaman, mahkeme meşru müdahalelerin olup olmadığını incelemektedir, meşru bir müdahale yoksa mülkiyet hakkına saygı duyulmadığına ve hakkın ihlal edildiğine karar vermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 23.09.1982 tarihli Sporrong ve Lönnroth Kararında, kamulaştırma yapılacağı gerekçesiyle yapı yasağı getirilen Sporrong&#8217;a ait taşınmazın yirmi beş yıl, Lonnroth&#8217;a ait taşınmazın ise on iki yıl boyunca inşaat yasaklarına konu olduğu, bu izin ve yasaklar sonucunda taşınmazı satma, kiralama, kullanma, yararlı değişiklikler yapma gibi mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma konusunda sıkıntı çektikleri ileri sürülerek yapılan başvuruda, &#8220;olayda mülkiyet hakkına doğrudan el konulmadığı ama verilen izin ve getirilen yasakların el konulma sonucunu doğurduğu, bunun da hakkın özüne dokunduğu&#8221; sonucuna ulaşmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">C) SONUÇ:</p>
<p style="text-align: justify;">Dava konusu taşınmaz tapuda davacı ve dava dışı şahıs adına müşterek mülkiyet üzere kayıtlı olup, davacının mülkiyet hakkı bulunmaktadır. Taşınmaz 18.04.1978 tarihli 1/5000 ölçekli ve 26.05.1992 tarihli 1/1000 ölçekli Maltepe İmar Planında ilkokul alanı iken 1/5000 ölçekli 16.04.2005 onay tarihli planda da Temel Eğitim alanına ayrılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Dava tarihine kadar yirmi yılı geçen süreç içerisinde davacı, taşınmazın kamulaştırılması ya da tahsis amacı dışına çıkarılması talebiyle yaptığı başvurulardan olumlu bir sonuç alamamıştır. Maltepe Belediye Başkanlığı&#8217;nın bu süreçte taşınmazı 5 yıllık imar programına alıp almadığı belirgin olmadığı gibi, davalı İdarece de kamulaştırma cihetine gidilmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca Maltepe Belediye Başkanlığı imar planının yürürlük tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde planın tatbiki için 5 yıllık imar programını hazırlamakla yükümlü olup, yatırımcı kuruluş olan davalı İstanbul İl Özel İdaresi Müdürlüğü&#8217;nün de bu çalışmalara katılması taşınmazın kamulaştırılması yasa gereğidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna rağmen, 1978 yılından bu yana değişen bütün planlarda temel eğitim (ilköğretim) alanında bulunan dava konusu taşınmazın amacına uygun olarak imar programlarına alınmamış, yatırımcı kuruluş olan davalı İstanbul İl Özel İdaresi Müdürlüğü&#8217;nce de kamulaştırılmamıştır. İlgili İdarelerin pasif ve suskun kalarak, amacına uygun işlem tesis etmemek suretiyle, davacı taşınmaz mal sahibinin mülkiyet hakkını, süresi belli olmayan bir sınırlamaya tabi tuttukları belirgindir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu cümleden olarak, İmar planlarında okul alanı olarak tahsis edilmiş bulunan dava konusu arsa üzerinde davacının,  ileriye  yönelik inşaat yapma gibi kişisel  tasarruflarda bulunma,  rayiç değeri üzerinden satma, kiralama, yararlı değişiklikler yapma gibi, mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma hakkı kısıtlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İdare, kamu yararı nedeniyle, kamusal amaçların gerçekleştirilmesi için bir takım işlemler yaparken, Anayasanın ikinci kısmında yer alan temel hak ve hürriyetlerle uyumlu, özellikle 35. maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına saygılı olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Buradan hareketle, imar planlarında uzunca bir süre okul alanı olarak tahsis edilmiş bulunan dava konusu   taşınmazı   kamulaştırmayarak  veya   takas   yoluyla   davacıya  başka   bir   yerden   taşınmaz vermeyerek pasif kalmak suretiyle tasarrufunu engelleyen davalı idarenin, Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetlerle, bireyin mülkiyet hakkına saygılı olduğundan söz edilemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Dahası, böyle bir durumda idarece, kamu yararı savında bulunulamaz. Eş söyleyişle, imar planlarında okul gibi umumi hizmetlere ayrılan alanların yıllarca uygulamaya dökülmemiş olması ve bunun da süregelen bir hal alması, ortada bir kamu yararının bulunmadığının kabulünü gerektirir.</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan, davacının taşınmazından, mülkiyet hakkının kendisine verdiği yetkilerle donatılmış olarak, dilediği gibi tasarrufta  bulunmasının idarece yıllarca engellenmiş olmasının, &#8220;Hukuk Devleti&#8221; ilkesinin en önemli unsurlarından biri  olan &#8220;hukuk güvenliği&#8221;ni zedelediği, her türlü duraksamadan uzaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mülkiyet  hakkına   kamusal  yarar   sebep   gösterilerek  getirilen  sınırlama,   malikin   taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılmaz hale getirerek bir hukuk devletinde kişinin hak ve özgürlükleri ile kamu yararı arasında bulunması gereken dengenin bozulmasına yol açarak hukuk güvenliğini yok etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm bu açıklamalar çerçevesinde; uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiği, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağı kalmadığı, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiği kuşkusuzdur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda açıklandığı üzere, malikin taşınmaz üzerindeki egemenliği hukuk düzeninin sınırları içinde üçüncü kişilere karşı korunmuş ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu&#8217;nun 683. maddesinde malike, hukuka aykırı olarak müdahalenin önlenmesini isteme hakkı tanınmıştır. Bir kişinin taşınmazına eylemli olarak el atıp tamamen veya kısmen kullanılmasına engel olunması ile, imar uygulaması sonucu o kişinin mülkiyetinde olan taşınmaza hukuken kullanmaya engel sınırlamalar getirilmesi arasında sonucu itibari ile bir fark bulunmamakta her ikisi de kişinin mülkiyet hakkının sınırlandırılması anlamında aynı sonucu doğurmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, bundan da öte; uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle İdarenin eyleminin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bir niteliğe sahip bulunan kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli bulunduğu, her türlü izahtan varestedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu itibarla, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, İdarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının kabulüyle, davalı İdarenin kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda sorumlu bulunduğuna ilişkin direnme kararı yerindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki, Mahkemece hükmedilmiş bulunan Özel Daire&#8217;ce işin esası incelenmediğinden, bu yönden inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme uygun bulunduğundan, davalı vekilinin işin esasına    ilişkin    diğer   temyiz    itirazlarının    incelenmesi    için    dosyanın    5.    Hukuk    Dairesine Gönderilmesine, 15.12.2010 gününde oyçokluğu ile karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Kamula%C5%9Ft%C4%B1rmas%C4%B1z+el+atma+nedeniyle+tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%20YARGITAY%20Hukuk%20Genel%20Kurulu%0D%0AESAS%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F5-662%0D%0AKARAR%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F651%20YARGITAY%20%C2%A0%20%C4%B0LAMI%0D%0A%C4%B0NCELENEN%20KARARIN%0D%0AMAHKEMES%C4%B0%20%3A%20Kartal%202.%20Asliye%20Hukuk%20Mahkemesi%0D%0ATAR%C4%B0H%C4%B0%20%3A%2009%2F06%2F2010%0D%0ANUMARASI%20%3A%202010%2F12-2010%2F274%0D%0ADAVACI%20%3A%20Cemil%20G%C3%B6kt%C3%BCrk%20vekili%20Av.%20Erhan%20Kamac%C4%B1%0D%0ADAVALI%20%3A%20%C4%B0stanbul&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Kamula%C5%9Ft%C4%B1rmas%C4%B1z+el+atma+nedeniyle+tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%20YARGITAY%20Hukuk%20Genel%20Kurulu%0D%0AESAS%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F5-662%0D%0AKARAR%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F651%20YARGITAY%20%C2%A0%20%C4%B0LAMI%0D%0A%C4%B0NCELENEN%20KARARIN%0D%0AMAHKEMES%C4%B0%20%3A%20Kartal%202.%20Asliye%20Hukuk%20Mahkemesi%0D%0ATAR%C4%B0H%C4%B0%20%3A%2009%2F06%2F2010%0D%0ANUMARASI%20%3A%202010%2F12-2010%2F274%0D%0ADAVACI%20%3A%20Cemil%20G%C3%B6kt%C3%BCrk%20vekili%20Av.%20Erhan%20Kamac%C4%B1%0D%0ADAVALI%20%3A%20%C4%B0stanbul&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Kamula%C5%9Ft%C4%B1rmas%C4%B1z+el+atma+nedeniyle+tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%20YARGITAY%20Hukuk%20Genel%20Kurulu%0D%0AESAS%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F5-662%0D%0AKARAR%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F651%20YARGITAY%20%C2%A0%20%C4%B0LAMI%0D%0A%C4%B0NCELENEN%20KARARIN%0D%0AMAHKEMES%C4%B0%20%3A%20Kartal%202.%20Asliye%20Hukuk%20Mahkemesi%0D%0ATAR%C4%B0H%C4%B0%20%3A%2009%2F06%2F2010%0D%0ANUMARASI%20%3A%202010%2F12-2010%2F274%0D%0ADAVACI%20%3A%20Cemil%20G%C3%B6kt%C3%BCrk%20vekili%20Av.%20Erhan%20Kamac%C4%B1%0D%0ADAVALI%20%3A%20%C4%B0stanbul&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Kamula%C5%9Ft%C4%B1rmas%C4%B1z+el+atma+nedeniyle+tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%20YARGITAY%20Hukuk%20Genel%20Kurulu%0D%0AESAS%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F5-662%0D%0AKARAR%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F651%20YARGITAY%20%C2%A0%20%C4%B0LAMI%0D%0A%C4%B0NCELENEN%20KARARIN%0D%0AMAHKEMES%C4%B0%20%3A%20Kartal%202.%20Asliye%20Hukuk%20Mahkemesi%0D%0ATAR%C4%B0H%C4%B0%20%3A%2009%2F06%2F2010%0D%0ANUMARASI%20%3A%202010%2F12-2010%2F274%0D%0ADAVACI%20%3A%20Cemil%20G%C3%B6kt%C3%BCrk%20vekili%20Av.%20Erhan%20Kamac%C4%B1%0D%0ADAVALI%20%3A%20%C4%B0stanbul&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Kamula%C5%9Ft%C4%B1rmas%C4%B1z+el+atma+nedeniyle+tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%20YARGITAY%20Hukuk%20Genel%20Kurulu%0D%0AESAS%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F5-662%0D%0AKARAR%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F651%20YARGITAY%20%C2%A0%20%C4%B0LAMI%0D%0A%C4%B0NCELENEN%20KARARIN%0D%0AMAHKEMES%C4%B0%20%3A%20Kartal%202.%20Asliye%20Hukuk%20Mahkemesi%0D%0ATAR%C4%B0H%C4%B0%20%3A%2009%2F06%2F2010%0D%0ANUMARASI%20%3A%202010%2F12-2010%2F274%0D%0ADAVACI%20%3A%20Cemil%20G%C3%B6kt%C3%BCrk%20vekili%20Av.%20Erhan%20Kamac%C4%B1%0D%0ADAVALI%20%3A%20%C4%B0stanbul&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Kamula%C5%9Ft%C4%B1rmas%C4%B1z+el+atma+nedeniyle+tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%20YARGITAY%20Hukuk%20Genel%20Kurulu%0D%0AESAS%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F5-662%0D%0AKARAR%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F651%20YARGITAY%20%C2%A0%20%C4%B0LAMI%0D%0A%C4%B0NCELENEN%20KARARIN%0D%0AMAHKEMES%C4%B0%20%3A%20Kartal%202.%20Asliye%20Hukuk%20Mahkemesi%0D%0ATAR%C4%B0H%C4%B0%20%3A%2009%2F06%2F2010%0D%0ANUMARASI%20%3A%202010%2F12-2010%2F274%0D%0ADAVACI%20%3A%20Cemil%20G%C3%B6kt%C3%BCrk%20vekili%20Av.%20Erhan%20Kamac%C4%B1%0D%0ADAVALI%20%3A%20%C4%B0stanbul&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Kamula%C5%9Ft%C4%B1rmas%C4%B1z%20el%20atma%20nedeniyle%20tazminat&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T.C.%20YARGITAY%20Hukuk%20Genel%20Kurulu%0D%0AESAS%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F5-662%0D%0AKARAR%20NO%20%C2%A0%20%C2%A0%3A%202010%2F651%20YARGITAY%20%C2%A0%20%C4%B0LAMI%0D%0A%C4%B0NCELENEN%20KARARIN%0D%0AMAHKEMES%C4%B0%20%3A%20Kartal%202.%20Asliye%20Hukuk%20Mahkemesi%0D%0ATAR%C4%B0H%C4%B0%20%3A%2009%2F06%2F2010%0D%0ANUMARASI%20%3A%202010%2F12-2010%2F274%0D%0ADAVACI%20%3A%20Cemil%20G%C3%B6kt%C3%BCrk%20vekili%20Av.%20Erhan%20Kamac%C4%B1%0D%0ADAVALI%20%3A%20%C4%B0stanbul&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/kamulastirmasiz-el-atma-nedeniyle-tazminat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Açıktan Devlet Memuru Alım İlanı</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 19:30:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4334</guid>
		<description><![CDATA[DENİZ EĞİTİM VE ÖĞRETİM KOMUTANLIĞI BEYLERBEYİ/İSTANBUL DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI DEVLET MEMURU ALIMLARI BİLGİLENDİRME KILAVUZ (BAŞVURU TARİHLERİ 20 Şubat-21 Mart 2012) Bu kılavuz Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Devlet Memuru olmak için başvuran adayları bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Devlet Memuru olmak onurlu bir yaşam tarzıdır. Meslek olarak Devlet Memurluğunu seçtiğiniz için sizi kutluyor ve başarılar diliyoruz. Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı İnsan Kaynakları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">DENİZ EĞİTİM VE ÖĞRETİM KOMUTANLIĞI BEYLERBEYİ/İSTANBUL</p>
<p style="text-align: justify;">DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI DEVLET MEMURU ALIMLARI BİLGİLENDİRME KILAVUZ</p>
<p style="text-align: justify;">(BAŞVURU TARİHLERİ 20 Şubat-21 Mart 2012)</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kılavuz Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Devlet Memuru olmak için başvuran adayları bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Memuru olmak onurlu bir yaşam tarzıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Meslek olarak Devlet Memurluğunu seçtiğiniz için sizi kutluyor ve başarılar diliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı İnsan Kaynakları Başkanlığı</p>
<p style="text-align: justify;">Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">2012 YILI DEVLET MEMURU ALIMLARI SINAVLARINA KATILACAK ADAYLARIN DİKKATİNE !</p>
<p style="text-align: justify;">1. SINAV VE SINAV SONRASI İŞLEMLERE AİT BÜTÜN KURALLAR BU KILAVUZDA AÇIKLANMIŞTIR.</p>
<p style="text-align: justify;">2. BU KILAVUZU SINAV SONUÇLARI ELİNİZE GEÇİNCEYE KADAR SAKLAMANIZ YARARINIZA OLACAKTIR.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. BU KILAVUZDA YER ALAN KURALLAR, KILAVUZUN YAYIM TARİHİNDEN SONRA YÜRÜRLÜĞE GİREBİLECEK YASAMA, YÜRÜTME VE YARGI ORGANLARI KARARLARI İLE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI VE DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞININ KARARLARI GEREKLİ KILDIĞI TAKDİRDE DEĞİŞTİRİLEBİLİR.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4. ALIM SÜRESİNCE HER TÜRLÜ DUYURU VE BİLGİLENDİRME www.dzkk.tsk.tr İNTERNET ADRESİNDEN YAPILACAKTIR.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ALIM YAPILACAK UNVANLAR</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında İlk Defa Devlet Memurluğuna Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Yönetmelik hükmü doğrultusunda 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacı bulunan sınıflarda DEVLET MEMURU alımı yapılmaktadır.</p>
<table border="1">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2">SINIFI</td>
<td rowspan="2">UNVANI/ALIMI YAPILACAK DERECE</td>
<td rowspan="2">İL ADI</td>
<td rowspan="2">ALIM YAPILACAK MİKTAR</td>
<td colspan="3">657 SAYILI DEVLET MEMURU KANUNUNUN 48&#8242;İNCİ MADDESİNDE BELİRTİLEN GENEL VE ÖZEL ŞARTLAR DIŞINDA ADAYLARDA ARANILACAK NİTELİK/ŞARTLAR</td>
</tr>
<tr>
<td>ÖĞRENİM DURUMU</td>
<td>CİNSİYETİ</td>
<td>MERKEZİ SINAV NOTU</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="7">GNİHZ</td>
<td>Ambar Memuru/12</td>
<td>Hatay</td>
<td>1</td>
<td>Meslek Liselerin Muhasebe bölümü mezunu olmak</td>
<td>Erkek</td>
<td>KPSSP94’den asgari 70 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2">Muhasebeci/9</td>
<td>Hatay</td>
<td>1</td>
<td rowspan="2">Fakültelerin Maliye/Muhasebe/Muhasebe-Finansman/İktisat/İşletme/İktisat-İşletme bölümü mezunu olmak</td>
<td rowspan="2">Erkek/Bayan</td>
<td rowspan="2">KPSSP26’dan asgari 70 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td>Muğla</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2">Kasiyer/10</td>
<td>Çanakkale</td>
<td>1</td>
<td rowspan="2">Meslek Yüksek Okullarının Muhasebe, İşletme veya İşletmecilik, Büro Yönetimi ve Sekreterlik bölümü mezunu olmak</td>
<td rowspan="2">Erkek/Bayan</td>
<td rowspan="2">KPSSP93’den asgari 70 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td>Zonguldak</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2">Danışma Memuru/12-13</td>
<td>Hatay</td>
<td>1</td>
<td rowspan="2">Lise ve Dengi Okulların Resepsiyon Bölümü/ Lise ve Dengi Okul mezunu olmak (Asgari 120 saatlik MEB’lığı onaylı bilgisayar kurs belgesi olmak)</td>
<td rowspan="2">Erkek/Bayan</td>
<td rowspan="2">KPSSP94’den asgari 75 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td>Yalova</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="8">YRDHZ</td>
<td>Berber/12-13</td>
<td>Kocaeli</td>
<td>1</td>
<td>Lise ve Dengi okul mezunu ve 3308 sayılı Kanuna göre erkek berberliği dalında ustalık/kalfalık belgesine sahip olmak</td>
<td>Erkek</td>
<td>KPSSP94’den asgari 65 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="7">Garson/10-12-13</td>
<td>Kocaeli</td>
<td>2</td>
<td rowspan="7">Meslek Yüksek Okulların Otelcilik, Konaklama, Turizm, İkram, Yiyecek İçecek veya Seyahat İşletmeciliği bölümü, Lise ve Dengi Okulların Servis, Servis Hizmetleri, Ağırlama ve Gıda Teknolojisi bölümü, Lise ve Dengi Okul mezunu olmak ve 3308 sayılı Kanuna göre Servis (Garson) dalında ustalık/Kalfalık/Bonservis belgesine sahip olmak.</td>
<td rowspan="7">Erkek/Bayan</td>
<td rowspan="7">Lise ve Dengi Okul Mezunları İçin KPSSP94’den, MYO mezunları için KPSSP93’den asgari 65 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td>Yalova</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>Zonguldak</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>İstanbul</td>
<td>3</td>
</tr>
<tr>
<td>Muğla</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>Mersin</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>Hatay</td>
<td>1</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">Not : (1) Müracaat tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamış, 36 yaşından gün almamış olmak (21 Mart 1976 ve daha sonra doğanlar başvurabilir),</p>
<p style="text-align: justify;">(2) Erkek adaylar için muvazzaf askerlik hizmetini fiilen tamamlamış olmak (1111 sayılı Askerlik Kanununun 10’uncu maddesinin 9’uncu fıkrası uyarınca askerlik hizmetinden muaf olanlar hariç)</p>
<table border="1">
<tbody>
<tr>
<td rowspan="2">SINIFI</td>
<td rowspan="2">UNVANI/ALIMI YAPILACAK DERECE</td>
<td rowspan="2">İL ADI</td>
<td rowspan="2">ALIM YAPILACAK MİKTAR</td>
<td colspan="3">657 SAYILI DEVLET MEMURU KANUNUNUN 48&#8242;İNCİ MADDESİNDE BELİRTİLEN GENEL VE ÖZEL ŞARTLAR DIŞINDA ADAYLARDA ARANILACAK NİTELİK/ŞARTLAR</td>
</tr>
<tr>
<td>ÖĞRENİM DURUMU</td>
<td>CİNSİYETİ</td>
<td>MERKEZİ SINAV NOTU</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="7">YRDHZ</td>
<td rowspan="7">Hademe/12-13</td>
<td>Ankara</td>
<td>5</td>
<td>Lise ve Dengi Okul Mezunu olmak</td>
<td>Erkek</td>
<td rowspan="7">KPSSP94’den asgari 65 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td>Mersin</td>
<td>1</td>
<td rowspan="6">Lise ve Dengi Okul Mezunu olmak</td>
<td rowspan="17">Erkek/Bayan</td>
</tr>
<tr>
<td>Çanakkale</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>Muğla</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>Zonguldak</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>Kocaeli</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>İstanbul</td>
<td>3</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="13">TEKHZ</td>
<td rowspan="2">Çevre Mühendisi/8</td>
<td>Ankara</td>
<td>1</td>
<td rowspan="2">Fakültelerin Çevre Mühendisliği bölümü mezunu olmak</td>
<td rowspan="10">KPSSP3’den asgari 65 notu bulunmak</td>
</tr>
<tr>
<td>İstanbul</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>İstatistikçi/8</td>
<td>Ankara</td>
<td>1</td>
<td>Fakültelerin İstatistik bölümü mezunu olmak</td>
</tr>
<tr>
<td>Mimar/8</td>
<td>İstanbul</td>
<td>1</td>
<td>Fakültelerin Mimarlık bölümü mezunu olmak</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2">Makine Mühendisi/8</td>
<td>Kocaeli</td>
<td>1</td>
<td rowspan="2">Fakültelerin Makine Mühendisliği bölümü mezunu olmak</td>
</tr>
<tr>
<td>Mersin</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="3">Elektrik Mühendisliği/8</td>
<td>Kocaeli</td>
<td>1</td>
<td rowspan="3">Fakültelerin Elektrik Mühendisliği/Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü mezunu olmak</td>
</tr>
<tr>
<td>İstanbul</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>Çanakkale</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>Endüstri Mühendisi/8</td>
<td>İstanbul</td>
<td>1</td>
<td>Fakültelerin Endüstri Mühendisliği Bölümü Mezunu Olmak</td>
</tr>
<tr>
<td>Harita Kadastro Teknikeri/9</td>
<td>Ankara</td>
<td>1</td>
<td>Meslek Yüksek Okullarının Tapu Kadastro/Harita Kadastro bölümü mezunu olmak</td>
<td>KPSSP93’den asgari 70 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="2">Elektrik Teknisyeni/12</td>
<td>İstanbul</td>
<td>1</td>
<td rowspan="2">Meslek Liselerinin Elektrik bölümü mezunu olmak</td>
<td rowspan="2">Erkek</td>
<td rowspan="2">KPSSP94’den asgari 70 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td>İzmir</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>EÖHZ</td>
<td>Beden Eğitim Öğretmeni/9</td>
<td>İstanbul</td>
<td>1</td>
<td>Fakültelerin Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü mezunu olmak</td>
<td rowspan="5">Erkek/Bayan</td>
<td>KPSSP10’dan asgari 65 notu bulunması</td>
</tr>
<tr>
<td rowspan="4">SAĞHZ</td>
<td rowspan="4">Veteriner/8</td>
<td>Kocaeli</td>
<td>1</td>
<td rowspan="4">Fakültelerin Veteriner Hekimliği bölümü mezun olmak</td>
<td rowspan="4">KPSSP3’den asgari 60 notu bulunmak</td>
</tr>
<tr>
<td>Bartın</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>İstanbul</td>
<td>1</td>
</tr>
<tr>
<td>İzmir</td>
<td>1</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;"><em> </em><em> </em><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Not : <strong>(1)</strong> Müracaat tarihi itibariyle <strong>18</strong> yaşını tamamlamış, <strong>36</strong> yaşından gün almamış olmak <strong>(21 Mart 1976 ve daha sonra doğanlar başvurabilir),</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><strong>(2)</strong></strong> Erkek adaylar için muvazzaf askerlik hizmetini fiilen tamamlamış olmak (1111 sayılı Askerlik Kanununun 10’uncu maddesinin 9’uncu fıkrası uyarınca askerlik hizmetinden muaf olanlar hariç)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BAŞVURUDA BULUNACAK ADAYLARDA ARANILAN KOŞULLAR</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>a. Genel Koşullar :</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48’inci maddesinde belirtilen genel ve özel şartlara sahip olmak (A bendinin 6’ncı fıkrası hariç).</p>
<p style="text-align: justify;">(2) Herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi görevlerde daha önce çalışmış veya halen çalışıyor olmamak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><strong>(3)</strong></strong> Sevk edilecekleri Asker Hastanelerinden ‘’Askeri Sivil Memur Adayı Olur’’ kararlı rapor almış olmak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><strong>(4)</strong></strong> Yaptırılacak güvenlik soruşturması sonucunda göreve başlamalarında bir sakınca bulunmamak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(5)</strong> Erkek adaylar için <strong>21 Mart <strong>2012</strong></strong> tarihi itibariyle askerliğini yapmış olmak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>b. Öğrenim ile İlgili Koşullar :</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(1) Alımı yapılacak unvanlar için ‘’Öğrenim Durumu’’ sütununda belirtilen öğrenim koşulunu taşımak (Öğrenim durumu; adayların en son mezun olduğu okul ve bölümü ifade eder),</p>
<p style="text-align: justify;">(2) Öğrenimlerini yurt dışında bitirenlerden diplomalarının yurt içinde denkliği Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK)’nca onaylanmış olmak,</p>
<p style="text-align: justify;">(3) 2010/2011 yılı Kamu Personel Seçme Sınavına (KPSS) girmiş ve ilan edilen unvanların karşısında belirtilen asgari KPSS notunu almış olmak.</p>
<p style="text-align: justify;">(4) Beden Eğitimi Öğretmeni unvanına başvuracak adaylar 2011 yılı Kamu Personel Seçme Sınavına (KPSS) girmiş ve ilan edilen unvanların karşısında belirtilen asgari KPSS notunu almış olmak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>c. Yaş ile İlgili Koşullar :</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Son başvuru tarihi itibariyle düzeltilmemiş nüfus kaydına göre 18 yaşını tamamlamış ve</p>
<p style="text-align: justify;">36 yaşından büyük olmamak (21 Mart 1976 ve daha sonra doğanlar başvurabilir),</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ç.</strong> <strong>Özel Koşullar :</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(1) Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında ilk defa devlet memurluğuna atanacaklar için yapılacak sınavlar hakkında yönetmelik hükmü gereğince ‘’Şehit, malul ve muharip gazi eş ve çocuklarının; anne, baba veya eşinin şehit/gazi olduğunu gösterir belge ile başvurularında almış oldukları merkezi sınav puanına (KPSS Puanı) %10 fazlası eklenerek hesaplanmış puan” dikkate alınacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">(2) <strong>Muvazzaf askerlik hizmetini fiilen</strong> <strong>tamamlamış olmak şartı</strong> <strong>1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun 10.maddesinin</strong> <strong>9. fıkrası</strong> <em>,“</em><strong>(Değişik Bent:5.<strong>2.</strong>2009-5837/2 md.)</strong> <em>Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken ölen, akıbeti meçhul kalan, hakkında gaiplik kararı alınan veya maluliyet aylığı bağlanmasını gerektirecek biçimde malul olanların;</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>a) Baba ve annesinin müşterek olarak talep ettiği veya baba ya da annesinden biri ölmüş ise sağ olanın talep ettiği kardeşlerinden biri, istekli olmadıkça silah altına alınmaz veya silah altında ise terhis edilir,</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>b) Baba ve annenin müştereken anlaşamadıkları veya her ikisinin de ölmüş olması durumunda; öncelikle silah altında olan kardeşi var ise istekli olması halinde terhis edilir, silah altında olan kardeşi yok ise veya silah altında olan kardeşi terhis olmak istemez ise askerlik hizmet sırası gelen ilk kardeş istekli olmadıkça silah altına alınmaz.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında hayatını kaybeden yükümlülerin kendilerinden olma erkek çocukları ile aynı anne ve babadan olan kardeşlerinin tamamı, istekli olmadıkça silah altına alınmaz ve silah altındakiler istekleri halinde terhis edilir.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bu bent hükümleri seferberlik ve savaş halinde uygulanmaz.“</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>hükmüne tabi olan adaylar için bu şart aranmaz</strong>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>d. BAŞVURU İÇİN İSTENEN BELGELER :</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(1) Sayfa 6’da</strong> yer alan iş talep formu (Bilgisayar ortamında büyük harflerle doldurulacaktır).</p>
<p style="text-align: justify;">(2) KPSS notunu gösteren internet çıktısı.</p>
<p style="text-align: justify;">(3) Öğrenim durumunu belirten, son mezun olduğu okuldan alınan diploma veya mezuniyet belgesinin fotokopisi.</p>
<p style="text-align: justify;">(4) Üniversite öğrenimini yurt dışında bitirenler için Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’nca verilen denklik belgesinin fotokopisi.</p>
<p style="text-align: justify;">(5) Erkek adaylar için Askerlik Terhis Belgesinin fotokopisi (Terhis belgesi olmayan adaylar Askerlik Şubelerinden temin edebilirler).</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(6)</strong> Kendisine ait vukuatlı nüfus kayıt örneği.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(7)</strong> Lise mezunu olup Danışma Memuruna başvuran adaylar için asgari 120 saatlik MEB’lığı onaylı bilgisayar kurs belgesi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(8)</strong> Berber unvanına başvuran adaylar için 3308 sayılı Kanuna göre ustalık/kalfalık belgesi fotokopisi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(9)</strong> Lise mezunu olup Garson unvanına başvuracak adaylar için 3308 sayılı kanuna göre Servis (Garson) dalında Ustalık/Kalfalık/Bonservis belgesinin fotokopisi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(10)</strong> Şehit, malul ve muharip gazi eş ve çocuklarının; anne, baba veya eşinin şehit /gazi olduğunu gösterir belgenin fotokopisi <strong>(Kuvvet Komutanlıkların Şehit ve Gazi İşlem birimlerinden veya askerlik şubelerinden alınır)</strong>.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(11)</strong> Cumhuriyet savcılığından alınacak kendilerine ait “Adli Sicil/Adli Sicil Arşiv” kayıtlarını gösterir belge.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(12)</strong> 2 adet vesikalık fotoğraf.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>NOT : 1. Sayfa 6’da</strong> bulunan iş talep formu örneğine uygun hazırlanmayan forma işlem yapılmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">2. Başvuru belgeleri, aday başvurularının kabul edilmemesi veya alım aşamalarının herhangi bir aşamasında elenmeleri durumunda geri iade edilmeyecektir. Bu kapsamda adaylar; başvuru belgelerinin asıllarını göndermeyeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>e. BAŞVURU YÖNTEMİ :</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(1) Giriş koşullarını taşıyan adaylar, başvurularını <strong>20 Şubat-21 Mart</strong> 2012 tarihleri arasında posta veya kargoyla <strong>(Posta/Kargo dış zarfına “Devlet Memuru Başvurusu” ibaresi yazılacaktır), “</strong><strong>Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı, İnsan Kaynakları Başkanlığı 34676 Beylerbeyi-Üsküdar/İSTANBUL”</strong> adresine gönderecektir. <strong>21 Mart 2012, saat 17:00’dan sonra Komutanlığımıza ulaşacak postalara işlem yapılmayacaktır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(2) Eksik belge gönderen veya nitelikleri uygun olmadığı halde başvuranların dilekçelerine işlem yapılmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">(3) İş Talep Formu bilgisayar ortamında büyük harfler ile doldurulacaktır. Tarih ve imza kısmı mutlak suretle doldurulup, fotoğraf yapıştırılacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">(4) Başvuru için istenen belgeler fotoğraflar dahil (<strong>poşet dosyaya konulmadan)</strong> yukarıdaki madde sırasına göre sol üst köşesinden zımbalanıp gönderilecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>(5) Sınava (mülakata) girecek adayların listesi (Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) sonucuna göre puan sıralamasına göre hazırlanan ve ihtiyaca göre her unvan için alınacak miktarın 6 (altı) katı olarak belirlenen sayıda) ile sınav yerlerine ilişkin bilgiler, 13 Nisan 2012 tarihinden sonra Deniz Kuvvetleri Komutanlığının “www.dzkk.tsk.tr” internet adresinden yayınlanacaktır.</strong></p>
<table border="1">
<tbody>
<tr>
<td>DEVLET MEMURU ALIMLARI İLE İLGİLİ BİLGİ ALMAK İSTEDİĞİNİZDE 13:30 -17:00 SAATLERİ ARASINDA AŞAĞIDA BELİRTİLEN TELEFONU ARAYINIZ. TLF.NO : 0 (216) 310 93 65</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table border="1">
<tbody>
<tr>
<td colspan="14">İŞ TALEP FORMU</td>
<td colspan="2" rowspan="2">FOTOĞRAF YAPIŞTIRILACAKTIR</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="14">ADAYIN DİKKATİNE : ÖZELLİKLE YALAN BEYAN İLE NOKSAN VEYA YANLIŞ YANITLANMIŞ SORULAR, İŞE ALINMAMANIZ İÇİN YETERLİ BİR NEDEN OLACAKTIR. AYRICA; GÖREVE BAŞLADIKTAN SONRA YALAN BEYANDA BULUNDUĞUNUZ TESPİT EDİLİRSE GÖREVİNİZE SON VERİLECEKTİR.</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">T.C. KİMLİK NUMARASI</td>
<td colspan="5"></td>
<td colspan="2">MÜRACAAT ETTİĞİ UNVAN</td>
<td colspan="6"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">ADI VE SOYADI (SOYADI DEĞİŞMİŞ OLAN DAHİL )</td>
<td colspan="5"></td>
<td colspan="2">MÜRACAAT ETTİĞİ BÖLGE</td>
<td colspan="6"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">DAİMİ İKAMETGÂH ADRESİ</td>
<td colspan="5"></td>
<td colspan="2">DOĞUM YERİ VE TARİHİ</td>
<td colspan="6"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">TELEFON NO ( İL KODU DAHİL)</td>
<td colspan="5"></td>
<td colspan="2">KARDEŞ SAYISI VE YAŞLARI</td>
<td colspan="6"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">MEDENİ HALİ</td>
<td colspan="5"></td>
<td colspan="8">NÜFUSA KAYITLI OLDUĞU YER</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">MERKEZİ SINAVDAN ALDIĞI NOT</td>
<td colspan="5"></td>
<td colspan="2">İL İLÇE MAHALLE/KÖY</td>
<td colspan="6"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3">ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPIP YAPMADIĞI (YAPMIŞ İSE YAPTIĞI BİRLİK ADI / YERİ, YAPMAMIŞ İSE GEREKÇESİ)</td>
<td colspan="13"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="16">AİLESİ HAKKINDA BİLGİ</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2"></td>
<td colspan="4">ADI SOYADI</td>
<td>DOĞUM YERİ VE TARİHİ</td>
<td colspan="2">TAHSİLİ</td>
<td colspan="3">MESLEĞİ</td>
<td colspan="4">ÇALIŞIYOR İSE İŞYERİ ADI</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2">BABASININ</td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
<td colspan="2"></td>
<td colspan="3"></td>
<td colspan="4"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2">ANNESİNİN</td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
<td colspan="2"></td>
<td colspan="3"></td>
<td colspan="4"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2">EVLİ OLANLAR İÇİN EŞİNİN</td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
<td colspan="2"></td>
<td colspan="3"></td>
<td colspan="4"></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="16">TAHSİL DURUMU (BÜTÜN ADAYLARIN İLKOKULDAN İTİBAREN EN SON MEZUN OLDUĞU OKULA KADAR DOLDURACAKLAR)</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4" rowspan="2">ÖĞRENİM DÜZEYİ</td>
<td colspan="7" rowspan="2">ÖĞRENİM GÖRDÜĞÜNÜZ OKUL VEYA OKULLARIN İSMİ VE YERİ (İL/İLÇE OLARAK)</td>
<td colspan="5">ÖĞRENİM DEVRELERİ</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4">TARİHTEN</td>
<td>TARİHE</td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4" rowspan="2">İLKOKUL</td>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4" rowspan="2">ORTAOKUL</td>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4" rowspan="2">LİSE VE DENGİ OKUL</td>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4" rowspan="2">YÜKSEKOKUL ( 2 YILLIK )</td>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4" rowspan="2">ÜNİVERSİTE / YÜKSEKOKUL ( 4 YILLIK)</td>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4">YÜKSEK LİSANS / DOKTORA</td>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4">ÖĞRENİMİNİZ DEVAM EDİYORSA; OKUL ADI, SINIFI VE BÖLÜMÜ</td>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="4">BİLDİĞİNİZ YABANCI DİL VE SEVİYESİ</td>
<td colspan="7"></td>
<td colspan="4"></td>
<td></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="16">DAHA ÖNCE ÇALIŞTIĞINIZ YERLER İLE HALEN ÇALIŞTIĞINIZ YER</td>
</tr>
<tr>
<td>TARİHİ (AY VE YIL OLARAK)</td>
<td colspan="4">YAPTIĞINIZ İŞİN NEVİ</td>
<td colspan="8">İŞ YERİNİN ADI VE ADRESİ</td>
<td colspan="3">AYRILMIŞ İSENİZ NEDENİ</td>
</tr>
<tr>
<td></td>
<td colspan="4"></td>
<td colspan="8"></td>
<td colspan="3"></td>
</tr>
<tr>
<td></td>
<td colspan="4"></td>
<td colspan="8"></td>
<td colspan="3"></td>
</tr>
<tr>
<td></td>
<td colspan="4"></td>
<td colspan="8"></td>
<td colspan="3"></td>
</tr>
<tr>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
<td></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TARİH : _____/_____/2012 İMZA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Deniz+Kuvvetleri+Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1+A%C3%A7%C4%B1ktan+Devlet+Memuru+Al%C4%B1m+%C4%B0lan%C4%B1&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=DEN%C4%B0Z%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20VE%20%C3%96%C4%9ERET%C4%B0M%20KOMUTANLI%C4%9EI%C2%A0BEYLERBEY%C4%B0%2F%C4%B0STANBUL%0D%0ADEN%C4%B0Z%20KUVVETLER%C4%B0%20KOMUTANLI%C4%9EI%20DEVLET%20MEMURU%20ALIMLARI%20B%C4%B0LG%C4%B0LEND%C4%B0RME%20KILAVUZ%0D%0A%28BA%C5%9EVURU%20TAR%C4%B0HLER%C4%B0%2020%C2%A0%C5%9Eubat-21%20Mart%202012%29%0D%0ABu%20k%C4%B1lavuz%20Deniz%20Kuvvetleri%20Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20Devlet%20Memuru%20olmak%20i%C3%A7in%20ba%C5%9Fvuran%20adaylar%C4%B1%20bilgilendi&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Deniz+Kuvvetleri+Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1+A%C3%A7%C4%B1ktan+Devlet+Memuru+Al%C4%B1m+%C4%B0lan%C4%B1&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=DEN%C4%B0Z%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20VE%20%C3%96%C4%9ERET%C4%B0M%20KOMUTANLI%C4%9EI%C2%A0BEYLERBEY%C4%B0%2F%C4%B0STANBUL%0D%0ADEN%C4%B0Z%20KUVVETLER%C4%B0%20KOMUTANLI%C4%9EI%20DEVLET%20MEMURU%20ALIMLARI%20B%C4%B0LG%C4%B0LEND%C4%B0RME%20KILAVUZ%0D%0A%28BA%C5%9EVURU%20TAR%C4%B0HLER%C4%B0%2020%C2%A0%C5%9Eubat-21%20Mart%202012%29%0D%0ABu%20k%C4%B1lavuz%20Deniz%20Kuvvetleri%20Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20Devlet%20Memuru%20olmak%20i%C3%A7in%20ba%C5%9Fvuran%20adaylar%C4%B1%20bilgilendi&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Deniz+Kuvvetleri+Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1+A%C3%A7%C4%B1ktan+Devlet+Memuru+Al%C4%B1m+%C4%B0lan%C4%B1&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=DEN%C4%B0Z%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20VE%20%C3%96%C4%9ERET%C4%B0M%20KOMUTANLI%C4%9EI%C2%A0BEYLERBEY%C4%B0%2F%C4%B0STANBUL%0D%0ADEN%C4%B0Z%20KUVVETLER%C4%B0%20KOMUTANLI%C4%9EI%20DEVLET%20MEMURU%20ALIMLARI%20B%C4%B0LG%C4%B0LEND%C4%B0RME%20KILAVUZ%0D%0A%28BA%C5%9EVURU%20TAR%C4%B0HLER%C4%B0%2020%C2%A0%C5%9Eubat-21%20Mart%202012%29%0D%0ABu%20k%C4%B1lavuz%20Deniz%20Kuvvetleri%20Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20Devlet%20Memuru%20olmak%20i%C3%A7in%20ba%C5%9Fvuran%20adaylar%C4%B1%20bilgilendi&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Deniz+Kuvvetleri+Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1+A%C3%A7%C4%B1ktan+Devlet+Memuru+Al%C4%B1m+%C4%B0lan%C4%B1&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=DEN%C4%B0Z%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20VE%20%C3%96%C4%9ERET%C4%B0M%20KOMUTANLI%C4%9EI%C2%A0BEYLERBEY%C4%B0%2F%C4%B0STANBUL%0D%0ADEN%C4%B0Z%20KUVVETLER%C4%B0%20KOMUTANLI%C4%9EI%20DEVLET%20MEMURU%20ALIMLARI%20B%C4%B0LG%C4%B0LEND%C4%B0RME%20KILAVUZ%0D%0A%28BA%C5%9EVURU%20TAR%C4%B0HLER%C4%B0%2020%C2%A0%C5%9Eubat-21%20Mart%202012%29%0D%0ABu%20k%C4%B1lavuz%20Deniz%20Kuvvetleri%20Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20Devlet%20Memuru%20olmak%20i%C3%A7in%20ba%C5%9Fvuran%20adaylar%C4%B1%20bilgilendi&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Deniz+Kuvvetleri+Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1+A%C3%A7%C4%B1ktan+Devlet+Memuru+Al%C4%B1m+%C4%B0lan%C4%B1&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=DEN%C4%B0Z%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20VE%20%C3%96%C4%9ERET%C4%B0M%20KOMUTANLI%C4%9EI%C2%A0BEYLERBEY%C4%B0%2F%C4%B0STANBUL%0D%0ADEN%C4%B0Z%20KUVVETLER%C4%B0%20KOMUTANLI%C4%9EI%20DEVLET%20MEMURU%20ALIMLARI%20B%C4%B0LG%C4%B0LEND%C4%B0RME%20KILAVUZ%0D%0A%28BA%C5%9EVURU%20TAR%C4%B0HLER%C4%B0%2020%C2%A0%C5%9Eubat-21%20Mart%202012%29%0D%0ABu%20k%C4%B1lavuz%20Deniz%20Kuvvetleri%20Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20Devlet%20Memuru%20olmak%20i%C3%A7in%20ba%C5%9Fvuran%20adaylar%C4%B1%20bilgilendi&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Deniz+Kuvvetleri+Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1+A%C3%A7%C4%B1ktan+Devlet+Memuru+Al%C4%B1m+%C4%B0lan%C4%B1&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=DEN%C4%B0Z%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20VE%20%C3%96%C4%9ERET%C4%B0M%20KOMUTANLI%C4%9EI%C2%A0BEYLERBEY%C4%B0%2F%C4%B0STANBUL%0D%0ADEN%C4%B0Z%20KUVVETLER%C4%B0%20KOMUTANLI%C4%9EI%20DEVLET%20MEMURU%20ALIMLARI%20B%C4%B0LG%C4%B0LEND%C4%B0RME%20KILAVUZ%0D%0A%28BA%C5%9EVURU%20TAR%C4%B0HLER%C4%B0%2020%C2%A0%C5%9Eubat-21%20Mart%202012%29%0D%0ABu%20k%C4%B1lavuz%20Deniz%20Kuvvetleri%20Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20Devlet%20Memuru%20olmak%20i%C3%A7in%20ba%C5%9Fvuran%20adaylar%C4%B1%20bilgilendi&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Deniz%20Kuvvetleri%20Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20A%C3%A7%C4%B1ktan%20Devlet%20Memuru%20Al%C4%B1m%20%C4%B0lan%C4%B1&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=DEN%C4%B0Z%20E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M%20VE%20%C3%96%C4%9ERET%C4%B0M%20KOMUTANLI%C4%9EI%C2%A0BEYLERBEY%C4%B0%2F%C4%B0STANBUL%0D%0ADEN%C4%B0Z%20KUVVETLER%C4%B0%20KOMUTANLI%C4%9EI%20DEVLET%20MEMURU%20ALIMLARI%20B%C4%B0LG%C4%B0LEND%C4%B0RME%20KILAVUZ%0D%0A%28BA%C5%9EVURU%20TAR%C4%B0HLER%C4%B0%2020%C2%A0%C5%9Eubat-21%20Mart%202012%29%0D%0ABu%20k%C4%B1lavuz%20Deniz%20Kuvvetleri%20Komutanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda%20Devlet%20Memuru%20olmak%20i%C3%A7in%20ba%C5%9Fvuran%20adaylar%C4%B1%20bilgilendi&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/deniz-kuvvetleri-komutanligi-aciktan-devlet-memuru-alim-ilani.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1000 Kişiye 1 Avukat&#8230;</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 19:24:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Yargı Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Avukat Sayısı 31.12.2011 tarihi itibariyle 74.492′ oldu.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4332</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de Avukat Sayısı 31.12.2011 tarihi itibariyle 74.492′ oldu. Türkiye’de Barolar Birliği’ne kayıtlı avukat sayısı 31.12.2011 tarihi itibariyle 74.492′ye ulaştı. 2007 yılı sonunda bu sayının 60.710 olduğunu göz önüne aldığımızda, 4 yılda avukat sayısının 13.782 kişi artış gösterdiği ortaya çıkıyor. Bu artışın neredeyse yarıya yakını İstanbul Barosu’nda gerçekleşmiş. Dört yılın sonunda artış: 5.547 kişi! Bu da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: justify;">Türkiye’de Avukat Sayısı 31.12.2011 tarihi itibariyle 74.492′ oldu.</h3>
<div style="text-align: justify;">
<div>Türkiye’de Barolar Birliği’ne kayıtlı avukat sayısı 31.12.2011 tarihi itibariyle 74.492′ye ulaştı. 2007 yılı sonunda bu sayının 60.710 olduğunu göz önüne aldığımızda, 4 yılda avukat sayısının 13.782 kişi artış gösterdiği ortaya çıkıyor. Bu artışın neredeyse yarıya yakını İstanbul Barosu’nda gerçekleşmiş. Dört yılın sonunda artış: 5.547 kişi! Bu da ülke genelindeki artışın yalnızca %40′ının İstanbul Barosu’nda olduğunu gösteriyor. İstanbul Barosu’nun dünyanın en büyük barosu olması boşuna değil.</div>
<div>Ülke genelindeki hukuk fakültesi sayısı sürekli artış halinde iken ve her yıl yaklaşık 4.000 civarında yeni avukat mesleğe katılırken, avukatlık sınavı tartışmaları da beraberinde gündemde kendine yer buluyor. Barolar Birliği’nin 2001 yılından bu yana açıkladığı rakamlar, avukat sayısının artışına da ışık tutuyor. 2011 yılında 44.000 olan avukat sayısı, 10 yıllık süre içinde %68 gibi bir artış hızıyla 74 bine yükseliyor.</div>
<div>Barolar Birliği’nin istatistiklerine göre en çok artış hızı kadın avukat sayısında yaşanıyor. 2002 yılından bu yana erkek avukat sayısı %43′lük bir oranla artmış iken; kadın avukatlar %102′lik bir artışla 28.115′e yükseliyor ve böylece toplam avukat sayısının %40′ını temsil ediyor.</div>
<div>Türkiye Barolar Birliği’nin illere göre hazırladığı avukat sayıları ise şöyle:</div>
<div><strong>TÜM BAROLARDAKİ AVUKAT SAYILARI<br />
(31 Aralık 2011 itibariyle)</strong></div>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="205"><strong>BARO ADI</strong></td>
<td width="67">
<div><strong>ERKEK</strong></div>
</td>
<td width="78">
<div><strong>KADIN</strong></div>
</td>
<td width="74">
<div><strong>TOPLAM</strong></div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ADANA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>1.076</div>
</td>
<td width="78">
<div>602</div>
</td>
<td width="74">
<div>1.678</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ADIYAMAN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>160</div>
</td>
<td width="78">
<div>36</div>
</td>
<td width="74">
<div>196</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">AFYONKARAHİSAR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>233</div>
</td>
<td width="78">
<div>78</div>
</td>
<td width="74">
<div>311</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">AĞRI BAROSU</td>
<td width="67">
<div>65</div>
</td>
<td width="78">
<div>16</div>
</td>
<td width="74">
<div>81</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">AMASYA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>113</div>
</td>
<td width="78">
<div>33</div>
</td>
<td width="74">
<div>146</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ANKARA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>6.199</div>
</td>
<td width="78">
<div>4.423</div>
</td>
<td width="74">
<div>10.622</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ANTALYA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>1.614</div>
</td>
<td width="78">
<div>985</div>
</td>
<td width="74">
<div>2.599</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ARTVİN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>43</div>
</td>
<td width="78">
<div>29</div>
</td>
<td width="74">
<div>72</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">AYDIN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>526</div>
</td>
<td width="78">
<div>306</div>
</td>
<td width="74">
<div>832</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BALIKESİR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>527</div>
</td>
<td width="78">
<div>250</div>
</td>
<td width="74">
<div>777</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BİLECİK BAROSU</td>
<td width="67">
<div>49</div>
</td>
<td width="78">
<div>23</div>
</td>
<td width="74">
<div>72</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BİNGÖL BAROSU</td>
<td width="67">
<div>58</div>
</td>
<td width="78">
<div>18</div>
</td>
<td width="74">
<div>76</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BİTLİS BAROSU</td>
<td width="67">
<div>37</div>
</td>
<td width="78">
<div>10</div>
</td>
<td width="74">
<div>47</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BOLU BAROSU</td>
<td width="67">
<div>87</div>
</td>
<td width="78">
<div>45</div>
</td>
<td width="74">
<div>132</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BURDUR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>104</div>
</td>
<td width="78">
<div>44</div>
</td>
<td width="74">
<div>148</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BURSA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>1.306</div>
</td>
<td width="78">
<div>664</div>
</td>
<td width="74">
<div>1.970</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ÇANAKKALE BAROSU</td>
<td width="67">
<div>202</div>
</td>
<td width="78">
<div>98</div>
</td>
<td width="74">
<div>300</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ÇANKIRI BAROSU</td>
<td width="67">
<div>41</div>
</td>
<td width="78">
<div>24</div>
</td>
<td width="74">
<div>65</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ÇORUM BAROSU</td>
<td width="67">
<div>199</div>
</td>
<td width="78">
<div>75</div>
</td>
<td width="74">
<div>274</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">DENİZLİ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>548</div>
</td>
<td width="78">
<div>234</div>
</td>
<td width="74">
<div>782</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">DİYARBAKIR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>534</div>
</td>
<td width="78">
<div>184</div>
</td>
<td width="74">
<div>718</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">EDİRNE BAROSU</td>
<td width="67">
<div>191</div>
</td>
<td width="78">
<div>73</div>
</td>
<td width="74">
<div>264</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ELAZIĞ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>244</div>
</td>
<td width="78">
<div>54</div>
</td>
<td width="74">
<div>298</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ERZİNCAN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>58</div>
</td>
<td width="78">
<div>33</div>
</td>
<td width="74">
<div>91</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ERZURUM BAROSU</td>
<td width="67">
<div>217</div>
</td>
<td width="78">
<div>64</div>
</td>
<td width="74">
<div>281</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ESKİŞEHİR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>408</div>
</td>
<td width="78">
<div>250</div>
</td>
<td width="74">
<div>658</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">GAZİANTEP BAROSU</td>
<td width="67">
<div>730</div>
</td>
<td width="78">
<div>218</div>
</td>
<td width="74">
<div>948</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">GİRESUN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>141</div>
</td>
<td width="78">
<div>67</div>
</td>
<td width="74">
<div>208</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">GÜMÜŞHANE BAROSU</td>
<td width="67">
<div>32</div>
</td>
<td width="78">
<div>9</div>
</td>
<td width="74">
<div>41</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">HAKKARİ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>57</div>
</td>
<td width="78">
<div>4</div>
</td>
<td width="74">
<div>61</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">HATAY BAROSU</td>
<td width="67">
<div>565</div>
</td>
<td width="78">
<div>202</div>
</td>
<td width="74">
<div>767</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ISPARTA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>177</div>
</td>
<td width="78">
<div>74</div>
</td>
<td width="74">
<div>251</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">MERSİN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>892</div>
</td>
<td width="78">
<div>431</div>
</td>
<td width="74">
<div>1.323</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">İSTANBUL BAROSU</td>
<td width="67">
<div>16.309</div>
</td>
<td width="78">
<div>11.958</div>
</td>
<td width="74">
<div>28.267</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">İZMİR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>3.461</div>
</td>
<td width="78">
<div>2.619</div>
</td>
<td width="74">
<div>6.080</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KARS BAROSU</td>
<td width="67">
<div>83</div>
</td>
<td width="78">
<div>29</div>
</td>
<td width="74">
<div>112</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KASTAMONU BAROSU</td>
<td width="67">
<div>108</div>
</td>
<td width="78">
<div>46</div>
</td>
<td width="74">
<div>154</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KAYSERİ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>651</div>
</td>
<td width="78">
<div>274</div>
</td>
<td width="74">
<div>925</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KIRKLARELİ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>119</div>
</td>
<td width="78">
<div>63</div>
</td>
<td width="74">
<div>182</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KIRŞEHİR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>87</div>
</td>
<td width="78">
<div>22</div>
</td>
<td width="74">
<div>109</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KOCAELİ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>572</div>
</td>
<td width="78">
<div>352</div>
</td>
<td width="74">
<div>924</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KONYA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>1.103</div>
</td>
<td width="78">
<div>469</div>
</td>
<td width="74">
<div>1.572</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KÜTAHYA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>182</div>
</td>
<td width="78">
<div>81</div>
</td>
<td width="74">
<div>263</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">MALATYA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>309</div>
</td>
<td width="78">
<div>90</div>
</td>
<td width="74">
<div>399</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">MANİSA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>498</div>
</td>
<td width="78">
<div>188</div>
</td>
<td width="74">
<div>686</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">K.MARAŞ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>310</div>
</td>
<td width="78">
<div>77</div>
</td>
<td width="74">
<div>387</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">MARDİN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>142</div>
</td>
<td width="78">
<div>41</div>
</td>
<td width="74">
<div>183</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">MUĞLA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>526</div>
</td>
<td width="78">
<div>411</div>
</td>
<td width="74">
<div>937</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">MUŞ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>43</div>
</td>
<td width="78">
<div>13</div>
</td>
<td width="74">
<div>56</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">NEVŞEHİR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>126</div>
</td>
<td width="78">
<div>38</div>
</td>
<td width="74">
<div>164</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">NİĞDE BAROSU</td>
<td width="67">
<div>82</div>
</td>
<td width="78">
<div>32</div>
</td>
<td width="74">
<div>114</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ORDU BAROSU</td>
<td width="67">
<div>179</div>
</td>
<td width="78">
<div>72</div>
</td>
<td width="74">
<div>251</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">RİZE BAROSU</td>
<td width="67">
<div>65</div>
</td>
<td width="78">
<div>22</div>
</td>
<td width="74">
<div>87</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">SAKARYA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>265</div>
</td>
<td width="78">
<div>121</div>
</td>
<td width="74">
<div>386</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">SAMSUN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>526</div>
</td>
<td width="78">
<div>194</div>
</td>
<td width="74">
<div>720</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">SİİRT BAROSU</td>
<td width="67">
<div>36</div>
</td>
<td width="78">
<div>5</div>
</td>
<td width="74">
<div>41</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">SİNOP BAROSU</td>
<td width="67">
<div>49</div>
</td>
<td width="78">
<div>25</div>
</td>
<td width="74">
<div>74</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">SİVAS BAROSU</td>
<td width="67">
<div>218</div>
</td>
<td width="78">
<div>100</div>
</td>
<td width="74">
<div>318</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">TEKİRDAĞ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>331</div>
</td>
<td width="78">
<div>162</div>
</td>
<td width="74">
<div>493</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">TOKAT BAROSU</td>
<td width="67">
<div>190</div>
</td>
<td width="78">
<div>85</div>
</td>
<td width="74">
<div>275</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">TRABZON BAROSU</td>
<td width="67">
<div>227</div>
</td>
<td width="78">
<div>138</div>
</td>
<td width="74">
<div>365</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">TUNCELİ BAROSU</td>
<td width="67">
<div>25</div>
</td>
<td width="78">
<div>12</div>
</td>
<td width="74">
<div>37</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ŞANLIURFA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>379</div>
</td>
<td width="78">
<div>65</div>
</td>
<td width="74">
<div>444</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">UŞAK BAROSU</td>
<td width="67">
<div>170</div>
</td>
<td width="78">
<div>56</div>
</td>
<td width="74">
<div>226</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">VAN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>203</div>
</td>
<td width="78">
<div>40</div>
</td>
<td width="74">
<div>243</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">YOZGAT BAROSU</td>
<td width="67">
<div>117</div>
</td>
<td width="78">
<div>29</div>
</td>
<td width="74">
<div>146</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ZONGULDAK BAROSU</td>
<td width="67">
<div>259</div>
</td>
<td width="78">
<div>147</div>
</td>
<td width="74">
<div>406</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">AKSARAY BAROSU</td>
<td width="67">
<div>136</div>
</td>
<td width="78">
<div>45</div>
</td>
<td width="74">
<div>181</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KARAMAN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>74</div>
</td>
<td width="78">
<div>36</div>
</td>
<td width="74">
<div>110</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KIRIKKALE BAROSU</td>
<td width="67">
<div>105</div>
</td>
<td width="78">
<div>37</div>
</td>
<td width="74">
<div>142</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BATMAN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>157</div>
</td>
<td width="78">
<div>34</div>
</td>
<td width="74">
<div>191</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">ŞIRNAK BAROSU</td>
<td width="67">
<div>74</div>
</td>
<td width="78">
<div>10</div>
</td>
<td width="74">
<div>84</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">BARTIN BAROSU</td>
<td width="67">
<div>42</div>
</td>
<td width="78">
<div>24</div>
</td>
<td width="74">
<div>66</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">IĞDIR BAROSU</td>
<td width="67">
<div>44</div>
</td>
<td width="78">
<div>16</div>
</td>
<td width="74">
<div>60</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">YALOVA BAROSU</td>
<td width="67">
<div>80</div>
</td>
<td width="78">
<div>42</div>
</td>
<td width="74">
<div>122</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">KARABÜK BAROSU</td>
<td width="67">
<div>66</div>
</td>
<td width="78">
<div>43</div>
</td>
<td width="74">
<div>109</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">OSMANİYE BAROSU</td>
<td width="67">
<div>129</div>
</td>
<td width="78">
<div>54</div>
</td>
<td width="74">
<div>183</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">DÜZCE BAROSU</td>
<td width="67">
<div>87</div>
</td>
<td width="78">
<div>42</div>
</td>
<td width="74">
<div>129</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="205">TOPLAM</td>
<td width="67">
<div>46.377</div>
</td>
<td width="78">
<div>28.115</div>
</td>
<td width="74">
<div>74.492</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=1000+Ki%C5%9Fiye+1+Avukat...&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Avukat%20Say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2%20oldu.%0D%0A%0D%0AT%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Barolar%20Birli%C4%9Fi%E2%80%99ne%20kay%C4%B1tl%C4%B1%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2ye%20ula%C5%9Ft%C4%B1.%202007%20y%C4%B1l%C4%B1%20sonunda%20bu%20say%C4%B1n%C4%B1n%2060.710%20oldu%C4%9Funu%20g%C3%B6z%20%C3%B6n%C3%BCne%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1zda%2C%204%20y%C4%B1lda%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=1000+Ki%C5%9Fiye+1+Avukat...&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Avukat%20Say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2%20oldu.%0D%0A%0D%0AT%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Barolar%20Birli%C4%9Fi%E2%80%99ne%20kay%C4%B1tl%C4%B1%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2ye%20ula%C5%9Ft%C4%B1.%202007%20y%C4%B1l%C4%B1%20sonunda%20bu%20say%C4%B1n%C4%B1n%2060.710%20oldu%C4%9Funu%20g%C3%B6z%20%C3%B6n%C3%BCne%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1zda%2C%204%20y%C4%B1lda%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=1000+Ki%C5%9Fiye+1+Avukat...&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Avukat%20Say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2%20oldu.%0D%0A%0D%0AT%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Barolar%20Birli%C4%9Fi%E2%80%99ne%20kay%C4%B1tl%C4%B1%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2ye%20ula%C5%9Ft%C4%B1.%202007%20y%C4%B1l%C4%B1%20sonunda%20bu%20say%C4%B1n%C4%B1n%2060.710%20oldu%C4%9Funu%20g%C3%B6z%20%C3%B6n%C3%BCne%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1zda%2C%204%20y%C4%B1lda%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=1000+Ki%C5%9Fiye+1+Avukat...&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Avukat%20Say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2%20oldu.%0D%0A%0D%0AT%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Barolar%20Birli%C4%9Fi%E2%80%99ne%20kay%C4%B1tl%C4%B1%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2ye%20ula%C5%9Ft%C4%B1.%202007%20y%C4%B1l%C4%B1%20sonunda%20bu%20say%C4%B1n%C4%B1n%2060.710%20oldu%C4%9Funu%20g%C3%B6z%20%C3%B6n%C3%BCne%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1zda%2C%204%20y%C4%B1lda%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=1000+Ki%C5%9Fiye+1+Avukat...&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Avukat%20Say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2%20oldu.%0D%0A%0D%0AT%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Barolar%20Birli%C4%9Fi%E2%80%99ne%20kay%C4%B1tl%C4%B1%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2ye%20ula%C5%9Ft%C4%B1.%202007%20y%C4%B1l%C4%B1%20sonunda%20bu%20say%C4%B1n%C4%B1n%2060.710%20oldu%C4%9Funu%20g%C3%B6z%20%C3%B6n%C3%BCne%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1zda%2C%204%20y%C4%B1lda%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=1000+Ki%C5%9Fiye+1+Avukat...&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Avukat%20Say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2%20oldu.%0D%0A%0D%0AT%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Barolar%20Birli%C4%9Fi%E2%80%99ne%20kay%C4%B1tl%C4%B1%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2ye%20ula%C5%9Ft%C4%B1.%202007%20y%C4%B1l%C4%B1%20sonunda%20bu%20say%C4%B1n%C4%B1n%2060.710%20oldu%C4%9Funu%20g%C3%B6z%20%C3%B6n%C3%BCne%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1zda%2C%204%20y%C4%B1lda%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=1000%20Ki%C5%9Fiye%201%20Avukat...&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=T%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Avukat%20Say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2%20oldu.%0D%0A%0D%0AT%C3%BCrkiye%E2%80%99de%20Barolar%20Birli%C4%9Fi%E2%80%99ne%20kay%C4%B1tl%C4%B1%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1%2031.12.2011%20tarihi%20itibariyle%2074.492%E2%80%B2ye%20ula%C5%9Ft%C4%B1.%202007%20y%C4%B1l%C4%B1%20sonunda%20bu%20say%C4%B1n%C4%B1n%2060.710%20oldu%C4%9Funu%20g%C3%B6z%20%C3%B6n%C3%BCne%20ald%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1zda%2C%204%20y%C4%B1lda%20avukat%20say%C4%B1s%C4%B1n%C4%B1n%20&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/1000-kisiye-1-avukat.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>21 Şubat 2012 Salı Günlü Gazetelerden Basında Yargı Haberleri</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 16:14:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Yargı Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[21 Şubat 2012 Salı Günlü Gazetelerden Basında Yargı Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Şikayeti]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat Metin ÖZDERİN]]></category>
		<category><![CDATA[Avukatlık Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[Avukatlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki İhtilaf]]></category>
		<category><![CDATA[İhale]]></category>
		<category><![CDATA[Kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Özderin Avukatlık Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[tanıma]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı İçtihatları]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı İçtihatları Anayasa Şikayeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4328</guid>
		<description><![CDATA[Resmi Gazete’de Bugün 21 Şubat 2012 Tarihli ve 28211 Sayılı Resmî Gazete MEVZUAT &#160; YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ &#160; BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ —  Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına, Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ’ın Vekâlet Etmesine Dair Tezkere —  İçişleri Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati YAZICI’nın Vekâlet Etmesine Dair Tezkere &#160; YÖNETMELİKLER —  Batı Balkan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Resmi Gazete’de Bugün</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em> </em></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="658">
<tbody>
<tr>
<td width="658">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="658">
<tbody>
<tr>
<td width="555"><strong>21 Şubat 2012 Tarihli ve 28211 Sayılı     Resmî Gazete</strong></td>
<td width="103" background="../../2010%20Resmi%20Gazeteleri/12%20ARALIK%20AYI%20RESMİ%20GAZETELERİ/02122010/index.gif"><strong>MEVZUAT</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="658">&nbsp;</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">BAKANLIKLARA VEKÂLET ETME İŞLEMİ</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-1.htm">—  Gıda, Tarım ve   Hayvancılık Bakanlığına, Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ’ın Vekâlet Etmesine Dair   Tezkere</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-2.htm">—  İçişleri   Bakanlığına, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati YAZICI’nın Vekâlet Etmesine Dair   Tezkere</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YÖNETMELİKLER</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-3.htm">—  Batı Balkan Menşe   Kümülasyon Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti   Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-4.htm">—  İki Taraflı Menşe   Kümülasyon Sistemi Kapsamı Ticarette Eşyanın Tercihli Menşeinin Tespiti   Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-5.htm">—  Aynı Yerde Doğal Gaz   Depolama Faaliyetinde Bulunmak Üzere Lisans Başvurusunda Bulunan Tüzel   Kişilerin Seçimi Hakkında Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-6.htm">—  Doğal Gaz Piyasası   Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-7.htm">—  Kaçak Petrolün   Tespit ve Tasfiyesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik   Yapılmasına Dair Yönetmelik</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-8.htm">—  Sıvılaştırılmış   Petrol Gazları (LPG) Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve   Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte   Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YARGI BÖLÜMÜ</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YARGITAY KARARI</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120221-9.htm">—  Yargıtay 2. Hukuk   Dairesine Ait Karar</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">İLANLAR</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120221.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120221-2.htm">a &#8211; Yargı İlânları</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120221.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120221-3.htm">b &#8211; Artırma, Eksiltme ve   İhale İlânları</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120221.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120221-4.htm">c &#8211; Çeşitli İlânlar</a></p>
<p><a href="http://rega.basbakanlik.gov.tr/main.aspx?home=http://rega.basbakanlik.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2010/12/20101213.htm&amp;main=http://rega.basbakanlik.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2010/12/20101213-5.htm">— </a><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120221.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120221-5.htm">T.C. Merkez Bankasınca   Belirlenen Döviz Kurları ve Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<div style="text-align: justify;"><em></p>
<hr size="2" />
<p></em></div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Gazetelerde Bugün</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>CUMHURİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Örtülü zırh kalksın</p>
<p style="text-align: justify;">‘AĞIR HİZMET KUSURU’ Kamuoyunda cinayeti örgütleyenlerin üzerine yeterince gidilmediği görüşünün ağırlık kazanması üzerine devreye giren Devlet Denetleme Kurulu’nun raporunda, Dink’in öldürüleceğini bilen Emniyet ve Jandarma’nın gerekli önlemleri almadığı ve işbirliği yapmadığı belirtildi. Raporda yaşam hakkının korunması yükümlülüğünün yerine getirilmediği ve ağır kamu hizmeti kusuru oluştuğu vurgulandı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HÜRRİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ölü şehir Humus</p>
<p style="text-align: justify;">CNN televizyonu, Suriye&#8217;nin hayalet kenti Humus&#8217;a girdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>MİLLİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yanlış başladı, yanlış bitti</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhurbaşkanlığı Dink raporunu açıkladı: Soruşturmada yanlış yöntem izlendi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>VATAN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Devlet suçu kabul etti</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Denetleme Kurulu, Hrand Dink cinayetiyle ilgili raporunda &#8220;Zincirleme eylem var. Kamu görevlileri, ana cinayet davası kapsamında soruşturulmalı&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>RADİKAL</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Patriğin Türklük tanımı</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet tarihinde Meclis&#8217;e davet edilen ilk azınlık temsilcisi olan Fener Rum Patriği Bartholomeos, Anayasa Komisyonu&#8217;na kendi vatandaşlık tanımını yaptı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>AKŞAM</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Suriye&#8217;li albay böyle kaçırılmış</p>
<p style="text-align: justify;">Akşam, bir MİT&#8217;çinin tutuklandığı muhalif albay Hüseyin Harmuş vakasındaki şok detayları açıklıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SÖZCÜ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eğitim paralı, dayak parasız</p>
<p style="text-align: justify;">YÖK Başkanı Çetinsaya&#8217;yı protesto eden üniversiteliler polisin gazabına uğradı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HABERTÜRK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ağır görev suçu</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Denetleme Kurulu, istihbarata rağmen Dink&#8217;in öldürülmesini &#8216;ağır görev suçu&#8217; saydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>AYDINLIK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">CHP: Andımızı tartışalım</p>
<p style="text-align: justify;">Nihat Matkap, andımızın kaldırılması tartışmasıyla ilgili &#8220;Günü gelir bunlar tartışmaya açık şeylerdir&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SABAH</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;İstihbaratçıların kurbanı oldu&#8217;</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet denetleme Kurulu Raporu: Dink&#8217;in ölümüne Emniyet ile jandarma istihbarat arasındaki koordinasyonsuzluk yol açtı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>POSTA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İtiraf</p>
<p style="text-align: justify;">15 yaşındaki Melike 18 Ocak 2011&#8242;de kaçırıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BİRGÜN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tutuklu belediye</p>
<p style="text-align: justify;">KCK operasyonlarının en uğrak yeri olan BDP&#8217;li belediyelerin geldiği son durum trajikomik.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YENİ</strong> <strong>ŞAFAK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cinayeti gördüler, önlemediler</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet Denetleme Kurulu, Hrant Dink suikastiyle ilgili raporunda çarpıcı tespitlere yer verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ZAMAN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yargıtay, KCK&#8217;nın silahlı terör örgütü olduğunu tescilledi</p>
<p style="text-align: justify;">Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından KCK üyesi Fırat Ertunç isimli eylemciye verilen hapis cezası Yargıtay tarafından onaylandı. Kararda KCK, &#8216;ülke topraklarının bir kısmını bölmek için silahlı mücadele yapan terör örgütü PKK&#8217;nın üzerinde bir üst yapı&#8217; olarak tanımlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Perinçek&#8217;in avukatına duruşma yasağı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, I. Ergenekon Davasında dört yıldan bu yana tutuklu yargılanan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek&#8217;in avukatı Hasan Basri Özbey&#8217;in, dava sonuna kadar duruşmalara katılmasını yasakladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara- İşçi Partisi&#8217;nden yapılan açıklamaya göre mahkeme, aynı kararında İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek&#8217;in de, 16 celse duruşmalara alınmamasını kararlaştırdı. Avukat Özbey&#8217;in daha önce de 16 celse duruşmalara katılması yasaklanmıştı. Ceza süresinin dolmasının hemen ardından ilk oturumda Özbey hakkında yeniden yasak kararı getirildi. Bu kez yasaklama dava sonuna kadar.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme bugün açıkladığı kararına, Avukat Özbey&#8217;in 27 Ocak günkü duruşmada yaptığı savunmayı gerekçe gösterdi. Doğu Perinçek&#8217;in avukatı Hasan Basri Özbey aynı zamanda, Perinçek&#8217;in tutuklanmasından sonra İşçi Partisi Genel Başkanvekilliğine getirilen Mehmet Bedri Gültekin&#8217;in de Ergenekon iddiası kapsamında tutuklanmasının ardından Genel Başkanvekilliğini yürütüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kararı değerlendiren İP Genel Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Cengiz, &#8220;Bu uygulama Özel Görevli Mahkemelerin niteliğini göstermekte olup, Silivri&#8217;deki yargılamalarda hukukun bulunmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Savunma yapmak suç olmuştur. Özbey&#8217;in, İşçi Partisi Genel Başkanvekili olduğu da dikkate alındığında, hedefte sadece savunmanın olmadığı açıktır. İşçi Partisi de hedeftedir&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Yıldırım&#8217;dan Nazım&#8217;lı savunma</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemede merakla beklenen savunmasına başlayan Aziz Yıldırım &#8221;Galatasaray&#8217;ın şike yaptığını gösterip, Fenerbahçe&#8217;nin şike yapmadığını göstereceğim&#8221;dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul- Çağlayan&#8217;daki İstanbul Adalet Sarayı&#8217;nda faaliyet gösteren özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Olgun Peker, Aziz Yıldırım, Mecnun Odyakmaz, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu ve Tamer Yelkovan&#8217;nın da aralarında bulunduğu 22 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanıklardan Bülent İbrahim İşçen&#8217;in raporlu olması nedeniyle katılmadığı duruşmada, bazı tutuksuz sanıklar da hazır bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemenin duruşma salonunun darlığı yüzünden büyük salonda yapılacak yargılama kapsamında, İstanbul Adalet Sarayı&#8217;nın içi ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı.</p>
<p style="text-align: justify;">Salona, dün olduğu gibi sadece ana bloktan giriş sağlanabiliyor. Salona geçiş yapılan diğer koridor ve geçişler güvenlik gerekçesiyle kapatılırken, asansörlerin de bu katta durması engellendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Duruşmada, söz alan tutuklu sanık Ömer Ülkü&#8217;nün avukatlarından Nuray Mercimek, Ülkü&#8217;yü 15 seneden beri tanıdığını söyledi. Duygulu bir şekilde ifade verdiği görülen Mercimek, &#8221;Biraz duygulandım. Çünkü Ömer Ülkü bu suçları işlemez. Böyle bir şey yapacağına inanmıyorum. Üzgünüm, sadece tahliye istiyorum&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Tutuklu sanıklardan Coşkun Çalık da, telefon tapelerinde Ömer Ülkü hakkında sarf ettiği sözleri kast ederek, o konuşmalar çok salakça söylenmiş şeylerdi&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme Başkanı Ekinci&#8217;nin araya girerek, &#8221;Bunları yüzüne de söylediniz mi?&#8221; diye sorması üzerine Çalık, &#8221;Tanıdıktan sonra konuştuk. &#8216;Hakkını helal et, arkanızdan konuştum&#8217; dedim. O konuşmalar nedeniyle kendimden utandım&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Çalık, neden suçlandığını bilmediğini anlatarak, &#8221;Gözaltına alınıp adliyeye sevk edildikten sonra siz almıştınız ifademizi. &#8216;Çok gözaltı sırası var, ayrıntıya girmeyin&#8217; demiştiniz&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme Başkanı Ekinci de bunun üzerine, &#8221;O zamandan bugünü gördüğüm için daha sonra rahat rahat anlatırsınız demişim&#8221; diye konuşması mahkemede bulunanların gülüşmelerine neden oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8221;Olgun Peker&#8217;e git şunu yap bunu yap dediysem en üst cezaya razıyım&#8221; diyen Çalık, tahliyesini talep etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Duruşmada söz alan Çalık&#8217;ın avukatı Yılmaz  Ekinci de müvekkilinin söz konusu örgüte üye olduğuna dair hiçbir delilin bulunmadığını savunarak, Çalık&#8217;ın beraat etmesi gerektiğini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Tutuklu sanıklardan Abdullah Karakuz da savunmasında, ne silahlı ne de silahsız bir örgütün üyesi olmadığını öne sürerek, evinde bulunan silahı, soruşturma aşamasında korktuğu için kabul etmediğini, eşinin de endişelenmemesi için başka birine ait olduğunu söylediğini anlattı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Mehmet  Ekinci, &#8221;Eşinden korkuyorsun ama bayan arkadaşınla gezmeyi biliyorsun&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karakuz, tahliyesini talep etti.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tutuklu sanık Abdullah Eker, iddianamede bahsi geçen Giresun&#8217;da bir kafedeki olayla ilgili olarak, kafeye zarar verdikleri sırada alkollü olduğunu anlattı. Bu olayın herhangi birinin azmettirmesi sonucu olmadığını savunan Eker, &#8221;İddianamede bu olayı bana azmettirdiği öne sürülen kişileri burada tanıdım. Evimde ruhsatsız bir silah ele geçirildi. Bu silahı hiçbir olay ya da eylemde kullanmadım&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Tutuklu sanık Selim Kımıl ise savunmasında, sanıklardan Olgun Peker&#8217;i tanımadığını, Hakan Karaahmet&#8217;in ise yanında çalıştığını belirterek, &#8221;Kimseyle örgütsel bir bağlantım, ilişkim yoktur&#8221; dedi. Hakkındaki suçlamaları reddeden Kımıl, &#8221;40 yıl düşünsem Aziz Yıldırım, Olgun Peker&#8217;le aynı davada yargılanacağım aklıma gelmezdi&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Fenerbahçe&#8217;nin şike yapmadığını göstereceğim&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Aziz Yıldırım savunmasına başladı. Bazı avukatlar salonun dışında kaldı. Ek güvenlik personeli salon çevresine geldi. Ancak; Aziz Yıldırım&#8217;ın itirazıyla yönetimimiz tam kadro salonda bulunmakta. İşte Yıldırım&#8217;ın savunması:</p>
<p style="text-align: justify;">- Yargılanan Fenerbahçe&#8217;dir. Bunu yapamazsınız. Tarihi bir gün yaşıyoruz. Şanlı tarihimize ihanet etme iddiası ile yargılanıyoruz .Galatasaray&#8217;ın şike yaptığını, Fenerbahçe&#8217;nin şike yapmadığını göstereceğim. 25 milyon susuyorsa biz cezaevinden bir mesaj vermediğimiz içindir. Savcı, Fenerbahçenin örgüt, amacının da Şampiyon olmak olduğunu iddia etmiştir. Fenerbahçe&#8217;nin puan kaybettiği maçlara ilişkin iddianame&#8217;ye hiçbir şey konmamıştır. Polis fezlekesiyle Fenerbahçe Kulübünden TFF savunma istiyorsa, o zaman bu dava sahış değil Fenerbahçe davasıdır. Fenerbahçe artık sadece Spor Kulübü olarak kalmayacaktır. Aziz Yıldırım, Nazım Hikmet&#8217;ten de bir şiir okudu: &#8220;Düşmana inat, bir gün fazla yaşamak.&#8221; diyerek savunmasına şöyle devam etti. Fenerbahçeli olmayı her şeyin üzerinde tutmam benim için bir erdemdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Taraftar Çağlayan&#8217;da</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Fenerbahçeli taraftarların,  yöneticilere desteği sürüyor. Çağlayan&#8217;daki adliye önünde öğlen saatlerine kadar, dünkü kalabalığa göre az sayıda taraftar geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaptıkları tezahüratlarda ezeli rakiplerine de göndermelerde bulunan taraftarlar, tutuklu yargılanan kulüp başkanı Aziz Yıldırım, yöneticiler İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu ve mali işler müdürü Tamer Yelkovan ile amatör şubeler koordinatörü Cemil Turan&#8217;a destek veriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Taraftarların tezahüratları arasında, &#8221;Başkan çıkmazsa katliam çıkar&#8221; şeklinde ifadeler de yer aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> AİHM&#8217;de Türkiye&#8217;ye ceza</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), gazeteci Erbil Tuşalp&#8217;ın &#8221;ifade özgürlüğünün ihlal edildiği&#8221; şikayetiyle açtığı davada Türkiye&#8217;yi haksız bularak maddi tazminat ödemesine karar verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Strasoburg- Tuşalp, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhine yazdığı iki makaleden dolayı Türkiye&#8217;de mahkum olup maddi tazminat ödemesini gerekçe göstererek, 2008 yılında AİHM&#8217;e başvurmuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">AİHM bugünkü kararında, &#8221;Türkiye&#8217;nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi&#8217;nin ifade ve düşünce özgürlüğüyle ilgili 10. maddesini ihlal ettiğine&#8221; hükmetti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Türkiye karar gereği, Tuşalp&#8217;e 5 bin avro para cezası ödeyecek.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ankara&#8217;daki mahkeme, Tuşalp&#8217;in, Başbakan Erdoğan aleyhine yazdığı makalede kabul edilebilir eleştiri sınırlarını geçtiği gerekçesiyle 10 bin Türk lirası tazminat ödemeye mahkum etmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Temyiz mahkemesi, Tuşalp&#8217;in daha sonra yaptığı itirazı reddetmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> CHP&#8217;li belediyeye operasyon: 8 gözaltı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakcılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, CHP&#8217;li Kuşadası Belediyesi’ne operasyon düzenledi. Operasyonda, 8 kişi gözaltına alındı.</p>
<p style="text-align: justify;">İzmir- Kuşadası Belediyesi&#8217;ne yönelik sürdürülen soruşturma kapsamında, iki belediye başkan yardımcısı ve CHP Genel Merkezi Gençlik Kolları&#8217;nın iki eski yöneticisinin de aralarında yer aldığı 9 kişi gözaltına alındı.</p>
<p style="text-align: justify;">İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;ne yönelik geçen yıl mayıs ayında &#8221;Körfez&#8221; adı verilen operasyon kapsamında yürütülen, ancak daha sonra soruşturma dosyası ayrılan Kuşadası Belediyesi&#8217;ndeki yolsuzluk ve usulsüzlük iddialarıyla ilgili bu sabah saatlerinde, Aydın, İzmir, İstanbul ve Ankara&#8217;da operasyon gerçekleştirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Operasyonda, Kuşadası Belediye başkan yardımcıları M.Z.F, A.K, Mali İşler Müdürü Y.A, taşeron firma yetkilileri D.D, A.G.T, S.G, K.D ile eski CHP Genel Merkezi Gençlik Kolları Genel Başkanı İ.İ.Y ile eski yardımcısı K.Y&#8217;nin gözaltına alındığı belirtildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Gözaltına alınan kişiler, İzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü&#8217;ne getirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Zanlıların, Kuşadası Belediyesi ile diğer bazı başka kurumlarca açılan temizlik ve yemek ihalelerine fesat karıştırdıkları, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri ileri sürüldü.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada, İzmir Büyükşehir Belediyesi&#8217;ne yönelik &#8221;Körfez&#8221; adı verilen operasyonda daha önce gözaltına alınan ve tutuklanan 4 kişinin de bu soruşturma kapsamında yer aldığı öğrenildi.</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> O müdür açığa alındı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Erzurum&#8217;da &#8220;Emniyette suçluların kanını alıp gen haritası çıkarsınlar. Çocuk doğduktan sonra analizi yapılsın. Vatana, millete, bu ülkeye zararlıysa yürümeden yok edilsin&#8221; önerisini getiren Dumlupınar İlköğretim Okulu Müdürü Mustafa Aydın hakkında soruşturma başlatıldı. Aydın soruşturma sonuçlanıncaya kadar açığa alındı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara- Erzurum Yakutiye Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen &#8216;Huzur toplantısı&#8217;na katılan Dumlupınar İlköğretim Okulu Müdürü Mustafa Aydın&#8217;ın &#8220;öğrencilere genetik test yapılsın&#8221; sözlerine soruşturma açıldı. Erzurum Milli Eğitim Müdürlüğü konuyla ilgili bir milli eğitim müfettişini görevlendirdi. Aydın&#8217;ın ayrıca soruşturma süresince açığa alındığı belirtildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Müdür Aydın katıldığı huzur toplantısında şunları söylemişti:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Çocuklar bir defa genellikle hırsız. Bunun yanında çocuklara devamlı &#8216;Anneniz yoğurt mayalıyor mu&#8217; diye sorarım. &#8216;Evet mayalıyor&#8217; diyorlar. Bir kere yoğurt bozuksa, mayası bozuktur. Aile ne ise, çocuğu odur. Bulunduğum çevreyi sokak sokak dolaştım. O kadar kullanılmayan ev var ki. Çocuklar köpek bakıyor. Orada soba yakmış oturuyorlar. Yetkililere eski ve boş evlerin yıkılmasını söyledim. Analar ne kadar kültürlü olursa yetişecek nesil o kadar kültürlüdür. İngiltere&#8217;de okullarda şiddetin dozunu ayarlamak için bir takım tartışmalar yapılıyor. Arjantin ya da Brezilya&#8217;da emniyette, suçlu çocuklara &#8216;Nasıl bir şiddet uygulayalım&#8217; diye tartışılıyor. Ben bunu bizzat okudum, kafadan atmıyorum. En önemli tespitim, suça meyilli çocukların yüzde 90&#8242;ının ailelerinin geçimi sosyal yardımlaşma vakfı tarafından karşılanıyor. Yıllar önce Breziyla&#8217;da sokak çocuklarını yok etmek için bir örgüt kurulmuştu. Kusura bakmayın, belki biraz anormal gelebilir ama ben şunu istiyorum: Tıp bu kadar gelişti yüz nakli yapılıyor. Emniyette suçluların kanını alıp gen haritası çıkarsınlar. Çocuk doğduktan sonra analizi yapılsın. Vatana, millete, bu ülkeye zararlıysa yürümeden yok edilsin.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Atılan yumurtanın davası başladı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu&#8217;yu, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi&#8217;nde katıldığı etkinlikte yumurta atarak protesto eden 13 üniversite öğrencisinin yargılanmasına başlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara- Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya, sanık 12 öğrenci ile taraf avukatları ve müştekiler katıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Duruşmada, öğrencilerin ifadesi alındı. Sanık Ozan Gündoğdu, 4 Aralık 2010&#8242;da öğrencilerin İstanbul&#8217;da gerçekleştirdiği eyleme polisin çok sert bir şekilde müdahale ettiğini, hamile bir öğrencinin çocuğunu düşürdüğünü ileri sürerek, buna tepki olarak Burhan Kuzu&#8217;yu protesto ettiklerini söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Konferansı düzenleyenlerin ve bazı okul yöneticilerinin, Burhan Kuzu&#8217;yu &#8221;oluşacak tepkiler nedeniyle okula gelmemesi&#8221; yönünde uyardığını, ancak Kuzu&#8217;nun konferansa katıldığını ifade eden Gündoğdu, &#8221;Öğrencilerin hemen hepsi protestoya katıldı. Kuzu&#8217;ya fiili bir zarar vermek isteseydik verirdik. Taş da atabilirdik. Böyle bir amacımız yoktu&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokratik tepkilerin daha görünür olması için, dünyanın çeşitli ülkelerinde benzer eylemlerin yapıldığını ileri süren Gündoğdu, eylemlerinin tepki niteliğinde olduğunu kaydetti.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanık Çağdaş Ersoy da yumurtayı Burhan Kuzu&#8217;ya değil, kürsüye attığını savunarak, &#8221;Amacım hakaret değildi. Özel olarak Burhan Kuzu&#8217;yu vurmak istemedim&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanık Özgür Aydın da 4 Aralık&#8217;ta İstanbul&#8217;da yaşanan olaylara tepki göstermek için protesto eylemine katıldığını belirterek, protestosunun sadece Kuzu&#8217;ya değil, konferansa katılan Süheyl Batum&#8217;a da yönelik olduğunu söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanık Eren Yolsal da protestonun ardından polisin okulda biber gazı attığını kaydederek, salonda bulunan koltukları kapının önüne yığarak, insanların biber gazından zarar görmesini önlemeye çalıştığını savundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanık Hasan Hüseyin Özkan ise yaşanan olayların ardından polisin orantısız bir şiddet kullanmaya başladığını iddia ederek, biber gazından korunmak için salondaki bir koltuğu siper olarak kullandığını söyledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Hakim Ahmet Karpuzcu&#8217;nun &#8221;Koltuğu polislerin üzerine attın mı?&#8221; sorusu üzerine Özkan, &#8221;Ben koltuk atmadım. Savcı bey görüntüleri iki defa izlediği için &#8216;iki defa koltuk attı&#8217; yazmış iddianameye&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>-&#8221;Kuzu şikayetçi değil&#8221;-</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sanıkların ifadelerinin alınmasınını ardından, müştekilerin beyanlarına başvuruldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Müşteki Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdürü Bekir Eksilmez, olayların çıkmasının ardından biber gazı kullandıklarını, bu sırada, sanık Hasan Hüseyin Özkan&#8217;ın kendisine bir koltuk fırlattığını ileri sürdü.</p>
<p style="text-align: justify;">Amfide çıkan olayların ardından Burhan Kuzu&#8217;nun başka bir odaya alındığını anlatan Eksilmez, Kuzu&#8217;nun emniyetli bir şekilde üniversiteden çıkarılması amacıyla içeri girmeye çalıştıklarını, ancak öğrencilerin direnciyle karşılaştıklarını söyledi. Eksilmez, öğrencilerinden şikayetçi olduğunu ifade etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Müşteki Ankara Çevik Kuvvet Şube Müdür Yardımcısı Barış Türkyılmaz da amaçlarının Burhan Kuzu&#8217;yu güvenlik bir şekilde dışarı çıkarmak olduğunu, bunun için biber gazı kullandıklarını belirterek, sanıklardan Eren Yolsal&#8217;ın hakarette bulunduğunu, bu nedenle Yolsal&#8217;dan şikayetçi olduğunu kaydetti.</p>
<p style="text-align: justify;">Burhan Kuzu&#8217;nun Avukatı Hükümdar Hamdioğlu da Burhan Kuzu&#8217;nun öğrencilerden şikayetçi olmadığını, davaya katılma talebinin bulunmadığını bildirerek, bununla ilgili dilekçeyi mahkemeye sundu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>-Mahkeme kararı-</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Duruşmada daha sonra sanık avukatları söz aldı. Sanık avukatlarından İlke Işık Sağdıç, protesto gösterisi sırasında görevli polislerden kimsenin yaralanmadığını savunarak, mahkemenin bu konuyu dikkate almasını istedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Avukat Çiğdem Tan da protesto gösterisinde &#8221;hakaret&#8221; suçunun unsurlarının oluşmadığını iddia ederek, eylemin, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında gerçekleştiğini kaydetti.</p>
<p style="text-align: justify;">Avukat Deniz Özbilgin ise delillerin gerektiği gibi toplanmadığını ileri sürerek, bunların toplanması için süre talep etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Hakim Ahmet Karpuzcu, daha sonra kararı açıkladı. Duruşmaya katılmayan sanık Selen Özçelik&#8217;in zorla getirilmesine karar veren mahkeme, sanık avukatlarına, delil sunması için süre verilmesini kararlaştırdı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Duruşma, eksikliklerin tamamlanması için ertelendi.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada, duruşmayı CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse ve CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan da izledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, eyleme katılan 13 üniversite öğrencisi hakkında, &#8221;Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret&#8221; ve &#8221;Kamu görevlisine görevini yaptırmamak amacıyla cebir kullanmak&#8221; iddialarıyla, 4 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle dava açmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">(MT-BRŞ-JM) 21.02.2012 12:46:42</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Küçükçekmece&#8217;de vahşet</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Küçükçekmece&#8217;de 11 gündür kayıp olan yaşlı kadın, oturduğu binanın kömürlüğünde bıçaklanmış halde bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul &#8211; Kanarya Mahallesi Yarasa Sokak&#8217;ta 3 katlı bir binanın bodrum katındaki kömürlükte 26 yerinden bıçaklanmış halde bir kadın cesedi bulunduğu ihbarı üzerine, olay yerine Küçükçekmece İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ekiplerin yaptıkları incelemede, cesedin 11 gündür kayıp olan 76 yaşındaki Nuray Özdeniz&#8217;e ait olduğu ve yaşlı kadının 26 yerinden bıçaklanarak öldürüldüğü tespit edildi. Polis ekipleri, olay yerinde inceleme başlatırken, kadının bazı komşularını ifadeleri alınmak üzere emniyete götürdü.</p>
<p style="text-align: justify;">Nuray Özdeniz&#8217;in cesedi ise savcılık incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşlı kadının 4 çocuğu olduğu ve aile fertlerinin kendisini bulmak için bir televizyon programına çıkıp yardım istedikleri öğrenildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Polis ekipleri, yaşlı kadının kim yada kimler tarafından öldürüldüğünü belirlemek için geniş çaplı soruşturma başlattı.</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yakalama kalktı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensupları veya bazı kamu görevlileri hakkındaki ceza soruşturmalarında ‘Başbakan izni’ şartını yeniden düzenleyen yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, dün eski MİT Müsteşarı Emre Taner, eski MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ile MİT görevlileri Y.Y. ve H.K. hakkındaki yakalama kararını kaldırdı.</p>
<p style="text-align: justify;">MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadesinin alınması için Ankara Başsavcılığı’na yazılan talimat ise halen geçerliliğini koruyor. Ancak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara Savcılığı’na yazı yazarak yasa değişikliği nedeniyle talimatı geri isteyecek. İstanbul Savcılığı’nın ‘talimatı geri isteme’yazısını bugün göndermesi bekleniyor. 6278 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ‘soruşturma izni’ni içeren 26’ncı madde, şu şekilde düzenlenmişti: “MİT mensuplarının veya belirli bir görevi ifa etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından görevlendirilenlerin, görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı ya da 5271 sayılı Kanunun 250’nci maddesinin 1’inci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılması Başbakanın iznine bağlıdır.”</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Tehlikeyi bilenler önlemini almadı</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Köşk&#8217;ün siyah bantlı Dink raporu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün talimatıyla, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinde kamu görevlilerinin sorumluluğunu araştıran Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) raporu açıklandı.</p>
<p style="text-align: justify;">649 sayfalık rapor Başbakanlık ve olayı soruşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na da gönderildi. Köşk’ün internet sitesinden sonuç bölümündeki bazı yerler siyah bantla kapatılarak yayımlanan raporda, Dink suikastindeki kamu görevlilerinin sorumluluğu şöyle vurgulandı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Zincirleme eylemler </strong></p>
<p style="text-align: justify;">“Hrant Dink’e yönelik bir tehlikenin varlığının Emniyet ve Jandarma personelince öğrenilmiş olduğu, Dink’in korunmasına yönelik istihbarat birimlerinin gerekli çalışmaları yapmadığı ve işbirliğine gitmediği, idari makamların Dink’e yönelik riskleri bilebilecek durumda olmalarına rağmen, her kademedeki sorumluların tehlikeyi önlemek için gereken tedbirlerin alınmadığı, yaşam hakkının korunması konusundaki pozitif yükümlülüğün yerine getirilmediği ve böylece ağır bir kamu hizmet kusurunun oluşumuna neden olunduğu değerlendirilmiştir. Olayın tespit edilebilen failleri ile ihmal ve kusuru olan kamu görevlileri açısından soruşturmaların derhal başlatıldığı, kamu görevlilerinin soruşturulması hususunda izlenen yöntemlerdeki hatalar/yanlışlıklar ve diğer eksiklikler sebebiyle yürütülen soruşturmalardan etkin bir sonuç alınamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Kamu görevlilerinin ihmal ve kusurlu davranışlarının, adli yargı organlarınca soruşturulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mahkeme sınırlandı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kamu görevlilerinin birbirini takip eden ihmallerinin bütün halinde incelenmesi gerekirken ayrı ayrı incelendiği, bunun da kamu görevlilerinin süreçteki eylemlerinin ciddiyetinin kavranamamasına yol açtığı vurgulanarak şöyle denildi:</p>
<p style="text-align: justify;">“Bu yöntem, her bir idari birimce ihmal ve hatalarının başka birimlere yükletilmeye çalışılması gibi reflekslere sebebiyet vermiştir. İdari soruşturma süreçlerine rağmen herhangi bir sınırlama olmaksızın görevi kötüye kullanma ve ihmal gibi görülen fiillere ilişkin delillerin savcılıkça toplanması gerekirdi. Böyle yapılmaması nedeniyle bir bakıma adli yargı yerinde görülmüş olan ana davada ilgili mahkemenin delillere ve gerçeğe ulaşma kapasitesi sınırlandırılmıştır. Böylece kamu vicdanını tatmin etmeyen bir dava sonucu ortaya çıkmıştır. Zımni kurumsal korunma ve örtülü dokunulmazlıklar giderilerek kamu görevlileri arasında hesap verilebilirlik sağlanmalıdır. Gerek Dink’in öldürülmesi öncesinde gerekse olayın sonrasında varlığına ilişkin kuvvetli şüphe bulunan ve raporun önceki bölümlerinde ayrıntılı olarak belirtilen kamu görevlilerinin bazı ihmal ve diğer nitelikteki fiillerinin de doğrudan adli yargı yerlerince ana cinayet davası kapsamında soruşturulmasının ve yargılanmasının zorunlu olduğu değerlendirilmektedir.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu hafta Anayasa Mahkemesi’ne gidiyoruz</strong></p>
<p style="text-align: justify;">CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve MİT Kanunu’nda değişiklik yapan kanunu, bu hafta Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini belirtti.</p>
<p style="text-align: justify;">Hamzaçebi, TBMM’deki basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, kanunu hiç beklemeden onaylamasını doğru bulmadıklarını söyleyerek, şöyle konuştu: “Son düzenlemeyle, artık Başbakan, MİT’e, karanlık bir alanda, bilinmeyen alanlarda özel görevler verebilecektir. MİT’in, amacı dışına çıkabilmesinin, daha doğrusu siyasiler ve hükümetler tarafından MİT’in ana görevleri dışında kullanılabilmesinin yolu açılmıştır.” Hamzaçebi, bugüne kadar MİT mensuplarının, Başbakan’ın izni alınmaksızın, çeşitli kovuşturma ve yargılamalara tabi tutulduğunu, Kaşif Kozinoğlu’nun bunlardan biri olduğunu, Erzincan’daki soruşturma nedeniyle 2 MİT mensubunun Başbakan’ın izni olmaksızın tutuklandığını anımsattı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>CHP’den ‘gizli tanık’ yasası</strong></p>
<p style="text-align: justify;">CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, “suç uydurma” ve “yalancı tanıklık” suçlarının artırılması için yasa teklifi verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Teklifin gerekçesinde gizli tanık uygulamasına dikkat çekilerek, şöyle denildi: “Kamuoyunun yakından ilgilendiği davaların iddianameleri gizli tanık ifadeleri ile oluşturulmaktadır. Sadece gizli tanığın ihbar mektubu ya da beyanına dayanarak yürütülen davalar nedeniyle insanlar yıllarca tutuklu kalmakta, özgürlüklerinden yoksun kılınmaktadırlar. AİHM içtihatları incelendiğinde, tanığın güvenilirliğinin veya beyanlarının inandırıcılığının test edilebilme olanağının sağlanmadığı durumların adil yargılama hakkının ihlali olarak yorumlandığı görülecektir.” Teklife göre, yalancı tanıklık yapan 6 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenmeyen bir suçu, işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delillerini soruşturma sağlayacak biçimde uyduran kimseye 9 yıla kadar hapis cezası verilecek.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>O savunacak</strong></p>
<p style="text-align: justify;">HES eylemlerine katıldığı gerekçesiyle ‘HES çalışma alanlarında bulunmama ve eylemlere katılanlara görüşmeme’ cezası verilen Leyla Yalçınkaya bugün 9 yıl hapis istemiyle hâkim karşısına çıkacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Tortum İlçe Jandarma Komutanlığı’ndaki 2 er, o dönemde 17 yaşında olan Leyla’nın attığı taşla yaralandıklarını ve hakarete uğradıklarını iddia etmişti. Tortum Cumhuriyet Başsavcılığı da Çocuk Mahkemesi sıfatıyla Tortum Sulh Ceza Mahkemesi’nde ‘hakaret’, yine Çocuk Mahkemesi sıfatıyla Tortum Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘hakaret’, ‘görevi yaptırmamak için direnme, kasten yaralama’ suçlarından dava açmıştı. Bugün hâkim karşısına çıkacak olan genç kızı aynı zamanda Tortumlu olan İstanbul Barosu avukatlarından Eşber Yağmurdereli savunacak.</p>
<p style="text-align: justify;">CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil de, Leyla Yalçınkaya’ya 9 yıl hapis istenmesini kınadı, “Leyla’nın suçu suyuna, bahçesindeki ceviz ağacına, toprağına sahip çıkmak, hakkını savunmak. Bu hukuk aczi diğer Leyla’ların, Nafiye Nine’lerin, Ayşe Teyzeler’in mücadele azmini kırmak için atılmış bir adımdır. Ama gün gelecek kendi kazdıkları hukuk çukuruna kendileri de düşecekler. Leyla’lardan korkanlar, onların mücadele gücünü kırmaya çalışanlar, hakkını arayana değil suç işleyene kalkan olacak yasalara evet diyenlere de gün gelecek adalet lazım olacak” diye konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kahvehanede HES kavgası</strong></p>
<p style="text-align: justify;">ELAZIĞ’ın Kovancılar ilçesine bağlı Yarımca beldesinde Etikrom Fabrikası’na kurulmak istenen santral için dün bir kahvehanede bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Bazı vatandaşlar ile heyet arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada Çevre ve Şehircilik İl Müdür Yardımcısı Veysel Yıldırım, kafasına atılan sert bir cisimle yaralandı. Olayın büyümesini önleyen jandarmanın uzaklaştırmaya çalıştığı heyet, taşlı saldırıya uğradı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ceber davası yeniden</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sarıyer Muhsin Bodur Polis Merkezi ve Metris Cezaevi’nde gördüğü işkence sonucu hayatını kaybeden Engin Çeber’in davasında, haklarında kurulan hüküm Yargıtay tarafından bozulan 52 sanık dün yeniden hâkim karşısına çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bakırköy 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dünkü duruşmaya katılan, 4 yıldır tutuklu Başgardiyanlardan Nihat Kızılkaya, Engin Çeber’i sadece 1 dakika, Sami Ergazi ise sadece 2 dakika gördüğünü iddia etti. Çeber ailesi avukatları, davada zaman aşımı tehlikesi ile karşı karşıya olunduğunu savundu. Mahkeme heyeti, gelmeyenler zorla getirildikten sonra tüm sanıkların beyanlarının alınması, ardından Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verilmesi hükmüyle duruşmayı erteledi. Çeber’in babası Ali Tekin, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada “Engin’i öldürdüler, al dediler size 36 bin lira değeri. 36 bin lira değer koyan bilirkişiyi de şiddetle kınıyor, lanetliyorum“ diye tepki gösterdi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Tornacı profesöre 6 yıl hapis</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ameliyat malzemelerini tornacıda yaptırdığı iddiasıyla tutuksuz yargılanan Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Yensel, ihaleyi alan medikal şirket sahibi Şafak İzgi ve şirket ortağı Mehmet Münir Özyağcı’ya ihaleye fesat karıştırma suçundan 4’er yıl 2’şer ay, edimin ifasına fesat karıştırma suçundan da 2’şer yıl 6’şar ay hapis cezası verildi. Sanıkların toplam cezası 6’şar yıl 8’er ay oldu. 38 sanık beraat etti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Elle tacize 15 yıl</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Samsun&#8217;da lise öğrencisi 17 yaşındaki genç kadını sokak ortasında elle taciz ettiği iddiasıyla hakim karşısına çıkan 53 yaşındaki tutuklu, &#8220;cinsel istismar&#8221; suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Samsun İlkadım ilçesi 19 Mayıs Mahallesi&#8217;nde geçen yıl meydana gelen olayda, H. Ö., sokak ortasında lise öğrencisi E.Y.&#8217;yi elle taciz ettiği iddiasıyla gözaltına alınarak çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. Bugün 1&#8242;inci Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde son kez hakim karşısına çıkan tutuklu sanık, suçlamaları kabul etmedi. H. Ö. savunmasında, &#8220;Alkol almıştım. Sokakta arkadaşlarımla konuşuyordum. Birden dengemi kaybedip yere düşerken elim değmiş olabilir. Bilerek kasti olarak bir şey yapmadım. Beraatimi isiyorum&#8221; dedi. Duruşmaya katılmayan E.Y. ise daha önceki savunmasında, &#8220;Dersaneden çıkmıştım. Arkadaşlarımla birlikte eve giderken kaldırımda konuşan kişiler vardı. Yanlarından geçtiğimiz sırada sanık eliyle kalçamı sıktı&#8221; diye konuştu</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkeme heyeti, H. Ö&#8217;ye cinsel istismar suçundan 15 yıl hapis cezası verdi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Katili &#8216;Üzerinde kan var&#8217; sözü yakalatmış</strong></p>
<p style="text-align: justify;">SULTANGAZİ&#8221;n de evinde bıçaklanarak öldürülen 25 yaşındaki Nilüfer Aygüler’in katil zanlısı üst kat komşusu çıktı. Genç kadına aşk besleyen Gökhan U.’nun olay günü evlenme teklifine küfürle karşılık verdiği için Nilüfer Aygüler’i bıçaklayarak öldürdüğü belirlendi. Cinayetten sonra sözde polise yardımcı olurken dedektiflerin &#8220;Üzerindeki kan lekesi var.&#8221; sözü üzerine panikleyen ve çelişkili ifadeler vermeye başlayan Gökhan U.’nun gözaltında suçunu itiraf ettiği belirtildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sultangazi, Uğur mumcu mahallesinde 3 gün önce meydana gelen olayda 5 yıl önce evlendiği eşinden 1.5 yıl önce boşanan 1 çocuk annesi 25 yaşındaki Nilüfer Aygüler evinde bıçaklanarak öldürülmüş olarak bulunmuştu. İki hafta önce çalıştığı güvenlik şirketinden ayrılan Nilüfer Aygüler’in cesedi erkek kardeşi tarafından bulunduktan sonra polis tarafından soruşturma başlatıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;ÜZERİNDE KAN VAR&#8221; DEYİNCE PANİKLEDİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cinayet Büro Amirliği tarafından yürütülen soruşturma sırasında Nilüfer Aygüler’in üst kat komşusu tekstil atölyesinde çalışan Gökhan U. dedektiflerin dikkatini çekti. Sözde polise yardımcı olmaya çalışan Gökhan U.’nun polise Nilüfer Aygüler’in sözde sevgilisi olabilecek çeşitli isimler verdiği ve olay günü evin önünde gördüğü bazı kişilerin ısrarla eşkallerini yazdırmaya çalıştığı gözlendi. Deneyimli dedektifler Gökhan U.’nun bu şüpheli davranışları üzerine onunla konuşma kararı aldı. Konuşma sırasında bir dedektifin &#8220;Üzerindeki kan lekesi var.&#8221; Sorusu üzerine Gökhan U. aniden paniğe kapıldı. Üzerine bile bakmadan &#8220;Ketçap olabilir.&#8221; diye cevap veren Gökhan U. ardından sorulan sorulara çelişkili ifadeler verince gözaltına aldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>EVLİLİK TEKLİFİNE KARŞILIK KÜFÜR EDİNCE BIÇAĞI ÇEKMİŞ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilerek sorgulanan Gökhan U. kısa sürede suçunu itiraf etti. Gökhan U. alt katlarında oturan Nilüfer Aygüder’e önceleri platonik aşk yaşadığı daha sonra onunla konuşmaya başladığını anlattı. Onun gönlünü kazanmak için Nilüfer Aygüder’in 250 liralık borcunu ödediğini söyleyen Gökhan U. &#8220;Olay günü aşağı inip onun kapısını çaldım. Açınca ona evlenmek istediğimi söyledim. Bana kızdı bağırdı, küfür etti. Elindeki süpürge sopası ile vurmaya başladı. Ben de sinirlendim ve cebimdeki bıçağı çıkardım. Sonrasını hatırlamıyorum.&#8221; dedi. Poliste işlemleri tamamlanan zanlı Gökhan U. adliyeye sevk edildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Esrarengiz ölümde ilginç ifade</strong></p>
<p style="text-align: justify;">BURSA’nın Mudanya İlçesi’nde pazar günü sabaha karşı oturduğu apartmanın havalandırma boşluğunda cesedi bulunan 40 yaşındaki Şenay Mısır’ın ölümüyle ilgili soruşturma devam ediyor. Şenay Mısır ile apartman boşluğuna düşerek yaralanan 45 yaşındaki Ensar Yenice ifadesinde, &#8220;O saate birlikte içiyorduk. Birisi eve gelirse nasıl saklanırız. Havalandırma boşluğunda pencereye tutunarak gizleniriz diye düşündük. Tatbikatını yapmak isterken düştük&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Mudanya’da, Halit Paşa Mahallesi&#8221;ndeki bir apartmanda pazar sabahı saat 04.00’te meydana gelen olayda, eşi fabrikada gece vardiyasında çalışan 1 çocuk annesi Şenay Mısır, belirlenemeyen bir nedenle apartmanın 2’nci katındaki evinin penceresinden evli ve bir çocuk babası Ensar Yenici ile birlikte apartmanın havalandırma boşluğuna düştü. Şenay Mısır olay yerinde ölürken, ağır yaralanan temizlik şirketi bulunan Ensar Yenice ise önce ilçe devlet hastanesine kaldırıldı. Ardından Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Polis olayın ardındaki sis perdesini, kaldırıldığı hastanede hayati tehlikeyi atlatan Ensar Yenice’nin ifadesini alarak araladı. İddiaya göre Yenice verdiği ifadede, &#8220;Ben Şenay ve ailesi ile tanışıyorum. Sosyal paylaşım sitesinde birbirimiz ile sürekli iletişim kuruyoruz. Olay akşamı Şenay ile evinde içiyorduk. Bir ara ’Birisi gelirse ne yaparız’ diye düşündük. Sonra evde bulunan ve apartmanın havalandırma boşluğuna açılan pencereye tutunarak saklanırız diye düşündük. Tatbikat yapmaya karar verdik. Fakat düşündüğümüz gibi olmadı&#8221; dediği öğrenildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tecavüzden değil kabahatten yargılanıyor</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Olay 12 Temmuz 2011 tarihinde Ataşehir İçerenköy’de meydana geldi. Tülin Elmasoğlu’nun iddiasına göre, evinin bahçesinde bağlı olan &#8220;Ayşa&#8221; isimli çoban kırması cinsi köpeği gece 01.00 sıralarında bir kişi tarafından kaçırıldı. Durumu polise bildiren Elmasoğlu, bu kişinin köpeğini bir otomobile koyarak hızla uzaklaştığını söyledi. Polis ekiplerinin çevrede yaptığı araştırmada Ş.Ş. adlı kişinin köpekle birlikte aracın içinde uygunsuz halde yakaladığı iddia edildi. Gözaltına alınan Ş.Ş. çıkarıldığı savcılık tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ş.Ş. hakkında &#8220;mala zarar verme&#8221;, &#8220;hırsızlık&#8221; gerekçeleriyle açılan davanın ilk duruşması Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülmeye başlandı. Duruşmaya köpeğin sahibi Tülin Elmasoğlu ve hayvanseverler katılırken tutuksuz sanık Ş.Ş. yer almadı. Duruşma tanıkların hazır edilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HAYVANSEVERLERDEN TEPKİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çıkışta açıklama yapan köpeğin sahibi Tülin Elmasoğlu, &#8220;Köpeğim bahçemden kaçırıldı ve polisler zanlıyı tecavüz ederken yakaladı. Hemen şikayetçi oldum, karşı taraf ve şahitler gelmedi&#8221; diye konuştu. Bir grup hayvansever de tepki amacıyla bir basın açıklaması yaptı. Yaşam Hakları Saygı Derneği Başkanı Özgün Öztürk, “Köpeği kaçıran kişi birkaç saat sonra köpeğe tecavüz ederken yakalandı. Hayvana tecavüzün hiçbir şekilde tedavisi yok&#8221; dedi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21/02/2012 12:09</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> YÖK eski Başkanı Gürüz ilk kez konuştu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">18 tutuklu 118 sanıklı İkinci Ergenekon Davası&#8217;nın 158. duruşmasında tutuksuz sanıklardan YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz hakkındaki suçlamalara ilk kez cevap verdi</p>
<p style="text-align: justify;">İSTANBUL &#8211; Yüzlerce kişiyle birlikte aynı örgütün üyesi olmakla yargılandığını söyleyen Gürüz, &#8220;Karadeniz Teknik Üniversitesi rektörlüğü, TÜBİTAK Başknalığı ve 1995-2003 yılları arasında da 2 kere olmak üzere YÖK Başkanlığı yaptım&#8221; diyerek suçlamaları reddetti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;YASALARIN DIŞINA ÇIKMADIM&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İddianamede irtibatlı olduğu iddia edilen kişilerin hiç biriyle herhangi bir örgütsel bağının olmadığını söyleyen Gürüz, &#8220;Dünya görüşüm ve hayata bakışım bu dava yargılanan diğer sanıklarla taban tabana aykırıdır. İçine kapalı otantik yapıya sahip, tam bağımsızlığa değil, küresel sistemde karşılıklı bağımlılığa inanırım. İnsan haklarına dayalı katılımcı demokrasiden yanayım. Hak ve fırsat eşitlilğine, din ve vicdan özgürlüğüne inanırım&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Düşüncelerimi çekinmeden dile getirmişimdir&#8221; diyen Gürüz, &#8220;Silahlı terör örgütünün üyesi olmam mümkün değildir. Ergenekon örgütünün varlığından dahi haberdar değilim. Haberim olsaydı, kendi yetkimde gereğini yapar ve ihbarda bulunurdum. 2003 yılından beri emekli olarak yaşamımı sürdürürken bile yasaların dışına çıkmadım. Kanunların bana vermediği yetkiyi kullanmadım. Görme yetkim olmayan belgeyi görmedim. Yüksek öğretimin en alt ve en üst kademesinde görev yaptım. 81 bildiri, makale ve kitap yazdım. Bunları 36&#8242;sını YÖK&#8217;ten ayrıldıktan sonra yazdım. Bilim, teknoloji ve yüksek öğretim konularıyla ilgilenmeyi sürdürmemden daha doğal ne olabilir. Telefon görüşmelerimde ne bir eyleme atıf vardır, ne de görüşemelerde darbe sözü geçmektedir. Toplu eylemlere katıldığıma ilişkin iddianamede bir delil yoktur. Teşebbüs etmek bir yana, bu tür eylemleri aklımdan dahi geçirmedim. Ergenekon konusundaki bilgi sahibim bu davayla ilgilidir&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Sanık Gürüz suçsuz olduğunu belirterek, beraatine karar verilmesini istedi. Duruşma Gürüz&#8217;ün çapraz sorgusuyla devam ediyor.(dha)</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Yargıtay onadı: KCK silahlı terör örgütü</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin 11 Mart 2011&#8242;de karara bağladığı tek sanıklı KCK davasının temyiz işlemine bakan Yargıtay 9. Ceza Dairesi, kararı onayarak, KCK&#8217;nın terör örgütü olduğunu açıkladı. Karar, Hakkâri&#8217;deki KCK çatısı altındaki Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi (YDGM) ile buna benzer bir çok yapılanmanın içinde yer alan Fırat Ertunç&#8217;un &#8220;silahlı terör örgütü üyesi olmak&#8221;tan 7 yıl 11 ay hapis cezası almasına ilişkin temyiz sonucunda alındı. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, YDG ileç YDGM&#8217;yi PKK&#8217;nın gençlik örgütü olarak tanımladı ve terör örgütü oldukları gerekçesiyle mahkemenin kararını onadı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> İhale yolsuzluğu davasında, 6 yıl hapis cezası</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Konya&#8217;da Meram Tıp Fakültesi Hasta-nesi&#8217;nde tıbbi cihaz alımında usulsüzlük yapıldığı, gerçeklerinin yerine fason tıbbi cihazların kullanıldığı iddiasıyla yargılanan Prof. Dr. Uğur Yensel ile Şafak İzgi ve Mehmet Münir Özyağcı, 6&#8242;şar yıl 8&#8242;er ay hapis cezasına çarptırıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer 38 sanık hakkında beraat kararı verildi. Dava Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görüldü. Mahkeme, Prof. Dr. Uğur Yensel, Şafak İzgi ve Mehmet Münir Özyağcı&#8217;yı &#8220;ihaleye fesat karıştırma&#8221; suçundan 4&#8242;er yıl 2&#8242;şer ay, &#8220;edimin ifasına fesat karıştırma&#8221; suçundan da 2&#8242;şer yıl 6&#8242;şar ay olmak üzere toplam 6&#8242;şar yıl 8&#8242;er ay hapis cezasına çarptırdı. SÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi&#8217;nde hastalara takılan ortopedi cihazlarının uluslararası standartlara uygun olmadığı, gerçeklerinin yerine fason cihazlar kullanıldığı iddiaları üzerine 21 Eylül 2010 tarihinde Konya merkezli 3 ilde operasyon düzenlenmişti. Operasyonda aralarında medikal firma yetkilileri ve çalışanlarının da bulunduğu 15 kişi gözaltına alınmıştı. Örgüt elebaşının Prof. Dr. Uğur Yensel olduğu öne sürülmüştü. Yurtdışından getirilen tıbbi cihazların, Konya&#8217;daki tornacılarda elden geçirildiği iddia edilmişti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Kayseri Şeker iddianamesi kabul edildi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kayseri Şeker Fabrikası&#8217;ndaki yolsuzluk iddialarıyla ilgili savcılık tarafından hazırlanan iddianame kabul edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Özel yetkili savcılık, iddianamesinde, Kayseri Şeker Fabrikası eski Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Ali Özışık&#8217;ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında &#8216;çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, zimmete para geçirmek, adam kaldırmak, fuhuş ve şantaj&#8217; suçlamaları yer aldı. Eski Kayseri ve Ankara Emniyet Müdürü Orhan Özdemir ise görevi kötüye kullanmakla suçlandı. Ankara Özel Yetkili 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Vedat  Ali Özışık&#8217;ın, Ergenekon ve faili meçhul cinayetler davalarında yargılanan eski Özel Harekat Daire Başkan Vekili İbrahim Şahin ve emekli Albay Cemal Temizöz&#8217;le olan ilişkilerine yer verildi. İbrahim Şahin&#8217;in sık sık fabrika tesislerine geldiği ve Özışık&#8217;a 5 adet Glock marka tabanca hediye ettiği belirtildi. İddianamede, sanıklardan Kayseri Şeker&#8217;in Genel Müdürü Halil Karaçavuş&#8217;a ait 2 milyon TL&#8217;lik bağevi, 100&#8242;ün üzerinde takım elbise, Audi Q7 araç ve 77 adet taşınmaz bulunduğu da ifade edildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y</strong><strong> A Z A R L A </strong><strong>R</strong></p>
<div style="text-align: justify;">size=2 width=&#8221;100%&#8221; align=center&gt;</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Melih Aşık</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mahkeme sınavı&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesi artık son merci olarak bireysel başvurulara da bakacak. AYM bu başvuruları incelemek için 45 raportör yardımcısı kadrosu açtı ve bunun için ÖSYM aracılığı ile bir sınav yaptı. Daha sonra sınavdan 84 puan ve üstü alan 183 kişiyi mülakata çağırdı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Buraya kadar bir usulsüzlük görülmüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Derken&#8230; Geçen cuma günü sonuçlar açıklanıyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Açılan 45 kadrodan sadece 26 tanesine atama yapılmış&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">19 kadro boş bırakılmış&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Tabloya bakıyorsunuz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yazılıda başarılı olanlar garip şekilde mülakatta dökülmüşler!</p>
<p style="text-align: justify;">Örneğin&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Sınav birincisi yazılıda 96 puan almış ama mülakatı geçememiş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yazılıda en yüksek puan alan 6 kişi mülakatta elenmiş&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">91 puan ve üstü alan 22 kişiden sadece 1’i mülakatı geçmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">90 puan üstü alan 38 kişiden ancak 4 kişi mülakatı geçerken, 84 &#8211; 85 taban puan alanlardan 10 kişi mülakatta başarılı sayılmış&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi boş kadrolar için tekrar sınav yapılacağı söyleniyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci sınava bu sınava girenlerden daha donanımlı kişilerin girmeyeceği muhakkak.. Neden bu sınavdan 45 kişi seçmiyorsunuz da ikinci sınav yapıyorsunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksa amaç yazılıda puan tutturamayan tanıdıklara ikinci bir şans vermek mi? Akla her şey geliyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ama sınavın sonuçları inandırıcı gelmiyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sucuk ve çocuk</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ordulu Şair Ali, ekranlardaki gıda reklamlarını taşlıyor:</p>
<p style="text-align: justify;">Reklamını gördüğü o nar gibi sucuğu</p>
<p style="text-align: justify;">Rüyasında yer ancak fukaranın çocuğu</p>
<p style="text-align: justify;">Babası nasıl alsın kimse de etmez ikram</p>
<p style="text-align: justify;">Yazıktır beyler yazık, yapmayın böyle reklam</p>
<p style="text-align: justify;">Ordulu Şair Ali</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Başbakan, ‘seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz’ dedi.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İyi de Silivri’deki seçilmişler ne olacak? Sürekli baskına uğrayan muhalefet belediyeleri ne olacak?</p>
<p style="text-align: justify;">Engin Balım</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">“Türkiye’nin ilk faşist partisi CHP’dir” demiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Son faşist partisi hangisi peki?</p>
<p style="text-align: justify;">Fahrettin Fidan</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chester’de tartışma&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tartışma ABD’nin Chester kasabasında yoğunlaşıyor&#8230; Şehirde bir koalisyon oluşturan İslamcı liderler, Müslüman işadamlarına birer mektup göndererek gençlere alkol, tütün ve domuz eti satmamalarını istiyorlar. İşadamları mektuplara yanıt vermeyince bu defa bir heyet oluşturup Müslüman işadamlarını bizzat ziyaret ederek taleplerini tekrarlıyorlar. Bu hareketlenmeye basından eleştiriler geliyor. Diyor ki gazeteler:</p>
<p style="text-align: justify;">“Müslüman gençliğe kendilerine hâkim olmasını ve içki &#8211; sigara kullanmamanın erdemini öğretecek yerde bu maddelere ulaşmayı yasaklamaya çalışıyorlar. Aynen kadın meselesinde olduğu gibi&#8230; O meselede de erkeğe kendine hâkim olması ve kadına saygı göstermesini öğretecek yerde kadınları örtünmeye zorluyorlar&#8230;”</p>
<p style="text-align: justify;">Bu tür tartışmalar Afganistan’dan ABD’ye, dünyanın her yanında devam ediyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yeni bir gürültay!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İlki 26 Şubat’ta, 15 bin kişilik Arena Spor Salonu’nda&#8230; Basına ve dinleyicilere açık.. Ekstradan davul &#8211; zurna da olacağı için şölen havasında.</p>
<p style="text-align: justify;">İkincisi 27 Şubat’ta, 2 bin kişilik Ahmet  Taner Kışlalı Spor Salonu’nda&#8230; Dinleyicilere kapalı, basının durumu henüz belli değil. Davul &#8211; zurna yok.</p>
<p style="text-align: justify;">CHP’nin birkaç gün sonra yapacağı peşpeşe iki olağanüstü tüzük kurultayı özetle böyle olacak. Peki, iki kurultay arasındaki bu mekân, dolayısıyla içerik farkı neden? Genel Merkez’den bir yöneticinin yanıtı:</p>
<p style="text-align: justify;">- 26 Şubat’ta yapacağımız kurultayda, sadece genel Merkez’in değil, olağanüstü kurultay talep eden arkadaşlarımızın da istediği tüzük değişikliklerinin çoğu kabul edilecek. Dolayısıyla ikinci kurultayın tüzük değişiklikleri anlamında fazlaca bir esprisi kalmayacak. Kalmayacağı için de seyirci açısından fazla bir cazibesi olmayacak.</p>
<p style="text-align: justify;">- Ya ikincisi?</p>
<p style="text-align: justify;">- Olağanüstü kurultay talep edenlerin başı konumundaki eski Genel Sekreterimiz Önder Sav, Genel Merkez’in seyircili ve “şölen havasında kurultay”lara karşı olduğunu açıkladı. Genel Merkez, onların istedikleri kurultayı, onların istedikleri şekilde yapma kararı aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer Önder Sav grubu bu gerekçelere inanıyorsa mesele yok&#8230; Ama pek öyle görünmüyorlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet, hukuka ancak istediği için, istediği zaman ve istediği ölçüde boyun eğiyorsa,</p>
<p style="text-align: justify;">aslında hiç boyun eğmiyor demektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Duguit</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Alternatif hitabe</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Tayyip Erdoğan, AKP İstanbul İl Gençlik Kolları kongresine canlı yayınla katılırken Necip Fazıl Kısakürek’in “Gençliğe Hitabe”sini okuyor:</p>
<p style="text-align: justify;">“Dininin, dilinin, ilminin, ırzının, kininin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum&#8230;”</p>
<p style="text-align: justify;">Atatürk’ün “Gençliğe Hitabe”sinin okullardan çıkarılması istenirken yerine Necip Fazıl’ın o uzun hitabesi mi konuyor? Öyle görünüyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Necip Fazıl’ın “kin”li hitabesi şu dizelerle son bulur ki&#8230; AKP’nin vermek istediği mesaja da uygundur:</p>
<p style="text-align: justify;">“Surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!</p>
<p style="text-align: justify;">Ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es!”</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Mehmet Ali Birand</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu defa MİT kazandı, ancak dikkat&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Nihayet bitti.</p>
<p style="text-align: justify;">Neden başladığını, kimlerin başlattığını, perde arkasında nelerin döndüğünü bir türlü anlayamadığımız kavgaya Başbakan el koydu.</p>
<p style="text-align: justify;">MİT&#8217;in arkasında durdu.</p>
<p style="text-align: justify;">Savcılar isteklerini geri çektiler.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdilik herşey yatışmış ve “Teşkilat” daha da ön plana çıkmış gibi görünüyor. Bundan böyle, Türkiye&#8217;nin istihbaratının tek patronu ve gizli devlet operasyonlarının tek sorumlu kuruluşu MİT olacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Hakan Fidan, son 20-25 yılın en şanslı ve en güçlü MİT müsteşarı konumunda. Sivillere geçtiğinden bu yana, şimdiye kadar hiçbir müsteşar böylesine bir destek görmemiştir. Asker dönemi dışında, MİT müsteşarları sürekli şekilde, iktidarlar arasında sıkışarak görev yapmak zorunda kalmışlardır. Hiçbiri Hakan  Fidan kadar iktidar desteğini arkasında hissetmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durum, hem önemli avantajları  hem de sorunları beraberinde getirecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Avantaj sağlayacak, zira MİT görevlileri artık arkalarını kollamadan, sırtlarını iktidara dayayarak çalışacaklardır. Daha güven duyacaklar ve satılmaktan korkmayacaklardır. Bu durum, tüm devlet memurları için de geçerlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, madalyonun bir de öbür yüzü var.</p>
<p style="text-align: justify;">Kimseler aksini ispatlamaya çalışmasın, dün de vardı bugün de. Her kurumda olduğu gibi MİT&#8217;in içinde de çürük elmalar çıkacaktır. Verilen görevleri kötüye kullanan, fırsatları değerlendiren, denetimden kaçıp, kendi başlarına buyruk hareket edenler de var.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer “Teşkilat” kendi içinde sıkı bir eleme yapmaz ve iktidarın verdiği desteğin sarhoşluğuna kapılırsa, yarın veya öbür gün başka polislerin ağına düşer. O zaman da savcıları kimseler durduramaz.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Hakan Fidan&#8217;ı bekleyen en ağır sorumluluk budur. MİT&#8217;i canlandırmış, istihbaratın tek elde toplanmasını sağlamış, Oslo görüşmeleriyle kamuoyunun desteğini almış bir müsteşar olarak, bundan böyle teşkilatını daha da bir gözetime alması gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Erbakan&#8217;ın tek isteği asker ve rejimle barışmaktı&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eminim Son Darbe: 28 Şubat  belgeseli çoğunuza &#8220;Aman Allahım neler yaşamışız&#8221; dedirtiyor. Bu belgesel, ülkenin nereden nereye geldiğinin adeta bir aynası. Karmakarışık bir dönem. Esrarengiz ellerin karıştırdığı, kimselerin bilemediği parmakların tetiklere gittiği yıllar. Sanki bir senaryo hazırlanmış ve Türkiye bir yere doğru götürülüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu akşamki bölüm 1996 yılını konu alıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Baş aktör de Refah&#8217;ın lideri Necmettin Erbakan.</p>
<p style="text-align: justify;">Erbakan, bugüne kadar hep 28 Şubat askeri müdahalesinin baş nedeni olarak gösterildi. Refah&#8217;ın iktidarı paylaşması bir  “Felaket” olarak nitelendirildi. Erbakan laik kesim gözünde, “Ülkeyi din devletine dönüştürmek isteyen” bir liderdi. “Tehlikeli” insandı. Hiçbir şekilde devletin başında olmamalıydı. Her mitingi, her konuşması, askerin tüylerini diken diken ederdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Oysa, gerçekten böyle bir insan mıydı?</p>
<p style="text-align: justify;">Hayır. Şimdi geri dönüp bakıyorum da ne kendini iyi anlatabilmiş ne de bizlerin onu anlamaya niyetimiz varmış. Erbakan&#8217;ı hepimiz yanlış değerlendirmişiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Erbakan&#8217;ın niyeti bir “Türkiye İslam Cumhuriyeti” kurmak değildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Tam tersine, “Devlet”, laik sistem ve asker ile uzlaşmaktı. Bu şekilde iktidarda kalabileceğini bildiği için askerle kavga etmek değil, iyi geçinmek ve sistemin bir parçası durumuna girebilmekti.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gece izleyeceğiniz bölümden itibaren dikkat ederseniz sizde göreceksiniz, özellikle  başbakan olduktan sonra, kapalı kapılar ardında askerle ne kadar kavga çıkarsa çıksın, Erbakan hiçbir zaman kabul etmiyor. Hep medyayı suçluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kadarla da kalmıyor ve askerin istediği herşeyi kabul ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İsrail&#8217;i baş düşman görmesine, bunu partisinin en önemli politikalarından biri haline sokmasına ve hemen her konuşmasında bu konuyu sürekli şekilde açıklamasına rağmen,Türkiye ile İsrail arasında o güne kadar yapılmış en geniş işbirliği anlaşmasını bizzat imzaladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Açıkçası, ne yapsa yaranamadı.</p>
<p style="text-align: justify;">Tabii bu arada madalyonun öbür yanına da bakmamız gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">Erbakan&#8217;ın en büyük sorunu, partisini kontrol altında tutamaması, gereken duyarlığı gösterememesi veya göstermek istememesiydi. Laik kesimin korkularını arttıran Atatürk aleyhtarı konuşmaları durduramadı. Mitinglerindeki yeşil bayrakların olumsuz etkisini göremedi. Laik kesimin nabzını tutamadı. Marjinal gruplarını kontrol edemedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Partisinin içindeki , Abdullah Gül başta olmak üzere, “Yenilikçiler hareketinin” sözünü hiç dinlemedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bence, Erbakan hakkında yapılabilecek en önemli eleştiri, hataları sonucunda 28 Şubat müdahalesini kolaylaştırdığı olabilir, o kadar.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Hasan Cemal</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Demokrasilerde yargı askere de, sivil iktidara da hizmet arz etmez!</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SEÇİLMİŞLER ATANMIŞLAR ÜZERİNE</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Askerin son savunma hattı olmaktan uzaklaşmaya başlayan yargı, acaba bu kez ‘seçilmiş sivil otorite’nin, yani hükümetin son savunma hattı rolünü üstlenemez mi? Yargı bu kez asker yerine sivil iktidara hizmet arz etmeye başlarsa demokrasi ne olur?</p>
<p style="text-align: justify;">Manşetleri okuyorum. Başbakan Erdoğan: “Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ak Parti Sözcüsü Hüseyin  Çelik:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">“Bürokratik cumhuriyeti, demokratik cumhuriyete dönüştürüyoruz.”</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ:</p>
<p style="text-align: justify;">“Başbakan yaparsa yanlış yapar demek, darbeci kafasıdır.”</p>
<p style="text-align: justify;">Sabah gazetesinin manşeti:</p>
<p style="text-align: justify;">“Demokrasinin zafer gecesi!”</p>
<p style="text-align: justify;">Manşetin altındaki spot:</p>
<p style="text-align: justify;">“Seçilmişleri vesayet altına almak isteyen ‘atanmışlar’ın oyunu, Meclis’ten geçen MİT yasası değişikliğiyle bozuldu.”</p>
<p style="text-align: justify;">İyi, güzel.</p>
<p style="text-align: justify;">Biraz fazla heyecanlı ama olsun. Kâğıt üstünde kulağa hoş geliyor. Ama biraz durup düşünmek de lazım.</p>
<p style="text-align: justify;">Seçilmişler-atanmışlar konusu, çok partili demokrasiye adım attığımızdan beri bizim siyasetin en önde gelen meselelerinden biridir.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokrasiyi ilgilendirdiği için öyledir. Çünkü demokrasilerde atamayla değil, seçimle gelenlerin son sözü söylemeleri esastır.</p>
<p style="text-align: justify;">Oyunun kuralı budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokrasilerde atanmışlar, halkın oyuyla gelen ‘sivil otorite’ye tabi olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizde ise yıllarca tersi yaşanmıştır. ‘Askeri otorite’nin, yanına ‘yargı’yı da alarak, seçilmiş sivil otoriteyi kuşatıp siyaset alanını kendi ‘kırmızı çizgileri’yle nasıl daralttığına, demokrasiyi bu ülkede yıllar yılı nasıl ikinci sınıflığa mahkûm ettiğine dair sayısız örnek vardır tarihimizde.</p>
<p style="text-align: justify;">Buna kısaca askeri vesayet sistemi diyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sistemde yargının, Murat Belge’nin deyişiyle, askerin son savunma hattı olarak çalıştığı söylenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun yılların gerçeği budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Fakat son yıllarda ‘askeri vesayet’ ciddi darbeler yiyerek gerilemeye başladı. Bunda hiç kuşkusuz yargı da önemli pay sahibi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yargı için artık ‘askerin son savunma hattı’ denemez.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama bir soru ya da sorun daha var: Askerin son savunma hattı olmaktan uzaklaşmaya başlayan yargı, acaba bu kez ‘seçilmiş sivil otorite’nin, yani hükümetin son savunma hattı rolünü üstlenemez mi?  Yargı bu defa asker yerine sivil iktidara hizmet arz etmeye başlarsa demokrasi ne olur?..</p>
<p style="text-align: justify;">Savcıların başlattığı MİT operasyonunu ben de eleştirdim. Siyaseten yanlış buldum. Ama bunun darbesel girişim olarak yorumlanmasına da karşı çıktım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir de soru sordum:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ya MİT’çiler bazı bakımlardan görev alanlarının dışına çıktılarsa?.. Olamaz mı?.. Hele geçmişi düşünürsek?..</p>
<p style="text-align: justify;">Sözü uzatmak istemiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Seçilmişler-atanmışlar meselesi demokrasilerde önem taşır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama eğer demokratik hukuk devletinde yaşıyorsak, seçilmişler mutlak çoğunluk da olsalar her istediklerini yapamazlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Demokrasi böyle bir rejim değildir. Demokrasilerde kulluk düzeni yoktur. Kimse kimsenin kulu kölesi olmaz bu rejimde.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve demokratik hukuk devletinde yargı, askeri otoriteye de, sivil iktidara da hizmet arz etmez.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fethullahçı zinhar değil, Cemaat de değil, Camia&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Medya Bölüm Başkanı Erkam Tufan Aytav’dan geçen hafta Gülen Cemaati konusundaki iki yazımla ilgili kısa bir açıklama aldım.</p>
<p style="text-align: justify;">Şöyle:</p>
<p style="text-align: justify;">“Örnekleri kendinden olan, başka hiçbir oluşuma benzemeyen bir sosyolojik hareket var önümüzde. Bu hareketin bir fikir mimarı var o da Sayın Fethullah Gülen. Bir de Sayın Gülen’in fikirlerine gönül vermiş insanlar topluluğu söz konusu.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu hareketin tanımlanmasında aydınlarımızın zorlandığını görüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Cemaat, Gülen Cemaati gibi isim koymalar hareketin sosyolojik yapısına uymamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu sorunun cevabını Sayın Fethullah Gülen şöyle vermektedir: ‘Fethullahçı şeklindeki ifadelerden tiksinti duyuyorum, -cı, -cu türü sözlerden hiç hoşlanmıyorum. Cemaat lideri gibi yakıştırmalardan küfür işitmiş gibi rahatsız oluyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Sadece müşevviki olduğum, eğitim faaliyetlerine gönül vermiş insanları cemaat şeklinde değerlendirmenin de yanlış olacağını düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Sevgi, diyalog, hoşgörü, barış ve karşılıklı anlayış esaslarına dayanıp eğitim seferberliğine çıkan samimî insanların faaliyetlerini Gönüllüler Hareketi şeklinde ifadelendirmenin doğru olacağını zannediyorum.’</p>
<p style="text-align: justify;">Sayın Fethullah Gülen böyle diyor.”</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Derya Sazak</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir kadın tutuklu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yasemin Karadağ, 42 yaşında; 7 aydır Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutuklu, 28 Şubat’ta çıkarılacağı duruşmayı beklerken tek böbrekle yaşam mücadelesi veriyor. O da, Güler Zere gibi “Hayatın içinde olan her şeye dokunmak istiyorum” diyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Başından geçenleri el yazısıyla kâğıda dökmüş, “görülmüştür” damgalı mektubun üzerindeki pullar, bir kadın tutuklunun özgürlük umudunun simgesi.</p>
<p style="text-align: justify;">Zeytin dalı taşıyan barış güvercini; 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü anısına çıkarılmış, mavi zemin üzerinde kanat çırpıyor. 80 kuruşluk 4 pula ilaveten 3 adet 10 kuruşluk “Ateş dikeni” Sibirya soğuklarına inat baharı müjdeliyor. Bir de 25 kuruşluk Atatürk pulu.</p>
<p style="text-align: justify;">Bakırköy’den Bağcılar’a 375 kuruşa yazılan bir trajik öykü:</p>
<p style="text-align: justify;">“Tecrit devam ediyor. ‘Bundan da ölünür mü’ dedirtecek hastalıklardan dahi ölüyor tutsaklar. Tutsağız evet, fakat yaşan hakkımız var. İnsanın en kutsal temel hakkıdır bu. Ancak gasp ediliyor. Hastayken tutsaklık daha bir zulme dönüşüyor. Hapishane idaresi ve askeri keyfiliğiyle uğraşmak yetmiyor, buna doktorlar da ekleniyor. İnsanı yaşatmak üzerine kurulu bu güzel mesleğin etik kurallarını hiçe sayan, önyargıyla yaklaşan, askerin ‘bu terörist, isterseniz kelepçesini açmayız’ diyerek de büyüttüğü bir koşulda, pis havasız ringlerle giderek tedavi olmaya çalışıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Tek böbrekliyim. Böbreğimin birini, gençlik yıllarımda hapishanede kaybettim. Kalan tek böbrek de en son yüzde 18 civarında çalışıyordu. Doktorun söylediğine göre zorlandığı için bu oran daha da düşmüş. Yani kronik böbrek yetmezliği olan bir hastayım. İleri derecede kansızlık var. Serumla demir tedavisi yapılıyor. Böbreğin süzmediği zararlı maddeler kemiklerde birikiyormuş, en ufak bir çarpmada, burkulmada kemiklerin kırılabilirmiş. Ben bunları öğrenene kadar hapishaneden hastaneye gidişte iki kez saldırıya uğradım. Yerlerde sürüklendim, çuval gibi ringin hücresine atıldım. Bu saldırılardan birini muayene odasında, doktorun gözleri önünde yaşadım. Düşünebiliyor musunuz? Yüzüme yumruk yedim, yerlerde sürüklendim ve bu işkenceyi doktor sadece izledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Üstelik beyin kanaması geçirmiş, yüksek tansiyon hastasıyım. Beyin kanaması geçirdiğim süreci hatırlamıyorum. Beni ameliyat eden doktorumun ve arkadaşlarımın anlatımından biliyorum; ölümden dönmüşüm. Arkadaşlarım, cenaze hazırlıklarımı bile yaptıklarını anlattıklarında çok şaşırmıştım. Yaşadığıma sevinemedim. Neden biliyor musunuz? Sevgili Güler Zere’nin cenazesine omuz vermişim, tabutunu taşırken geçirmişim beyin kanamasını. Güler’i hep beraber kurtardık. Şimdi ben tutukluyum benzer şeyleri yaşıyorum. Merhamet dilemiyorum. Tutuksuz yargılanmak istiyorum.”</p>
<p style="text-align: justify;">Yasemin Karadağ’ın duruşması 28 Şubat’ta.</p>
<p style="text-align: justify;">Güler Zere’nin yaşadıklarının aksine; “tahliye olduğunda dokunacak bir hayat kalmalı.”</p>
<p style="text-align: justify;">Ateş dikenlerinin açtığını görebilmeli.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">İhsan Dağı</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8216;Yeni Türkiye&#8217; çocuklarını yer mi?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Geçen haftaya damgasını vuran MİT krizi bitmiş gibi görülüyor, ama olup bitenler daha uzun süre ilginç sonuçlar yaratmaya devam edecek. Önümüzdeki günlerde, aylarda yaşanan birçok gelişmenin başlangıç noktası olarak bu krizi anacağız. Tahminim bu yönde. Yani MİT krizi bir milat&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu, birçok olumlu şeyin miladı olabilir eğer krizden &#8216;doğru dersler&#8217; çıkarabilirsek. Demokrasinin derinleşmesi, Kürt sorununun çözümü, hukuk devletinin tahkimi ve demokrasi blokunun yeniden inşası bunların başında geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kriz bize gösterdi ki Kürt sorunu çözülmeden demokratik istikrar pek mümkün değil. Sorunun çözümü de ne gizli kapaklı müzakerelerle mümkün, ne de silahlı mücadeleyle. Cesur ve vizyoner siyasetin yapabileceği bir iş bu.</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan kriz, MİT&#8217;i tartışmaların odağı haline getirdi. Son müsteşar Hakan Fidan&#8217;ı savunmak adına MİT&#8217;i topyekûn aklama girişimleri olsa da Türkiye değişirken MİT&#8217;in olduğu gibi kalması mümkün değil. Herhalde Müsteşar Fidan da MİT&#8217;te statükonun devamı için değil eski yapıları temizlemek ve dönüştürmek için bulunuyor. Şimdiye kadar siyasal iradeye ne bilgi ne de hesap veren MİT &#8216;eski Türkiye&#8217;nin dayanaklarının başında geliyordu. &#8216;Karanlık Türkiye&#8217;nin karanlık kutusu MİT&#8217;ten başka bir şey değildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bence bu kriz MİT&#8217;teki dönüşümü, yenilenmeyi ve temizlenmeyi hızlandıracak. Müsteşar Fidan&#8217;ın dile getirdiği gibi MİT&#8217;in &#8216;dış istihbarat örgütü&#8217; olarak yeniden yapılandırılması gerekiyor, kendi vatandaşlarını takip etmek, fişlemek yerine&#8230; MİT&#8217;in böylece Türkiye&#8217;nin dış ve bölgesel politikasıyla eşgüdüm halinde hareket etmesi sağlanabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun ne kadar acil ve önemli olduğunu anlamak için Hatay&#8217;da bazı MİT mensuplarının Suriyeli bir muhalif albayı, Esad yönetimine teslim ettiği skandalı hatırlamak yeterli. Türkiye Esad rejimini değiştirmek için tüm dünyayı harekete geçirmeye çalışırken MİT&#8217;ten birileri Esad rejimine çalışıyor. Olacak iş değil&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Krizin fırsata çevrileceği bir diğer konu Kürt meselesi. Kriz, PKK ile MİT&#8217;in yürüttükleri Oslo görüşmeleri üzerinden patladı. Hükümet de &#8216;hedef&#8217;e kendisinin de girdiğini düşünüp tedbir aldı, yasa değiştirdi. Bu arada konunun birçok boyutu tartışıldı, eleştirildi. Ama tartışılmayan ve eleştirilmeyen bir şey vardı; MİT&#8217;in PKK ile yaptığı görüşmeler. Yani, toplum da siyaset de terörü bitirmek adına PKK ile MİT&#8217;in görüşmesini normal buldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kapı artık ardına kadar açık. MİT, bundan böyle arkasına son düzenlemenin korunağını da alıp PKK&#8217;yı ikna edebilmeli silahsızlanmaya. Mademki MİT &#8216;müzakereci&#8217; bir perspektiften bakıyor meseleye ve mademki hükümet de bu duruşun arkasında, o zaman görelim bu sonucu. Belki başlangıç olarak AK Parti hükümeti, özellikle de Başbakan ve İçişleri Bakanı kamuoyu önünde kullandıkları &#8216;güvenlikçi&#8217; dili bırakıp &#8216;diyalogcu&#8217; yaklaşımlarını gösterirler. Böylece taraflar arasında güven tesis edilir, diyalog yeniden başlar&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar umutlar, eğer krizden bir fırsat yaratmaya niyetlenirse siyaset kurumu. Ama olup bitenlerden farklı sonuçlar da çıkarabilirler. Öyle olunca da MİT&#8217;teki statükoya dokunulmaz, &#8216;eski unsurlar&#8217; yeni sahiplerin bazı hizmetlerini görmek karşılığında serbest bırakılabilir. Kürt meselesinde çözüm için inisiyatif almaktansa ihale tekrardan, ama artık güvenilen, askerde kalabilir. AK Parti kendini iktidara taşıyan &#8216;büyük demokratik koalisyon&#8217;un unsurlarını tek tek tasfiyeye kalkışabilir. Bunu yaparken yeni ittifaklar da kurabilir. Uzun süredir kulağına; &#8216;Sizinle bir sorunumuz yok. Şu liberaller ve cemaati sırtınızdan atın, başımızın üstünde yeriniz var&#8217; diyenlerin sözünü dinlemeye karar verebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Açıkçası ben bu krizden böyle bir &#8216;reaksiyoner&#8217; kapanma yerine demokratik bir sıçramayla çıkılmasını bekliyorum. Eğer Kürt meselesinde yeni inisiyatifler alınır, güvenlikçi yaklaşımlar terk edilirse; MİT&#8217;te yeniden yapılanma süreci devam ettirilirse; demokrasi blokunu yeniden inşa edici bir siyaset dili geliştirilirse bu krizden &#8216;demokratik süreci&#8217; tahkim edici bir ders çıkarıldığı anlamına gelir. Yok, bunlar olmazsa &#8216;Yeni Türkiye devrimi&#8217;nin kendi çocuklarını yediği süreç başlamış demektir&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">i.dagi@zaman.com.tr</p>
<p style="text-align: justify;">21 Şubat 2012, Salı</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=21+%C5%9Eubat+2012+Sal%C4%B1+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A21%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028211%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0ABAKANLIKLARA%20VEK%C3%82LET%20ETME%20%C4%B0%C5%9ELEM%C4%B0%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20G%C4%B1da%2C%20Tar%C4%B1m%20ve%20%20%20Hayvanc%C4%B1l%C4%B1k%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%2C%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Bakan%C4%B1%20Recep%20AKDA%C4%9E%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=21+%C5%9Eubat+2012+Sal%C4%B1+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A21%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028211%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0ABAKANLIKLARA%20VEK%C3%82LET%20ETME%20%C4%B0%C5%9ELEM%C4%B0%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20G%C4%B1da%2C%20Tar%C4%B1m%20ve%20%20%20Hayvanc%C4%B1l%C4%B1k%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%2C%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Bakan%C4%B1%20Recep%20AKDA%C4%9E%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=21+%C5%9Eubat+2012+Sal%C4%B1+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A21%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028211%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0ABAKANLIKLARA%20VEK%C3%82LET%20ETME%20%C4%B0%C5%9ELEM%C4%B0%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20G%C4%B1da%2C%20Tar%C4%B1m%20ve%20%20%20Hayvanc%C4%B1l%C4%B1k%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%2C%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Bakan%C4%B1%20Recep%20AKDA%C4%9E%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=21+%C5%9Eubat+2012+Sal%C4%B1+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A21%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028211%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0ABAKANLIKLARA%20VEK%C3%82LET%20ETME%20%C4%B0%C5%9ELEM%C4%B0%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20G%C4%B1da%2C%20Tar%C4%B1m%20ve%20%20%20Hayvanc%C4%B1l%C4%B1k%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%2C%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Bakan%C4%B1%20Recep%20AKDA%C4%9E%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=21+%C5%9Eubat+2012+Sal%C4%B1+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A21%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028211%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0ABAKANLIKLARA%20VEK%C3%82LET%20ETME%20%C4%B0%C5%9ELEM%C4%B0%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20G%C4%B1da%2C%20Tar%C4%B1m%20ve%20%20%20Hayvanc%C4%B1l%C4%B1k%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%2C%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Bakan%C4%B1%20Recep%20AKDA%C4%9E%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=21+%C5%9Eubat+2012+Sal%C4%B1+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A21%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028211%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0ABAKANLIKLARA%20VEK%C3%82LET%20ETME%20%C4%B0%C5%9ELEM%C4%B0%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20G%C4%B1da%2C%20Tar%C4%B1m%20ve%20%20%20Hayvanc%C4%B1l%C4%B1k%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%2C%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Bakan%C4%B1%20Recep%20AKDA%C4%9E%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=21%20%C5%9Eubat%202012%20Sal%C4%B1%20G%C3%BCnl%C3%BC%20Gazetelerden%20Bas%C4%B1nda%20Yarg%C4%B1%20Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A21%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028211%20Say%C4%B1l%C4%B1%20%20%20%20%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0ABAKANLIKLARA%20VEK%C3%82LET%20ETME%20%C4%B0%C5%9ELEM%C4%B0%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20G%C4%B1da%2C%20Tar%C4%B1m%20ve%20%20%20Hayvanc%C4%B1l%C4%B1k%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%2C%20Sa%C4%9Fl%C4%B1k%20Bakan%C4%B1%20Recep%20AKDA%C4%9E%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/21-subat-2012-sali-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>20 Şubat 2012 Pazartesi Günlü Gazetelerden Basında Yargı Haberleri</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Feb 2012 13:23:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Basında Yargı Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[20 Şubat 2012 Pazartesi Günlü Gazetelerden Basında Yargı Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Şikayeti]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat Metin ÖZDERİN]]></category>
		<category><![CDATA[Avukatlık Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[Avukatlık Hizmetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuki İhtilaf]]></category>
		<category><![CDATA[İhale]]></category>
		<category><![CDATA[Kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Özderin Avukatlık Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[tanıma]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı İçtihatları]]></category>
		<category><![CDATA[Yargı İçtihatları Anayasa Şikayeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4324</guid>
		<description><![CDATA[Resmi Gazete’de Bugün 20 Şubat 2012 Tarihli ve 28210 Sayılı Resmî Gazete MEVZUAT YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ &#160; YÖNETMELİKLER —  Okan Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği —  Yüzüncü Yıl Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği &#160; &#160; İLANLAR a &#8211; Yargı İlânları b &#8211; Artırma, Eksiltme ve İhale [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Resmi Gazete’de Bugün</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em> </em></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="658">
<tbody>
<tr>
<td width="658">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="658">
<tbody>
<tr>
<td width="555"><strong>20</strong><strong> Şubat 2012 Tarihli ve 28210 Sayılı Resmî Gazete</strong></td>
<td width="103" background="../../2010%20Resmi%20Gazeteleri/12%20ARALIK%20AYI%20RESMİ%20GAZETELERİ/02122010/index.gif"><strong>MEVZUAT</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="2" width="658"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">YÖNETMELİKLER</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120220-1.htm">—  Okan Üniversitesi   Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/02/20120220-2.htm">—  Yüzüncü Yıl   Üniversitesi Önlisans ve Lisans Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">İLANLAR</span></strong></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120220.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120220-2.htm">a &#8211; Yargı İlânları</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120220.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120220-3.htm">b &#8211; Artırma, Eksiltme ve   İhale İlânları</a></p>
<p><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120220.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120220-4.htm">c &#8211; Çeşitli İlanlar</a></p>
<p><a href="http://rega.basbakanlik.gov.tr/main.aspx?home=http://rega.basbakanlik.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2010/12/20101213.htm&amp;main=http://rega.basbakanlik.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2010/12/20101213-5.htm">— </a><a href="http://www.resmigazete.gov.tr/main.aspx?home=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120220.htm&amp;main=http://www.resmigazete.gov.tr/ilanlar/eskiilanlar/2012/02/20120220-5.htm">T.C. Merkez Bankasınca   Belirlenen Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Günlük Değerleri</a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<div style="text-align: justify;"><em>&nbsp;</p>
<hr size="2" />
<p></em><em> </em></p>
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gazetelerde Bugün</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>CUMHURİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Nükleer pazarlığı İstanbul’da olacak</p>
<p style="text-align: justify;">İran Dışişleri Bakanı Salihi, müzakere adresinin değişmeyeceğini açıkladı</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HÜRRİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Karla değil TIR&#8217;la savaş</p>
<p style="text-align: justify;">Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, &#8220;Çok ağır kış şartları yaşıyoruz. Yollarda kar temizliğinden çok TIR temizliği oluyor. Tedbirsiz sürücüler karla mücadele çalışmalarını ağırlaştırıyor&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>MİLLİYET</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Somali&#8217;de bir tuhaf tartışma</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye yardımları Somali&#8217;yi ikiye böldü. Radikaller Türkiye&#8217;nin ülkeyi laikleştirmeye çalıştığını iddia ederken, laik kesim &#8216;din eksenli&#8217; yardım yapılmasından yakınıyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>VATAN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Marifetli müdür!</p>
<p style="text-align: justify;">Kamu İhale Kurumu&#8217;ndaki yolsuzlukta tutuklanan raportör Osman Turna&#8217;nın 400 bin lira nakit para, 5 dükkan, 4 daire, 3 otomobil, yazlık ve değerli araziler var.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>RADİKAL</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hatay&#8217;daki sır kamp</p>
<p style="text-align: justify;">Kamplarda sorun çıkartan Suriye&#8217;li mülteciler resmi kayıtlarda yer almayan Kuyubaşı Kampı&#8217;na gönderiliyor. Kampta bir süre tutulan Suriyeliler daha sonra imzaları alınıp &#8216;kendi istekleriyle&#8217; sınır dışı ediliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>AKŞAM</strong></p>
<p style="text-align: justify;">2014 kavgası</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan&#8217;a yakın isimlerden, araştırma şirketi ANAR&#8217;ın Genel Müdürü Dr. İbrahim Uslu&#8217;ya göre; ifade krizinin arkasında 2014 mücadelesi var. Cumhurbaşkanı, başbakan ve AK Parti dahil siyasetin yeniden dizayn edileceği süreçte söz sahibi olmak isteyenler, bu saldırıları düzenliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SÖZCÜ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hızlı yükselişin öyküsü</p>
<p style="text-align: justify;">Funda Kocabıyık 3 yıl önce öğretmendi&#8230; Bürokrasi basamaklarını jet hızıyla tırmandı. MEB&#8217;e genel müdür oldu. Peki bu iş nasıl oldu?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>AYDINLIK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İrtica.org Hilmi Özkök döneminde açılmış</p>
<p style="text-align: justify;">İnternet Andıcı davasında kamuoyunu yönlendirme ve kara propaganda yapıldığı iddia edilen internet sitelerinden &#8216;irtica.org&#8217;un 2006 yılının Nisan ayında kurulduğu ortaya çıktı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HABERTÜRK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Önce müdürler sonra memurlar</p>
<p style="text-align: justify;">MİT&#8217;çilerin ifadeye çağrılması üzerine İstanbul Emniyeti&#8217;nde başlayan depremlerde, müdürlerden sonra 700 polise de şark tayini çıkarıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>SABAH</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Seçilmişleri kul etmeyiz</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan MİT krizine son noktayı koydu: Hiçbir zaman seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>POSTA</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kısıklı hitabesi</p>
<p style="text-align: justify;">AK Parti Gençlik Kolları Kongresi&#8217;ne ameliyat sonrası dinlendiği İstanbul Kısıklı&#8217;daki evinden telekonferans yöntemiyle bağlanan Başbakan Erdoğan, &#8220;Devletin kurumları ve bu milletin evlatları arasında bir çatışma, bir husumet, bir anlaşmazlık yoktur. 9 yılda sessiz devrim gerçekleştirdik. Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BİRGÜN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kahrolsun P-M-P</p>
<p style="text-align: justify;">Bayburt Cezaevi yönetimi, bir tutuklunun tez çalışmasında yer alan iktisat terimi &#8220;para-meta-para&#8221;nın kısaltması olan P-M-P&#8217;yi, terör örgütü kısaltması sandı. Tez ise yok edildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YENİ</strong> <strong>ŞAFAK</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz</p>
<p style="text-align: justify;">MİT&#8217;in zirvesini &#8216;şüpheli&#8217; duruma düşüren yargı krizini değerlendiren Başbakan Erdoğan, AK Parti&#8217;yi yolundan saptırmaya yönelik her türlü girişimin Türkiye&#8217;nin rotasına müdahale anlamına geldiğini vurguladı. Erdoğan, &#8220;Biz bu ülkede gayrimeşruluğa izin vermeyiz. Hiçbir zaman seçilmişleri, atanmışlara kul etmeyiz&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ZAMAN</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Suriye&#8217;de gösteriler başkente ulaştı Esed müdahaleyi sertleştiriyor</p>
<p style="text-align: justify;">Esed güçlerinin hafta sonunda 60 kişiyi daha katlettiği Suriye&#8217;de, muhaliflerin gösterileri Şam&#8217;a sıçradı. Muhalifler, başkanlık sarayı yakınlarındaki eylemi, rejime karşı en güçlü mesaj olarak yorumladı. Suriye&#8217;nin önde gelen işadamlarından Faysal el Kudsi ise Esed&#8217;in altı ay içinde ülkeyi terk edeceğini ileri sürdü.</p>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mahkeme &#8220;yetkisiz</strong>&#8220;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8221;Futbolda şike&#8221; iddialarına ilişkin Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım&#8217;ın da aralarında bulunduğu 23&#8242;ü tutuklu 93 sanığın yargılandığı davanın 5. duruşması, Çağlayan&#8217;daki İstanbul Adalet Sarayı&#8217;nda başladı. Savunma avukatları, mahkemeden görevsizlik talebinde bulundular.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul- Çağlayan&#8217;daki İstanbul Adalet Sarayı&#8217;nda faaliyet gösteren özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Olgun Peker, Aziz Yıldırım, Mecnun Odyakmaz, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu ve Tamer Yelkovan&#8217;nın da aralarında bulunduğu 22 tutuklu sanık katıldı. Tutuklu sanıklardan Bülent İbrahim İşçen&#8217;in raporlu olması nedeniyle katılmadığı duruşmada, bazı tutuksuz sanıklar da hazır bulundu.</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemenin duruşma salonunun darlığı yüzünden büyük salonda yapılacak yargılama kapsamında İstanbul Adalet Sarayı&#8217;nın içi ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı.</p>
<p style="text-align: justify;">Salona, sadece ana bloktan giriş sağlanabiliyor. Salona geçiş yapılan diğer koridor ve geçişler güvenlik gerekçesiyle kapatılırken, asansörlerin de bu katta durması engellendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Salon kapasitesinin az olması nedeniyle duruşmaya, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Fenerbahçe Kulübü Başkanvekili Nihat Özdemir, Fenerbahçe Kulübü Asbaşkanı Ali Koç, Aziz Yıldırım&#8217;ın kardeşi Acar Yıldırım ile bugün savunması alınması beklenen 6 tutuklu sanığın yakınları ile sınırlı sayıda basın mensubu alındı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Görevsizlik talebi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Savunmalara geçilmeden önce sanık avukatları, &#8216;cebir ve şiddet olmadığı&#8217; gerekçesiyle davanın Özel Yetkili 16. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülmemesi görüşünü savunarak görevsizlik talep etti.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu taleplerin görüşülmesi için mahkemeye ara verildi. Savcı, taleplerin reddi konusunda mutalaa verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> MİT&#8217;çilerin yakalama kararı kalktı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, MİT eski Müsteşarı Emre Taner ve eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ile 2 MİT görevlisi hakkındaki yakalama emrini kaldırdı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan&#8217;ın ifadesinin alınması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na gönderilen talimatın da geri çekileceği bildirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul- Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Emre Taner, eski Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş ile 2 MİT görevlisi hakkındaki yakalama emirlerinin kaldırılmasına karar verdi.</p>
<p style="text-align: justify;">KCK soruşturmasında ifadeye çağrılan eski MİT yöneticileri Emre Taner ve Afet Güneş&#8217;in de aralarında bulunduğu 4 MİT görevlisi için 10 Şubat’ta yakalama emri çıkarılmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fidan&#8217;ın ifadesi için gönderilen talimat geri çekilecek</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan, Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan&#8217;ın ifadesinin alınması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na gönderilen talimatın geri çekileceği bildirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu&#8217;nun 26. maddesindeki değişiklik uyarınca, özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliğince, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Hakan Fidan&#8217;ın ifadesinin alınması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na gönderilen talimatın geri çekileceği kaydedildi.</p>
<p style="text-align: justify;">6278 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu&#8217;nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile &#8221;Soruşturma izni&#8221;ni içeren 26. madde, şu şekilde düzenlenmişti:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8221;MİT mensuplarının veya belirli bir görevi ifa etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından görevlendirilenlerin, görevlerini yerine getirirken, görevin niteliğinden doğan veya görevin ifası sırasında işledikleri iddia olunan suçlardan dolayı ya da 5271 sayılı Kanunun 250&#8242;nci maddesinin birinci fıkrasına göre kurulan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giren suçları işledikleri iddiasıyla haklarında soruşturma yapılması Başbakanın iznine bağlıdır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong> Yeni suç: &#8220;Kaymakam istifa&#8221; demek</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Gerze ilçesinin Yaykıl köyüne kurulmak istenen termik santral için yapılmak istenen sondaj çalışmasını iş makinelerinin önüne yatarak engelleyen Yeşil Gerze Çevre Platformu (YEGEP) üyesi 11 kişi hakkında soruşturma daha başlatıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyet/Samsun- Yeşil Gerze Çevre Platformu’nun (YEGEP) öncülüğünde Gerze halkı, Anadolu Grubu tarafından Yaykıl köyüne kurulmak istenen termik santralın 23 Ağustos’ta yapılmak istenen sondaj çalışmasını iş makinelerinin önüne yatarak engellemişti. YEGEP üyesi 11 kişi hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet”, “izinsiz basın açıklaması yapmak” ve “kamu görevlisi olan kaymakamı istifaya davet etmek suçlaması” gerekçesiyle bir soruşturma daha başlatıldı. Gerze’de 3 Mayıs 2010’da ÇED toplantısını protesto eden Yeşil Gerze Çevre Platformu (YEGEP) üyesi 6 kişi yargılandıkları Sulh Ceza Mahkemesi’nde “hakaret” suçundan 1’er yıl 2’şer ay hapis cezasına çarptırılmış ancak cezaları ertelenmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Seçilmişi atanmışa kul etmeyiz</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Erdoğan: Kimse kriz duasına çıkmasın</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Demokraside, yasamanın, yürütmenin, yargının yetkileri ve sınırları bellidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sınırları aşan her türlü girişim yetki gaspıdır. Millet iradesinin çiğnenmesidir. Gücünü milletten almayan, milletle aynı yöne aynı istikamete bakmayan her girişim millet nezdinde, anayasa ve yasalar nezdinde gayrimeşrudur. Hiçbir zaman seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ak Parti İstanbul İl Gençlik Kolları’nın 3. Olağan Kongresi’ne Başbakan Recep Tayyip Erdoğan video konferans yöntemiyle katıldı. Kongreye katılmak isteyen ancak doktorlarının, “Dinlenin” tavsiyesine uyan Başbakan Erdoğan 16 dakika konuştu. Erdoğan konuşmasının başında sağlığı ile ilgili şu bilgileri verdi: “Bugün aranızda bulunmayı oradaki heyecanı, coşkuyu sizlerle birlikte yaşamayı çok arzu ediyordum. Ancak bildiğiniz gibi 26 Kasım’da geçirdiğim operasyonun nihai aşaması ve rutin parçası olan son durum nedeniyle, doktorlarımızın tavsiyesi üzerine evimde istirahata devam ediyorum. Geçen hafta içinde rutin çalışmalarımıza kısmen başladık. İnşallah bu hafta itibariyle de rutin mesaiye başlayacak ve millete hizmet mücadelemizi artan bir ivmeyle devam ettireceğiz.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Millet kurdu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “14 Ağustos 2001’de AK Partiyi millet kurmuştur. Ak Parti belli zümrelerin, belli çevrelerin, hele hele çetelerin partisi hiç değildir. Şunu herkes bilsin ki Ak Parti’yi nasıl millet kurdu ise ona istikamet çizen, rota çizen, kılavuzluk eden de sadece ve sadece millettir. Milletin huzurunda boynumuz kıldan incedir. Onun haricinde hiç kimsenin huzurunda eğilmeyiz. Hiç kimsenin önünde boynumuzu bükmeyiz. Ak Parti’yi yolundan saptırmaya yönelik her türlü girişim Türkiye’nin rotasına müdahale anlamına gelir. Demokraside, yasamanın, yürütmenin, yargının yetkilerin ve sınırları bellidir. Sınırları aşan her türlü girişim yetki gaspıdır. Millet iradesinin çiğnenmesidir. Gücünü milletten almayan milletle aynı yöne aynı istikamete bakmayan her girişim millet nezdinde anayasa ve yasalar nezdinde gayrimeşrudur. Biz bu ülkede gayrimeşruluğa izin vermeyiz. Hiçbir zaman seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz. “</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hiç kimse kriz duasına çıkmasın</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sevgİlİ kardeşlerim, sevgili gençler, 9 yıl boyunca gerek yasama, yürütme ve yargının, gerek kurumların uyum ve koordinasyon içinde çalışabilmesi için tam hassasiyet içinde olduk. Reformlarla uyguladığımız kararlı politikalarla gerçekleştirdiğimiz sessiz devrim niteliğindeki değişim ve dönüşümle kurumların uyum ve koordinasyonunu en güçlü şekilde temin ettik. Hiç kimse ellerini ovuşturmasın. Hiç kimse fitne ve fesat tohumlarının yeşereceği umuduna kapılmasın. Hiç kimse kriz duasına çıkmasın. Kimse kaos çatışma hayalleri kurmasın. Bu ülkenin tüm kurumları tarihte görülmedik ölçüde uyum ve motivasyon içinde görevlerini yapıyorlar. Yargı, emniyet, asker, istihbarat tam bir koordinasyon içinde millet adına ve millet için özveri ile vazifelerini yerine getiriyorlar. Münferit hadiseleri istisnai meseleleri kaşıyanlar, abartanlar, farklı mecralara sevk etmek isteyenler bilsinler ki ne ülkeye ne millete hizmet etmiş olmazlar. Açık söylüyorum ne devletin kurumları arasında, ne de bu milletin evlatları arasında bir çatışma, bir husumet, bir anlaşmazlık yoktur ve olamaz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dininin, kininin davacısı gençlik</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu ülkede geçmişte yapılan hatalar milletimize de ülkemize de çok ağır bedeller ödetti. Bu bedellerin tekrar tekrar ödenmesine, millete yeniden ağır faturalar ödetilmesine biz razı olamayız. İşte onun için biz gençlik diyoruz. En önemlisi de milli manevi değerlerine sahip çıkan, onları yaşatan, geleceğini geçmişinden aldığı güç gurur ve ilhamla şekillendiren bir gençlik tasavvur ediyoruz. Modern, dindar bir gençlikten bahsediyorum. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gençliğe Hitabe şiirinden</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Erdoğan’ın, kongrede video konferans yöntemiyle yaptığı konuşmasının öncesindeki hazırlıklar da kameraya yansıdı. Erdoğan, konuşmasına az bir süre kala kızı Sümeyye Erdoğan’dan, “Kızım aşağıdan şu Çile’yi getirsen de üstadın o gençlik şeyi var ya” diyerek Necip Fazıl Kısakürek’in Çile kitabını istedi. “Gençliğe hitabe mi?” diye sorunca “Evet” yanıtını alan Sümeyye Erdoğan kitabı getirdi. Konuşmadaki, “Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbinin davacısı bir gençlik” sözleri de Gençliğe Hitabe şiirinden alındı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cani mutfaktan girdi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">15 yıllık evli çift, sabah evlerinde boğazları kesilerek öldürülmüş halde bulundu. Yapılan ilk incelemede, saldırganın eve mutfak penceresinden girdiği belirlendi.</p>
<p style="text-align: justify;">MANİSA’nın merkeze bağlı Hamzabeyli Beldesi’ndeki katliam dün saat 06.00 sıralarında ortaya çıktı. Kahvesini açmaya giden Mehmet Aydemir (45), Fidanlık Sokak’tan geçtiği sırada komşusu Sabri Akkoç’u (44), evinin kapısının önünde kanlar içinde yatarken gördü. Aydemir, hemen jandarmaya haber verdi. Olay yerine gelen sağlık görevlileri boğazı kesilen Sabri Akkoç’un yaşamını yitirdiğini belirledi. Eve giren ekipler, mutfak kapısı önünde çiftçi Akkoç’un eşi Sibel Akkoç’u da (41) boğazı kesilerek öldürülmüş halde buldu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Arka odadan kaçmış</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İlk incelemede, cinayeti işleyen kişi veya kişilerin evin mutfak penceresinden girdiği ve ardından evin arka odasındaki pencereden kaçtığı belirlendi. Ayrıca, Sabri Akkoç’un kollarında bıçak darbelerinin bulunduğu, katiliyle yaşadığı boğuşma sonrası boğazının kesildiği anlaşıldı. Olay sırasında çiftle birlikte yaşayan Sabri Akkoç’un babası Hakkı Akkoç’un (72) ise sabah namazı için camiye gittiği öğrenildi. Acı haberi alınca gözyaşlarına boğulan babayı jandarma ekipleri teskin etti. Eve 15 gün önce de aynı pencereden hırsız girdiği ve bir şey çalamadan kaçtığı ortaya çıktı. Soruşturma sürüyor.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mahkemede deli şovu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">2011’in ilk gecesi 3 kurşunla öldürülen taksici Kenan Önal’ın (54), olaydan 3 ay sonra kimlik kontrolü sırasında tesadüfen yakalanan katil şüphelisi Bayram Ali Yıldıran (26) mahkemede, “Ben tabancayla, abdest almama izin vermeyen Smith’i yaraladım.</p>
<p style="text-align: justify;">O da ölmedi. Şu anda cezaevinde ve yanımda” dedi. Üsküdar 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanık, ruh sağlığının belirlenebilmesi için Adli Tıp’a sevk edildi. Cinayetten 3 ay sonra rutin kimlik kontrolleri sırasında Yıldıran’ı durduran bir polis kimlik kontrolü yapmış, Yıldıran’ın hareketlerinden şüphelenen polis üst araması yapınca Yıldıran’ın göğsünde tabanca bulmuştu. Tabancanın balistik incelemesinde Önal’ın ölümüne neden olan kurşunların bu silahtan çıktığı belirlenmiş, iddianameyi hazırlayan savcı, “Şüpheli, cezadan kurtulmak için akıl hastası görüntüsü vermek istiyor” demişti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ne şike bilirim ne bahis</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Milli futbolcular Halil ve Hamit Altıntop kardeşleri dolandırma davasına devam edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Davada, haklarında ortaya atılan “Almanya’da şike soruşturmasında adları geçiyor” iddiasını Halil Altıntop yanıtladı: “Kardeşimin bahis oynadığı konusunda bilgim yok. Ben de ne bahis oynarım ne de hakkımda şike ile ilgili soruşturma var.”</p>
<p style="text-align: justify;">MİLLİ futbolcular Hamit ve Halil Altıntop kardeşleri dolandırdıkları iddiasıyla yargılanan Türkiye Futbol Federasyonu eski çalışanı Cemile Aylin Arslan, Hakan Gücün ve Semira Aydınay’ın davasına, İstanbul 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, Halil Altıntop’un, Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde talimatla alınan ifadesi okundu. 26 Ocak’ta ifade veren Halil Altıntop, Arslan ile olay öncesinde tanışıklığı olmadığını belirterek, sanık avukatı Ercüment Değer’in, “Hamit ve Halil Altıntop’un isimleri Almanya’daki bir şike ve bahis soruşturmasında geçiyor” iddiasını yanıtladı. Halil Altıntop, ifadesinde ididayı şöyle yalanladı:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir imzayı reddetti</strong></p>
<p style="text-align: justify;">“Ben bahis oyunu oynamam. Kardeşim Hamit Altıntop’un da oynadığı hakkında herhangi bir bilgim yok. Hakkımda Almanya’da şike ile ilgili herhangi bir bir soruşturma yapılmadı. Hamit’e, Milenyum Bank’ta bulunan hesabımdan para çekmesi hususunda yetki de vermedim.”</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun üzerine avukat Değer, Halil Altıntop’un bankaya bir defa giderek işlem yaptığını söylediğini hatırlatarak, “Buna rağmen 5- 6 ayrı belgede, imzalı talimatı vardır” deyip belgeleri gösterdi. Halil Altıntop, “Belgelerden 13 Haziran 2005 tarihli belgedeki imza bana aittir. Tatil yaptığım yere gönderilmiş paradır. 2 Haziran 2005 tarihli Bülent Korkmaz’a yapılan EFT’ye ilişkin belgedeki imza da bana aittir. 3 Ocak 2008 tarihli belgedeki imza kesinlikle bana ait değildir. Diğer 3 belgeyi hatırlamıyorum. İmzaların bana ait olup olmadığını da fotokopi olmaları nedeniyle kesin olarak söyleyemem” diye konuştu. Mahkeme, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karısına 10 bıçak vurdu yetmedi, yerde tekmeledi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kayseri’de, 26 yaşındaki eşi Nadiyne Yıldız’ı 10 yerinden bıçaklayarak öldürülen 30 yaşındaki Adem Yıldız, 3 saat sonra yakalandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir mobilya fabrikasında işçi olarak çalışan Adem  Yıldız, sürekli tartıştığı, bir markette çalışan eşi Nadiyne Yıldız ile, dün de kıskançlık nedeniyle tartışmaya başladı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kaçarken yakalandı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tartışmanın kavgaya dönmesi üzerine Adem  Yıldız, eşini sırt ve karnından 10 kez bıçakladı. Ağır yaralanan Nadiyne Yıldız, evden kaçmak için çıktığı merdiven boşluğunda yere yığıldı. Adem Yıldız, yerde yatan eşini tekmeledikten sonra kaçtı. Komşular, yerde kanlar içinde gördükleri genç kadın için ambulans çağırdı. Hastaneye götürülen Yıldız, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Otomobille kaçan Adem Yıldız için, kent merkezi ve çıkışlarında önlem alındı. Cinayet şüphelisi Yıldız, yaklaşık 3 saat sonra Melikgazi İlçesi Hisarcık Mahallesi Erciyes Caddesi’nde yakalandı. Çiftin 4 yaşındaki çocuklarının Nadiyne Yıldız’ın Uşak’taki akrabalarının yanında olduğu belirtildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4 MİT&#8217;çi için çıkarılan yakalama kararı kaldırıldı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı 4 MİT görevlisi için çıkarılan yakalama kararını kaldırdı.</p>
<p style="text-align: justify;">MİT Müsteşarı Hakan Fidan&#8217;ın ifadeye çağrılma kararı da geri alındı. Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu&#8217;nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#8217;un Resmi Gazete&#8217;de yayımlanmasının ardından Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı yakalama kararını geri aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">MİT mensuplarının ifadeye çağrılmalarını Başbakan onayına bağlayan yasal düzenlemenin jet hızla onaylanmasının ardından İstanbul Özel Yetkili Savcılık, terör örgütü PKK’nın şehir yapılanması olduğu iddia edilen KCK’ya yönelik soruşturma çerçevesinde ifade için çağırdığı 4 MİT görevlisi hakkındaki yakalama kararını kaldırdı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>TV kanalına köpek şoku</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yaban Tv&#8217;de gösterilen bir reklam filmi mahkemelik oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Saadettin Bıyıklı, katıldığı yarışmalarda derece alan köpeği Kobra&#8217;nın resmi ve görüntülerinin bir mama markası ve TV kanalında izinsiz kullanıldığı gerekçesiyle dava açtı. Bıyıklı şirket ve kanaldan 11 bin TL maddi ve manevi tazminat istiyor</p>
<p style="text-align: justify;">Bol ödüllü bir av köpeği olan Kobra&#8217;nın, evcil hayvan ürünleri satan şirketin mama kutularında resminin, doğa sporları yayını yapan Yaban TV kanalında ise görüntülerinin izinsiz kullanıldığı iddiası mahkemelik oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Köpeğin sahibi Saadettin Bıyıklı şirket ve TV kanalı aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>EĞİTİMİNE BÜYÜK EMEK HARCADIM </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Saadettin Bıyıklı avukatı aracılığı ile açtığı tazminat davası dilekçesinde, &#8220;Müvekkilim, Setter cinsi &#8216;Kobra&#8217; adlı köpeğin sahibidir. Bu köpeğini büyük emek ve para harcayarak eğitmiştir. Kobra, birçok yarışmada derece kazanmıştır. Davalı Lider Evcil Hayvan Beslenme Ürünleri şirketi, müvekkilimden herhangi bir izin almadan ve hiçbir ücret ödemeden köpeğin resimlerini, mama reklamında kullanmış ve müvekkilim sayesinde cirosunu artırmıştır. Gene davalı Yaban TV, yarışmalarda dereceler elde etmiş Kobra&#8217;nın görüntülerini izinsiz ve hiçbir ücret ödemeden kullanmaktadır&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KÖPEK KAZANÇLARINI ARTIRDI</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dilekçede, başka bir eğitimsiz köpek kullanması durumunda davalıların reklamla elde ettiği ticari kazancı elde edemeyecekleri de savunuldu. Toplam 11 bin TL manevi ve maddi tazminat isteyen Saadettin Bıyıklı ayrıca, köpeğinin resimlerinin köpek maması ambalajında ve reklamlarda kullanılmasının yasaklanmasının ve televizyon kanalında da köpeğinin görüntülerini televizyon ve internet ortamında yayınlanmaması için önleme kararı verilmesini talep etti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Asıl fayda sağlayan köpeğin sahibi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Televizyon kanalının avukatları ise davanın reddedilmesi gerektiğini savundu. Avukatlar cevap dilekçesinde, &#8220;Bu kanal 24 saat yayın yapan avcılık, balıkçılık, atıcılık, yelkencilik gibi tüm doğa sporlarına yer vermektedir.  Avcılıkta bu köpeklerden hangisinin davacıya ait olduğu ise davacı dışında ne tarafımızdan ne de izleyicilere belirlenebilir değildir. Gerek müvekkil kanalın yayınlarında gerekse köpek maması reklamlarında yer alan köpek görüntülerinin davacıya ait &#8216;Kobra&#8217; isimli köpeğin görüntüleri olduğu sabit değildir. Köpeğin görüntüleri başta Türkiye olmak üzere 36 ülkede seyredilen kanalda yayınlanmışsa köpeğe değer katmıştır. Müvekkil haksız kazanç elde etmesinin aksine davacıya olsa olsa fayda sağlamış olabilir&#8221; dedi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>KİK’cilerin banka cüzdanları kalın</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Firmalara para karşılığında istedikleri itiraz raporlarını hazırlayıp özel kararlar çıkartılmasını sağladığı iddia edilen Ali Kaya’nın hesaplarına 3 yıl içinde 2 milyon TL yatırıldığı ortaya çıktı</p>
<p style="text-align: justify;">MİLLİYET, Ankara Cumhuriyet Savcısı Hakan Büyükabacı’nın koordinesinde Kamu İhale Kurumu’nda (KİK) düzenlenen operasyon çerçevesinde elde edilen “şüpheli hesap hareketleri”nin ayrıntılarına ulaştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Savcılık, soruşturma dosyası çerçevesinde başta suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla gözaltına alınan KİK üyesi Ali  Kaya ile raportörler Şenol Varürer ile Osman Turna’nın yanısıra Kaya’nın eşi ve kardeşine ait hesap hareketlerini incelemeye aldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>‘Rüşvet aldılar’</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kamu ihalelerine yapılan itirazlar sonrasında hazırlanan raporlar ve yeni kurul kararları alınması karşılığında yüklü miktarlarda rüşvet alındığı iddiasıyla gerçekleştirilen operasyonda, rüşvetlerin Kaya’nın yakınlarına ait özel firmaların banka hesaplarına aktarıldığı iddia edilmişti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2 milyon lira yattı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Savcılığın, bankalardan ve tapu dairelerinden istediği bilgiler ışığında  soruşturma dosyanın “bir numaralı” ismi Ali  Kaya’nın 7 ayrı bankada çok sayıda vadesiz mevduat ve döviz hesabının bulunduğu tespit edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Suç örgütünün faaliyetlerine başladığı 2009’dan başlayarak 2010 ve 2011 yıllarında söz konusu hesaplara yatırılan toplam para miktarının 2 milyon lira, aynı dönemde çekilen para miktarının ise 1.5 milyon lira olduğu saptandı.  Kaya’nın 3 yıllık dönemde iki ayrı bankadan konut kredisi kullandığı ve karşılığında 150 bin lira ödeme yaptığı belirlenirken, 2009-2011 dönemine ait A ve B tipi yatırım fonlarının toplamının 225 bin lira olduğuna buna karşın 75 bin liranın çekildiği anlaşıldı. 2010 yılı öncesinde 2 gayrimenkul alımı yapan Kaya’nın 2010 yılından sonra 6 gayrımenkul aldığı, ancak birini daha sonra sattığı ortaya çıkarıldı. Kaya’nın eşi A.K.’ya ait kayıtlarda ise 2010’dan önce 3 gayrımenkul alımı yapıldığı,  ikisinin sonra satıldığı belirlendi.  Tutuklanan röportör Şenol Varürer’e ait banka kayıtlarında 4 aynı bankada çok sayıda vadesiz hesabı bulunduğu, 3 yıllık dönemde hesaplara yatırılan paranın 289 bin 500 lira çekilen miktarın ise 289 bin lira olduğu anlaşıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ağabeyin hesapları</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ali Kaya’nın ağabeyi Süleyman Kaya’ya ait 7 bankada çok sayıda hesaba ulaşıldı. Üç yılı kapsayan dönemde, bu hesaplara yatırılan miktarın 48 milyon lira olduğu, çekilen miktarın ise 47 milyon lira olduğu belirlendi. Süleyman  Kaya’nın iş ortağı olan ancak soruşturma dosyasında yeralmayan M.S.’ye ait 10 ayrı bankada vadesiz, cari özel ve döviz hesaplarına ulaşıldı. Üç yıllık dönemde hesaplara 106.3 milyon lira yatırıldığı, buna karşın 106 milyon liranın çekildiği tespit edildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ORTAĞININ 7 ŞİRKETİ VAR</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Süleyman Kaya ve ortağı M.S.’ye ait yedi ayrı firmanın bulunduğu ortaya çıktı. İncelemede, söz konusu şirketlere ait Gelir İdaresi Başkanlığı’na beyan edilen tutarlar ile şirket ortakları olan Kaya ve M.S.’ye ait banka hesaplarındaki para miktarları arasında dikkat çekici farklar bulunduğu görüldü. Şirketlerin bu dönemlerde “borçlu” göründüğü ancak banka hesap hareketlerine bakıldığında her iki ortağa ait hesaplarda milyonlarca liranın döndüğü, aynı hesaplardan milyonlarca liranın “nakit olarak” çekildiği belirlendi. Ortaya çıkarılan şüpheli hesap hareketleri nedeniyle, savcılığın Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) ayrıntılı rapor hazırlanması için resmi yazıyla talepte bulunduğu öğrenildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20/02/2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Ayten dosyası 20 yıl sonra raftan indi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1992&#8242;de işkence edilip öldürülen 17 yaşındaki Ayten Öztürk&#8217;ün ölümüyle ilgili fezlekede Yeşil&#8217;in yanı sıra Eymür de suçlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İSTANBUL- Tunceli’de 27 Temmuz 1992’de çalıştığı fabrikadan çıkışta ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım ve ekibince gözaltına alınıp 11 gün sonra, işkence edilmiş halde ölü bulunan 17 yaşındaki Ayten  Öztürk ile ilgili, 20 yıldır rafta bekleyen dosya açıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Aralarında ‘Yeşil’ ve ekibi ile dönemin MİT Kontraterör Daire Başkanı Mehmet Eymür, JİTEM kurucusu Arif Doğan, Tunceli Valisi Ahmet Yıldırım ile askeri yetkililere ‘terör örgütü kurmak, adam öldürmeye azmettirmek ve cinayet’ suçlamasıyla fezleke hazırlandı. Dosya, Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İş çıkışı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ayten Öztürk, 17 yaşındaydı. Tunceli Gıda Fabrikası’nda devlet memuruydu. Babası Hıdır, 1992 yılında Tunceli Alay Komutanlığı’na çağrıldı. Komutan Ahmet Yıldırım, “Kızlarından biri dağa gidecek, getir konuşayım” dedi. Öztürk, üç kızını alıp geldi. Aynı gün kızlar bir odaya alındılar. Baba Hıdır’ın iddiasına göre, ‘Mahmut  bey’ denilen sakallı ve sivil biriyle görüştürüldükten sonra serbest bırakıldılar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tanınmaz haldeydi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ayten Öztürk, bundan kısa süren sonra, 27 Temmuz 1992’de saat 17.30’da fabrikadan çıktıktan sonra beyaz bir araca bindirilip kaçırıldı. 11 gün sonra Elazığ Mezarlığı’nda bir çoban tarafından ölüsü bulundu. Baba Hıdır, hastanede kızını tanıyamadı. Çünkü cesedi, işkence nedeniyle tanınmaz haldeydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayten Öztürk’le ilgili ilk bilgi, gazeteci Soner Yalçın’a ait ‘Cem Ersever’in İtirafları’ adlı kitapta yer aldı. JİTEM’ci Cem Ersever, Öztürk’ün ‘Yeşil’ ve ekibi tarafından öldürüldüğünü öne sürdü. JİTEM’ci Abdulkadir Aygan da Ayten Öztürk’ün gözaltına alındıktan sonra Diyarbakır’daki JİTEM binasına getirildiğini, burada iki gün boyunca tutulduğunu anlattı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayten Öztürk dosyası yıllar önce rafa kaldırılmışken, geçen yıl baba Hıdır, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’e başvurdu. Aygün’ün de aracı olmasıyla Öztürk, 14 Aralık 2011’de TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nda kurulan terör ve şiddet olaylarına ilişkin alt komisyonda dinlendi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>20 yıl sonra raftan indi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Avukatı Cihan Söylemez görüşmenin ertesinde Elazığ Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcı İrfan Sarıcı, 20 yıldır rafta bekleyen dosyayı açtı. ‘Cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, bu teşekkülü katılmak, adam öldürmeye azmettirmek ve cinayet’ iddialarıyla 11 sanığa dava açıldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Malatya’ya gönderildi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sanıklar arasında Susurluk döneminin kilit isimlerinden ‘Yeşil’ ile Yeşil’in ekibinde yer alan Mesut Mehmetoğlu, Mehmet Yazıcıoğulları, Gültekin Sütçü ve Serdar Od ile dönemin MİT Kontraterör Daire Başkanı Mehmet Eymür, JİTEM Diyarbakır Gruplar Amiri Arif Doğan, dönemin Tunceli Valisi Ahmet Yıldırım, Tunceli Alay Komutanı Mustafa Sabri Yazgan Arıkan da var.</p>
<p style="text-align: justify;">Malatya Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nın görev alanına girdiği için dosya bu şehre gönderildi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20/02/2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>15 yıl sonra fark edilen HES için dava açıldı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Radikal, Munzur Milli Parkı nda kaçak HES i sorduğunda bakanlıktan Araştırıyoruz yanıtı geldi.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’nin en eski milli parkı olan Munzur’a yapılan HES, 15 yıl sonra bir çevreci avukatın girişimleri sonucunda fark edildi. Milli Park’a HES izni verilen dönemin kamu görevlileri hakkında dava açıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Avukat Barış Yıldırım, HES’in milli parkın sınırlarına kaçak olarak yapıldığını belirterek müraacatlarda bulunmuş, Radikal Mart 2010’da konuyu araştırdığında Çevre Bakanlığı “Evet farkındayız, araştırıyoruz” cevabını vermişti. Son olarak Tunceli savcısı Muzaffer Demirbilek, dönemin Tunceli İl Çevre ve Orman Müdürü Mehmet Ali Arguç ile yardımcısı Ali Haydar Gürsönmez hakkında görevi kötüye kullandıkları gerekçesiyle dava açtı. Her iki sanığın 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İddianamede, iki yetkilinin, milli park sınırları içinde mevzuatlara göre herhangi bir yapı ve tesisin inşaa edilemeyeceğini düzenlenmiş olmasına rağmen, durukmu üstlerine ‘bildirme’ dışında işlem yapmamakla suçlanıyor.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20/02/2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Diyanet&#8217;te enişte terfisine engel</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diyanet&#8217;te tayinlerden sorumlu başkan yardımcısının eniştesine terfi kararı, yargıdan döndü.</p>
<p style="text-align: justify;">İsmail Karagöz, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı na getirilmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">ANKARA- Ankara 16. İdare Mahkemesi, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda iç denetçi olarak görev yaparken Rehberlik ve Teftiş Başkanı olarak atanan İsmail Karagöz’ün atamasını mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti. Karagöz’ün, Diyanet’te tayinlerden sorumlu başkan yardımcısı olan Mehmet Emin Özafşar’ın kız kardeşiyle evli olması tartışma yaratmıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Mehmet Görmez’in Diyanet İşleri Başkanı olmasının ardından Diyanet yeniden yapılanma sürecine girmişti. Bu süreçte tayinlerden sorumlu başkan yardımcısı Mehmet Emin Özafşar’ın kız kardeşiyle evli olan iç denetçi İsmail Karagöz Rehberlik ve Teftiş Başkanı olarak atandı. Diyanet İşleri Başkanlığı başmüfettişlerinden Abdülkadir Sezgin ve Ali Cirit ayrı ayrı iki dava açarak Karagöz’ün atamasının mevzuata aykırı olduğunu belirtti. Ankara 16. İdare Mahkemesi, İsmail Karagöz Rehberlik ve Teftiş Başkanı olarak atandığı sırada müfettiş sıfatı bulunmadığı ve meslek hayatı boyunca hiç başmüfettişlik yapmadığı için atamayı iptal etti.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20/02/2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hozat&#8217;ta bir utanca doğru&#8230; </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir çocuğa cinsel istismar vakası da Tunceli’nin Hozat ilçesinde yaşandı. 35 yaşındaki A.A., iki yıl önce, babası cezaevindeyken 13 yaşındaki kız çocuğuna bıçak zoruyla tecavüz etti. Tahliye olduktan sonra olayı duyan baba, bir tüfekle sanığın kapısına gidip ateş etti. Hem komşuya hem de babaya dava açıldı. Cinsel istismar davasında mahkeme, “Mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu” yönündeki raporuna karşın beraat verdi. Buna karşı baba, tehdit ve hakaret savıyla 11 ay hapse çaptırıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">İddiaya göre, A.A., 2010 yılında 1997 doğumlu ilkokul öğrencisi B.K.’yi ekmek aldırma bahanesiyle ahırına götürmüş, bıçak zoruyla ve ‘fiili livata’ yoluyla tecavüz etmişti. Ve bu suç iki kez tekrarlanmıştı. 45 yaşındaki baba C.K., 2008-2010 yıllarında cezaevindeydi. Tahliye olduktan sonra olayı bir arkadaşından öğrendi. Daha sonra da olan biteni kızından dinleyince, 22 Şubat 2011’de evinden tüfeğini alıp A.A.’nın evinin önünde bir el ateş edip küfretti. Kavga karakola taşınınca cinsel istismar iddiası da açığa çıktı. B.K., ifadesinde, “Ekmek vermek için yanına gittiğinde A.A.’nın kendisini ahıra soktuğunu, bağırınca ağzını kapattığını ve fiili livata yoluyla ilişkiye girdiğini” söyledi. A.A., kısa süre tutuklu kaldı ve hakkında, ‘çocuğa zincirleme cinsel istismar’ iddiasıyla Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. B.K.’nın babası C.K. da ‘silahla tehdit ve hakaret’ iddiasıyla Hozat Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Son celsesi 1 Haziran 2011’de görülen ‘cinsel istismar’ davasında A.A. iddiaları reddetti. Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin ‘Çocuğun maruz kaldığı eylemle ilgili ruh sağlığının bozulduğuna’ ilişkin raporu karşısında, Fırat Üniversitesi’nden gelen ‘fiili livataya ilişkin bulguya rastlanmadığı’ raporuna itibar edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu karardan üç ay sonra baba C.K.’nın davası sonuçlandı. C.K., ‘silahlı tehdit’ suçundan 10 ay, ‘hakaret’ten de 1 ay 20 gün ceza aldı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir taciz daha</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu arada, A.A.’nın beraat ettiği Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi’nde, aynı tarihlerde açılan bir diğer cinsel istismar davasının mağdurunun da B.K. olduğu ortaya çıktı. Avukat Türkan Kızıltaş’ın verdiği bilgiye göre, yine 2010 yılında babasının cezaevinde olduğu tarihte B.K., okulun karşısındaki marangoz R.Y. tarafından dükkâna çağrıldı. Çevredeki esnafın tepkisiyle olay B.K.’nin öğretmenine ulaşınca iddia yargıya taşındı. Marangoza açılan taciz davası sürüyor.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Bir ayakkabı fırlattı 2 yıldır cezaevinde</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İspanya&#8217;nın en büyük gazetesi El Pais, Şubat 2010&#8242;da İspanya&#8217;nın Sevilla kentinde Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;a &#8220;Kürdistan çok yaşa&#8221; diye bağırıp ayakkabı fırlatan Suriyeli Kürt Hokman Joma&#8217;nın, iki yıldır cezaevinde bulunduğunu, bir yıl daha yatabileceğini belirtti. Cezanın &#8220;polemik&#8221; yarattığını, &#8220;orantısız&#8221; bulunduğunu kaydeden gazete, eski ABD Başkanı Bush&#8217;a ayakkabı atan Iraklının ise, dokuz ay sonra serbest kaldığını anımsattı. Bu arada, tutuklandığında Suriye&#8217;ye iade edilmemek için yalvaran Joma&#8217;nın, artık ülkesine dönme hayalini kurduğu da vurgulandı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> &#8216;Bu defa darbesiz bir anayasa yapalım&#8217;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin olarak, &#8220;Darbe yoluyla anayasa yapımından şikâyet ettiğimize göre hep beraber bu defa usulüne uygun yapalım&#8221; dedi. Çiçek, aralarında TOBB&#8217;un da bulunduğu sivil toplum örgütlerince oluşturulan Anayasa Platformu&#8217;nun, Diyarbakır&#8217;daki &#8220;Türkiye Konuşuyor Toplantısına katılarak &#8220;&#8216;Siyaset kurumu ülkenin sorununu çözemezse, gece baskıncılarına iş çıkar&#8221; dedi. Çiçek daha sonra bu ifadesine &#8220;Bugünkü anayasalar darbe anayasalarıdır, darbeler de gece yapılır, gündüz 11.00&#8242;de değil&#8221; sözlerini ekledi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> HES&#8217;zede Leyla&#8217;ya &#8216;asker dövdün&#8217; davası</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Erzurum&#8217;un Tortum ilçesine bağlı Bağbaşı beldesinde HES eylemlerine katıldığı için aldığı &#8220;konuşma cezası&#8221; ile gündeme gelen Leyla Yalçınkaya (18) hakkında, Tortum İlçe Jandarma Komutanlığı&#8217;ndan iki er ile bir astsubayın şikâyeti üzerine 4 ayrı suçtan 9 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. &#8220;Tehdit&#8221;, &#8220;hakaret&#8221;, &#8220;kasten adam yaralamak&#8221;tan yargılanacak Yalçınkaya&#8217;nın avukatı &#8220;Otomatik silah taşıyan, 1.80 boyunda babayiğit bir astsubayı 17 yaşındaki Leyla çok fena dövmüş. Suçlama gerçeklikten uzak&#8221; dedi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> &#8217;11 kişiyi öldüren bombacıyı, MİT muhbiri diye elimden aldılar&#8217;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Tarih, 25 Mayıs 1995&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Batman&#8217;da minibüs durağına konulan beş bombadan birinin patlaması sonucu 11 kişi hayatını kaybetti, 16 kişi yaralandı. Korucu köylerine seferlerin yapıldığı durakta, patlamaya hazır 4 bomba da etkisiz hâle getirildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksiyon Dergisi&#8217;ne konuşan dönemin Batman Valisi Salih Şarman, 1 kişinin gözaltına alındığı süreçte yaşananların, son dönemde PKK/KCK operasyonlarında MİT muhbirlerinin yakalanmasıyla paralellik taşıdığını anlatıyor: &#8220;Polis olayı çözdü. Ama, kurumlar arasında çatışma çıktı. Çünkü bombayı koyan MİT elemanıydı. Baskılardan şahsı teslim ettim.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Emekli Vali Salih Şarman, 1993 yılında Batman&#8217;a vali olarak atanınca, görevli olduğu şehirde terörle mücadeleye karşı bir proje hazırladı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller&#8217;e sunduğu proje kabul görünce 3 milyon lira da maddî destek aldı. Teröre karşı tümen gibi büyük askerî birliklerle değil operasyon gücü yüksek küçük birlikler oluşturulmaya başlandı. 800 civarında genç korucu, dağda terör örgütüyle mücadele edecek şekilde eğitildi. Korucular, polis ve jandarmayla birlikte küçük operasyon birlikleri olarak yeni silahlarla dizayn edildi. Vali Şarman&#8217;ın korucuları aktif bir şekilde kullanması, onları terör örgütünün hedefi haline getirdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşadıklarını haber dergisi Aksiyon&#8217;a anlatan Salih Şarman, &#8220;Koruculuk sistemini kabul edenlere özel cezalandırma operasyonu yapılıyordu. Batman merkezine yakın bir köyümüz uzun süre korucu olmamak için direndi. PKK, imamını öldürdü. Gittik anlattık, 20 kişiye silah verdik. Bir hafta sonra şehir merkezinden o köye kalkan minibüslerin durağını TNT kalıplarıyla patlattılar. 11 kişi öldü o olayda. Kolları, bacakları bahçelerden topladık. 5 dakika sonra patlasaydı en az 50 ilkokul çocuğu ölecekti, çünkü okul dağılacaktı.&#8221; diyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Emniyet İstihbarat&#8217;ın çok iyi çalıştığını söyleyen Vali Şarman, minibüs durağına bomba koyan kişiye ulaşıldığını belirtti. 11 korucunun öldüğü minibüs durağı saldırısıyla ilgili Şarman&#8217;a göre teknik takibe yakalanan MİT muhbiri şifreli konuşuyordu ancak bu konuşma çok kapalı değildi, şüphe üzerine bu kişi evinden alındı. Ancak MİT elemanının alınması, kurumlar arasında gerilime sebep oldu. MİT&#8217;in bu durumdan rahatsız olması üzerine dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan, Salih Şarman&#8217;ı arayıp Diyarbakır&#8217;dan &#8216;konuyla ilgilenmek üzere&#8217; Batman&#8217;a geldiğini söyledi. Şarman, &#8220;O olayda kimseyi evine yollamadım, bir kişi teknik takibe yakalandı. Alındı, fakat MİT &#8216;bizim elemanımız&#8217; diye devreye girdi. Bayağı ciddi gerginlik oldu. Ünal Erkan kalkıp Diyarbakır&#8217;dan geldi. Toplantılar yapıldı. Konuyu devrettim.&#8221; dedi. Şarman, &#8220;Aldığınız kişinin rolü neydi?&#8221; sorusuna şu cevabı veriyor: &#8220;Olayın faili olarak alındı. Öyle rastgele alınmadı. MİT&#8217;in elemanı, ama kadrolu değildi. Terör örgütünün eline malzeme vermemek için MİT muhbirini teslim ettim.&#8221; Şarman, görev yaptığı 1993-1997 yılları arasında MİT&#8217;in, kendisine ciddi istihbarat vermediğini de söylüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İstihbarat örgütlerinin terör örgütlerinin içine sızdığını, PKK&#8217;nın da içine giren yeni isimleri sadakat testine tabi tuttuğunu söyleyen Vali Şarman, &#8220;PKK &#8216;git ananı vur&#8217; der. Bunu yaptırdıkları çok insan vardır. Gözünü kırpmadan vurursa kabul görür. Aralarına alırlar, eylem boyunca takip ederler. Ateş ederken havaya mı ediyor, rapor verirler. Ona göre karar verir. İstihbarat örgütlerinin suça karışmaması mümkün değil. Bir MİT ajanı PKK&#8217;nın içine girdi, &#8216;Hadi bakalım, şuradan askerî servisler geçiyor. Al uzaktan kumanda, bunu patlatacaksın.&#8217; Yanlış patlattı, gelmeden patlattı. Öldürürler.&#8221; Diyor.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20.02.2012</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> Bana suikast düzenleyen ekipte Kozinoğlu&#8217;da vardı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Akın Birdal, 1998&#8242;de uğradığı silahlı saldırıya ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı.</p>
<p style="text-align: justify;">Oda TV soruşturmasında hâkim karşısına çıkmadan önce şüpheli bir şekilde ölen MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun kendisine yönelik suikastta adının geçtiğini söyleyen Birdal, &#8220;MİT&#8217;te böyle bir grup oluşturulmuş. Bu suikastın da bu grup tarafından işlendiğini düşünüyorum.&#8221; dedi. Akın Birdal, Kürt siyasetinin önemli isimlerinden. 28 Şubat sürecine de rastlayan Mayıs 1998&#8242;de o dönem başkanlığını yaptığı İnsan Hakları Derneği&#8217;nin (İHD) Tunalı Hilmi Caddesi&#8217;nde bulunan binasındaki odasında uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Aralarında Ergenekon sanığı Semih Tufan Gülaltay&#8217;ın da bulunduğu bazı isimler &#8216;azmettirmek&#8217; suçlamasıyla yargılandı, 19 yıl ceza aldı. Ancak daha sonra çıkan aftan yararlanarak 4 buçuk yıl sonra serbest kaldı.</p>
<p style="text-align: justify;">28 Şubat süreciyle ilgili perdenin henüz tam olarak açılamadığına dikkat çeken Birdal, perdenin doğru açılması durumunda çok önemli isimlerin görüleceğini söyledi. Kaşif Kozinoğlu&#8217;nun cezaevindeki ölümüne değinen Akın Birdal, ölümle ilgili büyük şüpheleri olduğunu dile getirdi. Kozinoğlu&#8217;nun kendi dava dosyasında da isminin olduğunu kaydeden Birdal, &#8220;Kozinoğlu bizim dosyada yer alıyor. Kozinoğlu, o dönemde her alanda korundu devlet tarafından. Ama avukatı aracılığıyla &#8216;konuşacağım&#8217; dedi. Kozinoğlu&#8217;nun ölümü soruşturulmalı. Kalp krizi deniyor ama benim büyük şüphelerim var. Acaba susturuldu mu?&#8221; şeklinde konuştu. Akın Birdal, faili meçhul cinayetler soruşturması kapsamında Diyarbakır-İçkale&#8217;de başlatılan ve çok sayıda kafatasına rastlanan kazılara da dikkat çekiyor. 1990-1996 yılları arasında yoğunlaşan infazlara vurgu yapan Birdal, kazılarda çıkan kemiklerin insanlığın ortak sorunu olduğunu kaydetti. Birdal, TBMM&#8217;nin ortak hareket edip bu soruna çözüm bulmasını istedi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Y</strong><strong> A Z A R L A </strong><strong>R</strong></p>
<div style="text-align: justify;">size=2 width=&#8221;100%&#8221; align=center&gt;</div>
<p style="text-align: justify;">17 Şubat 2012 Cuma</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Başbakan MİT&#8217;i neden koruyor?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Biraz tersten baksak&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bakış açımızı değiştirsek&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Hani o eski oyun var ya&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;Buradan kim ne kazandı&#8217; diye&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Doğasında var, vefalı liderdir ama Başbakan Erdoğan bugüne kadar kimseye böylesine sahip çıkmamış, gemileri yakmayı göze almamıştı. Erdoğan, Zahid Akman&#8217;ı da severdi, TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman&#8217;ı da&#8230; Karaman hızlı trenden sonra uzun süre &#8216;dışarıda&#8217; kaldı. Sonradan döndü.</p>
<p style="text-align: justify;">On yıllık iktidar döneminde çok örneği oldu. Yeri geldi olimpiyatlardaki başarısızlığın faturasını çıkardı, bürokrata bilet kesti. Yeri geldi en yakınındaki bakanları kadro dışı bıraktı. Gözü gibi baktığı müşavirlerini bir kalemde yollamayı da bildi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ DIŞ POLİTİKA ARACI</strong></p>
<p style="text-align: justify;">MİT Müsteşarı&#8217;yla ilgili konuya, &#8216;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gözlüğüyle&#8217; ben şöyle bakıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Genelde hükümetin, özelde Erdoğan&#8217;ın politikalarını yürütürken en fazla işbirliği yaptığı kurum kim?</p>
<p style="text-align: justify;">Eskiden farklıydı ama şimdi MİT. Memleketin en can alıcı sorunu Kürt dosyasında da en sıcak dış politika konularında da MİT Müsteşarı Hakan Fidan&#8230; Brifingde bizlere ne diyordu: &#8216;Artık istihbarat örgütleri birer dış politika aracıdır.&#8217;</p>
<p style="text-align: justify;">Peki Oslo&#8217;da PKK yöneticilerine kendisini nasıl tanıtıyordu: &#8216;Son zamanlarda Türkiye adına Ortadoğu&#8217;da herhangi bir arabuluculuk faaliyeti varsa, ben orada görev aldım. Sayın Başbakanımızın özel temsilcisi olarak.&#8217;</p>
<p style="text-align: justify;">O halde Erdoğan &#8216;MİT&#8217;i etkisizleştirmek olarak&#8217; gördüğü her hamlenin karşısında durarak önce kendi politikalarının önemli bir uygulayıcısını korumuş olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakanlık-MİT bağı kesilirse &#8216;güvenlik&#8217; ve &#8216;dış politika&#8217; enstrümanı açısından bunun kayda değer sonuçları olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık sır değildi. Erdoğan, Hakan Fidan&#8217;ın atanmasından sonra devletin bütün istihbarat birimlerini MİT koordinasyonunda sinerji yaratarak yürütmekten yanaydı. Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı&#8217;nı (GES) MİT&#8217;e devrettirmişti. Böylece dinleme-takip bakımından en önemli teknik donanım MİT&#8217;e geçmişti. Hakan Fidan&#8217;ı feda etmek demek bu büyük kurguyu da çöpe atmak anlamına gelecekti.</p>
<p style="text-align: justify;">Elbette Erdoğan modelindeki bir lider, iktidarını sorgulatmak istemez. Bu başlı başına ayrı bir parantez.</p>
<p style="text-align: justify;">İlker Başbuğ&#8217;la ilgili açıklamasından sonra hiçbir şey söylenmemiş gibi davranılmasına tepki gösterdiği de sır değil.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8216;ULUDERE&#8217;DE İSTİHBARATI MİT VERDİ&#8217; DİYEN SES KİMİN?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Erdoğan, bağımsız yargıyla defalarca karşı karşıya gelmiş birisi. Referandum sonrasında da bunlar yaşandı. Ama belli usullere özellikle dikkat ettiği, hamlelerin ne anlama geldiğini &#8216;iktidar ve güç ilişkileri bağlamında yorumladığı&#8217; da ortada. Nüanslar MİT krizinde bize çok şey söylüyordu. Erdoğan&#8217;ın sessiz ve tepkisiz kalması bu noktada hiç beklenmeyecek tek şeydi.</p>
<p style="text-align: justify;">Erdoğan&#8217;ın bir süredir şu soruyla meşgul olduğu biliniyor: Uludere kazasından hemen sonra MİT&#8217;in istihbarat verdiği bilgisi nereden çıktı? Tıpkı Susurluk&#8217;ta olduğu gibi o araçta ölenin Abdullah Çatlı olduğunu duyuran &#8216;derin ses&#8217; kime aitti&#8230; &#8216;MİT&#8217; diyen ses kimin?</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye gibi bir ülkede başbakan olmak demek, riskli görevleri tevdi etmek anlamına gelir. Hakan Fidan&#8217;ı feda etmek ise Oslo süreci kapsamında bürokratların güvenini kıracak yolu açmak demektir. Erdoğan yasal düzenlemeyle üst düzey bürokratlara koruyucu zırh vermeyi başarırsa gücüne güç katacaktır. Ben bunu riskli görsem de siyaset ve iktidar ilişkileri açısından önemini kabul etmek zorundayız. O yasa yürürlüğe girdikten sonra asker-sivil bürokrasi Erdoğan&#8217;ın vereceği görevleri kararlılıkla ve tereddütsüz yerine getirir. Erdoğan açısından düşünebiliyor musunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Ve zamanlama meselesi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Her konuda olduğu gibi burada da kritik unsur.</p>
<p style="text-align: justify;">Erdoğan&#8217;ın sağlığı&#8230; Duygusal bir insan.</p>
<p style="text-align: justify;">Şike düzenlemesindeki tepkisinde de bunun bir ölçüde etkili olduğunu düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak siyasal gelecek perspektifi açısından bakalım.</p>
<p style="text-align: justify;">Sebep-sonuç ilişkisi açısından yorum yapmıyorum burada.</p>
<p style="text-align: justify;">Erdoğan, bu krizde geri adım atmayı düşünseydi, her şeyi olağan akışına bıraksaydı&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">2014 sürecine daha az güvenli ve daha zayıf yürürdü.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni cumhurbaşkanı seçilecek. Ardından yeni başbakan&#8230; Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nin en önemli isimleri üç dönem sınırını doldurduğu için önümüzdeki ilk dönem aday olamayacak. Yani parti yeniden dizayn edilecek, vitrin yenilenecek.</p>
<p style="text-align: justify;">İsmail Küçükkaya</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Kadri Gürsel</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ve Erdoğan konuştu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün 7 Şubat’ta patlak veren devlet kriziyle ilgili görüşlerini ilk kez açıkladı. “AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları 3’üncü Olağan Kongresi”nin katılımcılarına hitaben telekonferans yöntemiyle yaptığı konuşma, bir bu açıdan önem taşıyor; bir de kendisi sağlık durumu nedeniyle susarken, parti yöneticilerinin serdettiği görüşlerin en üst seviyeden, genel hatlarıyla teyit edilmiş olması bakımından&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bu krizde AKP medyası, öncelikle MİT’e yönelik hareketin doğrudan Başbakan’a ve sivil iradeye yapılmış yetki aşan bir müdahale ve hukuksuzluk olduğunu vurguladı&#8230; Kodlanmış ve şifrelenmiş bir çatışma dili kullanılarak açıktan değil ama örtülü biçimde Gülen Cemaati’ne işaret edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP’nin bazı güçlü isimleri manidar biçimde sustu ama konuşanlar, bu köşede, başka köşelerde ve bazı televizyonlarda hadisenin Gülen Cemaati ile AKP arasında baş göstermiş bir iktidar kavgası olduğu yolunda, ad verilerek teşhis konulmasına tepki gösterdiler ve bu açık saptamanın kategorik biçimde reddi yoluna gittiler. Böylece, Cemaat ile Parti arasındaki reel ortaklık hukuku bütün bu olan bitene rağmen üçüncü taraflara karşı korunmak istendi.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi Başbakan’ın söylediklerine göz atalım&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan, “kendilerini yoldan saptırmaya yönelik her türlü girişimin Türkiye’nin rotasına müdahale anlamına geldiğini” söylüyor ve şöyle devam ediyor:</p>
<p style="text-align: justify;">“Demokraside yasamanın yürütmenin, yargının yetkileri ve sınırları bellidir. Sınırları aşan her türlü girişim yetki gaspıdır. Millet iradesinin çiğnenmesidir. Gücünü milletten almayan, milletle aynı yöne aynı istikamete bakmayan her girişim millet nezdinde anayasa ve yasalar nezdinde gayri meşrudur. Biz bu ülkede gayri meşruluğa izin vermeyiz. Hiçbir zaman seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz”.</p>
<p style="text-align: justify;">Son cümle ilginç; Başbakan’ın müdahaleyi doğrudan kendisine yapılmış addettiğinin karinesi&#8230; Suçladığı polisler ve özel yetkili savcılar “atanmış” da Hakan Fidan MİT’in başına demokratik seçimle mi gelmiş?</p>
<p style="text-align: justify;">Burada “kul edilmeyecek olan seçilmiş” kendisinden başkası değil&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Ha bu arada, bu “kulu olunmayacak atanmışlar” 12 Eylül 2010 referandumu neticesinde iktidarın siyasi meşrebi istikametinde yeniden dizayn edilen yargı düzeni dairesinde değil de tasfiye edilen “jüristokrasi” sayesinde mi MİT’i sigaya çekip kendisini güçten düşürmeye müsait bir konuma yükselmişler? Onları oraya atayanlar da, orada tutanlar da Başbakan’ın siyasi iradesini temsil ediyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Nihayet Başbakan Erdoğan, MİT’e ve dolayısıyla kendi siyasi iradesine yönelik müdahaleyi “gayri meşru” ilan ediyor ve benzerlerine izin vermeyecekleri uyarısında bulunuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Savcı Sarıkaya’nın görevden alınması ve hakkında soruşturma başlatılması ile İstanbul’da hadiseyle ilişkili polis şefleri ve görevlilerinin başka pozisyonlara kaydırılmaları bu tutumun kanıtıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Çatışan tarafların teşhis edilmesi hususunda Başbakan Erdoğan’ın öncelikle sakınmak istediği, yönetmek durumunda olduğu kurumların itibarı ve haklarındaki meşruiyet algısı&#8230; Bu maksatla, bir çatışma olduğu hususunu külliyen reddediyor:</p>
<p style="text-align: justify;">“Bu ülkenin tüm kurumları tarihte hiç görülmedik ölçüde uyum ve motivasyon içinde görevlerini yapıyorlar. Yargı, emniyet, asker, istihbarat tam bir koordinasyon içinde&#8230; Millet adına ve millet için özveri ile vazifelerini yerine getiriyorlar. (&#8230;) Ne devletin kurumları arasında ne de bu milletin evlatları arasında bir çatışma, bir husumet, bir anlaşmazlık yoktur ve olamaz.”</p>
<p style="text-align: justify;">“Çatışma kurumlar arasında değilse Cemaat ve AKP arasında mı?” sorusu akıllara gelmesin diye de tedbirini almış Başbakan. “Milletin evlatları” derken bu ikisini kastediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan’ın sözleri kendi bağlamında daha iyi anlaşılsın diye, iki önemli ve ilginç okuma parçasını hararetle tavsiye ediyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP’ye çok yakın düşünce kuruluşu SETA’nın Siyaset Direktörü Hatem Ete’nin 18 Şubat tarihli Sabah’ta yayımlanan “Vesayet, siyaset, cemaat” başlıklı son yazısı.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci çok ilginç yazı da Sabah’ta aynı gün aynı sayfada, yine bir SETA mensubunun, kuruluşun başkanı Taha Özhan’ın imzasını taşıyor. Başlığı, “27 Nisan’dan 7 Şubat’a siyasete müdahale”&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Keşke yerim olsaydı da birkaç paragrafını aktarabilseydim.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Hasan Pulur</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>HUKUK SİYASET&#8230;</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yargının siyasete karşılaştırıldığı günler yaşanıyor.     Ne zaman yaşanmadı ki?</p>
<p style="text-align: justify;">Ne zaman yaşatılmadı ki?</p>
<p style="text-align: justify;">Siyasetin gözü hep yargıda olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yargı bağımsızlığında değil&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yargı bağımsızlığı ile yargı tarafsızlığını hep tartışmışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeter ki yargı onlardan yana olsun&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Cüneyt Arcayürek’in Çankaya Cumhuriyeti kitabında vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">1957 seçimleri tartışılmaktadır, CHP muhalefeti konuyu sıcak tutmakta, Meclis’e gensoru üzerine gensoru vermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">O günün DP iktidarı, CHP muhalefeti karşısında güç durumda kalacaklarını düşünmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Rahmetli Bayar ve Menderes’in katıldığı bir DP Genel idare kurulunda, bu konu tartışılır ve endişe belirtilir.</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Toplantıya katılan rahmetli Koaltan’ın hiç endişesi yoktur:</p>
<p style="text-align: justify;">“Ne çıkar varsın soruşturma açılsın, bize uygun hakimlere veririz olur, biter!”</p>
<p style="text-align: justify;">Siyaset adaletle hep ilgilenir, lakin iktidarda iken bu ilgi, iktidar partisi için çok önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">İmralı da Öcalan’ı sorgulayan savcı Talat Şalk anlatır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">İskilip’te görevlidir, bir kavga çıkar, kavgaya CHP milletvekili de karışır&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Kavgaya karışanlar arasında bir CHP milletvekili de vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Polislere kızmış, olaya gerekli müdahaleyi yapmadıkları için bağırmış, hatta tabancasını çekip, sağa sola ateş etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Olaya savcı Talat Şalk elkoyar, soruşturur.</p>
<p style="text-align: justify;">Savcı soruşturmayı tamamlar, milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılmasını ister, fezleke hazırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Söylentiler onun da kulağına gelir:</p>
<p style="text-align: justify;">“Sizi sürdürecekler!”</p>
<p style="text-align: justify;">Savcı aldırmaz, “bu laflar gerçek değildir!” der geçer.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama iki gün sonra Mardin’e tayini çıkar, işte bu gerçektir.</p>
<p style="text-align: justify;">İskilip’in ileri gelenleri Ankara’ya giderler, sayıp sevdikleri savcının tayinini durdurmak isterler?</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Ecevit şöyle demeğe getirir.</p>
<p style="text-align: justify;">“Milletvekilinin suçlu olduğunu biliyoruz, ancak bizi partiden ayrılmakla tehdit ediyor, ayrılırsa hükümet düşer, kriz olur, onun için savcıyı tayin ettik.”</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ne kadar doğrudur?</p>
<p style="text-align: justify;">Ecevit’e uygun olmasa bile siyasete uygundur.</p>
<p style="text-align: justify;">Onun için bugünkü tartışmaları anlayışla karşılamak gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;">“Anlayışla karşılamak” derken “olumlu” demek istiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Örnekler veriyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yollar hep denenmiştir, bunları da seyredeceğiz, diyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Hukuk fakültelerinin sus, pus olduğu ortamda başka ne bekliyorsunuz ki!</p>
<p style="text-align: justify;">Kime Hıfzı Veldet Velidedeoğlu ya da Hüseyin Naili Kubalı kıyafeti yakışır ki?</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012</p>
<p style="text-align: justify;">Mehmet Tezkan</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> ‘KORKU TOPLUMU YARATILMAKTA’</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Star’ın Açık Görüş ekini okuyorum..   Şöyle cümleler var..</p>
<p style="text-align: justify;">“Hukuk devleti, adil yargılanma hakkı ve tabii hakim ilkeleri açısından özel yargı kurumları çok sorunludurlar ve bu yüzden de kararlarının meşruluğu her zaman tartışılmıştır”</p>
<p style="text-align: justify;">Ne diyo bu ya!..</p>
<p style="text-align: justify;">Yerimden doğruldum.. Resmen kararlarının meşruluğu tartışma konusudur diyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Hepsinin mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Yazıya devam ettim..</p>
<p style="text-align: justify;">“Savcıların yapması gereken her şey doğrudan polis tarafından yapılmakta ve polisin hazırladığı fezlekeler iddianameye dönüşerek mahkemelere gönderilmektedir. Türkiye yargı tarihine ‘fezleke hukuku’ kavramını ve mekanizmasını armağan etme yolunda adım adım ilerlemektedir”</p>
<p style="text-align: justify;">Şaka mı!..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Yani bütün davalarda iddianameleri savcılar değil de polisler mi hazırladı?</p>
<p style="text-align: justify;">Polis fezlekeleri iddianame mi oldu?</p>
<p style="text-align: justify;">Ergenekon’da, Balyoz’da, OdaTV’de, Andıç’ta, ötekilerde!..</p>
<p style="text-align: justify;">Allah Allah dedim yanlış gazetenin ilavesini mi aldım..</p>
<p style="text-align: justify;">Kontrol ettim; doğru..</p>
<p style="text-align: justify;">Okuduğum iktidara yakınlığıyla bilinen Star’ın Açık Görüş eki..</p>
<p style="text-align: justify;">Bu satırları yazan da SETA’dan Yılmaz Ensaroğlu..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Şaşırmadım desem yalan olur.. Star için bu ne süratli dönüştür.. Düne kadar bunları söyleyenler..</p>
<p style="text-align: justify;">Davaları sulandırmakla..</p>
<p style="text-align: justify;">Ergenekonculara hizmet etmekle..</p>
<p style="text-align: justify;">İddianameleri, davaları irtibatsızlaştırmakla itham ediliyordu..</p>
<p style="text-align: justify;">Neredeyse savcılar tarafından eleştirilerin önünü kesmek için ‘itibarsızlaştırmak’ diye yeni bir suç türü oluşturuluyordu..</p>
<p style="text-align: justify;">Bir anda işler değiştir.. Nehir tersine akmaya başladı..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Okuyorum ama kendimden emin değilim..</p>
<p style="text-align: justify;">Bir karışıklık olmasın diye ilavenin birinci sayfasına bir daha baktım..</p>
<p style="text-align: justify;">Nal gibi Açık Görüş yazıyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Başyazıyı da Başbakan’ın danışmanı, AKP milletvekili Yalçın Akdoğan yazmış..</p>
<p style="text-align: justify;">Doğru yerdeyim yani..</p>
<p style="text-align: justify;">Ağzım bir karış açık okumaya devam ettim..</p>
<p style="text-align: justify;">“Daha öncekilerde olduğu gibi, bu son operasyonda da masumiyet karinesini yerle bir eden ‘şüphelileri’ açıkça ve kesin bir dille mahkum eden ifadelerle dolu bir kara propaganda, bizzat özel yetkililerimizin eliyle yürütülüyor”</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">MİT olayındaki tavırlarını anladım da.. ‘Daha öncekilerde olduğu gibi’ girizgahını anlamadım..</p>
<p style="text-align: justify;">Tüm davalarda masumiyet karinesini yerle bir eden kara propaganda mı vardı?</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Kaçak var dedim, makale sızma.. Başka yer için yazıldı, yanlışlıkla Star’a gönderildi, karambolde sayfaya kondu..</p>
<p style="text-align: justify;">Başka türlüsü olur mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Bu eleştirileri yapanlara yıllardır söylenmedik laf kalmadıktan sonra..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Şu saptamaya bakın..</p>
<p style="text-align: justify;">“Özel yetkilere sahip olmanın verdiği aşırı özgüvenle korku toplumu yaratılmakta”</p>
<p style="text-align: justify;">Kalktım banyoya gittim yüzüme soğuk su vurdum..</p>
<p style="text-align: justify;">Geldim bir daha okudum..</p>
<p style="text-align: justify;">Korku toplumu yaratılmakta denilmiş.</p>
<p style="text-align: justify;">Hem de Star gazetesinde..</p>
<p style="text-align: justify;">Bu, CHP’nin iddiası değil miydi?</p>
<p style="text-align: justify;">Sayfayı çevirdim bir yazı daha.. Başlığı söyleyeyim gerisini anlayın..</p>
<p style="text-align: justify;">Özel Yetkili Mahkeme’nin miadı doldu..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Eki bıraktım ana gazeteyi aldım.. Manşetteki haber ilavede okuduğum makalelerin üzerine kaymaklı kadayıf gibi geldi..</p>
<p style="text-align: justify;">HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim  Okur, özel yetkili mahkemelerin yetkisinin daraltılması gerektiğini söylemiş ve..</p>
<p style="text-align: justify;">“Kamuoyunda emniyetten ne gelirse davaya dönüşüyor, kişilerin lekelenmeme hakkına, masumiyet karinesine özen gösterilmiyor, soruşturma ve davalar özensiz yürütülüyor şeklinde bir algı var”  demiş..</p>
<p style="text-align: justify;">Mahkemeleri özgürlükleri askıya alacak uygulamalardan kaçınmaları için uyarmış..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Kendime sıkı bir cimdik attım..</p>
<p style="text-align: justify;">Rüyada değilim, okuduklarım gerçekti..</p>
<p style="text-align: justify;">7 Şubat milat mı oluyor ne!..</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hukuk devleti nasıl olunmaz</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Haklı haksız, doğru yanlış, haddini aşan, aşmayan..</p>
<p style="text-align: justify;">Yargı birilerine dokunduğu zaman, bir şeylere el attığı zaman..</p>
<p style="text-align: justify;">Yapılan..</p>
<p style="text-align: justify;">Üstünlerin değil hukukun üstünlüğü kabul ediliyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Eskisi gibi birilerinin değil milletin yargısı devreye girmiş oluyor..</p>
<p style="text-align: justify;">12 Eylül referandumuyla yargı vesayetinin yıkıldığının göstergesi sayılıyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Herkes yasalar karşısında eşittir deniliyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Yargıya güvenmeliyiz, mahkeme sonuçlanmadan kimse suçlu ilan edilmez, sonucu bekleyelim söylemi başlıyor..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı yargı başka birilerine dokunduğu zaman, başka bir şeylere el attığı zaman..</p>
<p style="text-align: justify;">Yargı vesayeti  deniliyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Yargının otoriterleşerek otonomlaşması kabul ediliyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Yargının istediği zaman öyle herkese el sürememesi savunuluyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Siyaseti cendereye alma girişimi sayılıyor..</p>
<p style="text-align: justify;">Yargıya karşı durmak ‘demokrasi zaferi’ ilan ediliyor..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Çelişki yok mu?</p>
<p style="text-align: justify;">Var..</p>
<p style="text-align: justify;">Benim de aklım buna kesmiyor..  Aynı kişilerin, aynı yazar çizerlerin benzer olaylarda bu kadar farklı tavırlar almasını anlamıyorum..</p>
<p style="text-align: justify;">Bir ilke olması lazım değil mi?.</p>
<p style="text-align: justify;">Biz de bi öyle, bi böyle!.</p>
<p style="text-align: justify;">Şunu söyleyeyim..</p>
<p style="text-align: justify;">Bazen öyle bazen böyle olursa orası hukuk devleti olmaz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Deniz Feneri’nin kadrolu şüphelileri</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yargıdan başladık, bugün yargıyla kapatalım..</p>
<p style="text-align: justify;">Bu toz duman arasında gürültüye gitti.. Oysa çok önemli.. Deniz Fener’i E.V. savcıları için yazılan iddianame kabul edildi..</p>
<p style="text-align: justify;">Suçlayandılar.. İddia makamı..</p>
<p style="text-align: justify;">Önce ‘şüpheli’ durumuna geçtiler..</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdi ‘sanık’ oldular..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">Peki suçladıklarına ne oldu?</p>
<p style="text-align: justify;">Şüphelilere..</p>
<p style="text-align: justify;">Onlar kadrolu şüpheli..</p>
<p style="text-align: justify;">Üç yıldır şüpheli şüpheli dolaşıyorlar.. Soruşturma bitmediği için, iddianame yazılmadığı için konumları değişmiyor..</p>
<p style="text-align: justify;">‘Sanık’  olamıyorlar..</p>
<p style="text-align: justify;">* * *</p>
<p style="text-align: justify;">İddiaya girerim.. Savcıların davası biter ya beraat ederler ya mahkum olurlar..</p>
<p style="text-align: justify;">Deniz Feneri ‘şüphelilerinin şüpheli durumu’ hala değişmez..</p>
<p style="text-align: justify;">İddianameleri yazılmaz..</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">HASAN BÜLENT KAHRAMAN</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Üç tarz-ı CHP</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Üç CHP var: Tek Parti CHP&#8217;si, hiçbir zaman sosyal demokrat olmamış, olmaya kalktığında engellenmiş, daha çok ortanın solunda kalmış, onu demokratik solla yeni kılıfa sarmaya çalışmış CHP ve nihayet Baykal-Kılıçdaroğlu CHP&#8217;si.</p>
<p style="text-align: justify;">İlki bana göre hepsinden özgündür, bugünkü tüm tartışmalara rağmen. Onu Ecevit&#8217;in CHP&#8217;siyle SHP&#8217;ye dönüşmüş CHP izler. En felaketlisi, en zavallısı, en çaresizi ve tehlikelisiyse Baykal-Kılıçdaroğlu çizgisinin partisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk CHP devrim partisidir. Doğrudur yanlıştır, eksiktir fazladır, haklıdır haksızdır ama bir devrimi gerçekleştiren ve devleti kuran değil, söylendiği gibi, devletin kurduğu bir partidir. Örnekleri vardır, literatürde önemli yer tutar. Modernleştirici, kendi içinde Oryantalist, Tek Adam kültüne dayalı ama her şeye rağmen dönüştürücü bir parti.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarihi kendisini doğuran çizgide radikalleştirmiştir. Türkiye bu gerçekle şimdi, daha önce bu köşede çok uzun biçimde yazdığım şu Restorasyon Döneminde (buna revizyonist dönem de diyebilirsiniz) hesaplaşmaya, yüzleşmeye başlamıştır. Yanlışlar yapılsa bile şu dönemde bu gerçek yerli yerine oturacaktır. O CHP&#8217;nin döneminde her şeye rağmen kabul edilebilecek davranışlarının ve politikasının bugüne aktarılamayacağını, bugünkü siyasetlerin belkemiği olamayacağını öğrenecektir. Korkmasın, bundan en fazla kimlik arayışı, kişilik çatışması yaşayan CHP&#8217;liler yararlanacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci CHP en &#8216;doğru&#8217; parti ve siyaset gibi duruyor. Ama bu iddia ancak bir, hatta iki gerçek yerli yerine oturtulursa kabul edilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir, Ecevit partiyi sol dil kullanarak, sol bir atmosferden yararlanarak aslında &#8220;sağa&#8221; çekmiştir. Bu önemli bir iddia, farkındayım. Emek, sermaye, toprak, mülkiyet, devrim derken nasıl sağ olunur diyenler çıkacaktır. Sağ dediğim, büyük kitlelerin önce mevcudiyeti sonra duyarlılığıdır. Ecevit, o tarihlerde AP&#8217;nin tabanındaki bu kitleyi solla değil popülizmle yanına almıştır. Nitekim iş gerçekten sollaşmaya gelince durmuş, sosyal demokrat terimini kullanmaktan kaçınmış demokratik sol demiştir politikasına. Bunu daha sonra laikçi bir tutumdan arındırılmış bir anlayışla DSP&#8217;de sürdürmüştür. O nedenle de gerçek manada Batı tipi sağ parti olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">İkincisi, Ecevit&#8217;in 12 Mart döneminde askere karşı çıkışıdır. Doğru olan budur ama şimdi iyi anlıyoruz ki, aslında yanlış noktadan doğmuştur. Ecevit, darbenin ordunun içinde &#8220;beklediği&#8221; darbe olmadığını, &#8220;öteki kanadın&#8221; darbesi olduğunu anladığında tepkisini göstermiştir. Bir yanlıştan bir doğru çıkmıştır, bu 12 Mart belasının aşılması olmuştur ama CHP&#8217;nin sistematik asker-darbe-cunta karşıtı olmasına yetmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yetmemesinin nedeni Baykal&#8217;ın CHP&#8217;yi laikçi yükseliş döneminde bu maksatla açmasıdır. Baykal, 1992 sonrasında gelişen laikçi Kemalist asker politikasının partisi olarak kurguladı CHP&#8217;yi. Bu anlayışın dışında kalan tek adımı yoktur Baykal&#8217;ın.</p>
<p style="text-align: justify;">İlginç olanı bu CHP&#8217;nin kendini sosyal demokrat tanımlamasıydı. Nedeni şuydu: özünde Soğuk Savaş refleksleri süren asker bir yandan da SHP üstünden gelişen reel sol duyarlılığı baltalamak istiyordu. Bunu başardı, çünkü Kemalizmi dahi tartışan SHP&#8217;yi CHP&#8217;nin çukurunda boğdu. O bir faili malum cinayetti. Ama kendine sol diyerek CHP kafa karıştırmayı ve solu bulanıklık içinde bırakmayı sürdürdü. Daha da beteri 28 Şubat sonrasında CHP&#8217;den bir darbe partisi yarattı.</p>
<p style="text-align: justify;">Kılıçdaroğlu bu dönemdan sonra ortaya çıkan yeni projenin insanıdır. &#8220;Yeni&#8221; CHP bu bağlamda yenidir. Ama nedir CHP&#8217;nin şimdiki yeniliği? Nedir Kılıçdaroğlu&#8217;nun politikasının manası? Bu merak uyandıran sorular çarşambaya ele alınmayı bekliyor.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">YAVUZ DONAT</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fethullah Gülen</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Turgut Özal Başbakan&#8217;dı, Mehmet Keçeciler de ANAP Teşkilât Başkanı.</p>
<p style="text-align: justify;">Fethullah Gülen &#8220;kaçaktı&#8230; Hakkında yakalama kararı vardı.&#8221; Bir gün&#8230; Partide&#8230; Keçeciler &#8220;dostlarıyla&#8221; otururken&#8230; Alaattin Kaya gibi&#8230; Mevlüt Saygın gibi&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Bir ziyaretçisi geldi:</p>
<p style="text-align: justify;">Burdur Valisi İsmail Günindi.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Sohbette söz Fethullah Gülen&#8217;den açıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">Burdur Valisi dedi ki:</p>
<p style="text-align: justify;">- Geçenlerde savcı beyle yemekteydik&#8230; Fethullah Gülen&#8217;den bahsedildi&#8230; Dosyası Burdur adliyesindeymiş&#8230; İfadeye gelmesi bekleniyormuş&#8230; Fethullah Gülen&#8217;in endişe edeceği bir şey yokmuş&#8230; İfadesini alıp bırakacaklarmış.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Özetleyelim&#8230; Alaattin Kaya ile Mevlüt Saygın &#8220;durumu&#8221; Fethullah Gülen&#8217;e duyurdular.</p>
<p style="text-align: justify;">Mehmet Keçeciler de Özal&#8217;a.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Özetleyelim&#8230; Fethullah Gülen &#8220;Özal&#8217;ın fikrini öğrenmek istedi.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Özal da &#8220;Mehmet&#8217;in sözü benim sözümdür&#8221; dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">Mehmet Keçeciler, Burdur Valisi ile bir kez daha görüştü.</p>
<p style="text-align: justify;">Vali Bey, savcıyla bir kez daha konuştu.</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Fethullah Gülen&#8217;in Burdur&#8217;da ifadesi alındı, serbest bırakıldı.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">NAZLI ILICAK</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mâbeyn-i Hümâyûn (çevre) sorunu</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Son gelişmeler farklı cephelerden değerlendiriliyor. Kimi, MİT&#8217;e kuşkuyla bakıyor, kimi ise Hakan Fidan&#8217;ın atanmasından sonra teşkilâtın tamamen değiştiğini, güvenilir hale geldiğini belirtiyor. Bu tip karmaşık yapılar hakkında uzaktan ya da kulaktan dolma bilgilerle ahkâm kesmenin doğru olmadığına inanıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıda, bu konudaki görüşlerin bir özetini vereceğim:</p>
<p style="text-align: justify;">1) Artık MİT&#8217;te CIA ya da Mossad ajanları cirit atmıyor, MİT millileşti.</p>
<p style="text-align: justify;">2) MİT, Suriye&#8217;de çok önemli misyonlar ifa ediyordu. Savcı Sadrettin Sarıkaya yüzünden teşkilât güvenilirliğini kaybetti; bölgede etkisi azaldı.</p>
<p style="text-align: justify;">MİT lehine serdedilen bu düşüncelerin hükümet kaynaklı olduğunu fark etmemek mümkün değil. Çünkü bizim gibi sıradan insanlar, ne CIA ve Mossad gibi ajanların MİT&#8217;ten ayıklandığını fark edebilir, ne de Suriye&#8217;de ifa edilen önemli görevleri. MİT&#8217;in Suriye&#8217;ye ilişkin tek bir faaliyetini biliyorum: Suriye Özgürlük Ordusu lideri Hüseyin Hermuş&#8217;un teslim edilip karşılığında para alınması. Aslında, kimine göre, para alınmadı; 9 PKK&#8217;lıyla Hermuş takas edildi. Bu konuda da karışık duyumlar mevcut. MİT elemanı Ö.S.&#8217;nin, 2011&#8242;in Ağustos ayında söz konusu eyleminin hemen ardından, Fidan tarafından görevden alındığını belirtenler de var. Adana Savcılığı harekete geçene kadar, elemanın, İskenderun Gümrüğü&#8217;nde çalıştığını söyleyenler de. Bir başka iddia da, Ö.S.&#8217;nin, Hermuş&#8217;un kaçırılmasına ilişkin MİT&#8217;e verilmek üzere rapor düzenlediği hususu. Bu iddia da, kaçırılma olayının MİT&#8217;in bilgisi dahilinde yapıldığını gösteriyor. Hangisi doğru, hangisi yanlış, bilemeyeceğim.</p>
<p style="text-align: justify;">3) Ayrıca Uludere konusunda, sınırdan geçen grupta Suriyeli Fehman Hüseyin&#8217;in bulunduğu bilgisi, Mehmet Baransu&#8217;nun dediği gibi Genelkurmay&#8217;a MİT tarafından mı verildi? Baransu&#8217;ya yanlış bilgi aktarıldıysa, hedef Fidan mıydı? Yoksa iddia doğruydu ve MİT içindeki derin devlete çalışan yapının ortaya çıkması mı amaçlanıyordu? Uludere istihbaratını veren MİT ise, maksadı PKK/KCK operasyonlarını durdurmak mıydı?</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan, Fidan&#8217;ı tanır, güvenebilir, &#8220;İyi çocuk&#8221;diye düşünebilir. Ama belki madalyonun farklı bir yüzü var ve o göremiyor; ona göstermiyorlar. Malûm, &#8220;Mâbeyn-i Hümâyûn&#8221;meselesi.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">ERSİN RAMOĞLU (ANKARA)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Başbakan Erdoğan</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Dün yazmıştım, siyasetini Başbakan&#8217;ın hastalığı üzerine kuranların olduğunu… Meğer herkes farkındaymış bunun.</p>
<p style="text-align: justify;">Yazım sonrasında aldığım onlarca e-mail bunu gösterdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan&#8217;ın hastalığının şu ya da bu şekilde kullanılmasına vatandaşın tepkisi büyük.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;Hastalık&#8217; lafı kulaklara dolduktan sonra herkesin gözü ve kulağı Başbakan Erdoğan&#8217;daydı.</p>
<p style="text-align: justify;">Oy verenin de vermeyenin de ona dua ettiğine bir çok kez şahit oldum.</p>
<p style="text-align: justify;">Sayın Başbakan&#8217;ın sağlığı üzerinden siyaset yapılmasını düşünmek bile çok çirkin.</p>
<p style="text-align: justify;">Her şeye rağmen siyasetçilerin de yüreğinin bir yerinde &#8216;vicdan&#8217; kırıntısı kaldığına inanmak istiyorum…</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Hastalıklar da bizler içindir sevgili okurlar… Hiç ummadığım bir sırada bir gece sabaha karşı peş peşe kalbime bıçak saplanmaya başlamıştı.</p>
<p style="text-align: justify;">Meğer kalp krizi geçiriyormuşum. Ama benim haberim yok.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Bilmeden beni ölüme götürebilecek ne kadar sakıncalı hareket yapmışım bilseniz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Dayanılmaz ağrılarımı ve ateşimi dindirir düşüncesiyle önce duşa girdim…</p>
<p style="text-align: justify;">Sonra oyalanmak için kanepeye uzanıp televizyon izledim.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne yaptımsa ağrılarım dinmemiş, göğsümün üstüne oturan fil de kalkmamıştı…</p>
<p style="text-align: justify;">Son çare olarak 112 Acil Servisi aradık.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Şansım varmış.</p>
<p style="text-align: justify;">Ya da görecek günüm&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Yaptığım ölümcül hareketlere rağmen hastaneye geç kalmadan yetişebildim.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Tıkalı damarıma stent takıldıktan sonra ağrılarım dinmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Herkesten geçmiş olsun mesajları yağmıştı o gün…</p>
<p style="text-align: justify;">Hepsi içten duygularını iletmişti.</p>
<p style="text-align: justify;">Aralarında yerimde gözü olanlar da vardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama hiç biri, &#8216;ölsün de yerine ben geçeyim&#8217; geçirmemişti içinden…</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Hastalık üzerinden ince hesaplar yapılmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durum insani de değil.</p>
<p style="text-align: justify;">Hiçbir vicdan bunu kabul etmez.</p>
<p style="text-align: justify;">***</p>
<p style="text-align: justify;">Sayın Başbakan&#8217;a gelince, o çok iyi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün yarın görevinin başında olacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Kimse çirkin hesap yapmasın.</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">Ali Bulaç</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Türkiye yeni anayasayı konuşuyor</strong></p>
<p style="text-align: justify;">TOBB&#8217;un öncülüğünde (TEPAV sekretaryası) Anayasa Platformu&#8217;nun toplantıları devam ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">İlki Ankara&#8217;da (8 Ocak), ikincisi Konya&#8217;da (22 Ocak) yapılmıştı. Benim de üçüncüsünü izlediğim Edirne toplantısından (5 Şubat) sonra dün Diyarbakır&#8217;da dördüncüsü gerçekleşti. Toplantılarda seçilen ana slogan &#8220;Türkiye konuşuyor.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">10 merkezî ilde sürecek toplantılar iki açıdan önemli, ilki anayasa yapımında doğru bir yöntem takip ediliyor; ikincisi ilginç, önemli fikir ve öneriler ortaya çıkıyor. Anayasa yapımında usulün esastan önemli olduğu izahtan varestedir. Edirne ve Diyarbakır toplantılarında bu usulün verimliliğini açıkça müşahede ediyoruz. Bilim adamları veya uzman anayasa hukukçuları, askerî darbe zamanlarında da metin yazar, siyasî iktidarların siparişi üzerine de. Eksik olan, halkın fikir, görüş ve taleplerinin doğru tespiti ve bunların anayasaya yansımasıdır. Bu da ancak en geniş katılımlı &#8216;müzakere yöntemi&#8217;yle olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ulusal düzeyde faaliyet gösteren 13 çatı kuruluşu her toplantıya temsilci gönderiyor: TOBB, TZOB, TESK, Türk-İş; TİSK, Hak-İş; Memur-Sen, T.Kamu-Sen, Türkiye Serbest Muhasebeci Malî Müşavirler ve Yeminli Müşavirler Odaları Birliği, Türk Veterinerler Hekimler Birliği, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ve Türkiye Noterler Birliği.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara toplantısına TÜSİAD, TİM, MÜSİAD, TUSKON, TÜMSİAD, TÜRKONFED, KADER, Türkiye Sakatlar Federasyonu, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, STK&#8217;ları Geliştirme gibi kuruluşlar da katılmıştı. Çatı kuruluşların yanında toplantıların yapıldığı ilin bölgesindeki sivil toplum kuruluşları ve birey olarak vatandaşlar katılıp fikirlerini dile getiriyorlar. Edirne toplantısına Trakya&#8217;dan yaklaşık 60 bin çağrılıdan 259 kişi katıldı. Diyarbakır&#8217;da 70 bin kişiden 7 bin dönüş oldu (5 bin erkek, 2 bin kadın), 600 kişi görüş beyan etme imkânını buldu. Gerek ulusal, gerek bölgesel STK&#8217;lar yanında vatandaşların da fikir ve önerileri havuzda toplanıyor, bölge toplantılarına katılan dört partinin (AK Parti, CHP, MHP ve BDP) Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyeleri de süreci takip ediyor. TBMM Başkanı Cemil Çiçek&#8217;in verdiği yol haritasına göre önümüzdeki mayıs ayının ortalarına doğru havuzda biriken görüş ve öneriler bir araya getirilip akademisyenler tarafından redakte edilecek.</p>
<p style="text-align: justify;">Bireysel kimliğiyle toplantılara katılanlarda aranan kriterler şunlar: Diyalog ve açıklık, ortak geleceğe odaklanma, kişisel katılım, çalışma sistematiğine uyma, aykırı olsa da fikirlere karşı hoşgörü, katılımda eşitlik ilkesine riayet, gönüllü katılım, toplantıya başından sonuna kadar katılma vs.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğal olarak katılımcılar aynı dili konuşmuyor, ama aynı duyguyu paylaşıyorlar. Herkeste barış içinde ve bir arada yaşamayı mümkün kılacak &#8220;yeni bir toplum sözleşmesi&#8221; akdetme heyecanı, beklentisi var. Bunu küçümsememek lazım. Bugüne kadar &#8220;her şeyi herkesten daha iyi bilen, vatanı herkesten daha çok seven&#8221; ve bu gerekçelerle ülkeyi, toplumsal hayatı ve neredeyse insanların özel dünyalarını dahi temellük etmeye kalkışan &#8216;kurtarıcılar&#8217; halkın önüne sözleşme şartları sürdüler, herkesin buna uyması mecburiyetini getirdiler. TOBB Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu&#8217;nun özellikle vurguladığı üzere ilk defa insanlar, kendilerine yakışan elbise dikip giymek istiyor. İlk defa sadece kurtarıcıların değil, uzmanların-akademisyenlerin de metnine itibar edilmiyor, halk kendi metnini kendisi kaleme almak istiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Belki partiler, siyasî rekabet dolayısıyla süreci baltalayabilir, kişisel veya parti çıkar hesaplarıyla halkı dolandırabilirler. Bu tehlike var. Ama anayasa çalışmalarının iki faydası görmezlikten gelinemez: Biri partiler ve siyasetçiler hiçbir zaman bu kararlı ve ısrarlı yeni anayasa talebinden kaçamayacaklar; diğeri ne zaman usulüne uygun metin çıkarsa çıksın, havuzda önemli fikirler, görüşler, öneriler birikiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yeni bir anayasa olmasa ne olacak? Bunun en iyi cevabını Cemil Çiçek verdi: &#8220;Siyaset işini yapmazsa, gece baskıncılarına iş çıkar.&#8221; Meselenin özeti bu!</p>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012, Pazartesi</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">Ekrem Dumanlı</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cemaat değil, camia</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Cemaat meselesi madem bu kadar çok tartışılıyor; müsaadenizle mevzua mütevazı bir katkıda bulunmak isterim.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü ezbere konuşuluyor çoğu kez. Haksızlık da yapılıyor. Cemaat diye bahsedilen kişilerin his dünyası da kültür atmosferi de bilinmiyor. Bazen işin içine çilesizlik, gamsızlık, ıstırapsızlık da karışıyor. Hal böyle olunca en yakın daireden insanlar bile savrulup gidebiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Fethullah Gülen Hocaefendi&#8217;den ilham alarak hizmet eden, o hizmetlere fiilen ya da ruhen destek verenlere cemaat demek büyük haksızlık. Hem o geniş kitleyi daraltıyor hem de toplumun bütün katmanlarında var olan vicdanî oluşumu görmezden geliyor. Bahsi geçen topluluğa &#8220;cemaat&#8221; demek yanlış. Olsa olsa &#8220;camia&#8221; demek gerekiyor. Camia sözünü yanılmıyorsam ilk kez Hadi Uluengin, Hürriyet&#8217;te kullandı. Doğru bir yaklaşımdı. Belki aklınıza gelir, cemaat dense ne değişir, camia dense ne değişir? Klasik sivil toplum örgütlerini de aşarak, dünyanın dört bir yanında teveccühe mazhar olmuş, büyük bir camiaya, cemaat deyip onlara marjinal bir grup muamelesi yapmak, tahmin edilemeyecek kadar çok sayıda insanın incitilmesidir. Kısaca, camiaya dair bazı özellikleri sıralayalım:</p>
<p style="text-align: justify;">1. Gönüllüler hareketi, dar bir kitle ya da dışa kapalı bir zümre değildir. Toplumun ta kendisidir. Ne yazık ki insanlara &#8220;cemaat&#8221; diyerek onları marjinalize etmek isteyenler çoğunlukla dar bir zümredir ve &#8220;cemaat&#8221; nitelemesi onlara daha çok yakışmaktadır. Camia, toplumun genelinde hüsnü kabul gören yapıdır. Bu nedenle her siyasî gruptan, her sosyal zümreden destekçisi bulunmaktadır. Yeryüzünün bütün kültürleriyle diyalog haline geçmiş, sahip olduğu insanî değerlerle her kesimin gönlünde sempati uyandırmış bir kitle, dar manasıyla &#8220;cemaat&#8221; değil, kuşatıcı ve kucaklayıcı yapısıyla bir &#8220;camia&#8221;dır ve onun merkez üssü ma&#8217;şeri vicdandır. O vicdana kulak vermeyenler, &#8220;cemaatin gücü&#8221;nü Kaf Dağı&#8217;nın eteklerinde arıyorlar. Nafile bir arayış o.</p>
<p style="text-align: justify;">2. Cemaat diye bahsedilen kitlenin içinde Türkiye&#8217;nin her kesiminden, en eğitimli insanları da bulunmaktadır. Doktor, mühendis, asker, gazeteci, öğretmen, esnaf, savcı, emniyetçi, iş adamları&#8230; Her meslek grubundan insanın &#8220;hizmet&#8221;e değer vermesi, ona belli bir oranda sahip çıkması onları &#8220;cemaat üyesi&#8221; yapmaz. İnsanların mesleklerini icra ederken verdiği kararlar ile ne &#8220;cemaat&#8221;in ilgisi vardır ne camianın. Emir-komuta zincirine bağlı olmayan bu topluluğun paylaşım alanı engin bir ufku, zengin bir çalışma sahasını işaretlemektedir. Bu sivil yapıya ne zorla üye olunur; ne de istifa dilekçesiyle yollar ayrılır. Gönül bağına çizilecek bir hudut daha keşfedilmedi; hiçbir zaman keşfedilemeyecek.</p>
<p style="text-align: justify;">3. Camia&#8217;nın kapısı herkese açıktır. Hatta camianın aktif destekçileri onlarca yıldır anlamsız bir şekilde düşmanlık yapanlarla bile diyaloğa girmekten çekinmez. Diyaloğu oportünist bir yaklaşımla çıkar gözeterek yapmaz. Samimidir. İnsanların makul eleştirilerinin olabileceğini ta baştan kabul etmiştir. Hatta bir kısım yanlış anlamalardan bizzat kendilerinin sorumlu olabileceğini de düşünür. Yapılan tenkitleri ortak akıl vasıtasıyla değerlendirir, aynaya bakmaktan korkmaz ve her şeye rağmen hiçbir ferde ya da gruba karşı iletişim yollarını tıkamaz. Siz gönlü bu kadar geniş, tahammül gücü bu kadar derin bir topluluğa &#8220;cemaat&#8221; deyip marjinal bir grup muamelesi yaparsanız camia sizi inandırıcı bulmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">4. Camia, her siyasî eğilime saygıyla bakar. Onun savunduğu ilkeler &#8216;daha çok demokrasi&#8217;, &#8216;daha çok özgürlük&#8217;, &#8216;daha çok şeffaflık&#8217;tır. Sivil toplum şuuru ile anti demokratik bütün oluşumlara karşı onurlu bir duruş sergiler. Bu çerçeve camiayı bazen bir partiye yakın gösterirken bir diğerinden de uzaklaştırır. Bu, mutlak bir angajman değil; temel hak ve özgürlükleri garanti altına alan ufuk birliğinin tabii bir sonucudur. Yakınlaşma ve uzaklaşma sürecinde bile blok halde bir yapıya eklemlenme söz konusu olamaz. Tam da bu nedenle her siyasî partiden (miktarı değişken de olsa) sempatizanı vardır ve olmalıdır da.</p>
<p style="text-align: justify;">5. Camia&#8217;nın hizmet felsefesi &#8220;müspet hareket etmek&#8221; üzerine kuruludur. Asla hiçbir kimse için kötülük beslemez, intikam duygusu taşımaz. Hukuka saygılıdır, demokrasinin en güçlü destekçisidir. Kırıp dökmek, acıtıp incitmek, kendisine karşı yapılanlara misliyle cevap vermek gibi bir üslubu ve yaklaşımı yoktur. Onun muhalefet anlayışı Soğuk Savaş döneminden kalma yıkıcı, bölücü, ayrıştırıcı, incitici karşıtlık üzerine kurulu değildir. &#8220;Şöyle yapılsa daha iyi olur&#8221;, &#8220;Şu şekilde hareket edilse daha isabetli hareket edilmiş olur&#8221; gibi yol gösterici üslup nedeniyle her kesimden saygıyı hak eder; çünkü hakperestlik ve kadirşinaslık öyle gerektirir.</p>
<p style="text-align: justify;">6. Camia, toplumsal değişim ve dönüşümün vicdanıdır. Tam da bu sebeple sosyal yönelişlerin paralelinde yer almıştır hep. Statükonun ondan rahatsız olmasının sebebi, değişim ve dönüşümün yanında yer almasındandır. Ancak değişim süreçlerinin &#8216;fitne&#8217; ve &#8216;anarşi&#8217;den sakınarak yapılması gerektiğine inanır. Ne pahasına olursa olsun kurulu düzeni temelden sarsma yerine; tabii bir değişimi ve makul bir dönüşümü  arzu eder. O sürece etki eden her çevreyle medenî ilişki içindedir; ancak ibrenin daima daha katılımcı ve demokratik bir hedefi işaretlemesi gerektiğini asla unutmaz. Bu nedenle aynı ufka odaklanmış farklı kesimlerden çok sayıda dost, arkadaş, sempatizan kazanır. O geniş dairenin karşıtlık üretmesine bile izin vermemek için sosyal barışın altını her fırsatta çizer.</p>
<p style="text-align: justify;">7. Camiayı bugünlere taşıyan evrensel değerler olduğu kadar; o maksat uğruna gösterdiği hasbîlik, fedakârlık, diğergamlık ve adanmışlık duygusudur. Hizmet ehli hiçbir dünyevî beklenti içine giremez. On binlerce kilometre uzaklıktaki bir ülkeye hizmet için gidenler de; en vitrin görevleri ifa edenler de ev sahibi, mal mülk sahibi olmayı hedeflemez. Servet düşmanı değildirler; o yüzden de hizmetler çok sayıda işadamı ve esnafın gönlüne taht kurmuştur. Bu duruma rağmen bu kitlenin paradan puldan, şandan şöhretten, makamdan mansıptan uzak yaşaması, ma&#8217;şeri vicdanda yankılandığı için değişik kesimlerin kalbinde dalga dalga iz bırakmaktadır. &#8220;Kendisi için yaşayan başkası için yaşayamaz&#8221; düşüncesinin oluşturduğu samimi atmosfer binlerce defa test edilmiş; tek işi hizmet olan gönüllüler bu çetin sınavdan alnının akıyla çıkmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">8. Camianın geniş kitleler tarafından bu kadar takdir edilmesinin bir sebebi de hem öncü fertlerin hem de kurumsal yapılarının istiğna esasına dayanması ve tam bağımsızlığı adeta kıskançlık seviyesinde korumasıdır. Bağımsızlığın bedeli ağır olur çoğu zaman. Sosyal hayatta geniş yansımaları olan bir camiayı kendisine tam teslim görmek isteyen vesayetçi güçler (bu çoğu kez uluslararası arenaya da yansır) camianın bağımsız ve müstağni durumundan hoşnut olmaz. Hatta rahatsız bile olurlar. Oysa camianın herhangi bir yere dayanması sadece kendi bağımsızlığını zedelemez; aynı zamanda dayanak noktası dışındaki sempati dairesini parçalar. Camia buna geçit vermediği için camia olarak kalır. Bu durumdan rahatsızlık duyanlar birbirine zıt, birbirini tekzip eden yakıştırmalarda bulunur. Ne var ki o tip suçlamalar toplum vicdanına çarpar ve anlamsız hale gelir.</p>
<p style="text-align: justify;">9. Doğrudur; &#8220;cemaat&#8221; çoğu kez &#8220;tek tip&#8221; insan yetiştirebilir; ancak camianın böyle bir lüksü yoktur. Zaten bu kadar eğitimli ve yaygın bir kitlenin &#8220;tek tip insan&#8221; olmayı kabullenmesi mümkün değildir. Camia içinde her tip adam bulunur. Birbirine zıt insanların (ve kitlelerin) bir camia ile az-çok temas halinde olması, o camianın geniş bir gök kubbe altında gayret sarf etmesi nedeniyledir. O kucaklayıcı tavır olmasa, bu kadar değişik sosyal yapı ve siyasi oluşum kendine bu camiada bir yer bulamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">10. Camia, şartlar ne kadar zor olursa olsun, asla şiddete sıcak bakmaz. Onun gücü gönüllere hitap etmesi, en amansız düşmanlık yapanlara bile kötülükle mukabele etmemesidir. Kara propaganda ve komplo teorileriyle bu gerçekliği aşmaya çalışanlar tek bir somut delil getirememiş, sadece uç iddialarda bulunmuşlardır. Camia, barışçı ve sivil mahiyeti ile gönüllere hitap eder. Herkesin konumuna saygı gösterir; kendi duruşunu olağanüstü şartlarda bile bozmaz. &#8220;İncinsen de incitme&#8221; esasına bağlı bu kitle, çok zulme maruz kalırsa (ki belli dönemlerde böyle acılar yaşanmıştır) meseleyi Allah&#8217;a havale eder. Vicdan sahibi herkesin göklerin kapısını zorlayacak o durumdan çok sakınması gerekir&#8230; Çatışmacı kültürden bu kadar uzak, farklılıklara bu kadar saygılı, sosyal barışa bu kadar tutkun bir kitlenin toplumdan kopuk ve marjinal bir yapı gibi sunulması kasıtlı bir davranış değilse yetersiz bilginin bir sonucudur.</p>
<p style="text-align: justify;">11. Camia, bir değerler manzumesine gönülden sevdalıdır. Güncel olayların paletleri altında ezilmektense; çağıyla hesaplaşmayı tercih eder. Bu tercih ortaya konurken tahlil ve terkip yolunu seçer. Mevlânâ metoduyla pergelin bir ucunu öz kaynaklarında sabit tutar; diğeriyle yeryüzünü dolaşır. Yani bir yönüyle yerel, diğer yönüyle evrenseldir. Kendi değerlerinden taviz vermeyen yapılar bazen kendi kutsalını dar bir çerçevede yorumlayabilir. Hal böyle olunca o topluluk hem sosyal yelpazenin çok küçük bir bölümüne hitap eder; hem de o kutsalları yaşatma ideali daha marjinal ve sert bir söyleme dönüşebilir. Oysa bahsi geçen camia, hem kendi kutsalını yaşamayı hem de başkalarının kutsallarına saygı duymayı (sadece hamasî söylemlerle değil) hayatın kendi pratiğinde ispat ediyor. Bu haliyle hem kendini marjinalize etmiyor hem de kendini karşıt görenlerin izolasyon politikasına boyun eğmiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitlelerin kıymeti, vicdanlarda bıraktığı derin izle ölçülür. Fethullah Gülen Hocaefendi ve onun hizmet felsefesine sempatiyle bakanlar, ortak akıl ve müşterek vicdanın sahiplenmesi ile, dünyanın dört bir yanında hiçbir karşılık beklemeksizin hizmet etmektedir. Bu kadar geniş bir dairede takdire şayan bulunmuş bir kitlenin paranoyalar sonucunda &#8220;öcü&#8221; gibi gösterilmesi büyük bir vebaldir. Bunu kasıtlı yapanlar tarih huzurunda da, Mahkeme-i Kübra&#8217;da da mahcup olacaktır. Ancak camia, böyle bir mahcubiyetin yaşanmaması için bile dua eden gönül erlerinden oluşmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">e.dumanli@zaman.com.tr</p>
<p style="text-align: justify;">http://twitter.com/dumanlie</p>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012, Pazartesi</p>
<div style="text-align: justify;">
<hr size="2" />
</div>
<p style="text-align: justify;">İbrahim Öztürk</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Türkiye&#8217;nin MİT&#8217;ini bırak, Japonya&#8217;nın MİTİ&#8217;sine bak!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şu sıralarda memleket meselelerine dair sorular çok, cevaplar ise kıt ve kısır.</p>
<p style="text-align: justify;">Böyle olunca milli stres artıyor. &#8216;Bilenler konuşmuyor&#8217;, bilmeyenler ise &#8216;susmuyor&#8217;. Bu da &#8216;kakofoni&#8217; yani &#8216;gürültü&#8217; oluşturuyor. Hep böyledir, liyakatliler konuşmadığında ortam cehalete ve kötü niyete kalır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir akademisyen okumasıyla baktığımda, Türkiye&#8217;nin güvenilir ellerde idare edildiğini, aramızdan çıkanlara karşı ilk fırsatta kuşku duymanın akıl kârı olmadığını düşünüyorum. Düğün derneğe gider gibi yapmadan, yeni bir devlet kuruluyor. Buna içeriden ve dışarıdan direnenler elinden geleni ardına koymuyor. Bize düşen, sorgulamadan vazgeçmeden, yapıcı önerilerde bulunmaya devam etmek ancak bizden olan ve kendi seçtiklerimize de güvenmek. Öte yandan, iyi niyetli kişilerin de hata yapabileceğini, yanıltılabileceğini kabul etmek gerek. Bu kabulden hareketle çözümü istişarede, meşverette, sağlam diyalogda, kısaca iletişimde aramak lazımdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ekonomi alanında bu vizyona sahip çıkan bakanlarından biri de kuşkusuz Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan. Kendisini eleştirmemizi mümkün kılacak bilgileri bile bize o veriyor. &#8216;Bari bilip de eleştirin&#8217; der gibi. Açıkçası bu dönemde ekonomi bakanlığının ön plana çıkması isabetli.</p>
<p style="text-align: justify;">Japon kalkınmasının iki kritik bakanlığından biri Maliye (Ökura-shö), diğeri de İngilizce kısaltması olan &#8216;MİTİ&#8217; adıyla şöhret bulan Sanayi ve Dış Ticaret (Tsüshö-sangyö-shö) bakanlıkları. Maliye pencereden paranın ucunu gösterirken, MİTİ ise bunu almanın şartını, kıstasını, sektörlerini ortaya koyardı. Kısaca Maliye havucu gösterir, kamçıyı ise MİTİ şaklatırdı. (MİTİ artık METİ oldu. Ekonomi ve Ticaret Bakanlığı oldu. Sanayi gitti, yerine ekonomi geldi.)</p>
<p style="text-align: justify;">Japonya&#8217;nın GİTES&#8217;inde eşgüdüm görevi MİTİ&#8217;ye verildi. Eşgüdüm yoksa, laf çok olur; ancak parça parça gayretlerden hiçbir sonuç çıkmaz. MİTİ&#8217;de ağırlık dış ticarete verilip, sanayi ile birleştirildi. Japonlar kurguyu daha baştan ihracat ve yarışmak için kurdu. Biz ise yola ithal ikameci çıktık ve hedefimiz iç piyasa oldu. Şimdi ülkeyi çökertmeye devam eden zaaf burada. Bunu gidermek için Türkiye&#8217;nin &#8216;yarım kalan&#8217; ithal ikame ayağını tamamlaması gerekiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Zafer Çağlayan&#8217;ın GİTES, yani Girdi Tedarik Stratejisi&#8217;nin özü tam da burada. Bir kere Ekonomi Bakanlığı yavaş yavaş işin merkezine yerleşiyor. İşin dış ticaret, sanayi ve yabancı sermaye ve dolayısıyla teşvik mimarisi bu çatı altında şekilleniyor, Maliye Bakanlığı, Sanayi Bakanlığı ve diğer paydaşlar da buna bakarak sağdan hizaya giriyor. Doğrusu bu.</p>
<p style="text-align: justify;">GİTES&#8217;in vizyonu şöyle konuluyor: (i) Tüm tedarik zincirinde daha fazla katma değerin Türkiye&#8217;de bırakılması, (ii) ara malı ithalat bağımlılığının azaltılması, (iii) tedarik sürekliliği ve güvenliği ile ihracatta sürdürülebilir küresel rekabet gücü artışının sağlanması.</p>
<p style="text-align: justify;">Gördüğünüz üzere burada &#8216;ihracatı artırmak&#8217; kadar, gerek iç pazar için gelen, gerekse ihracata yönlendirilmek üzere ithal edilen ürünlerin içeride üretilmesi merkeze yerleştirilmiş durumda. İsabetli. 2011 yılındaki 240 milyar dolarlık ithalatın % 75&#8242;i iç pazara gidiyor. Türkiye&#8217;nin en büyük ihracatçıları ile en büyük &#8216;iç pazarcıları&#8217; aynı kişiler. Yani sözde &#8216;ihracat&#8217; şampiyonlarımız aslında &#8216;iç pazar şampiyonu&#8217;. Türkiye&#8217;de 65.323 adet ithalatçı var. 59 adet &#8216;büyük ithalatçı&#8217;, 240 milyar dolarlık ithalatın 96 milyar dolarlık kısmını tek başına yapıyor. Yani, ithalatçıların % 11&#8242;i, toplam ithalatın % 40&#8242;ını tek başına yapıyor. Türkiye ithalatta da tekellerin inhisarında bulunuyor yani.</p>
<p style="text-align: justify;">Konu çok önemli. En iyisi biraz daha devam edelim. Ancak süreçleri okuyacak bilgileri önümüze koyarak bizi karnımızdan konuşmaktan kurtardığı için Ekonomi Bakanı&#8217;mıza bir teşekkür daha etmem lazım. Zira bütün bu bilgilere dağınık bir şekilde belki uzmanları sahipti, ancak büyük resmi görecek şekilde biz sahip değildik.</p>
<p style="text-align: justify;">i.ozturk@zaman.com.tr</p>
<p style="text-align: justify;">20 Şubat 2012, Pazartesi</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=20+%C5%9Eubat+2012+Pazartesi+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A20%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028210%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AY%C3%96NETMEL%C4%B0KLER%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20Okan%20%C3%9Cniversitesi%20%20%20Psikolojik%20Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1k%20ve%20Rehberlik%20Uygulama%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi%0D%0A%0D%0A%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=20+%C5%9Eubat+2012+Pazartesi+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A20%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028210%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AY%C3%96NETMEL%C4%B0KLER%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20Okan%20%C3%9Cniversitesi%20%20%20Psikolojik%20Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1k%20ve%20Rehberlik%20Uygulama%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi%0D%0A%0D%0A%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=20+%C5%9Eubat+2012+Pazartesi+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A20%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028210%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AY%C3%96NETMEL%C4%B0KLER%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20Okan%20%C3%9Cniversitesi%20%20%20Psikolojik%20Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1k%20ve%20Rehberlik%20Uygulama%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi%0D%0A%0D%0A%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=20+%C5%9Eubat+2012+Pazartesi+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A20%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028210%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AY%C3%96NETMEL%C4%B0KLER%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20Okan%20%C3%9Cniversitesi%20%20%20Psikolojik%20Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1k%20ve%20Rehberlik%20Uygulama%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi%0D%0A%0D%0A%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=20+%C5%9Eubat+2012+Pazartesi+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A20%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028210%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AY%C3%96NETMEL%C4%B0KLER%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20Okan%20%C3%9Cniversitesi%20%20%20Psikolojik%20Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1k%20ve%20Rehberlik%20Uygulama%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi%0D%0A%0D%0A%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=20+%C5%9Eubat+2012+Pazartesi+G%C3%BCnl%C3%BC+Gazetelerden+Bas%C4%B1nda+Yarg%C4%B1+Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A20%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028210%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AY%C3%96NETMEL%C4%B0KLER%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20Okan%20%C3%9Cniversitesi%20%20%20Psikolojik%20Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1k%20ve%20Rehberlik%20Uygulama%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi%0D%0A%0D%0A%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=20%20%C5%9Eubat%202012%20Pazartesi%20G%C3%BCnl%C3%BC%20Gazetelerden%20Bas%C4%B1nda%20Yarg%C4%B1%20Haberleri&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=Resmi%20Gazete%E2%80%99de%20Bug%C3%BCn%0D%0A%20%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A20%20%C5%9Eubat%202012%20Tarihli%20ve%2028210%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Resm%C3%AE%20Gazete%0D%0AMEVZUAT%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0AY%C3%9CR%C3%9CTME%20VE%20%C4%B0DARE%20B%C3%96L%C3%9CM%C3%9C%0D%0A%0D%0A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AY%C3%96NETMEL%C4%B0KLER%0D%0A%0D%0A%E2%80%94%C2%A0%20Okan%20%C3%9Cniversitesi%20%20%20Psikolojik%20Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1k%20ve%20Rehberlik%20Uygulama%20ve%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma%20Merkezi%20Y%C3%B6netmeli%C4%9Fi%0D%0A%0D%0A%E2&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/20-subat-2012-pazartesi-gunlu-gazetelerden-basinda-yargi-haberleri.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anonim şirketler için sözleşmeli avukatlık zorunluluğu getirilmesi Anayasaya aykırı değildir.</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 15:18:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yargı Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim şirketler için sözleşmeli avukatlık zorunluluğu getirilmesi Anayasaya aykırı değildir.]]></category>
		<category><![CDATA[Sözleşmeli Avukat Bulundurmayı Zorunlu Kılan Avukatlık Kanunu Md.35 in Anayasa'ya Aykırı Olmadığı Hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4318</guid>
		<description><![CDATA[18 Şubat 2012 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28208 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:&#160; Esas Sayısı     : 2010/10 Karar Sayısı  : 2011/110 Karar Günü  : 30.6.2011 İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Trabzon 2. Sulh Ceza Mahkemesi İTİRAZIN KONUSU : 19.3.1969 günlü,  1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Yasa’nın 329. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının “anonim şirketler” yönünden, Anayasa’nın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="586">
<tbody>
<tr>
<td width="195">
<p style="text-align: justify;">18 Şubat 2012 CUMARTESİ<strong> </strong></p>
</td>
<td style="text-align: justify;" width="195"><strong>Resmî Gazete</strong></td>
<td style="text-align: justify;" width="195">Sayı : 28208<strong> </strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" width="586"><strong>ANAYASA MAHKEMESİ KARARI</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" width="586"><span style="text-decoration: underline;">Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:</span>&nbsp;</p>
<p><strong>Esas Sayısı     : 2010/10</strong></p>
<p><strong>Karar Sayısı  : 2011/110</strong></p>
<p><strong>Karar Günü  : 30.6.2011</strong></p>
<p><strong>İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Trabzon</strong> 2. Sulh Ceza Mahkemesi</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İTİRAZIN KONUSU :</strong> 19.3.1969 günlü,  1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Yasa’nın 329. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının “<em>anonim şirketler</em>” yönünden, Anayasa’nın 2., 10., 20., 38. ve 48. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline karar verilmesi istemidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>I- OLAY</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tebliğ edilen idari yaptırım kararına karşı yapılan itirazda, itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>II- İTİRAZIN GEREKÇESİ</strong></p>
<p>Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;">“1- Anayasanın 2. maddesinde yeralan hukuk devleti ilkesinin gereği olarak özellikle kanunda ceza yaptırımına bağlanan eylemlerin kapsamının açık ve net olarak düzenlenmesi ve tereddüt oluşturmaması gerekmektedir, iptali istenen madde ile getirilen sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu kapsamı açık ve net değildir. 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35. maddesinde yalnız avukatların yapacağı işler olarak hukuki danışmanlık hizmeti, dava ve iş takip hizmeti belirlenmiş olup anılan yasa maddesinin zorunlu sözleşmenin hangi hizmeti veya hizmetleri kapsayacağı açık ve net olarak belirlenmemiştir.Yasal düzenlemede, düzenleniş şekli ve düzenleme öncesi cümle dikkate alındığında anonim şirketin açtığı ve hakkında açılan davada avukat sözleşmesi zorunluluğu öngörüldüğü izlenimi vermekte ise de, uygulamada danışmanlık hizmeti sözleşmesi yapılması istenmekte ve bu şekilde uygulama yapılmaktadır. İptali istenen yasa maddesinde sözleşme konusu hizmetin niteliği belirtilmemiş olması farklı yorum ve uygulamaya yolaçmakta hukuki kargaşa ve karmaşaya sebebiyet vermektedir. Özel hukuka ilişkin ve sözleşme özgürlüğü kapsamında bulunan tarafların özgür iradeleri ile yapmaları veya yapmamaları gereken bir hukuki ilişkinin kanunla zorunlu tutularak yaptırıma bağlanması ve bu düzenlemenin de kapalı ifadeler ile uygulamada karmaşa oluşturacak şekilde yapılması öncelikle Anayasanın 2. maddesi düzenlenen hukuk devleti ilkesine aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">2- İptali istenen kanun hükmü ile, sermayesi belli bir miktarı geçen anonim şirketler için sözleşmeli avukatlık zorunluluğu getirilmesi, diğer şirketler için benzer düzenleme getirilmemiş olması Anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">3- Anayasanın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğü düzenlenmiş olup sözleşme özgürlüğü, özel hukuktaki irade özerkliği ilkesinin Anayasaya yansıması olup özel hukuk alanında kişilerin yasal sınırlar içerisinde istedikleri hukuki sonuca bu yoldaki iradelerini yeterince açığa vurarak istedikleri sonuca ulaşabilmelerini ifade etmektedir. Bu anlamda bir grup anonim şirket için belli meslek grubu mensupları ile sözleşme zorunluluğu getirilmesi ve uyulmaması halinde idari para cezası yaptırımı öngörülmesi sözleşme özgürlüğüne müdahale niteliğindedir. Sermayesi belli bir miktarı aşan anonim şirketler zorunluluk olması bile avukat ile sözleşme yapmakta kendilerini davalarda avukat vasıtası ile temsil ettirmektedir. Bu kanun hükmüne dayanılarak Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile, sözleşmenin ne şekilde yapılacağı, hangi şartları ihtiva edeceği, anlaşmazlık durumunda ne şekilde çözümleneceğine dair sözleşmeye konacak hükümler belirlenerek yazılı sözleşme ile serbest meslek makbuzunun baroya verilmesi gibi hususlara yer verilmiştir. HUMK, CMUK gibi temel usul yasalarında dahi temsil için avukatın herhangi bir makama sözleşmenin verilmesi öngörülmemiş ve vekaletnamenin verilmesi yeterli görülmüş iken bu yasa hükmü ile Avukat ile müvekkili arasında ticari sır niteliğinde bulunan sözleşmenin sır olmaktan çıkarılarak hiç gerekmediği halde sözleşmenin bir yerlere verilmesinin öngörülmesi hem sözleşme özgürlüğüne hem de Anayasanın 20. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliği ilkesine aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">4- İptali istenen yasa maddesinde düzenlenen eylemin yaptırımının 4857 sayılı oluşturulmuş Asgari Ücret Tespit Komisyonu belirlediği asgari ücrete endekslenmiş olması Anayasanın 38/3. maddesinde konulan ceza ve ceza yaptırımı yerine geçen güvenlik tedbirlerinin yasayla düzenlenmesi ilkesine aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">SONUÇ VE TALEP:Yukarıda Anayasa’ya aykırılık nedenlerini ayrıntılı olarak belirttiğimiz 1136 sayılı Kanunun 35/3. maddesinin mahkememizde görülen davanın Anonim Şirketler ile ilgili olması nedeniyle anonim şirketler ile sınırlı olarak İPTALİNE karar verilmesini saygı ile arz ederim. 22.01.2010”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>III- YASA METİNLERİ</strong></p>
<p><strong>A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları</strong></p>
<p>19.3.1969 günlü,  1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Yasa’nın 329. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrası şöyledir:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>“<strong>Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.</strong>”<strong> </strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>B- Dayanılan Anayasa Kuralları</strong></p>
<p>Başvuru kararında Anayasa’nın 2., 10., 20., 38. ve 48. maddelerine dayanılmıştır.</p>
<p><strong>IV- İLK İNCELEME</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, SacitADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN, Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılımlarıyla 25.2.2010 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>V- ESASIN İNCELENMESİ</strong></p>
<p>Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:</p>
<p style="text-align: justify;">Başvuru kararında, itiraz konusu fıkra ile Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesinde belirtilen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketlerin, aksine davrananların idari para cezası ile cezalandırılacakları belirtilerek, avukatlık sözleşmesi yapmaya zorlanmalarının ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinde yalnız avukatların yapacağı işlerin hukuki danışmanlık ile dava ve iş takip hizmetleri olarak belirlenmesi karşısında, anonim şirketler için getirilen sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğunun kapsamının açık bir şekilde belirlenmemesinin, Anayasa’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devletine ve 48. maddesinde düzenlenen sözleşme özgürlüğüne; bu zorunluluğun sadece esas sermayesi belirlenen miktarı geçen anonim şirketler için getirilmiş olmasının Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine; idari para cezasının miktarının Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen asgari ücrete endekslenmiş olmasının Anayasa’nın 38. maddesinde düzenlenen ceza ve ceza yaptırımı yerine geçen güvenlik tedbirlerinin yasayla düzenlenmesi ilkesine; ayrıca Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nde itiraz konusu fıkraya dayanılarak yapılan değişiklik ile avukatlık sözleşmenin ne şekilde yapılacağına, hangi şartları ihtiva edeceğine, sözleşmeden doğan anlaşmazlıkların nasıl çözümleneceğine ve yazılı sözleşme ile serbest meslek makbuzunun baroya verilmesi gerektiğine dair hükümlere yer verilerek avukat ile müvekkili arasında ticari sır niteliğinde bulunan sözleşmenin sır olmaktan çıkarılmasının, sözleşme özgürlüğüne ve Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliği ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrasında dava açmaya yeteneği olan herkesin kendi davasına ait evrakı düzenleyebileceği, davasını bizzat açabileceği ve işini takip edebileceği belirtildikten sonra, Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketlerin sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorunda oldukları, bu zorunluluğa uymayan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışanonaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nu 269. ve devamı maddelerinde düzenlenen anonim şirket, en az beş kişinin belli bir iktisadi gaye ve konu ile uğraşmak üzere bir unvan altında kurdukları, esas sermayesi belirli ve paylara bölünmüş, borçlarından dolayı yalnız mameleki ile sınırlı sorumlu ve ortaklarının sorumluluğu yüklendikleri sermaye payları ile sınırlandırılmış bulunan, hak ehliyeti işletme konusu ile sınırlı, tüzel kişiliğe sahip bir ticaret şirketidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçük sermaye birikimlerini büyük malî, ticarî ve sanayi kuruluşlar durumunda toplayan anonim şirketler, günümüzde en önemli iktisadî ve sosyal müesseseler arasında yer almışlardır. Bünyelerinde pay sahiplerine, şirket çalışanlarına, şirket alacaklılarına ve topluma ait birbiriyle çatışan farklı çıkarları barındıran anonim şirketler, sağladıkları büyük sermayelerle, sınırlı sorumluluğun ve tüzelkişi olmanın verdiği olanaklardan da yararlanarak, önemli girişimler gerçekleştirmişler ve ülkelerinin kalkınmalarında yararlı olmuşlardır. Bu bakımdan özelikle esas sermayesi büyük olan anonim şirketlerin, bünyelerinde barındırdıkları farklı çıkarlar arasında denge kurulabilmesi ve halkın bu şirket türüne olan güveninin sarsılmaması için kârlılık ve çağdaş işletmecilik esaslarına uygun olarak verimli biçimde çalıştırılmaları büyük önem taşımaktadır. Anonim şirketlerin çok sayıda ortağı ilgilendiren faaliyetleri, bu kuruluşların toplumda pay sahibi ve yatırımcı kitlesini, çalışanları ve üretilen mal ve hizmetlerin pazarlandığı piyasayı aşan sosyal ve ekonomik etkiler oluşturmalarına yol açmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa’nın çeşitli maddelerinde yer alan,<em> “&#8230;kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak&#8230;” (madde 5), “&#8230;Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır (madde 48); ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı&#8230; planlamak&#8230;.” (madde 166); Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır&#8230;” (madde 167); </em>şeklindeki hükümler, Devletin ekonomik hayatın işleyişini düzenlemek ve gerektiğinde bu alana müdahalede bulunmakla görevli kılındığını ortaya koymaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İtiraz konusu fıkranın ikinci cümlesi ile Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketlerin sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorunda oldukları belirtilerek, esas sermayesi belli büyüklüğe ulaşmış anonim şirketlerin, kurumsal varlıklarını bünyelerinde barındırdıkları farklı çıkarlar arasında adil bir denge kurarak devam ettirebilmeleri için başlangıçtan itibaren yaptıkları her türlü işlemin daha sonra hukuki uyuşmazlığa yol açmayacak şekilde, sağlam bir hukuk temelinde yapılması ve bu şekilde kârlılık ve çağdaş işletmecilik esaslarına uygun olarak verimli biçimde çalıştırılabilmeleri amaçlanmıştır. Başvuru kararında itiraz konusu kural ile getirilen avukat bulundurma zorunluluğunun kapsamının açık ve net olarak belirlenmediği ileri sürülmekte ise de, itiraz konusu kuralın gerekçesinde yargı önüne giden uyuşmazlıkların büyük bir kısmının hukukî ilişki kurulurken gerekli özenin gösterilmemesinden kaynaklandığı belirtildiğinden, yapılan düzenleme ile anonim şirketlerin sadece taraf oldukları davalarda değil, hukuki uyuşmazlık doğmadan önce de avukat bulundurarak, avukatın hukuki yardımından yararlanmalarının amaçlandığı anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa’nın 10. maddesinde herkesin, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu belirtilmiştir. Eşitlik ilkesinin amacı, hukuksal durumları aynı olanların kanunlarca aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak ve kişilere kanun karşısında ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak kanun karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmektedir. Kanun önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durum ve konumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları gerekli kılabilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’nın öngördüğü eşitlik ilkesi zedelenmiş olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yasal unsurları açısından aynı yapısal özelliklere sahip olmakla birlikte, esas sermayeleri büyük miktarlara ulaşan anonim şirketler, sosyal ve ekonomik hayattaki işlevleri bakımından diğerlerine göre farklılık arz etmektedir. Bu nedenle toplumun sosyal ve ekonomik düzenini önemli ölçüde etkileyebilecek büyüklüğe sahip olan anonim şirketlerin işlevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmeleri için kamu otoritesi tarafından bu şirketlerin faaliyetlerine diğerlerine göre farklı şekillerde müdahale edilebilmektedir. Yasakoyucu itiraz konusu kural ile anonim şirketlerin işlevlerinin farklılaşmasına yol açan sermaye miktarının sınırını <em>“Türk Ticaret Kanunu’nun 272. maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazlası”</em> olarak takdir etmiştir. Bu kapsamda esas sermayesi bu miktar ya da üzerinde olan anonim şirketler ile esas sermayesi bu miktardan az olan anonim şirketler, toplumun sosyal ve ekonomik düzenini etkileyecek işlevsel özelliklere sahip olmaları bakımından aynı hukuksal konumda bulunmadıklarından, bunlara farklı kurallar uygulanması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Yasakoyucunun ceza alanında yasama yetkisini kullanırken Anayasa’nın temel ilkelerine ve ceza hukukunun ana kurallarına bağlı kalmak koşuluyla, toplumda belli eylemlerin suç sayılıp sayılmaması, suç sayılırsa hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımıyla karşılanmaları gerektiği, hangi durum ve davranışların ağırlaştırıcı ya da hafifletici öge olarak kabul edileceği konularında takdir yetkisi vardır. Bu yetki, idari yaptırımlar bakımından da geçerlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa’nın 38. maddesinde <em>“…Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur…”</em>denilerek suç ve cezanın yasallığı ilkesine yer verilmiştir. Bu ilkenin zorunlu sonuçlarından biri de belirlilik ilkesidir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesi, suçun unsurlarının ve verilecek cezanın tereddüde yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir, nesnel, makul bir düzeyde öngörülebilecek ve keyfi uygulamalara yol açmayacak biçimde belirlenmiş olmasını gerektirir.</p>
<p>İtiraz konusu fıkranın üçüncü cümlesi ile sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğuna uymayan anonim şirketlere verilecek idari para cezasının miktarı, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı olarak belirlenmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 39. maddesinde asgari ücretin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile en geç iki yılda bir belirleneceği, Komisyon kararlarının kesin olduğu ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.</p>
<p>İptali istenen Yasa kuralı uyarınca, sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğuna uymayan anonim şirketlere verilecek idari para cezasının hesabında, sanayi sektöründe onaltı yaşından büyük işçiler için belirlenen yürürlükteki asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı esas alınacağından, kişiye suç işlediği zaman o suç için öngörülen ceza, suç gününden önce belirlenmiştir. Bu nedenle kuralın cezaların yasallığı ilkesine ve Anayasa’nın 38. maddesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Başvuru kararında Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nde itiraz konusu fıkraya dayanılarak yapılan değişiklik ile avukatlık sözleşmenin ne şekilde yapılacağına, hangi şartları ihtiva edeceğine, sözleşmeden doğan anlaşmazlıkların nasıl çözümleneceğine ve yazılı sözleşme ile serbest meslek makbuzunun baroya verilmesi gerektiğine dair hükümlere yer verilerek avukat ile müvekkili arasında ticari sır niteliğinde bulunan sözleşmenin sır olmaktan çıkarılmasının, hem sözleşme özgürlüğüne hem de Anayasa’nın 20. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliği ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, Anayasa Mahkemesinin yönetmeliklerin Anayasa’ya uygunluğunu denetleme görevi bulunmadığından, ileri sürülen aykırılık nedenleri inceleme konusu yapılmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kurallar Anayasa’nın 2., 10., 38. ve 48. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.</p>
<p><strong>VI- SONUÇ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">19.3.1969 günlü,  1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin, 23.1.2008 günlü, 5728 sayılı Kanun’un 329. maddesiyle değiştirilen üçüncü fıkrasının “anonim şirketler” yönünden, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 30.6.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.</p>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="485">
<tbody>
<tr>
<td width="173" valign="top">Başkan&nbsp;</p>
<p>Haşim KILIÇ</td>
<td width="156" valign="top">Başkanvekili&nbsp;</p>
<p>Osman Alifeyyaz PAKSÜT</td>
<td width="156" valign="top">Başkanvekili&nbsp;</p>
<p>Serruh KALELİ</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="485">
<tbody>
<tr>
<td width="173" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Ahmet AKYALÇIN</td>
<td width="156" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Mehmet ERTEN</td>
<td width="156" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Fettah OTO</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="485">
<tbody>
<tr>
<td width="173" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Serdar ÖZGÜLDÜR</td>
<td width="156" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Zehra Ayla PERKTAŞ</td>
<td width="156" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Recep KÖMÜRCÜ</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="485">
<tbody>
<tr>
<td width="173" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Alparslan ALTAN</td>
<td width="156" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Burhan ÜSTÜN</td>
<td width="156" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Engin YILDIRIM</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="389">
<tbody>
<tr>
<td width="204" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Nuri NECİPOĞLU</td>
<td width="185" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Hicabi DURSUN</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
<p><strong> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<div>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="384">
<tbody>
<tr>
<td width="204" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Celal Mümtaz AKINCI</td>
<td width="180" valign="top">Üye&nbsp;</p>
<p>Erdal TERCAN</td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p style="text-align: justify;">&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Anonim+%C5%9Firketler+i%C3%A7in+s%C3%B6zle%C5%9Fmeli+avukatl%C4%B1k+zorunlulu%C4%9Fu+getirilmesi+Anayasaya+ayk%C4%B1r%C4%B1+de%C4%9Fildir.&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0A%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%20%0D%0A%0D%0A%0D%0AANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%20KARARI%0D%0A%0D%0A%0D%0AAnayasa%20Mahkemesi%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AEsas%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%3A%202010%2F10%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%20%3A%202011%2F110%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0G%C3%BCn%C3%BC%C2%A0%20%3A%2030.6.2011%0D%0A%0D%0A%C4%B0T%C4%B0RAZ%20YOLUNA%C2%A0BA%C5%9EVURAN%20%3A%C2%A0Trabzon%202.%20Sulh%20Ceza&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Anonim+%C5%9Firketler+i%C3%A7in+s%C3%B6zle%C5%9Fmeli+avukatl%C4%B1k+zorunlulu%C4%9Fu+getirilmesi+Anayasaya+ayk%C4%B1r%C4%B1+de%C4%9Fildir.&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0A%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%20%0D%0A%0D%0A%0D%0AANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%20KARARI%0D%0A%0D%0A%0D%0AAnayasa%20Mahkemesi%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AEsas%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%3A%202010%2F10%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%20%3A%202011%2F110%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0G%C3%BCn%C3%BC%C2%A0%20%3A%2030.6.2011%0D%0A%0D%0A%C4%B0T%C4%B0RAZ%20YOLUNA%C2%A0BA%C5%9EVURAN%20%3A%C2%A0Trabzon%202.%20Sulh%20Ceza&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Anonim+%C5%9Firketler+i%C3%A7in+s%C3%B6zle%C5%9Fmeli+avukatl%C4%B1k+zorunlulu%C4%9Fu+getirilmesi+Anayasaya+ayk%C4%B1r%C4%B1+de%C4%9Fildir.&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0A%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%20%0D%0A%0D%0A%0D%0AANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%20KARARI%0D%0A%0D%0A%0D%0AAnayasa%20Mahkemesi%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AEsas%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%3A%202010%2F10%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%20%3A%202011%2F110%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0G%C3%BCn%C3%BC%C2%A0%20%3A%2030.6.2011%0D%0A%0D%0A%C4%B0T%C4%B0RAZ%20YOLUNA%C2%A0BA%C5%9EVURAN%20%3A%C2%A0Trabzon%202.%20Sulh%20Ceza&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Anonim+%C5%9Firketler+i%C3%A7in+s%C3%B6zle%C5%9Fmeli+avukatl%C4%B1k+zorunlulu%C4%9Fu+getirilmesi+Anayasaya+ayk%C4%B1r%C4%B1+de%C4%9Fildir.&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0A%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%20%0D%0A%0D%0A%0D%0AANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%20KARARI%0D%0A%0D%0A%0D%0AAnayasa%20Mahkemesi%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AEsas%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%3A%202010%2F10%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%20%3A%202011%2F110%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0G%C3%BCn%C3%BC%C2%A0%20%3A%2030.6.2011%0D%0A%0D%0A%C4%B0T%C4%B0RAZ%20YOLUNA%C2%A0BA%C5%9EVURAN%20%3A%C2%A0Trabzon%202.%20Sulh%20Ceza&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Anonim+%C5%9Firketler+i%C3%A7in+s%C3%B6zle%C5%9Fmeli+avukatl%C4%B1k+zorunlulu%C4%9Fu+getirilmesi+Anayasaya+ayk%C4%B1r%C4%B1+de%C4%9Fildir.&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0A%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%20%0D%0A%0D%0A%0D%0AANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%20KARARI%0D%0A%0D%0A%0D%0AAnayasa%20Mahkemesi%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AEsas%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%3A%202010%2F10%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%20%3A%202011%2F110%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0G%C3%BCn%C3%BC%C2%A0%20%3A%2030.6.2011%0D%0A%0D%0A%C4%B0T%C4%B0RAZ%20YOLUNA%C2%A0BA%C5%9EVURAN%20%3A%C2%A0Trabzon%202.%20Sulh%20Ceza&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Anonim+%C5%9Firketler+i%C3%A7in+s%C3%B6zle%C5%9Fmeli+avukatl%C4%B1k+zorunlulu%C4%9Fu+getirilmesi+Anayasaya+ayk%C4%B1r%C4%B1+de%C4%9Fildir.&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0A%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%20%0D%0A%0D%0A%0D%0AANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%20KARARI%0D%0A%0D%0A%0D%0AAnayasa%20Mahkemesi%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AEsas%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%3A%202010%2F10%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%20%3A%202011%2F110%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0G%C3%BCn%C3%BC%C2%A0%20%3A%2030.6.2011%0D%0A%0D%0A%C4%B0T%C4%B0RAZ%20YOLUNA%C2%A0BA%C5%9EVURAN%20%3A%C2%A0Trabzon%202.%20Sulh%20Ceza&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Anonim%20%C5%9Firketler%20i%C3%A7in%20s%C3%B6zle%C5%9Fmeli%20avukatl%C4%B1k%20zorunlulu%C4%9Fu%20getirilmesi%20Anayasaya%20ayk%C4%B1r%C4%B1%20de%C4%9Fildir.&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0A%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%20%0D%0A%0D%0A%0D%0AANAYASA%20MAHKEMES%C4%B0%20KARARI%0D%0A%0D%0A%0D%0AAnayasa%20Mahkemesi%20Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%26nbsp%3B%0D%0A%0D%0AEsas%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%C2%A0%C2%A0%C2%A0%20%3A%202010%2F10%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0Say%C4%B1s%C4%B1%C2%A0%20%3A%202011%2F110%0D%0A%0D%0AKarar%C2%A0G%C3%BCn%C3%BC%C2%A0%20%3A%2030.6.2011%0D%0A%0D%0A%C4%B0T%C4%B0RAZ%20YOLUNA%C2%A0BA%C5%9EVURAN%20%3A%C2%A0Trabzon%202.%20Sulh%20Ceza&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/anonim-sirketler-icin-sozlesmeli-avukatlik-zorunlulugu-getirilmesi-anayasaya-aykiri-degildir.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ</title>
		<link>http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye</link>
		<comments>http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 15:09:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Metin ÖZDERİN</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mevzuat]]></category>
		<category><![CDATA[adalet bakanlığı yediemin tarife]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ]]></category>
		<category><![CDATA[yedi emin depo ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[yediemin depo ücreti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.metinozderin.av.tr/?p=4316</guid>
		<description><![CDATA[18 Şubat 2012 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28208 TEBLİĞ Adalet Bakanlığından: ADALET BAKANLIĞINA AİT DEPO VE GARAJLARDA MUHAFAZA EDİLEN MAHCUZ MALLAR İÇİN ALINACAK ÜCRET TARİFESİ HAKKINDA TEBLİĞ Amaç ve kapsam MADDE 1 – (1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğ hükümleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="586">
<tbody>
<tr>
<td width="195">18 Şubat 2012 CUMARTESİ<strong> </strong></td>
<td width="195"><strong>Resmî Gazete</strong></td>
<td width="195">Sayı : 28208<strong></strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" width="586"><strong>TEBLİĞ</strong></td>
</tr>
<tr>
<td colspan="3" width="586">Adalet Bakanlığından:</p>
<p><strong>ADALET BAKANLIĞINA AİT DEPO VE GARAJLARDA MUHAFAZA</strong></p>
<p><strong>EDİLEN MAHCUZ MALLAR İÇİN ALINACAK ÜCRET</strong></p>
<p><strong>TARİFESİ HAKKINDA TEBLİĞ</strong></p>
<p><strong>Amaç ve kapsam</strong></p>
<p><strong>MADDE 1 – </strong>(1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğ hükümleri uygulanır.</p>
<p>(2) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda da bu Tebliğ hükümleri uygulanır.</p>
<p><strong>Dayanak</strong></p>
<p><strong>MADDE 2 – </strong>(1) Bu Tebliğ; 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrası, geçici 4 üncü maddesi ile 13/7/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.</p>
<p><strong>Muhafaza ücretinin hesabı</strong></p>
<p><strong>MADDE 3 – </strong>(1) Adalet Bakanlığının depo ve garajlarındaki mahcuz malın muhafaza ücreti, o malın satışa esas alınacak değeri üzerinden günlük binde bir olarak hesap edilir. Ancak yapılacak hesaplamalarda mahcuz malın hacmi iki metre küpün üzerinde ise belirlenecek ücretlere binde bir oranında ilave yapılabilir.</p>
<p>(2) Bu yerlerde muhafaza edilen mahcuz motorlu araçlar için maktu olarak;</p>
<p>a) İş makinelerinden 8,80 TL,</p>
<p>b) Otobüs ve kamyonlardan 6,30 TL,</p>
<p>c) Minibüs, midibüs ve kamyonetlerden 4,60 TL,</p>
<p>ç) Diğer binek ve yük vasıtalarından 3,40 TL,</p>
<p>günlük ücret alınır.</p>
<p>(3) Ancak, altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler 1/2 oranında uygulanır.</p>
<p>(4) Ücretin hesabında muhafazanın hitam bulduğu gün nazara alınmaz.</p>
<p><strong>Muhafaza ücretinin azami haddi</strong></p>
<p><strong>MADDE 4 – </strong>(1) Muhafaza müddeti hitamında 3 üncü madde uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın satışa esas alınacak değerinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın takdir edilen değeri altıbinikiyüz liranın üzerinde ise altıbinikiyüz liranın üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemez.</p>
<p><strong>Muhafaza ücretinin alınması</strong></p>
<p><strong>MADDE 5 – </strong>(1) Muhafaza ücreti ilgili icra dairesince muhafaza hitamında bu Tebliğe göre hesap edilip bu hususta alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır ve bu suretle tahsil edilen ücret en geç onbeş gün içinde Maliye veznesine ilgili icra dairesince yatırılır ve keyfiyet depo ve garaj memurluğuna yazı ile bildirilir.</p>
<p><strong>Yürürlük</strong></p>
<p><strong>MADDE 6 – </strong>(1) Bu Tebliğ 24/2/2012 tarihinde yürürlüğe girer.</p>
<p><strong>Yürütme</strong></p>
<p><strong>MADDE 7 – </strong>(1) Bu Tebliğ hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>


<div class="shr-bookmarks shr-bookmarks-expand">
<ul class="socials">
		<li class="shr-gmail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Adalet+Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na+Ait+Depo+ve+Garajlarda+Muhafaza+Edilen+Mahcuz+Mallar+%C4%B0%C3%A7in+Al%C4%B1nacak+%C3%9Ccret+Tarifesi+Hakk%C4%B1nda+Tebli%C4%9F&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%0D%0A%0D%0A%0D%0ATEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0A%0D%0AAdalet%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%0D%0A%0D%0AADALET%20BAKANLI%C4%9EINA%20A%C4%B0T%20DEPO%20VE%20GARAJLARDA%20MUHAFAZA%0D%0A%0D%0AED%C4%B0LEN%20MAHCUZ%20MALLAR%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20ALINACAK%20%C3%9CCRET%0D%0A%0D%0ATAR%C4%B0FES%C4%B0%20HAKKINDA%20TEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0AAma%C3%A7%20ve%20kapsam%0D%0A%0D%0AMADDE%201%20%E2%80%93%20%281%29%20%C4%B0cra%20dairelerince&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=52&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this via Gmail">Email this via Gmail</a>
		</li>
		<li class="shr-facebook">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Adalet+Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na+Ait+Depo+ve+Garajlarda+Muhafaza+Edilen+Mahcuz+Mallar+%C4%B0%C3%A7in+Al%C4%B1nacak+%C3%9Ccret+Tarifesi+Hakk%C4%B1nda+Tebli%C4%9F&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%0D%0A%0D%0A%0D%0ATEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0A%0D%0AAdalet%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%0D%0A%0D%0AADALET%20BAKANLI%C4%9EINA%20A%C4%B0T%20DEPO%20VE%20GARAJLARDA%20MUHAFAZA%0D%0A%0D%0AED%C4%B0LEN%20MAHCUZ%20MALLAR%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20ALINACAK%20%C3%9CCRET%0D%0A%0D%0ATAR%C4%B0FES%C4%B0%20HAKKINDA%20TEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0AAma%C3%A7%20ve%20kapsam%0D%0A%0D%0AMADDE%201%20%E2%80%93%20%281%29%20%C4%B0cra%20dairelerince&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=5&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" title="Share this on Facebook">Share this on Facebook</a>
		</li>
		<li class="shr-twitter">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Adalet+Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na+Ait+Depo+ve+Garajlarda+Muhafaza+Edilen+Mahcuz+Mallar+%C4%B0%C3%A7in+Al%C4%B1nacak+%C3%9Ccret+Tarifesi+Hakk%C4%B1nda+Tebli%C4%9F&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%0D%0A%0D%0A%0D%0ATEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0A%0D%0AAdalet%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%0D%0A%0D%0AADALET%20BAKANLI%C4%9EINA%20A%C4%B0T%20DEPO%20VE%20GARAJLARDA%20MUHAFAZA%0D%0A%0D%0AED%C4%B0LEN%20MAHCUZ%20MALLAR%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20ALINACAK%20%C3%9CCRET%0D%0A%0D%0ATAR%C4%B0FES%C4%B0%20HAKKINDA%20TEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0AAma%C3%A7%20ve%20kapsam%0D%0A%0D%0AMADDE%201%20%E2%80%93%20%281%29%20%C4%B0cra%20dairelerince&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=%2524%257Btitle%257D%2B-%2B%2524%257Bshort_link%257D&amp;service=7&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Tweet This!">Tweet This!</a>
		</li>
		<li class="shr-linkedin">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Adalet+Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na+Ait+Depo+ve+Garajlarda+Muhafaza+Edilen+Mahcuz+Mallar+%C4%B0%C3%A7in+Al%C4%B1nacak+%C3%9Ccret+Tarifesi+Hakk%C4%B1nda+Tebli%C4%9F&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%0D%0A%0D%0A%0D%0ATEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0A%0D%0AAdalet%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%0D%0A%0D%0AADALET%20BAKANLI%C4%9EINA%20A%C4%B0T%20DEPO%20VE%20GARAJLARDA%20MUHAFAZA%0D%0A%0D%0AED%C4%B0LEN%20MAHCUZ%20MALLAR%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20ALINACAK%20%C3%9CCRET%0D%0A%0D%0ATAR%C4%B0FES%C4%B0%20HAKKINDA%20TEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0AAma%C3%A7%20ve%20kapsam%0D%0A%0D%0AMADDE%201%20%E2%80%93%20%281%29%20%C4%B0cra%20dairelerince&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=88&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on LinkedIn">Share this on LinkedIn</a>
		</li>
		<li class="shr-delicious">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Adalet+Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na+Ait+Depo+ve+Garajlarda+Muhafaza+Edilen+Mahcuz+Mallar+%C4%B0%C3%A7in+Al%C4%B1nacak+%C3%9Ccret+Tarifesi+Hakk%C4%B1nda+Tebli%C4%9F&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%0D%0A%0D%0A%0D%0ATEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0A%0D%0AAdalet%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%0D%0A%0D%0AADALET%20BAKANLI%C4%9EINA%20A%C4%B0T%20DEPO%20VE%20GARAJLARDA%20MUHAFAZA%0D%0A%0D%0AED%C4%B0LEN%20MAHCUZ%20MALLAR%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20ALINACAK%20%C3%9CCRET%0D%0A%0D%0ATAR%C4%B0FES%C4%B0%20HAKKINDA%20TEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0AAma%C3%A7%20ve%20kapsam%0D%0A%0D%0AMADDE%201%20%E2%80%93%20%281%29%20%C4%B0cra%20dairelerince&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=2&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Share this on del.icio.us">Share this on del.icio.us</a>
		</li>
		<li class="shr-googlebuzz">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Adalet+Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na+Ait+Depo+ve+Garajlarda+Muhafaza+Edilen+Mahcuz+Mallar+%C4%B0%C3%A7in+Al%C4%B1nacak+%C3%9Ccret+Tarifesi+Hakk%C4%B1nda+Tebli%C4%9F&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%0D%0A%0D%0A%0D%0ATEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0A%0D%0AAdalet%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%0D%0A%0D%0AADALET%20BAKANLI%C4%9EINA%20A%C4%B0T%20DEPO%20VE%20GARAJLARDA%20MUHAFAZA%0D%0A%0D%0AED%C4%B0LEN%20MAHCUZ%20MALLAR%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20ALINACAK%20%C3%9CCRET%0D%0A%0D%0ATAR%C4%B0FES%C4%B0%20HAKKINDA%20TEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0AAma%C3%A7%20ve%20kapsam%0D%0A%0D%0AMADDE%201%20%E2%80%93%20%281%29%20%C4%B0cra%20dairelerince&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=257&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Post on Google Buzz">Post on Google Buzz</a>
		</li>
		<li class="shr-mail">
			<a href="http://www.shareaholic.com/api/share/?title=Adalet%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1na%20Ait%20Depo%20ve%20Garajlarda%20Muhafaza%20Edilen%20Mahcuz%20Mallar%20%C4%B0%C3%A7in%20Al%C4%B1nacak%20%C3%9Ccret%20Tarifesi%20Hakk%C4%B1nda%20Tebli%C4%9F&amp;link=http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye&amp;notes=%0D%0A%0D%0A%0D%0A18%20%C5%9Eubat%202012%20CUMARTES%C4%B0%20%0D%0AResm%C3%AE%20Gazete%0D%0ASay%C4%B1%20%3A%2028208%0D%0A%0D%0A%0D%0ATEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0A%0D%0AAdalet%20Bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1ndan%3A%0D%0A%0D%0AADALET%20BAKANLI%C4%9EINA%20A%C4%B0T%20DEPO%20VE%20GARAJLARDA%20MUHAFAZA%0D%0A%0D%0AED%C4%B0LEN%20MAHCUZ%20MALLAR%20%C4%B0%C3%87%C4%B0N%20ALINACAK%20%C3%9CCRET%0D%0A%0D%0ATAR%C4%B0FES%C4%B0%20HAKKINDA%20TEBL%C4%B0%C4%9E%0D%0A%0D%0AAma%C3%A7%20ve%20kapsam%0D%0A%0D%0AMADDE%201%20%E2%80%93%20%281%29%20%C4%B0cra%20dairelerince&amp;short_link=&amp;shortener=google&amp;shortener_key=&amp;v=1&amp;apitype=1&amp;apikey=8afa39428933be41f8afdb8ea21a495c&amp;source=Shareaholic&amp;template=&amp;service=201&amp;tags=&amp;ctype=" rel="nofollow" class="external" title="Email this to a friend?">Email this to a friend?</a>
		</li>
</ul><div style="clear: both;"></div></div>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.metinozderin.av.tr/adalet-bakanligina-ait-depo-ve-garajlarda-muhafaza-edilen-mahcuz-mallar-icin-alinacak-ucret-tarifesi-hakkinda-teblig.ozderin-avukatlik-burosu-ankara-turkiye/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

