25 Eylül 2018 - Salı
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » Kamu İhale Hukuku » İdarece Alınan Teminatlar Haczedilemez ve Üzerine İhtiyati Tedbir Konulamaz

İdarece Alınan Teminatlar Haczedilemez ve Üzerine İhtiyati Tedbir Konulamaz

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2012/12-568

K. 2013/72

T. 16.1.2013

• ŞİKAYET ( Haciz İhbarnamesinin İptali ve Haczin Kaldırılması – Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Gönderilen Birinci Haciz İhbarnamesinin Tebliğ Edildiği Tarih İtibariyle Hükmi Şahsiyetinin Bulunduğu/Şikâyetin Reddine Dair Verilen Kararın Usul ve Yasaya Uygun Olduğu )

• HACİZ İHBARNAMESİNİN İPTALİ ( Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Gönderilen Birinci Haciz İhbarnamesinin Tebliğ Edildiği Tarih İtibariyle Hükmi Şahsiyetinin Bulunduğu – Şikâyetin Reddine Dair Verilen Kararın Usul ve Yasaya Uygun Olduğu )

• KAMU TÜZEL KİŞİLİĞİ ( Şikayet – Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Gönderilen Birinci Haciz İhbarnamesinin Tebliğ Edildiği Tarih İtibariyle Hükmi Şahsiyetinin Bulunduğu/Şikâyetin Reddine Dair Verilen Kararın Usul ve Yasaya Uygun Olduğu )

2004/m.89/1

6200/m.1

ÖZET : Dava, şikâyet yolu ile haciz ihbarnamesinin iptali ve haczin kaldırılması isteklerine ilişkindir. 662 sayılı KHK’nin 49.maddesi ile yapılan değişiklikten önce yürürlükte bulunan 6200 sayılı yasanın 1.maddesinde de “Yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve bunlardan çeşitli yönden faydalanmak maksadıyla Bayındırlık Vekâletine bağlı hükmi şahsiyeti haiz mülhak bütçeli “Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü” kurulmuştur. Bu kanunda “Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü” DSİ remzi ile ifade edilmiştir.” hükmüne yer verilmiştir. Sözü edilen madde metnine göre, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün İİK.nun 89/1.maddesi gereğince gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle hükmi şahsiyetinin bulunduğu görülmektedir. Hal böyle olunca, yerel mahkemenin şikâyetçi idarenin tebliğ tarihi itibariyle tüzel kişiliğinin bulunduğu gerekçesi ile ‘davacının tüzel kişiliği bulunmadığına yönelik şikâyetin reddine’ dair vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki “şikâyet” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; şikâyetin kısmen kabulüne-kısmen reddine ilişkin Ankara 3.İcra Hukuk Mahkemesi 01.03.2011 gün ve 2011/200 E- 2011/175 K.sayılı ilamının şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesi’nin 29.12.2011 gün ve 2011/12483 E-31568 K. sayılı ilamı ile;

( … Alacaklı tarafından başlatılan ilamlı takibe karşı şikâyetçi üçüncü kişinin, İİK.nun 89/1.maddesi gereğince düzenlenen birinci haciz ihbarnamesinin tüzel kişiliği bulunmayan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne gönderildiğini belirterek haciz ihbarnamesinin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikâyetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü genel bütçeli bir kamu idaresi olup, devlet tüzel kişiliği içerisinde yer almakta iken, 02.11.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 662 sayılı THK’nin 49.maddesi ile 6200 Sayılı Kanunun 1.maddesi değiştirilerek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğine sahip, merkezi Ankara’da bulunan özel bütçeli bir kuruluş olduğu düzenlemesi getirilmiştir.

Somut olayda, borçlu şirket hakkında başlatılan takipte, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne İİK.nun 89/1.maddesi gereğince birinci haciz ihbarnamesi gönderildiği, ihbarnamenin 01.02.2011 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarih itibariyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kamu tüzel kişiliğinin bulunmadığı görülmektedir.

O halde, mahkemece, 28.11.1956 tarih 15/15 Sayılı İBK ve YHGK.nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı gereğince, her davanın açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanması gerektiği ilkesi dikkate alınarak, haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarihte kamu tüzel kişiliği bulunmayan kuruma gönderilen haciz ihbarnamesinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir… ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İstek, şikâyet yolu ile haciz ihbarnamesinin iptali ve haczin kaldırılması isteklerine ilişkindir.

Şikâyetçi, Çevre ve Orman Bakanlığı vekili 04.01.2010 havale tarihli dilekçesinde, Ankara 31.İcra Müdürlüğünün 2007/1098 sayılı dosyası üzerinden, alacaklı vekili tarafından borçlu G… Ltd. Şti.’ nin aleyhine başlatılan takiple ilgili olarak DSİ Genel Müdürlüğü’ne İİK.89 gereğince birinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini tüzel kişiliği olmayan DSİ Genel Müdürlüğü’nün 3.kişi gösterilerek 1.haciz ihbarnamesi gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle DSİ Genel Müdürlüğü’ne gönderilen haciz ihbarnamesinin iptalini, Ayrıca 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Teminat olarak kabul edilecek değerler” başlıklı 34.maddesinin son fıkrasında;”Her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz” hükmü amir olmasına rağmen, Ankara 31.İcra Müdürlüğünce gönderilen söz konusu haciz ihbarnamesinde borçlunun teminatlarına haciz konulmasına karar verildiğini, takip borçlusunun teminatlarına 4734 sayılı kanunun 34. maddesi gereğince idarece alınan teminatların haciz edilemeyeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağından haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Mahkemece duruşma açılmadan İİK’nun 18/3.maddesi uyarınca evrak üzerinden karar verilmiştir.

Yerel Mahkemece, Şikâyetin kısmen kabulü ile davacının tüzel kişiliği olmadığından dolayı haciz ihbarnamesinin gönderilemeyeceğine ilişkin şikâyetin reddine, borçlunun DSİ Genel Müdürlüğü nezdinde bulunan teminatların haczine ilişkin şikâyetinin kabulü ile icra müdürlüğünün kararının iptaline karar verilmiştir.

Karar, Özel Dairece, başlık bölümünde belirtilen gerekçelerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilerek direnme kararı verilmiş; direnme kararını şikâyetçi vekili temyize getirmiştir.

Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 01.02.2011 tarihi itibariyle, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığı, noktasında toplanmaktadır.

Bu konudaki yasal düzenlemeyi içeren, 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’da 02.11.2011 tarih ve 28103 ( Mükerrer ) sayılı R.G. de yayımlanan 11.10.2011 tarih ve 662 Sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 49.maddesi ile 18.12.1953 tarihli ve 6200 sayılı Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanunun adı “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun” şeklinde, 1’inci maddesi “Bu Kanunun amacı; yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve/veya bunlardan çeşitli yönlerden faydalanmak maksadıyla bu Kanun ve ilgili diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere; Orman ve Su İşleri Bakanlığına bağlı, kamu tüzel kişiliğine sahip, merkezi Ankara’da bulunan özel bütçeli bir kuruluş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.

Genel Müdürlüğün kısa adı DSİ’ dir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Nevarki, 662 sayılı KHK’nin 49.maddesi ile yapılan değişiklikten önce yürürlükte bulunan 6200 sayılı yasanın 1.maddesinde de “Yerüstü ve yeraltı sularının zararlarını önlemek ve bunlardan çeşitli yönden faydalanmak maksadıyla Bayındırlık Vekâletine bağlı hükmi şahsiyeti haiz mülhak bütçeli “Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü” kurulmuştur.

Bu kanunda “Devlet Su İşleri Umum Müdürlüğü” DSİ remzi ile ifade edilmiştir.” hükmüne yer verilmiştir.

Sözü edilen madde metnine göre, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün İİK.nun 89/1.maddesi gereğince gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 01.02.2011 tarihi itibariyle hükmi şahsiyetinin bulunduğu görülmektedir.

Hal böyle olunca, yerel mahkemenin şikâyetçi idarenin tebliğ tarihi itibariyle tüzel kişiliğinin bulunduğu gerekçesi ile ‘davacının tüzel kişiliği bulunmadığına yönelik şikâyetin reddine’ dair vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir.

SONUÇ : Şikâyetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29.maddesi ile eklenen Geçici 7.madde atfıyla aynı Kanun’un 366/III.maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.01.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates