12 Aralık 2018 - Çarşamba
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » İdarenin Yargı Kararına Uymaması – Manevi Tazminat

İdarenin Yargı Kararına Uymaması – Manevi Tazminat

T.C.

DANIŞTAY

5. DAİRE

E. 2007/6960

K. 2010/411

T. 9.2.2010

• TAZMİNAT İSTEMİ ( Davacının Maddi ve Hukuki Yönden Aralarında Bağlılık Bulunmayan Tazminat İstemlerini Düzenleyeceği Ayrı Dilekçelerle Dava Konusu Etmesi Gerekirken Tek Bir Dilekçe İle Davaya Konu Etmesine Karşın Davanın Görülüp Çözümlenmesinde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

• AYNI DİLEKÇE İLE İSTENEN FARKLI İSTEMLER ( Manevi Tazminat İstemi – Düzenleyeceği Ayrı Dilekçelerle Dava Konusu Etmesi Gerekirken Tek Bir Dilekçe İle Davaya Konu Etmesine Karşın Davanın Görülüp Çözümlenmesinde Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

• PARASAL VE ÖZLÜK HAK KAYIPLARI NEDENİYLE TAZMİNAT ( Davacının Maddi ve Hukuki Yönden Aralarında Bağlılık Bulunmayan Tazminat İstemlerini Düzenleyeceği Ayrı Dilekçelerle Dava Konusu Etmesi Gerektiği )

ÖZET : Davacının tazminat istemi iki temel konuya dayanmaktadır. Bunlardan birincisi Teftiş Kurulu Başkanlığı görevinden iki kez alınması nedeniyle emekli olduğu tarihe kadar geçen sürede oluşan ve işlemlerden kaynaklanan parasal ve özlük hak kayıplarına, diğeri ise, anılan Mahkeme kararlarının iptale yönelik kısımlarının uygulanmaması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere, manevi tazminat istemine yöneliktir.

Bu durumda, davacının tazminat istemlerinin, farklı maddi olaylara ve hukuki gerekçelere dayandırıldığı, bu nedenle de söz konusu istemler arasında, birlikte aynı dilekçe ile dava açılmasını olanaklı kılan maddi ve hukuki bağlılığın bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Davacının maddi ve hukuki yönden aralarında bağlılık bulunmayan tazminat istemlerini, 2577 sayılı Kanun’un 5/1. maddesinde yer alan hükümler uyarınca düzenleyeceği ayrı dilekçelerle dava konusu etmesi gerekirken, tek bir dilekçe ile davaya konu etmesine karşın davanın görülüp çözümlenmesinde usul hükümleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı için Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

İstemin Özeti : Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 22.3.2007 günlü, E:2006/331, K:2007/498 sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

Cevabın Özeti: Davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle, hukuk ve usule uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hâkiminin Düşüncesi: İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısının Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi’nce işin gereği düşünüldü:

KARAR : Dava; davalı idarede Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev yapmakta iken bu görevinden alınarak çeşitli görevlere atanmasına ilişkin işlemlerin yargı kararlarıyla iptal edilmesi sonucu eski görevine iade edilen davacı tarafından, görevden alındığı tarih ile emekli olduğu tarihler arasında, iki kez görevden alma işlemleri sonucu oluştuğu ileri sürülen parasal ve özlük haklarına ilişkin kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteğine yönelik 10.10.2005 tarihli başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, ayrıca Mahkeme kararlarının kabule yönelik kısımlarının uygulanmaması sebebiyle de 3.000,00.-TL. Manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

Ankara 5. idare Mahkemesi’nin 22.3.2007 günlü, E:2006/331, K:2007/498 sayılı kararıyla; Anayasa’nın 125. ve 138. maddeleri ile 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinde yer alan hükümlerden bahisle; davacıya yargı kararları uyarınca sözleşmeli kadro karşılığı parasal ve özlük hakkının yasal faiziyle birlikte ödenmemesi işleminin iptaline, sözleşmeli kadro karşılığı ödenen miktarın mahsubu ve geri kalan kısmın 10.10.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine, manevi tazminat talebinin 500,00.-TL lik kısmının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının reddine hükmedilmiştir.

Davalı idare; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek, İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 4001 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle değişik 5. maddesinin 1. fıkrasında; “Her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile dava açılabilir.” hükmü yer almıştır.

Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev yapan davacının, 22.1.2003 tarihinde bu görevinden alınarak Başmüfettişliğe atandığı, atama işlemine karşı açılan davada Ankara 1. İdare Mahkemesi’nce verilen 25.4.2003 günlü, E:2003/95 sayılı yürütmenin durdurulması kararı uyarınca 12.6.2003 tarihinde görevine iade edildiği, aynı günlü işlemle yeniden görevinden alınarak Genel Müdürlük APK Uzmanlığı görevine atandığı, ikinci kez görevden alma işleminin ise Ankara 2. İdare Mahkemesi’nin 22.1.2004 günlü, E:2003/1135, K:2004/68 sayılı kararıyla iptal edilerek, işlemden kaynaklanan parasal ve özlük haklarının davanın açıldığı 17.6.2003 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedildiği, birinci görevden alma işlemlerinde, Ankara 1. İdare Mahkemesi’nin 10.7.2003 günlü, E:2003/95, K:2003/957 sayılı kararıyla iptal edilerek, işlem nedeniyle uğradığı parasal kayıplarının davanın açıldığı 27.1.2003 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedildiği, her iki karara karşı davalı idarenin yapmış olduğu temyiz başvurularının Dairemizce reddedildiği, sonrasında ise davacının 16.1.2004 tarihinden itibaren isteği üzerine emekliye ayrıldığı; bütün bu aşamalardan sonra davacının, 10.10.2005 tarihli dilekçesiyle davalı idareye başvurarak, emekli olduğu tarihe kadar geçen süreye ait sözleşmeli statüdeki Teftiş Kurulu Başkanlığı kadrosunda kazanılmış parasal ve özlük haklarının yargı kararları uyarınca yasal faiziyle birlikte ödenmesini istediği, bu başvurusunun zımnen reddedilmesi üzerine de temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan anlatımlardan da anlaşılacağı üzere, davacının tazminat istemi iki temel konuya dayanmaktadır. Bunlardan birincisi Teftiş Kurulu Başkanlığı görevinden iki kez alınması nedeniyle emekli olduğu tarihe kadar geçen sürede oluşan ve işlemlerden kaynaklanan parasal ve özlük hak kayıplarına, diğeri ise, anılan Mahkeme kararlarının iptale yönelik kısımlarının uygulanmaması nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararlara karşılık olmak üzere, manevi tazminat istemine yöneliktir.

Bu durumda, davacının tazminat istemlerinin, farklı maddi olaylara ve hukuki gerekçelere dayandırıldığı, bu nedenle de söz konusu istemler arasında, birlikte aynı dilekçe ile dava açılmasını olanaklı kılan maddi ve hukuki bağlılığın bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Buna göre; davacının maddi ve hukuki yönden aralarında bağlılık bulunmayan tazminat istemlerini, 2577 sayılı Kanun’un 5/1. maddesinde yer alan hükümler uyarınca düzenleyeceği ayrı dilekçelerle dava konusu etmesi gerekirken, tek bir dilekçe ile davaya konu etmesine karşın davanın görülüp çözümlenmesinde usul hükümleri yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı için Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Ankara 5. İdare Mahkemesi’nce verilen 22.3.2007 günlü, E:2006/331, K:2007/498 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun’la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkeme’ye gönderilmesine, 09.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.  

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates