11 Aralık 2018 - Salı
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » İdari Dava Açılmadan Önce Tüketilmesi Zorunlu Başvuru Yolları

İdari Dava Açılmadan Önce Tüketilmesi Zorunlu Başvuru Yolları

T.C.

DANIŞTAY

13. DAİRE

E. 2005/5988

K. 2005/4789

T. 28.9.2005

• İDARİ DAVA AÇILMADAN ÖNCE TÜKETİLMESİ ZORUNLU BAŞVURU YOLLARI ( Kamu İhale Kurulu’nca Verilen Karar Yerine Kesinleşen İhale Kararının Bildirilmesi İşleminin İptali İstemiyle Davalı Valiliğe Karşı Açılan Davanın İncelenmeksizin Reddi Gerektiği )

• İHALE KARARININ BİLDİRİLMESİ İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİ ( İdari Dava Açılmadan Önce Tüketilmesi Zorunlu Başvuru Yolları Üzerine Kamu İhale Kurulu’nca Verilen Karar Yerine Kesinleşen İhale Kararının Bildirilmesi İşleminin İptali İstemiyle Davalı Valiliğe Karşı Açılan Davanın İncelenmeksizin Reddi Gerektiği )

• VALİLİĞE KARŞI AÇILAN DAVA ( İdari Dava Açılmadan Önce Tüketilmesi Zorunlu Başvuru Yolları Üzerine Kamu İhale Kurulu’nca Verilen Karar Yerine Kesinleşen İhale Kararının Bildirilmesi İşleminin İptali İstemiyle Açılan Davanın İncelenmeksizin Reddi Gerektiği )

ÖZET : 4734 sayılı Yasa’nın ilgili maddelerinde öngörülen usul izlendikten sonra, idari dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu başvuru yolları üzerine kamu ihale kurulu’nca verilen karar yerine, kesinleşen ihale kararının bildirilmesi işleminin iptali istemiyle, davalı valiliğe karşı açılan davanın incelenmeksizin reddi gerekirken, davanın esasının incelenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

İstemin Özeti : Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi’nin 23.09.2004 tarih ve E:2003/2002, K:2004/2234 sayılı kararının; itirazen şikâyet başvurusunun, dava açılması öncesi kullanılması zorunlu bir başvuru yolu olduğu, bu yolun usulüne uygun olarak kullanılmadığı öne sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirinin bulunmadığı belirtilerek, usul ve kanuna uygun olduğu öne sürülen kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Muammer TOPAL’ın Düşüncesi : Dava; Diyarbakır Göğüs Hastalıkları Hastanesi tarafından, 31.03.2003 tarihinde yapılan “Malzeme Dahil İlaçlama ve Temizlik Hizmeti” ihalesine ait kesinleşen ihale kararının bildirilmesine ilişkin olarak, ihaleyi yapan makam tarafından tesis edilen bila tarih ve 431 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54, 55, 56 ve 57. maddelerinde yer verilen hükümlere göre, yapım müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusu tarafından açılan davalarda, ihale süreci ile ilgili olarak idari davaya konu olabilecek işlem, ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde ihale makamı tarafından yapılan işlemler değil, bu işlemlere karşı, anılan Kanun hükümlerinde öngörülen usullere göre ihaleyi yapan idareye yapılacak şikâyet başvurusundan sonra, Kamu İhale Kurumu’na yapılacak itirazen şikâyet başvurusu sonucu Kamu İhale Kurulu tarafından tesis edilecek işlemdir. Olayda, dava konusu ihalenin bir başka şirkete verildiğinin bildirilmesi işlemine karşı, 4734 sayılı Yasa’nın yukarıda belirtilen maddelerinde öngörülen usul izlendikten sonra, idari dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu başvuru yolu olan itirazen şikâyet başvurusu üzerine Kamu İhale Kurulu’nca verilen kararın iptalinin istenmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, kesinleşen ihale kararının bildirilmesi işleminin iptali istemiyle, davalı Diyarbakır Valiliği’ne karşı açılan davanın incelenmeksizin reddi gerekirken, davanın esasının incelenmesi suretiyle verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı Mehmet KARAOĞLU’nun Düşüncesi: İdare ve Vergi Mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce Tetkik Hakimi’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; Diyarbakır Göğüs Hastalıkları Hastanesi tarafından, 31.03.2003 tarihinde yapılan “Malzeme Dahil İlaçlama ve Temizlik Hizmeti” ihalesine ait kesinleşen ihale kararının bildirilmesine ilişkin olarak, ihaleyi yapan makam tarafından tesis edilen bila tarih ve 431 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; olayda, dava konusu ihalede ihale makamınca en düşük teklifi veren davacı ortak girişimin teklifinin aşırı düşük bulunarak verilen teklifle ihale konusu işin nasıl yapılacağının izahının istendiği, davacı ortak girişim tarafından, istenen hususlar cevaplandığı halde verilen cevap yeterli bulunmayarak, davacı ortak girişimin elendiği, ihaleyi yapan idarece, ihalenin üzerinde bırakıldığı hizmet sunucusunun teklifinin neden ekonomik açıdan en avantajlı teklif olarak kabul edildiği ve diğer hizmet sunucusu firmalardan özellikle daha düşük teklif veren firmaların hangi neden ve gerekçelerle elendikleri hususunda hiçbir duraksamaya yer vermeyecek nitelikte ve idari takdir yetkisinin kullanılmasına hukuksal dayanak oluşturabilecek somut hiçbir gerekçe gösterilmediği; bu durumda, davacı ortak girişimin verdiği teklifin, ihalenin üzerinde bırakıldığı firmanın verdiği tekliften çok daha düşük olduğu halde davacı ortak girişimce yapılan açıklama yeterli görülmeyerek ve ihalenin bir başka firma üzerinde bırakılmasının gerekçeleri somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadan tesis edilen dava konusu işlemde, 4734 sayılı Kanuna, kamu yararına ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, Diyarbakır Göğüs Hastalıkları Hastanesi tarafından, 31.03.2003 tarihinde yapılan “Malzeme Dahil İlaçlama ve Temizlik Hizmeti” ihalesine ait kesinleşen ihale kararının 10.04.2003 tarihinde davacıya tebliğ edilmesinden sonra, 14.04.2003 tarihinde kayda giren dilekçe ile idareden, teklifin uygun görülmemesinin gerekçelerinin sorulduğu, ihale makamınca 16.04.2003 tarihinde tebliğ edilen cevabi yazıda, davacının teklifinin niçin uygun görülmediğinin açıklandığı, davacı tarafından 18.04.2003 tarihinde yapılan şikâyet başvurusunun, anılan idarece 02.05.2003 tarihli yazı ile reddedilmesi üzerine, Kamu İhale Kurumu’nun kaydına 13.05.2003 tarihinde giren dilekçe ile itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, Kamu İhale Kurulu’nun başvuruyu süre aşımı yönünden reddeden 23.05.2003 tarihli, 2003/UK.Z-100 sayılı kararının 02.06.2003 tarih ve 25126 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra, 09.06.2003 tarihinde açılan davada, ihale makamı tarafından tesis edilen, kesinleşen ihale kararının bildirilmesine ilişkin işlemin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 54. maddesinde “İdareler ve ihale komisyonları, ihalelerin bu Kanunda belirtilen esas ve usullere uygun olarak yapılması hususunda yapım müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusuna karşı da sorumludur. Bu sorumlulukların ihlâli sonucu bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden yapım müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusu aşağıda belirtilen aşamaları takip ederek yazılı şikâyet suretiyle inceleme talebinde bulunabilir.” hükmü yer almış, 55. maddesinde “İhalelere ilişkin olarak yapım müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusu tarafından öncelikle idareye şikâyette bulunulur. Bu şikâyetler; a ) Sözleşme imzalanmamışsa, b ) Yapım müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusunun şikâyete yol açan durumların farkına vardığı veya farkına varmış olması gerektiği tarihi izleyen onbeş gün içinde yapılmışsa, idarece dikkate alınır. İdare, şikâyetin verilmesini izleyen otuz gün içinde gerekçeli bir karar alır. Bu kararda, şikâyet tamamen veya kısmen haklı bulunmuşsa alınması gereken düzeltici önlemler de belirtilir. Anılan karar, bütün aday veya isteklilere karar tarihini izleyen yedi gün içinde bildirilir. Belirtilen süre içinde bir karar alınmaması veya süresinde alınan kararın uygun bulunmaması durumunda aday veya istekli karar verme süresinin bitimini veya karar tarihini izleyen onbeş gün içinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilir.” hükmüne yer verilerek, istekliler tarafından şikâyetin öncelikle ihaleyi yapan idareye yapılması ve sulhen çözülmeye çalışılması öngörülmüştür. Anılan Kanunun 56. maddesinde “İhalelere ilişkin olarak yapım müteahhidi, tedarikçi ya da hizmet sunucusu tarafından, Kurumun nihaî kararları üzerine yargıya başvurma hakkının saklı olduğu da belirtilmek suretiyle bu Kanun hükümlerine uygun olmadığı iddia edilen ve düzeltilmesi istenilen durumların bildirilmesi kaydıyla, yukarıda belirtilen hallerde ve sürede Kuruma sözleşme imzalanmadan önce itirazen şikayet başvurusunda bulunulabilir.” hükmüne yer verildikten sonra, Kurulun, Kuruma gelen itirazen şikâyet başvurularıyla ilgili olarak gerekçesini açıklamak suretiyle maddede 3 bent halinde belirtilen işlemlerden birine karar vereceği belirtilmiş; maddenin 6. ve 7. fıkralarında “İtirazen şikâyet, dava açılması öncesinde kullanılması zorunlu bir başvuru yoludur. Kurum, yapılan itirazen şikâyet başvuruları üzerine, idarece ihale işlemlerine devam edilmesi kararı alınan hallerde beş gün, diğer hallerde ise onbeş gün içinde ihale sürecinin devamına ilişkin karar alır. Kurum, nihaî kararını başvuruyu izleyen kırkbeş gün içinde verir. Kurul tarafından verilen bütün kararlar, taraflara karar tarihini izleyen beş gün içinde tebliğ edilir. Ayrıca, bu kararlar Resmî Gazetede Kurum tarafından yayımlattırılır.” hükmü, 57. maddesinde de “Şikâyetler ile ilgili Kurum tarafından verilen nihaî kararlar Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde dava konusu edilebilir ve bu davalar öncelikle görülür.” hükmü yer almıştır.

Yukarıda yer verilen hükümlere göre, yapım müteahhidi, tedarikçi veya hizmet sunucusu tarafından açılan davalarda, ihale süreci ile ilgili olarak idari davaya konu olabilecek işlem, ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süre içerisinde ihale makamı tarafından yapılan işlemler değil, bu işlemlere karşı, anılan Kanun hükümlerinde öngörülen usullere göre ihaleyi yapan idareye yapılacak şikâyet başvurusundan sonra, Kamu İhale Kurumu’na yapılacak itirazen şikâyet başvurusu sonucu Kamu İhale Kurulu tarafından tesis edilecek işlemdir.

Olayda, dava konusu ihalenin bir başka şirkete verildiğinin bildirilmesi işlemine karşı, 4734 sayılı Yasa’nın yukarıda belirtilen maddelerinde öngörülen usul izlendikten sonra, idari dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu başvuru yolu olan itirazen şikâyet başvurusu üzerine Kamu İhale Kurulu’nca verilen kararın iptalinin istenebileceği açıktır. Bu durumda, kesinleşen ihale kararının bildirilmesi işleminin iptali istemiyle, davalı Diyarbakır Valiliği’ne karşı açılan davanın incelenmeksizin reddi gerekirken, davanın esasının incelenmesi suretiyle verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyiz isteminin kabulüne, Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi’nin 23.09.2004 tarih ve E:2003/2002, K:2004/2234 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 28.09.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates