19 Kasım 2017 - Pazar
Basın Duyuruları
Anasayfa » İdare ve İdari Yargılama Hukuku » İdari Nitelikteki Davanın Hukuk Mahkemesinde Açılması

İdari Nitelikteki Davanın Hukuk Mahkemesinde Açılması

T.C.

YARGITAY

10. HUKUK DAİRESİ

E. 2012/11051

K. 2012/15540

T. 20.9.2012

• İDARİ NİTELİKTEKİ DAVANIN HUKUK MAHKEMESİNDE AÇILMASI ( İdari Yargı Alanına Giren Davanın Dava Koşulu Eksikliğine Dayalı Olarak Usulden Reddine Karar Verileceği )

• ADLİ YARGIDA AÇILAN İDARİ NİTELİKTEKİ DAVA ( Sürece İlişkin Olarak 6100 S.K. ve 2577 S.K.’da Birbirini Tamamlayan Düzenlemeler Yer Aldığı – İdari Yargı Alanına Giren Davanın Dava Koşulu Eksikliğine Dayalı Olarak Usulden Reddine Karar Verilmesi Gerektiği )

• DAVA KOŞULU EKSİKLİĞİ ( İdari Nitelikteki Davanın Hukuk Mahkemesinde Açıldığı – Davanın Dava Koşulu Eksikliğine Dayalı Olarak Usulden Reddine Karar Verileceği )

442/m.Ek.16, Ek.17

6100/m.20, 331/2

2577/m.2, 9

ÖZET : İdari nitelikteki bir davanın hukuk mahkemesine açılması durumunda izlenecek sürece ilişkin olarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununda birbirini tamamlayan düzenlemeler yer almaktadır. İdari yargı alanına giren davanın dava koşulu eksikliğine dayalı olarak usulden reddine karar verilmesi gerekir.

DAVA : Dava, 442 sayılı Köy Kanununun ek 16. ve ek 17. maddeleri gereğince aylık bağlanması ve tazminat ödenmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece; mahkemenin görevsizliğine, Mardin İdare Mahkemesi’nin görevli olduğuna, gerekli prosedür izlenerek dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine karar verilmiştir.

Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : İdari nitelikteki bir davanın hukuk mahkemesine açılması durumunda izlenecek sürece ilişkin olarak, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanununda birbirini tamamlayan düzenlemeler yer almaktadır. 6100 sayılı Kanunun “Dava şartları” başlığını taşıyan 114. maddesinde, yargı yolunun caiz olması durumu, dava koşulları arasında sıralanmış, “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115. maddesinde, dava koşulu eksikliğini saptayan mahkemece davanın usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir. Diğer taraftan 2577 sayılı Kanunun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlığını taşıyan 2. maddesinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerce açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak sıralanmış; “Görevli Olmayan Yerlere Başvurma” başlıklı 9. maddesinde; çözümlenmesi Danıştay’ın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girmesine karşın, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi durumunda, bu konudaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren ( 30 ) gün içinde görevli mahkemede dava açılabileceği, görevsiz yargı makamına başvuru tarihinin, Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edileceği, adli yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra, anılan ( 30 ) günlük süre geçirilmiş olsa da, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabileceği bildirilmiştir.

Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; idari yargı alanına giren davanın dava koşulu eksikliğine dayalı olarak usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, 6100 sayılı Kanunun hukuk mahkemeleri arasındaki görev konusunda uygulama olanağına sahip 20. maddesi uyarınca karar oluşturulması isabetsiz olduğu gibi, ayrıca, idari yargıda görülmesi gereken davanın yargı yolu yanlışlığı nedeniyle adli yargıda açılması durumunda görevli idari yargı mahkemesi belirtilerek dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesi yönünde hüküm oluşturulamayacağı da dikkate alınmaksızın karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ : Hüküm fıkrasında yer alan sözcüklerin çıkartılarak yerine,

“1- ) Yargı yoluna ilişkin dava koşulu eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine;

2- ) 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre alınması gerekli maktu red harcı, dava açılırken yatırılan peşin harç tutarı ile karşılandığından yeniden alınmasına yer olmadığına;

3- ) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 1.200,00 TL. avukatlık ücretinin davacıdan alınarak yargılamada vekil ile temsil olunan davalı Kuruma verilmesine;

4- ) Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan gider avansının isteği durumunda davacıya geri verilmesine,” sözcüklerinin yazılmasına ve bu şekliyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA , 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates