20 Kasım 2017 - Pazartesi
Basın Duyuruları
Anasayfa » İdare ve İdari Yargılama Hukuku » İdari Para Cezasının İadesi

İdari Para Cezasının İadesi

T.C.

DANIŞTAY

13. DAİRE

E. 2012/198

K. 2012/337

T. 10.2.2012

• İDARİ PARA CEZALARININ İADESİ (İadeye Konu Edilen Miktar Gösterilerek Bu Miktara İlişkin Nispi Karar Harcı Yatırılmak Suretiyle Karşı Taraf Sayısından Bir Fazla Düzenlenecek Dilekçeler İle Ayrı Ayrı Dava Açılması Gerektiği)

• NİSPİ KARAR HARCI (İdari Para Cezalarının İadesi – İadeye Konu Edilen Miktar Gösterilerek Bu Miktara İlişkin Nispi Karar Harcı Yatırılmak Suretiyle Karşı Taraf Sayısından Bir Fazla Düzenlenecek Dilekçeler İle Ayrı Ayrı Dava Açılması Gerektiği)

• ŞİRKETE TEBLİĞ (Dilekçe Ret Kararını Veren Yargı Yeri Sıfatıyla Danıştay’da Yeniden Dava Açmakta Serbest Olmak Üzere Dilekçenin Reddi Üzerine Yeniden Verilen Dilekçede Aynı Yanlışlık Yapıldığı Takdirde Davanın Reddedileceğinin Davacı Şirketlere Tebliği Edileceği)

2577/m.3, 5, 14, 15

4054/m.5, 6, 16

ÖZET : Her bir şirket tarafından ayrı ayrı düzenlenecek, ödenmiş bulunan idari para cezalarının iadesi isteminde bulunulacaksa, iadeye konu edilen miktar gösterilerek bu miktara ilişkin nispi karar harcı yatırılmak suretiyle karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenecek dilekçeler ile ayrı ayrı dava açılması gerekmektedir. 2577 sayılı Kanun’un 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde her bir şirketin ayrı ayrı, karşı taraf sayısından bir fazla ve imzalı dilekçelerle dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Danıştay’da yeniden dava açmakta serbest olmak üzere dilekçenin reddine, aynı Kanun’un 15/5 maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacı şirketlere tebliği gerekir.

Davanın Özeti : Davacı şirketlerce, 4054 sayılı Rekabet’in Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle kendilerine idari para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu’nun 30.03.2011 tarih ve 11-18/341-103 sayılı kararı ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in iptali ve yürütmenin durdurulması, ödenmiş olan idari para cezası bedellerinin yasal faizi ile birlikte iadesi ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması istenilmektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi Emre ERMAN’ın Düşüncesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi, davacıların Anayasa’ya aykırılık iddiaları bu aşamada incelenmeyerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, davacı şirketlere, 4054 sayılı Rekabet’in Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle idari para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu’nun 30.03.2011 tarih ve 11-18/341-103 sayılı kararı ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in iptali ve yürütmenin durdurulması, ödenmiş olan idari para cezası bedellerinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.

2577 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, idari davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı kurala bağlanmış; anılan Kanun’un “Aynı Dilekçe İle Dava Açılabilecek Haller” başlığını taşıyan 5. maddesinin 2. fıkrasında ise, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile açabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği hükümlerine yer verilmiştir.

2577 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 3. bendinde, dava dilekçelerinin ehliyet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden de inceleneceği; 15. maddesinin 1/d bendinde ise, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Doğan Yayın Holding A. Ş. bünyesinde faaliyet gösteren davacı şirketlerin gazete reklam yeri fiyatlarının oluşumunda uyguladıkları indirim sistemleri ve medya planlama satın alma ajansları ile akdettikleri mutabakat ve/veya sözleşmelerdeki prim uygulamaları yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi çerçevesinde hakim durumlarını kötüye kullandıklarından bahisle haklarında açılan soruşturma sonucunda Rekabet Kurulu’nun dava konusu kararıyla davacı şirketlere ayrı ayrı idari para cezası verildiği, davacı şirketlerin de anılan Kurul kararına karşı tek dava dilekçesiyle ve ödedikleri para cezası bedellerinin iadesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmakta ise de, yukarıda anılan Kanun’un 5. maddesi hükmü uyarınca, dava konusu işlemin davacı şirketler açısından davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olduğu anlaşılmakta ise de davacı şirketlere ayrı ayrı idari para cezası verildiği göz önüne alındığında ayrı tüzel kişiliklerin hak veya menfaatlerinde iştirak bulunduğundan söz etme olanağı bulunmadığı, diğer yandan ödenen para cezası bedellerinin iadesi istemiyle dava açılmışsa da, iadesi istenen miktarların dava dilekçesinde belirtilmediği görüldüğünden, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. ve 5. maddelerine uygun bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, her bir şirket tarafından ayrı ayrı düzenlenecek, ödenmiş bulunan idari para cezalarının iadesi isteminde bulunulacaksa, iadeye konu edilen miktar gösterilerek bu miktara ilişkin nispi karar harcı yatırılmak suretiyle karşı taraf sayısından bir fazla düzenlenecek dilekçeler ile ayrı ayrı dava açılması gerekmektedir.

SONUÇ : Açıklanan nedenle, 2577 sayılı Kanun’un 15/1-d maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde her bir şirketin ayrı ayrı, karşı taraf sayısından bir fazla ve imzalı dilekçelerle dilekçe ret kararını veren yargı yeri sıfatıyla Danıştay’da yeniden dava açmakta serbest olmak üzere dilekçenin reddine, aynı Kanun’un 15/5 maddesi hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceğinin davacı şirketlere tebliğine, aşağıda dökümü yapılan 83,30-TL yargılama giderlerinin davacı şirketler üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 34,80-TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin istemi halinde davacı şirketlere iadesine, 10.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates