24 Kasım 2017 - Cuma
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » Kamu İhale Hukuku » Makaleler » İhalenin İptali Kararlarına Karşı Başvuru Yolları

İhalenin İptali Kararlarına Karşı Başvuru Yolları

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’da şikâyet ve itirazen şikayet yolları düzenlenmiş; ihale sürecinde meydana gelen hukuka aykırı işlemlere doğrudan yargı yolu başvurulması kural olarak engellenmiştir. İstekliler yahut istekli olabilecekler kimi zaman önce idareye şikâyet sonra kuruma itirazen şikâyet; kimi zaman doğrudan kuruma itirazen şikâyet yoluna gitmek durumunda iken; kimi zaman da doğrudan yargı yoluna gitmek zorundadır. Kanun’da yer verilen başvuru kurallarına ve başvuru sırasına uyulmaması HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRELER nedeniyle hak kayıplarına neden olmaktadır.

Önemle belirtmek gerekir ki; her ne kadar Anayasa’nın 40. maddesinde hak arama özgürlüğünün korunması adına idarenin işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu ifadesine yer verilmiş ise de ihale hukuku uygulamasında idarelerin 4734 sayılı Kanun’un istisnai başvuru yolu ve sürelerini gözetmeksizin ve yalnızca kural olarak uygulanan şikayet ve itirazen şikayet silsilesine işaret etmek suretiyle başvuru yollarını hatalı gösterdiği görülmektedir.

Kanun’un açık hükümleri karşısında şimdilik; Anayasa’nın 40. maddesi bir temenniden ibaret kalmaktadır[1].

Kamu İhale Kurulu hâlihazırda idarenin başvuru yolunu hatalı göstermesi ile ilgilenmiyor görünmekte; “ Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” ilkesinden feyz alınarak “BAŞVURUNUN REDDİNE” karar verildiği görülmektedir. Kurulun belirli periyotlarla yayınladığı kararlar düzenli olarak takip edildiğinde neredeyse 3 başvurudan 2 sinin  başvuru yolu ve/ya süresine uygun olmama nedeniyle reddedildiği görülmektedir.

Örneğin; Kamu İhale Kurulu’nun 18.07.2012 tarih 2012/UY. 1- 2944 sayılı kararında itirazen şikayet veya şikayet başvurusu olmaksızın idarece re’sen alınan bir ihalenin iptali kararı ve HATALI BİR BAŞVURU söz konusudur:

  • İhalenin iptali kararı istekliye 12.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
  • İstekli 20.06.2012 tarihinde ( işlemin tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde) idareye şikayet başvurusunda bulunmuştur.
  • İdare 28.06.2012 tarihli şikayet dilekçesinde gösterilen sebeplerin hukuka aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle  başvurunun reddine karar vermiştir.

NOT: Şikâyet dilekçesi başvuru yolunun hatalı seçilmiş olması nedeniyle reddolunmalıydı. İdareler bu hususu atlamakta ve hak düşürücü sürelerin geçmesine neden olmaktadır.

  • İdarenin şikâyetin reddine yönelik kararı istekliye 28.06.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
  • İstekli 09.07.2012 ( işlemin tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde; sürenin sonu hafta sonuna denk gelmiş süre takip eden ilk iş gününe uzamıştır) tarihinde Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuştur.
  • Kurumca yapılan incelemede;

—      İdarenin ihaleyi  iptal işleminden önce idareye bir şikâyet başvurusunda bulunulmadığı araştırılmış; İPTAL KARARININ herhangi bir şikayet yahut itirazen şikâyet başvurusu üzerine alınmadığı tespit edilmiş;

—      Herhangi bir şikâyet veya itirazen şikâyet başvurusu olmaksızın idare tarafından alınan ihalenin iptali kararlarına karşı Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulamayacağından ve bu kararlara karşı ancak idari yargı yoluna başvurulabileceğinden,

—     BAŞVURUNUN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE karar verilmiştir.

Gerçekten de 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 56. maddesi dikkatle okunduğunda tüm iptal kararları bakımından değil ve fakat yalnızca bir şikayet ve itirazen şikayet başvurusundan sonra alınan iptal kararlarına ( 5 gün içinde) doğrudan itirazen şikayet yoluna gidilebileceği görülecektir.

Peki örnek olayda hak düşürücü sonuçla karşılaşılmış mıdır?

İsteklinin 2612 TL tutarında Kurum’a başvuru bedeli irat kaydedilmiştir.

İhalenin iptali işleminin istekliye tebliğ tarihi olan 12.06.2012  tarihinden itibaren başlayan 60 günlük dava açma süresi 11.08.2012 tarihinde sona erecek olup; dava açma hakkı bakidir. Üstelik sürenin sonu adli tatile denk gelmiş olup; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca süre uzayacaktır.

Somut olayda istekli dava açma hakkının hala var olduğunu biliyor ve süresinin de henüz geçmediğini hesaplayabiliyor ise kendisini şanslı hissetmelidirJ


[1] İdari işlemlerde kanun yolu ve süresinin gösterilmesi hakkında detaylı açıklamalar için bkz. AKYILMAZ Bahtiyar( Gazi Üni. Öğr. Gör.), İdari Usul İlkeleri Işığında İdari İşlemin Yapılış Usulü, AKBULUT Emre; İdari yargıç, TBB Dergisi, Sayı:81, 2009

Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

“İhalenin İptali Kararlarına Karşı Başvuru Yolları ” başlıklı makalenin tüm hakları yazarları Avukat Ayşen GÜLER ve Avukat Metin ÖZDERİN’e  aittir ve makale, yazarlar tarafından Özderin Avukatlık Bürosu (http://www.metinozderin.av.tr ) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates