21 Temmuz 2019 - Pazar
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » İş Hukuku » İşçi Ücretlerinin Belirlenmesi ve Ödenmesi

İşçi Ücretlerinin Belirlenmesi ve Ödenmesi

8 – Ücretten indirim yapılamaması

İş Kanunu Md.62 3 ayrı durum var. Bu hükmün Basın İş Kanunu md 25 de ve Deniz İş Kanunu md 48 de özel düzenlemesi mevcuttur.

1- Her türlü işte uygulanan yasal çalışma süreleri yasa koyucu tarafından indirilirse işçi ücretlerinden bu sebeple herhangi bir indirim yapılamaz.

Günlük çalışma süresi 7.5 saat ; haftalık çalışma süresi 45 saattir. Bu 40 saate indirilirse yasa koyucu tarafından işveren tek taraflı işçi ücretlerini indiremez ama iki taraf anlaşıp toplu İş Sözleşmesi veya İş Sözleşmesi ile yeni bir düzenleme yapabilirler.

Eğer kısmi süreli İş Sözleşmesi varsa tam gün süreli işçilerle aynı ücreti talep etme imkanını İş Kanunu Md.62 tanımaz.(Oranlı olarak talep edebilir.) Ancak unutulmamalıdır ki mutlak emredici hükümlere aykırı olmamak kaydı ile tarafların iş sözleşmesinde değişiklik yaparak , birbirine uygun irade beyanı ile işçin ücretinde indirime gitmeleri ya da ücretin artırımı mümkündür.

2- İşverene düşen yasal bir yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle işveren ücretten eksiltme yapmak yoluna gidemez.

3- Bu kanun hükümlerinden herhangi birinin uygulanması sonucu ( örneğin : yıllık izin ) işveren ücretleri eksiltme yoluna gidemez.

Örneğin hafta tatili yasadan kaynaklanan bir düzenlemedir.Bu günler kadar kesinti yoluna gidemez.

9- İşverenin temerrüdü halinde ücret ödenmesi

İşçi ücreti bir iş karşılığı olur. Çalışılmadan ücrete hak kazanılacak haller yasada belirtilmiş durumdadır . İşçi çalıştığı takdirde ücret müstahak olur.

Borçlar Kanununda temerrüt 90nıncı maddede düzenlenmiştir. Bu hüküm genel bir hüküm olmakla birlikte özel düzenleme Borçlar Kanunu md. 325 dedir.

Borçlar Kanunu md : 325 İş Sahibinin temerrüdü

İş sahibi işi kabulde temerrüt ederse işçi taahhüt ettiği işi yapmaya mecbur olmaksızın sözleşmedeki ücreti isteyebilir. Öyle ki işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut bir diğer işten kazandığı veya kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyi mahsup ettirmeye mecburdur.

Bu düzenleme ışığında :

a) işçi işi görmeye hazır olacak

b) iş görme borcunun ifasının mümkün olması şart

c) işveren işin ifasını haklı ve objektif bir neden olmaksızın kabul etmekten kaçınmış olacak

Bu şartların somut olayda bir arada olması gerekir. Örneğin işçi çalışmaya hazır ama işveren işçiye iş vermez , alet ve malzeme sağlamak borcunu yerine getirmez, işveren kapı görevlisine verdiği emirle işçiyi iş yerine sokmaz işin ifası için gerekli olan makinelerin arızasını gidermez ise yeterli iş yok ise işi görmeye yarar malzeme yok ise bu durumda işverenin temerrüdünden bahsedilir.

İşveren alacaklının temerrüdüne düştüğünde iş sözleşmesi devam eder. İş Sözleşmesi devam ettiği için de işçi iş sözleşmesi uyarınca almaya hak kazandığı ücret ve diğer haklarını almaya devam edecektir. ( geniş anlamda ücret )

Kabulde temerrüde düşen tarafın ödeme esnasında bir takım indirimler talep edebileceği Borçlar Kanunu md 325/2 de belirtilmiştir.

İşverenin temerrüdü söz konusu olduğu sürede işçi başka bir iş buldu ise , işçinin bulduğu işten sağladığı gelirin düşülmesi ;işyerine gelmek için yapmak zorunda olduğu masrafları temerrüt nedeni ile gelmemesinden dolayı yapmıyor olmasında ötürü cebinde kalan değeri , temerrüt nedeni ile tasarruf ettiği paraları mahsup edilmelidir.

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates