24 Kasım 2017 - Cuma
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » Kamu İhale Hukuku » Danıştay 13. Daire Emsal Kararları » İtirazen Şikayet Başvurusunda Bulunmak Gerekirken Doğrudan Dava Açılması

İtirazen Şikayet Başvurusunda Bulunmak Gerekirken Doğrudan Dava Açılması

Danıştay On üçüncü Dairesince verilen 27.04.2017 tarihli karar:

“Anayasa’nın 40. Maddesindeki düzenleme ile son derece dağınık mevzuat karşısında idarelere, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirildiği ve bu durumun hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması ve idarenin denetlenmesi yönünden zorunlu olduğu, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilmesi halinin ilgili kişilerin mağduriyetlerine yol açabileceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, davacının yanlış bir yol izlemesinin kendi hatasından değil, idarenin yanlış yönlendirmesinden kaynaklandığı, dava konusu ihaleyi yapan idarece davacıya tebliğ edilen belgede yer alan usule göre hak arama yoluna başvuran davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olduğunun kabulü gerektiğinden, Kamu ihale Kurumu  tarafından itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacının asıl amacının dava açmak olduğu, davalı idareye itirazen şikâyet başvurusu yapmak niyetiyle hareket etmediği açıktır.

Dava açma amacı ile Mahkemeye müracaat eden davacıdan, dava dilekçesi ile birlikte Kamu İhale Kurumu’na yapılacak itirazen şikâyete ilişkin başvuru bedelini ve başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna dair belgeleri sunması beklenemez. 4734 sayılı Kanun’da, Mahkemelerce merciine tevdi kararı verilerek Kamu ihale Kurumu’na gönderilecek dosyalardaki başvuru usul ve esaslarına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu şekilde merciine tevdi kararı ile davalı Kuruma gelen dosyadaki itirazen şikâyet başvurusu usulünün özel bir durum oluşturduğu açıktır.

Mahkemece merciine tevdi kararı verilip verilmeyeceğinin davacı tarafından davanın açılması aşamasında bilinemeyecek olması nedeniyle, dava dilekçesi ile birlikte sunması  beklenemeyecek olan itirazen şikâyet başvurusu bedelini Kurum hesaplarına yatırmak ve başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna dair belgeleri sunmak üzere davalı idarece davacıya süre verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin şekil yönünden reddine ilişkin kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bu durumda; davacı şirket tarafından itirazen şikâyet başvurusu süresi içinde 28.04.2016 tarihinde açılan davada, Mahkeme tarafından dilekçenin merciine tevdi kararı ile birlikte itirazen şikâyet başvurusunun süresi içinde yapıldığının kabulü ile başvurunun esastan incelenmesi gerekirken, Mahkeme’nin merciine tevdii kararının Kurum kayıtlarına alındığı tarihin esas alınarak, on gün içinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunmadığı ve dava dilekçesi ekinde başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgeler ile imza sirkülerinin aslı veya yetkili mercilerce onaylı örneklerinin eklenmediği, şikâyette bulunanlar tarafından yatırılması zorunlu olan  başvuru  bedelinin Kurum hesaplarına yatırılmadığı gerekçesiyle başvurunun şekil ve süre yönünden reddine ilişkin, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki Mahkeme kararında da hukukî isabet görülmemiştir.” şeklinde gerekçe gösterilerek Ankara **. İdare Mahkemesince verilen 21.10.20** tarihli ve E:20**/34**, K:2016/36** sayılı kararın bozulmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates