20 Eylül 2018 - Perşembe
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » Kesinleşen Orman Kadastrosu

Kesinleşen Orman Kadastrosu

T.C.

YARGITAY

20. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/11228

K. 2005/15352

T. 4.10.2005

• KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ ( Öncelikle Kesinleşen Tahdit Bulunup Bulunmadığı Duraksamaya Yer Vermeyecek Bir Biçimde Saptanması Gerektiği )

• KESİNLEŞEN TAHDİT ( Kesinleşen Orman Kadastrosu Var İse Tapulama Paftası İle Orman Kadastro Haritasının Ölçekleri Denkleştirilerek Sağlıklı Bir Biçimde Zemine Uygulanıp En Az 4 ya da 5 OTS Noktasını Gösterir Biçimde Çekişmeli Taşınmazın Tahdit Hattına Göre Konumunun Saptanması Gerektiği )

• ORMAN KADASTRO HARİTASI ( Ölçekleri Denkleştirilerek Sağlıklı Bir Biçimde Zemine Uygulanıp En Az 4 ya da 5 OTS Noktasını Gösterir Biçimde Çekişmeli Taşınmazın Tahdit Hattına Göre Konumunun Saptanması Gerektiği – Kadastro Tespitine İtiraz )

ÖZET : Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Mahkemece, öncelikle kesinleşen tahdit bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde saptanmalıdır. Kesinleşen orman kadastrosu var ise tapulama paftası ile orman kadastro haritasının ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, en az 4 ya da 5 OTS noktasını gösterir biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu saptanmalıdır. Kesinleşmiş bir tahdit yok ise, bu kez yöreye ait en eski tarihli, orijinal renkli ( elle boyama olmayan ) ve kenar işaretleri taşıyan memleket haritası ile pafta örneğinin ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine ablike edilmeli, çekişmeli parselle birlikte yakın çevresindeki komşu parselleri de net bir şekilde gösterir nitelikte konumu belirlenmelidir.

DAVA : Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Kadastro sırasında Muratlı Köyü 101 ada 37 parsel sayılı 21807.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; mahkemece, taşınmaz başında yapılan ilk keşifte hazır bulunan orman bilirkişisi, taşınmazın 2001 yılında yapılan orman kadastrosunda OTS dışında, memleket haritası, amenaİman planı ve hava fotoğraflarında ise açık alanda kaldığını bildirmiş, oriİinal renkli memleket haritasında konumunu nokta şeklinde göstermiş, tahdit haritası ile irtibatlı kroki düzenlememiştir. 2. kez yapılan keşifte hazır bulunan bilirkişi ise, 1944 yılında yapılan bir tahdidin varlığından sözederek taşınmazın tahdit dışında kaldığını, memleket haritası, amenaİman planı ve hava fotoğraflarında açık alana denk geldiğini açıklayarak sonradan renklendirilmiş memleket haritası üzerinde basit biçimde konumunu göstermiş, tahdit haritası ile irtibatlı kroki düzenlememiştir.

Dosya içeriğinden, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede daha önce orman tahdidi yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece, bu hususta araştırma yapılmamıştır. Tahdit yapılmışsa; kural olarak, bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenir. Ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaştırır. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.

Mahkemece, öncelikle kesinleşen tahdit bulunup bulunmadığı duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde saptanmalıdır. Kesinleşen orman kadastrosu var ise tapulama paftası ile orman kadastro haritasının ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, en az 4 ya da 5 OTS noktasını gösterir biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu saptanmalıdır.

Kesinleşmiş bir tahdit yok ise, bu kez yöreye ait en eski tarihli, oriİinal renkli ( elle boyama olmayan ) ve kenar işaretleri taşıyan memleket haritası ile pafta örneğinin ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine ablike edilmeli, çekişmeli parselle birlikte yakın çevresindeki komşu parselleri de net bir şekilde gösterir nitelikte konumu belirlenmelidir.

Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucunda, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı saptanıp oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 04/10/2005 günü oybirliği ile karar verildi.

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates