14 Aralık 2018 - Cuma
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » Kurumun 4734 Sayılı Yasa’dan Muaf Tutulması Talebi

Kurumun 4734 Sayılı Yasa’dan Muaf Tutulması Talebi

T.C.

DANIŞTAY

13. DAİRE

E. 2005/9271

K. 2005/5717

T. 30.11.2005

• KURUMUN 4734 SAYILI YASA’DAN MUAF TUTULMASI TALEBİ ( Yasa’nın 3. Maddesinin ( G ) Fıkrasında Belirtilen İstisnadan Yararlandırılmaması Yolunda Tesis Edilen Dava Konusu İşlemde Hukuka Aykırılık Bulunmadığı )

• İSTİSNADAN YARARLANDIRILMAMA ( 4734 Sayılı Yasa’nın 3. Maddesinin ( G ) Fıkrasında Belirtilen İstisnadan Yararlandırılmaması Yolunda Tesis Edilen Dava Konusu İşlemde Hukuka Aykırılık Bulunmadığı )

• KAMU İKTİSADÎ TEŞEBBÜSÜ OLMAYAN KURUM ( 4734 Sayılı Yasa’nın 3. Maddesinin ( G ) Fıkrasında Belirtilen İstisnadan Yararlandırılmaması Yolunda Tesis Edilen Dava Konusu İşlemde Hukuka Aykırılık Bulunmadığı )

ÖZET : 4734 sayılı Yasa’nın 2. maddesinin ( b ) bendinde belirtilen kamu iktisadi teşebbüsü olmayan davacı kurumun, aynı maddenin ( d ) bendinde belirtilen, belediyeye bağlı kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler kapsamında da bulunmadığı anlaşıldığından, anılan yasa’nın 3. maddesinin ( g ) fıkrasında belirtilen istisnadan yararlandırılmaması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

İstemin Özeti : Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 10.05.2005 tarih ve E:2004/1999, K:2005/645 sayılı kararının; 4734 sayılı Yasa’da işletme kavramına yer verilerek, teşebbüs, işletme ve şirketlerin Yasa’ya tabi olmayacağının belirtildiği, Yasa’da 233 sayılı KHK’ye tabi olanlar şeklinde bir ayrım yapılmadığından, işletme kavramınındar yorumlanamayacağı, davacı idarenin bağımsız bir genel müdürlük olduğu ve 3645 sayılı Yasa’nın 5. maddesine göre özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğu, Devlet İhale Kanunu’ndan muaf tutulan davacı kurumun, 4734 sayılı Yasa’dan da muaf tutulması gerektiği öne sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Muammer TOPAL’ın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Mehmet KARAOĞLU’nun Düşüncesi: İdare ve Vergi Mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce Tetkik Hakimi’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; davacı kurumun 4734 sayılı Kanun’un 3/g ve geçici 4. maddesi uyarınca istisna kapsamında bulunan, doğrudan mal ve hizmet üretimine veya ana faaliyetlerine yönelik ihtiyaçlarının temini için yapılacak mal ve hizmet alımlarının belirlenmesi amacıyla davalı idareye yaptığı başvurunun, davacı kurumun anılan Yasa’nın 3/g maddesi kapsamında bulunmadığından bahisle reddine ilişkin 18.11.2003 tarih ve 16893 sayılı Kamu İhale Kurumu işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; uyuşmazlığın davacı kurumun statüsünün teşebbüs, işletme ve şirket niteliğinde olup olmadığından doğduğu; teşebbüs ve işletme tanımlarının 233 sayılı KHK’de yapıldığı; davacı kurumun, 3645 sayılı Yasa’ya göre kurulan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı, hükmi şahsiyeti bulunan bir kuruluş olup, yukarıda belirtilen teşebbüs ve işletme tanımlarına uymayan, Devlet’e değil İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir kuruluş olduğundan, teşebbüs ve işletme olarak değerlendirmenin mümkün olmadığı; öte yandan, Türk Ticaret Kanunu’ndaki şirket tanımına da uymayan davacı kurumun ticaret siciline de kayıtlı olmaması nedeniyle ulaştırma sektöründe faaliyette bulunsa dahi teşebbüs, işletme ve şirket statüsünde olmaması nedeniyle istisna hükümlerinden yararlanmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4734 sayılı Yasa’nın geçici 4. maddesinin, 4761 sayılı Yasa’yla eklenen, 4. fıkrasında “Bu Kanunun 3 üncü maddesinin ( g ) bendi kapsamındaki mal ve hizmetler, ilgili kuruluşların talebi üzerine Kurum tarafından belirlenir.” hükmüne yer verilmiş; 3. maddesinin ( g ) fıkrasında “2 nci maddenin birinci fıkrasının ( b ) ve ( d ) bentlerinde sayılan kuruluşların, ticari ve sınai faaliyetleri çerçevesinde; doğrudan mal ve hizmet üretimine ve ana faaliyetlerine yönelik ihtiyaçlarının temini için yapacakları, Hazine garantisi veya doğrudan bütçenin transfer tertibinden aktarma yapmak suretiyle finanse edilenler dışındaki yaklaşık maliyeti ve sözleşme bedeli iki trilyon üçyüz milyar Türk lirasını aşmayan mal veya hizmet alımlarının ceza ve ihalelerden yasaklama hükümleri hariç bu Kanuna tabi değildir.” hükmü yer almış; Yasa’nın 2. maddesinin ( a ), ( b ) ve ( d ) bentlerinde ise; “Genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, özel idareler ve belediyeler ile bunlara bağlı; döner sermayeli kuruluşlar, birlikler, tüzel kişiler”; “Kamu iktisadi kuruluşları ile iktisadi devlet teşekküllerinden oluşan kamu iktisadi teşebbüsleri” ile ” ( a ), ( b ) ve ( c ) bentlerinde belirtilenlerin doğrudan veya dolaylı olarak birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları her çeşit kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler” in kullanımında bulunan her türlü kaynaktan karşılanan mal veya hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin bu Kanun hükümlerinde göre yürütüleceği belirtilmiştir. Anılan hükümlerden; Kanun’un 2. maddesinin ( b ) ve ( d ) bentlerinde sayılan kuruluşların, yine Kanun’un 3. maddesinin ( g ) fıkrasında belirtilen istisna kapsamında yer alan, piyasa şartlarına göre temin ettikleri ve doğrudan üretime veya ana faaliyetlerine yönelik mal ve hizmet alımlarının, ilgili kuruluşların talebi üzerine Kurum tarafından belirlenmesinin öngörüldüğü; Kurum’dan sadece, Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasının ( b ) ve ( d ) bentlerinde belirtilen kuruluşların istisna talebinde bulunabilecekleri anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan, 3645 sayılı İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İdareleri Teşkilat ve Tesisatının İstanbul Belediyesine Devrine Dair Kanun’un 1. maddesinde, İstanbul Elektrik, Tramvay veTünel Şirketleri’nin satın alınmasına dair sözleşmelerin onaylanması hakkındaki kanunlarla bu kanunlara bağlı sözleşmeler gereğince Hükümete intikal eden hakları ve borçları ve bütün tesisleri ve belirtilen kanunlarla meydana getirilmiş olan teşekküllerin bütün hak, yetki ve borçlarıyla İstanbul Belediyesi’ne devredildiği; 2. maddesinde, bu Kanun’la İstanbul Belediyesi’ne devrolunan idarelerin “İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri Umum Müdürlüğü” adı ile kurulacak tüzel kişiliği bulunan ve İstanbul Belediye Başkanlığı’na bağlı bir genel müdürlük tarafından idare olunacağı; 5. maddesinde, genel müdürlüğün, bu Kanun’da yazılı esaslara ve özel hukuk hükümlerine göre idare olunacağı, işlemlerinin arttırma, eksiltme ve ihale ve Muhasebe-i Umumiye kanunlarına ve belediye muhasebe nizamnamesi hükümlerine tabi olmadığı belirtilmiştir. Söz konusu hükümlerden, davacı kurumun, 4734 Yasa’nın 2/a bendinde belirtildiği gibi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı tüzel kişiliği olan bir kurum olduğu, anılan belediyenin iştiraki durumunda bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 4734 sayılı Yasa’nın 2. maddesinin ( b ) bendinde belirtilen kamu iktisadi teşebbüsü olmayan davacı kurumun, aynı maddenin ( d ) bendinde belirtilen, belediyeye bağlı kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketler kapsamında da bulunmadığı anlaşıldığından, anılan Yasa’nın 3. maddesinin ( g ) fıkrasında belirtilen istisnadan yararlandırılmaması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ : Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 10.05.2005 tarih ve E:2004/1999; K:2005/645 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 30.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates