24 Kasım 2017 - Cuma
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » İcra ve İflas Hukuku » Mahkeme Kararıyla Belediyeye İade Edilen Harç Bedeli Haczedilemez

Mahkeme Kararıyla Belediyeye İade Edilen Harç Bedeli Haczedilemez

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2012/12-718

K. 2013/388

T. 20.3.2013

• MAHKEME KARARIYLA BELEDİYEYE İADE EDİLEN HARÇ BEDELİNİN HACZEDİLEMEMESİ ( Devlet Malı Niteliği Bulunduğu/Kamu Himzetine Tahsis Edilmiş Paranın Haczedilemeyeceğinin Gözetileceği – Borçlu Şikayetinin Reddi Yönündeki Kararın Bozulması Gereği )

• KAMU HİZMETİNE TAHSİS EDİLMİŞ DEVLET MALI NİTELİĞİNDE PARA ( İlamın Sadece Karar ve Temyiz Peşin Harcının Kullanılması İçin Gönderildiği – Bu Paranın Bakanlığa Tekrar İade Edileceği/İade Edilen Bu Paranın Haczedilmezlik Özelliği Bulunduğu )

• DEVLET MALININ HACZEDİLEMEMESİ ( Eldeki Davada Ayrıca Belediye Kanunu Gereğide Borçlu Belediye’ye İade Edilen Harç Bedelinin Hazcedilemeyeceğinin Yerel Mahkemece Gözetilmesi Gerektiği – Anılan Bedelin Maliye Bütçesinden Gönderildiği )

• BORÇLUNUN HACEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ ( Mahkeme Kararı ile Borçlu Belediyeye İadesine Karar Verildikten Sonra, Borçlu Belediye Tarafından Bu Tutarın Başka Amaçlarla Kullanılmasının Paranın Haczedilmezlik Özelliğini Değiştirmeyeceği )

• HARÇ BEDELİ HAKKINDA KURUL AZINLIK GÖRÜŞÜ BULUNDUĞU ( Maliye Bakanlığı ve Belediye Arasındaki İlişkinin Üçüncü Kişi Olan Alacaklıyı Etkilemeyeceği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarının Gözetilmesi Gerektiği Şeklinde Kanaat )

2004/m. 82

5393/m. 15

ÖZET : Şikayetçi-borçlu Belediye Başkanlığı vekili; müvekkili Belediyeye Maliye Bakanlığı’nca şartlı olarak tahsis edilen yargı harcının kamuya tahsisli bir para olup haczi kabil olmadığı halde İcra Müdürlüğü’nce haczedilmesine yönelik memurluk kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Yerel mahkeme borçlu şikayetini reddetmiştir ancak Şikayetçi-borçlu Belediye Başkanlığı vekilinin temyizi üzerine, karar önce onanmış; şikayetçi-borçlu Belediye Başkanlığı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine bu istem kabul edilerek Özel Daire’ce karar bozulmuştur.Mahkeme kararında direnmiştir.

Haczi kabil olmayan mallar içerisinde devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı belirtilen mallar bulunmaktadır.İcra Müdürlüğü tarafından hacze konu edilen mahkeme ilamıyla borçlu belediyeye iadesine karar verilen harç tutarının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından takip konusu edilen ilamın, sadece “karar ve temyiz peşin harcının ödenmesinde kullanılmak” üzere gönderilen bir tutar olduğu ve bu paranın borçluya “sonrasında bakanlığa iade edilmek koşuluyla” verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Anılan harç bedeli, Maliye Bakanlığı’nın bütçesinden gönderilen yardım niteliğinde olup, bu özelliği gereği doğrudan kamu hizmetine tahsis edilmiş bir paradır ve dolayısıyla da devlet malıdır.Mahkeme kararı ile borçluya iadesine karar verildikten sonra, borçlu belediye tarafından bu tutarın bir kısmının başka amaçlarla kullanılması ( sözgelimi vekalet ücretinin ödenmesinde kullanılması ) anılan paranın haczedilmezlik özelliğini değiştirmez. Bu bakımdan, bu para Belediye Kanunu’nun 15/son maddeleri uyarınca da haczedilemez.Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmede bir kısım üyeler tarafından, Maliye Bakanlığı ile Belediye arasındaki ilişkinin üçüncü kişi olan karşı taraf-alacaklıyı etkilemeyeceği, bu nedenle de iadesine karar verilen paranın haczedilmesinin yerinde olduğu, nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu yönde kararları bulunduğu belirtilerek, yerel mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilmiş ise de; bu görüş, Kurul çoğunluğu tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle kabul edilmemiştir.Hukuk Genel Kurulu’nca da, benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekir.

DAVA : Şikayet kanun yoluna başvuru nedeniyle yapılan yargılama sonunda; İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi’nce şikayetin reddine dair verilen 30.06.2011 gün ve 2011/508 E., 2011/810 K. Sayılı kararın incelenmesi şikayetçi-borçlu Y. Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine, karar önce Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 14.02.2012 gün ve 2011/20516 E., 2012/3522 K. sayılı ilamıyla onanmış; şikayetçi-borçlu Y. Belediye Başkanlığı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 10.04.2012 gün ve 2012/8450-11793 sayılı ilamı ile karar düzeltme istemi kabul edilerek;

( … Alacaklı M… A.Ş. tarafından borçlu Y. Belediye Başkanlığı hakkında kamulaştırmasız el atma alacağına bağlı olarak ilamlı icra takibi başlatılmıştır. Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin takibe konu edilen 03.04.2007 tarih, 2005/1148-2007/180 K. sayılı ilamı ile “… 21.369.796.51 TL kamulaştırmasız el atma alacağı …” ile birlikte bakiye 1.153.666.52 TL harcın borçludan tahsiline karar verildiği görülmüştür.

Borçlu belediye bu kararı temyiz edebilmek için Maliye Bakanlığına başvurmuş, yapılan bu başvuru üzerine, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün 14.09.2009 tarih ve 1650 Sayılı yazıları ile “… yalnızca karar harcı ve temyiz peşin harcının ödenmesinde kullanılmak üzere ve davanın kazanılması halinde yatırılan harca ilişkin tutarın faiziyle birlikte tahsil edilerek Bakanlıklarına iade edilmesi kaydıyla, Bakanlık bütçesinin belediyelere yardım tertibindeki ödenekten 2.125.822 TL” borçlunun banka hesabına gönderilmiştir.

Borçlunun, takip konusu edilen Asliye Hukuk Mahkemesi kararını temyiz etmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 23.03.2010 tarih ve 2009/19408-2010/4720 sayılı kararı ile mahkeme kararının borçlu lehine bozulduğu ve bozmaya uyan mahkemece 15.02.2011 tarih ve 2010/233-2011/68 sayılı kararla “… 1.841.708.64 TL kamulaştırmasız el atma bedelinin… borçludan tahsiline, fazla alınan 1.044.269.02 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya ( borçluya ) iadesine.” karar verilmiştir.

Alacaklı vekili tarafından, Yargıtay’ın bozma kararından sonra verilen Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin yukarıda anılan kararı ile ilgili olarak “borçlunun hak ve alacaklarına ( iade edilecek masraflar, harçlar vd. ) haciz yazısı gönderilmesi isteminde bulunulmuş ve icra müdürlüğünce bu talebin kabul edilmesi üzerine, borçlu vekili tarafından icra müdürlüğünün 30.03.2011 tarihli anılan işlemi şikayet konusu yapılmıştır.

5393 Sayılı Kanunun 15/son fıkrasında “… belediyelerin proje karşılığı borçlanma yolu ile elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda; hacze konu edilen “Asliye Hukuk Mahkemesince borçluya iadesine karar verilen” harç tutarının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından, takip konusu edilen ilamın, sadece “karar ve temyiz peşin harcının ödenmesinde kullanılmak” üzere gönderilen bir tutar olduğu ve bu paranın borçluya “sonrasında bakanlığa iade edilmek koşuluyla” verildiği hususu tartışmasızdır. Anılan harç bedeli, Maliye Bakanlığı’nın bütçesinden gönderilen yardım niteliğinde olup, niteliği gereği doğrudan kamu hizmetine tahsis edilmiş bir paradır ve devlet malı niteliğindedir. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile borçluya iadesine karar verildikten sonra, borçlu belediye tarafından bu tutarın bir kısmının başka amaçlarla kullanılması haczedilmezlik şikayetine engel teşkil etmez.

O halde, mahkemece borçlu belediyenin haczedilmezlik şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken maddi yanılgı nedeniyle onandığı anlaşıldığından borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir… ),

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : İstek, icra memuru işlemini şikayete ilişkindir.

Şikayetçi-borçlu Y. Belediye Başkanlığı vekili, eldeki şikayeti ile; müvekkili Y. Belediyesi’ne Maliye Bakanlığı’nca şartlı olarak tahsis edilen yargı harcının kamuya tahsisli bir para olup haczi kabil olmadığı halde İstanbul 8.İcra Müdürlüğü’nün 2008/16203 esas sayılı dosyasında haczedilmesine yönelik memurluk kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Karşı taraf-alacaklı vekili, şikayetin reddini dilemiştir.

Mahkemece, “… İdarenin belli bir amaca özgülemiş olduğu bu meblağın ilişilmezliğinin yine bundan hak elde edecek olan belediye tarafından vekile ödenmek suretiyle ortadan kaldırıldığı, başka bir deyişle sadece harca özgülenen paranın özel bir sözleşmeye dayanarak kendisini temsil eden vekile ödeme yapan idarenin bu eylemini unutarak bireyin mahkeme kararı ile tahakkuk eden alacağını bertaraf edecek şekilde alacağın hacizden muaf olduğunu öne sürmesinin TMK. 2. maddesi ile bağdaşmadığı, kurumun kendi kusurundan istifade ederek hak elde etmesine hukuken imkan bulunmadığı, somut olayda idari bir kararla ilişilmez hale getirilen ve hacze konu edilen paranın mahkeme kararı ile tahakkuk ettirilen alacak açısından idarenin kusurlu eylemi ile dokunulmazlığını yitirdiği …” gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

Şikayetçi-borçlu Y. Belediye Başkanlığı vekilinin temyizi üzerine, karar önce onanmış; şikayetçi-borçlu Y. Belediye Başkanlığı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine bu istem kabul edilerek Özel Daire’ce yukarıda başlık bölümünde yazılı gerekçeyle karar bozulmuştur.

Yerel mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü şikayetçi-borçlu Y. Belediye Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; yalnızca karar harcı ve temyiz peşin harcının ödenmesinde kullanılmak üzere ve davanın kazanılması halinde yatırılan harca ilişkin tutarın faizi ile birlikte iade edilmesi kaydıyla Maliye Bakanlığı’nca şikayetçi belediyeye gönderilen ve Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.02.2011 tarih ve E:2010/233, K:2011/68 sayılı ilamıyla belediyeye iadesine karar verilen paranın haczedilip haczedilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 82.maddesinde hangi malların haczedilemeyeceği sayılmış, bu kapsamda aynı maddenin birinci fıkrasının birinci bendinde; “devlet malları ile özel kanunlarında haczi caiz olmadığı belirtilen mallar”ın haczedilemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olaya gelince;

İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2008/16203 esas sayılı dosyasında hacze konu edilen Çorlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.02.20011 tarih ve E:2010/233, K:2011/68 sayılı ilamıyla borçlu belediyeye iadesine karar verilen harç tutarının, Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından takip konusu edilen ilamın, sadece “karar ve temyiz peşin harcının ödenmesinde kullanılmak” üzere gönderilen bir tutar olduğu ve bu paranın borçluya “sonrasında bakanlığa iade edilmek koşuluyla” verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Anılan harç bedeli, Maliye Bakanlığı’nın bütçesinden gönderilen yardım niteliğinde olup, bu özelliği gereği doğrudan kamu hizmetine tahsis edilmiş bir paradır ve dolayısıyla da devlet malıdır. Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile borçluya iadesine karar verildikten sonra, borçlu belediye tarafından bu tutarın bir kısmının başka amaçlarla kullanılması ( sözgelimi vekalet ücretinin ödenmesinde kullanılması ) anılan paranın haczedilmezlik özelliğini değiştirmez. Bu bakımdan, bu para İİK’nun 82/1, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15/son maddeleri uyarınca haczedilemez.

Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmede bir kısım üyeler tarafından, Maliye Bakanlığı ile Y. Belediyesi arasındaki ilişkinin üçüncü kişi olan karşı taraf-alacaklıyı etkilemeyeceği, bu nedenle de iadesine karar verilen paranın haczedilmesinin yerinde olduğu, nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu yönde kararları bulunduğu belirtilerek, yerel mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilmiş ise de; bu görüş, Kurul çoğunluğu tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle kabul edilmemiştir.

Şu durumda, Hukuk Genel Kurulu’nca da, benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Şikayetçi-borçlu Y. Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; direnme kararının, Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanunun 29.maddesi ile eklenen “Geçici Madde 7” atfıyla uygulanmakta olan aynı Kanun’un 366/III. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.03.2013 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğuyla karar verildi.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates