19 Kasım 2018 - Pazartesi
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » Ödenmeyen Yönetim Giderlerinin Tahsili

Ödenmeyen Yönetim Giderlerinin Tahsili

T.C.

YARGITAY

18. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/6196

K. 2005/9109

T. 18.10.2005

• ÖDENMEYEN YÖNETİM GİDERLERİNİN TAHSİLİ ( Ödeme Emrinin Tebliğ Tarihinden Önce Gecikme Tazminatı Ödenmesini Gerektirecek Herhangi Bir Bildirimin Borçluya Yapılmadığı – Ödeme Emrinin Tebliğinden İtibaren Hesaplanacak Gecikme Tazminatına Hükmedilmesi Gerektiği )

• GECİKME TAZMİNATI ( Ödeme Emrinin Tebliğ Tarihinden Önce Gecikme Tazminatı Ödenmesini Gerektirecek Herhangi Bir Bildirimin Borçluya Yapılmadığı/Ödeme Emrinin Tebliğinden İtibaren Hükmedilmesi Gerektiği – Yönetim Giderinin Tahsili )

• ÖDEME EMRİ TEBLİĞİ ( Tebliğ Tarihinden Önce Gecikme Tazminatı Ödenmesini Gerektirecek Herhangi Bir Bildirimin Borçluya Yapılmadığı/Ödeme Emrinin Tebliğinden İtibaren Hesaplanacak Gecikme Tazminatına Hükmedilmesi Gerektiği – Yönetim Giderinin Tahsili )

 ÖZET : Dava dilekçesinde ödenmeyen yönetim giderlerinin gecikme tazminatı ile birlikte tahsili istenilmiştir. Ödeme emrinin tebliğ tarihinden önce gecikme tazminatı ödenmesini gerektirecek herhangi bir bildirim borçluya yapılmadığı gibi yönetim planında da borcun ödeme gününü belirleyen açık bir hükme rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, ödeme emrinin tebliğinden itibaren hesaplanacak gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekir.

DAVA : Dava dilekçesinde ödenmeyen yönetim giderlerinin gecikme tazminatı ile birlikte tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde, anataşınmazda 4 ayrı bağımsız bölüm maliki bulunan davalının ödemediği ortak gider ve aidat borcu toplamı 5.738.390.000 TL.nın aylık %10 gecikme faizi ve ayrıca %40 icra inkar tazminatı ile birlikte tahsilini ve borçlunun itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, 9.12.2003 havale tarihli dilekçesi ile de davasını alacak davası olarak ıslah ettiğini bildirmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ve istemle bağlı kalmak kaydıyla 4.532.700.000 TL asıl alacağa ve 6.442.108.000 TL gecikme tazminatına hükmedilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin ( c ) bendinin ikinci fıkrası uyarınca gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık %10 hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür. Ana kural bu olmakla birlikte Yargıtay uygulamalarında gecikme tazminatının başlangıcı için borçlunun borçtan haberdar olması gerekir. Sözkonusu borç kat malikleri kurulu kararına dayanıyorsa ve karara borçlu da katılmış ise karar tarihinden, katılmamışsa kararın kendisine tebliği tarihinden, borcun varlığını herhangi bir şekilde öğrenmiş ise o tarihten, borç ile ilgili olarak icra takibine girişilmiş ise ödeme emrinin tebliğinden itibaren, bunlardan başka anataşınmaza ait yönetim planında ortak gider ve aidat borçları için açıkça bir ödeme günü belirtilmişse borcun doğumundan itibaren ve bu günden başlamak suretiyle gecikme tazminatına hükmedilmelidir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; ödeme emrinin tebliğ tarihinden önce gecikme tazminatı ödenmesini gerektirecek herhangi bir bildirim borçluya yapılmadığı gibi yönetim planında da borcun ödeme gününü belirleyen açık bir hükme rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, ödeme emrinin tebliğinden itibaren hesaplanacak gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/18-474 esas-514 karar 12.6.2002 tarihli kararına yanlış anlam veren ve hesaplamalarını buna göre yapan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates