21 Eylül 2018 - Cuma
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » Önceki Mevzuata Göre Verilmiş Olan Çalışma İzinleri

Önceki Mevzuata Göre Verilmiş Olan Çalışma İzinleri

T.C.

DANIŞTAY

10. DAİRE

E. 2004/8649

K. 2007/892

T. 6.3.2007

• Çalışma İzni ( Mesleki Hizmetler Kapsamında Önceki Mevzuata Göre Verilmiş Çalışma İzinlerinin Geçerlik Süresinin Bir Yıla Kadar Uzatılması Sonucunu Doğuran Dava Konusu Düzenlemede Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

• Mesleki Hizmetler ( Kapsamında Önceki Mevzuata Göre Verilmiş Çalışma İzinlerinin Geçerlik Süresinin Bir Yıla Kadar Uzatılması Sonucunu Doğuran Dava Konusu Düzenlemede Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

• Önceki Mevzuata Göre Verilmiş Olan Çalışma İzinleri ( Mesleki Hizmetler Kapsamında – Geçerlik Süresinin Bir Yıla Kadar Uzatılması Sonucunu Doğuran Dava Konusu Düzenlemede Hukuka Uyarlık Bulunmadığı )

ÖZET : 4817 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi uyarınca tüm çalışma izinleri izin süresi sonunda geçerliliğini yitirmesine ve anılan Yasa hükmünde istisnai bir düzenleme olmamasına karşın, mesleki hizmetler kapsamında önceki mevzuata göre verilmiş çalışma izinlerinin geçerlik süresinin bir yıla kadar uzatılması sonucunu doğuran dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

İstemin Özeti : 29.8.2003 tarih ve 25214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 24.4.2004 tarih ve 25442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasının ( ı ) bendi ile aynı maddenin 2. fıkrasının ve aynı Yönetmelikle eklenen Geçici 1. maddesinin iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

D.Tetkik Hakimi : Yunus Aykın

Düşüncesi: Dava, 24.4.2004 tarih ve 25442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 55. maddesine eklenen ( ı ) bendi ile 2. fıkrası ve Geçici 1. maddesinin iptali ve öncelikle yürütülmesinin durdurulması istemiyle açılmıştır.

4817 sayılı Yasanın 22. maddesine dayanılarak hazırlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin değişik 55. maddesinde, “Özel Kanunlarda belirlenen hükümler saklı kalmak ve yabancı ile işverenin diğer kanunlardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla,

Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmeler gereğince veya konsorsiyumlar tarafından yürütülecek ulusal, uluslararası projelerde veya uluslararası kuruluşlarda çalışacak yabancıların, … çalışma izni almalarına gerek bulunmamaktadır” hükmü, aynı maddenin 2. fıkrasında da, “Ancak, mesleki hizmetler kapsamında olup, muafiyet hükümlerine tabi yabancı mimar, mühendis ve şehir plancılarının, hizmet sürelerinin bir ayı aşması, ( ı ) bendi kapsamındakilerin ise bir yılı aşması durumunda, akademik ve mesleki yeterliliğini tamamlayarak Bakanlıktan çalışma izni alması, ilgili meslek kuruluşuna geçici üye olması ve ulusal kurum ve kuruluşların uygulamalarına uyması zorunludur.

Yukarıda aktarılan Yönetmeliğin 55. maddesinin 2. fıkrasının; yabancıların çalışma izni almalarına gerek bulunmayan hallerin düzenlendiği aynı maddenin 1. fıkrasının istisnalarını belirlediği, bu istisna belirlenirken “… ( ı ) bendi kapsamındakilerin ise bir yılı aşması durumunda…” denilmek suretiyle 6235 sayılı Yasanın 36. maddesinde öngörülen “…yabancı meslek mensuplarının Türkiye’de bir aydan fazla kaldıkları takdirde ihtisaslarına en yakın odaya müracaatla geçici aza olarak kaydolunacakları, …” hükmüne aykırı davranıldığı sonucuna, ulaşıldığından, Yönetmeliğin 55. maddesinin 2. fıkrasındaki “… ( ı ) bendi kapsamındakilerin ise bir yılı aşması durumunda…” ibaresinin iptali, anılan fıkranın diğer kısımları ile aynı maddenin 1. fıkrasının ( i ) bendine yönelik davanın ise reddi gerekmektedir.

Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen Geçici 1. maddesine gelince;

Anılan maddede; mesleki hizmetler kapsamında çalışma izni uzatma talebinde bulunan yabancıların 4817 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce diğer merciler tarafından verilen çalışma izinlerinin akademik ve mesleki yeterliliğe ilişkin prosedürün tamamlanabilmesi için bir yılı geçmemek kaydıyla uzatılabileceği öngörülmektedir.

4817 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde; “bağımlı veya bağımsız olarak çalışan yabancıların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş olan çalışma izinleri, bu Kanun uyarınca Bakanlıkça iptal edilmediği veya hükmünü kaybetmediği müddetçe sürelerinin sonuna kadar geçerlidir.” kuralı bulunmaktadır.

Öte yandan, 29.8.2003 günlü ve 25214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; mesleki hizmetler; akademik ve mesleki yeterlilik gerekleri yerine getirilerek sunulabilen uzmanlık gerektiren hizmetler olarak tanımlanmış olup, mühendislik ve mimarlık hizmetinin mesleki hizmet olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

4817 sayılı Yasanın Geçici 1. madde hükmünün, önceki mevzuata göre verilmiş olan çalışma izinlerinin tümünü kapsadığı, mesleki hizmetlere ilişkin izinlerin geçerlilik süreleri yönünden ayrık bir hüküm içermediği tartışmasızdır. Anılan madde hükmü uyarınca, mesleki hizmetlere ilişkin olarak verilen izinler de dahil olmak üzere tüm çalışma izinlerinin, süreleri sonunda geçerliliğini yitireceği, izin süresinin bitmesinden sonraki çalışma izni uzatma taleplerinin ise yeni mevzuata göre değerlendirileceğinde kuşku yoktur.

Bu durumda, 4817 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi uyarınca tüm çalışma izinleri izin süresi sonunda geçerliliğini yitirmesine ve anılan yasa hükmünde istisnai bir düzenleme olmamasına karşın, mesleki hizmetler kapsamında önceki mevzuata göre verilmiş çalışma izinlerinin geçerlik süresinin bir yıla kadar uzatılması sonucunu doğuran dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu durumda Yönetmeliğin 55. maddesinin 2. fıkrasındaki “… ( i ) bendi kapsamındakilerin ise bir yılı aşması durumunda…” ibaresi ile Geçici 1. maddesinin iptali, anılan Yönetmeliğin diğer kısımlara yönelik davanın ise reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı: Nevzat Özgür

Düşüncesi: Dava, 29.8.2003 günlü ve 25214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 24.4.2004 günlü ve 25442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelikle değiştirilen 55.maddesinin ( ı ) bendi ile ikinci fıkrasının ve aynı Yönetmeliğe eklenen Geçici 1. maddenin iptali istemiyle açılmıştır.

Yabancıların Türkiye’deki çalışmalarını izne bağlamak ve bu yabancılara verilecek çalışma izinleri ile ilgili esasları belirlemek amacıyla çıkarılan 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun 22. maddesinde her türlü çalışma izninin verilmesi ve çalışma izninden muaf tutulacak yabancılara ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş, 26. ve 27. maddeleri ile de 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 34 ve 35. maddeleri değiştirilmiştir.

6235 sayılı Kanunun değişik 34. maddesinde “Yabancı müteahhit veya yabancı kuruluşlar, Türkiye’de Devlet daireleri ile resmi ve özel kuruluş ve şahıslara karşı res’en veya yerli kuruluşlarla birlikte taahhüt ettikleri mühendislik veya mimarlıkla ilgili işlerde, yalnız bu işe münhasır kalmak kaydıyla, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın ve Odalar Birliği’nin görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca verilen çalışma izni ile yabancı uzman çalıştırabilirler.”, değişik 35. maddesinde; “34. madde kapsamına girmeyen işlerde yabancı mühendis ve yüksek mühendisler ile mimar ve yüksek mimarlar, Bayındırlık ve iskan Bakanlığı’nın ve Odalar Birliği’nin görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca verilen çalışma izni ile çalıştırılabilir” hükümlerine yer verilmiş, 33. maddesinde Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri için ihtisaslarına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetinde oldukları, 36. maddesinde, 34. ve 35. maddeler gereğince gelen yabancı meslek mensuplarının Türkiye’de bir aydan fazla kaldıkları takdirde ihtisaslarına en yakın odaya müracaatla geçici aza olarak kaydolunacakları, 38. maddesinde bu Kanunun 33 ve 34. maddelerinde yazılı vecibeleri yerine getirmeyen mühendis ve mimarların Türkiye’de mesleki faaliyetten men edilecekleri belirtilmiştir.

Aktarılan yasa hükümlerine göre Türkiye’de mühendis ve mimarların mesleklerinin uygulanmasını gerektiren işlerle uğraşabilmeleri için ihtisaslarına uygun bir odaya kaydolmak zorunda oldukları, yabancı müteahhit veya yabancı kuruluşların Türkiye’de taahhüt ettikleri mühendislik veya mimarlıkla ilgili işlerde çalıştıracakları yabancı mühendis ve mimarların ise Türkiye’de bir aydan fazla kaldıkları takdirde ihtisaslarına en yakın odaya başvurarak geçici üye olarak kaydolmaları gerektiği, bu zorunluluğa uymayan mühendis ve mimarların Türkiye’de mesleki faaliyetten men edilecekleri açıktır.

Dava konusu Yönetmeliğin 55. maddesinin ( ı ) bendinde “Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmeler gereğince veya konsorsiyumlar tarafından yürütülecek ulusal, uluslararası projelerde veya uluslararası kuruluşlarda çalışacak yabancıların” sözleşmeleri süresince çalışma izni almalarına gerek bulunmadığı belirtilmiş, ikinci fıkrasında ise “Ancak, mesleki hizmetler kapsamında olup, muafiyet hükümlerine tabi yabancı mimar, mühendis ve şehir plancılarının, hizmet sürelerinin bir ayı aşması, ( ı ) bendi kapsamındakilerin ise bir yılı aşması durumunda akademik ve mesleki yeterliliğini tamamlayarak Bakanlıktan çalışma izni alması, ilgili meslek kuruluşuna geçici üye olması ve ulusal kurum ve kuruluşların uygulamalarına uyması zorunludur.” kuralına yer verilmiştir.

Yönetmeliğin bu hükümleri ile Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmeler gereğince veya konsorsiyumlar tarafından yürütülecek ulusal veya uluslararası projelerde veya uluslararası kuruluşlarda çalışacak yabancı mühendis ve mimarların hizmet sürelerinin bir yılı aşması durumunda akademik ve mesleki yeterliliklerini tamamlayarak Bakanlıktan çalışma izni almaları ve ilgili meslek kuruluşuna geçici üye olmaları zorunluluğuna işaret edildiği anlaşılmakta olup, 6235 sayılı Kanunda yabancı mühendis ve mimarların Türkiye’de bir aydan fazla kaldıkları takdirde ihtisaslarına en yakın odaya geçici üye olarak kaydolmaları ve aksi takdirde mesleklerinin uygulanmasını gerektiren işlerle meşgul olamayacakları belirtildiği halde, anılan Yasa hükmü ile getirilen bir aylık sürenin bir yıla çıkarılmasını öngören Yönetmelik hükmünün 6235 sayılı Kanuna aykırı olduğu açıktır.

Öte yandan, 4817 sayılı Kanunun 22. maddesinde çalışma izninden muaf tutulacak yabancılara ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği kuralına yer verildiğinden, Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmeler gereğince veya konsorsiyumlar tarafından yürütülecek ulusal veya uluslararası projelerde veya uluslararası kuruluşlarda çalışacak yabancıların sözleşmeleri süresince çalışma izni almalarına gerek bulunmadığına ilişkin olarak dava konusu Yönetmeliğin 55.maddesinin ( ı ) bendinde yer alan düzenlemenin 4817 sayılı Kanunun 22. maddesine aykırı olmaması ve anılan maddenin ikinci fıkrasında yer alan hüküm karşısında ( ı ) bendinin mühendis ve mimarları kapsamadığının açık bulunması nedeniyle ( ı ) bendinin üst hukuk kurallarına aykırı olmadığı konusunda duraksamaya yer yoktur.

Keza, muafiyet hükümlerine tabi yabancı mimar, mühendis ve şehir plancılarının hizmet sürelerinin bir ayı aşması durumunda akademik ve mesleki yeterliliklerini tamamlayarak çalışma izni almaları ve ilgili meslek kuruluşuna geçici üye olmalarının zorunlu bulunduğuna ilişkin hükmüm 6235 sayılı Kanunun 36. maddesinde öngörülen zorunluluğa işaret ettiğinden ve 4817 sayılı Kanuna aykırı bir yönü bulunmadığından, bu hükümde de hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesine gelince;

29.8.2003 günlü ve 25214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde mesleki hizmetlerin akademik ve mesleki yeterlilik gerekleri yerine getirilerek sunulabilen uzmanlık gerektiren hizmetleri kapsadığı ve bu hizmetlerin ulusal ve uluslararası yeterlilik istemleri ve lisans istem ve prosedürlerine tabi olduğu belirtildiğinden, mühendislik ve mimarlığın yönetmelikte öngörülen anlamda mesleki hizmet olduğu açıktır.

Bu itibarla, mühendislik ve mimarlığı da içeren mesleki hizmetler kapsamında çalışma izni uzatma talebinde bulunan yabancıların 4817 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce diğer merciler tarafından verilen çalışma izinlerinin akademik ve mesleki yeterliliğe ilişkin prosedürün tamamlanabilmesi için bir yılı geçmemek kaydıyla uzatılabileceğine ilişkin Geçici 1. madde hükmü mühendis ve mimarlar yönünden ayrık bir düzenleme içermemesi itibariyle 6235 sayılı Kanunun 33, 34, 35, 36 ve 38. maddelerine aykırıdır.

Diğer taraftan, 6.9.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4817 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde yabancılara bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş olan çalışma izinlerinin sürelerinin sonuna kadar geçerli olduğu belirtildiğinden ve süresi biten bu tür çalışma izinlerinin uzatılması öngörülmediğinden, sürenin bitiminden itibaren ilgililerin başvurmaları halinde 4817 sayılı Kanunda öngörülen usul ve esaslara göre yeniden çalışma izni verilip verilmeyeceğinin bu Kanunda öngörülen yetkili makamca takdir edilmesi gerekmekte olup, Kanunun yürürlüğünden önce diğer merciler tarafından verilen çalışma izinlerinin bir yılı geçmemek kaydıyla uzatılabileceğini öngören Yönetmelik hükmü 4817 sayılı Kanun hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanmasını engelleyici ve geciktirici niteliği itibariyle anılan Kanuna aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle dava konusu Yönetmeliğin 55. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “ ( ı ) bendi kapsamındakilerin ise bir yılı aşması” hükmü ile Geçici 1. maddesinin iptaline; diğer hükümlere yönelik iptal isteminin ise reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanununa 3619 sayılı Kanunun l0. maddesiyle eklenen Ek-1. madde gereğince müşterek yapılan duruşma için önceden taraflara bildirilen 6.3.2007 tarihinde davacı vekili Av. Nurten Çağlar Yakış ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını temsilen Hukuk Müşaviri Nurten Taşkaya’nın, davalı idare yanında davaya katılan BOTAŞ Bakü – Tiflis – Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Proje Direktörlüğü vekili Av. Aydın Çinel, Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğü vekili Av. Erinç Kaya ve TCDD Genel Müdürlüğü vekili Av. Ercan Parlak’ın geldiği, Danıştay Savcısı Nevzat Özgür’ün hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun söz verilip dinlenildikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan, taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi. Dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, 29.8.2003 tarihli ve 25214 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği” nin, 24.4.2004 tarihli ve 25442 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 55. maddesinin ( ı ) bendi ile ikinci fıkrasının ve aynı Yönetmeliğe eklenen Geçici 1. maddenin iptali istemiyle açılmıştır.

4817 sayılı Yasanın 22’nci maddesine dayanılarak hazırlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin değişik 55’inci, maddesinde, “Özel Kanunlarda belirlenen hükümler saklı kalmak ve yabancı ile işverenin diğer kanunlardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla,

1 ) Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmeler gereğince veya konsorsiyumlar tarafından yürütülecek ulusal, uluslararası projelerde veya uluslararası kuruluşlarda çalışacak yabancıların, …çalışma izni almalarına gerek bulunmamaktadır” hükmü; aynı maddenin 2. fıkrasında da, “Ancak, mesleki hizmetler kapsamında olup, muafiyet hükümlerine tabi yabancı mimar, mühendis ve şehir plancılarının, hizmet sürelerinin bir ayı aşması, ( ı ) bendi kapsamındakilerin ise bir yılı aşması durumunda, akademik ve mesleki yeterliliğini tamamlayarak Bakanlıktan çalışma izni alması, ilgili meslek kuruluşuna geçici üye olması ve ulusal kurum ve kuruluşların uygulamalarına uyması zorunludur.

Muafiyet süreleri uzatılamaz. …” hükmü yer almaktadır. 6.3.2003 tarih ve 25040 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4817 sayılı “Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun” un 22’nci maddesinde; “Her türlü çalışma izninin verilmesi, sınırlandırılması, iptali, çalışma izninden muaf tutulacak yabancılar ile bildirim yükümlülüklerinin nasıl yerine getirileceğine ilişkin usul ve esaslar bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik; Bakanlık, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Turizm Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile müştereken, ilgili görülen diğer bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının da görüşleri alınmak suretiyle Kanunun yayımı tarihini izleyen altı ay içinde çıkarılır.” hükmü yer almış; anılan Kanunun 26’ncı ve 27’nci maddeleri ile de 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunun 34 ve 35 inci maddeleri değiştirilmiştir.

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun değişik 34 üncü maddesinde; “Yabancı müteahhit veya yabancı kuruluşlar, Türkiye’de Devlet daireleri ile resmi ve özel kuruluş ve şahıslara karşı res’en veya yerli kuruluşlarla birlikte taahhüt ettikleri mühendislik veya mimarlıkla ilgili işlerde, yalnız bu işe münhasır kalmak kaydıyla, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın ve Odalar Birliği’nin görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca verilen çalışma izni ile yabancı uzman çalıştırabilirler.”, değişik 35 inci maddesinde; “34 üncü madde kapsamına girmeyen işlerde yabancı mühendis ve yüksek mühendisler ile mimar ve yüksek mimarlar, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın ve Odalar Birliği’nin görüşleri alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca verilen çalışma izni ile çalıştırılabilir” hükümlerine yer verilmiştir.

Görüldüğü gibi 4817 sayılı Yasanın 22. maddesinde çalışma izninden muaf tutulacak yabancılara ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği belirtilmekle birlikte; çalışma izninden muaf tutulacaklar aynı Yasanın, 6235 sayılı Yasayı değiştiren 26 ve 27’nci maddeleriyle sınırlandırılmış; yabancı uzman, mühendis, yüksek mühendis, mimar, yüksek mimarlar muafiyet kapsamı dışında bırakılmıştır.

Esasen 6235 sayılı Yasanın 33’üncü maddesinde, “Türkiye’de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensuplarının mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetindedirler.”, 36’ıncı maddesinde; “34 ve 35’inci maddeler gereğince gelen yabancı meslek mensupları Türkiye’de bir aydan fazla kaldıkları takdirde ihtisaslarına en yakın odaya müracaatla geçici aza olarak kaydolunurlar.”; 38’inci maddesinde de; “Bu kanunun 33 ve 34’üncü maddelerinde yazılı vecibeleri yerine getirmeyen yüksek mühendis, yüksek mimar, mühendis ve mimarlar Türkiye’de mesleki faaliyetten menedilirler.” hükümlerine yer verilerek konu yeterince açıklığa kavuşturulmuştur.

Bu itibarla; mühendislik ve mimarlık mesleklerini Türkiye’de icra etmek isteyen yabancıların, Türkiye’de çalışabilmelerinin koşullarını belirleyen 6235 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan hükümleri gözönüne alınmaksızın, anılan meslek mensuplarını da kapsayacak biçimde, Türkiye’nin taraf olduğu ikili ya da çok taraflı sözleşmeler gereğince veya konsorsiyumlar tarafından yürütülecek ulusal, uluslararası projelerde veya uluslararası kuruluşlarda çalışacak yabancıların tümünün çalışma izninden muaf tutulmasını öngören dava konusu Yönetmeliğin 55. maddesinin 1. fıkrasının ( ı ) bendinde ve mesleki hizmetler kapsamında olup, Türkiye’de çalışan yabancı mimar, mühendis ve şehir plancılarının, Türkiye’de ki hizmet sürelerinin bir ayı aşması durumunda, ihtisaslarına en yakın odaya kaydolma ve gerekli çalışma izinleri alma yükümlülüğünü, yukarıda aktarılan ( ı ) bendi kapsamındaki işlerde çalışanlar yönünden bir yıl olarak genişleten, aynı maddenin 2. fıkrasındaki “… ( ı ) bendi kapsamındakilerin bir yılı aşması…” ibaresinde 6235 sayılı Yasa hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır. Anılan fıkranın diğer kısımlarında ise; 6235 sayılı Yasa’nın 33, 34, 35 ve 36. maddelerinde yer alan düzenlemelere aykırılık görülmemiştir.

Dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1.maddesine gelince;

Anılan maddede; mesleki hizmetler kapsamında çalışma izni uzatma talebinde bulunan yabancıların 4817 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce diğer merciler tarafından verilen çalışma izinlerinin akademik ve mesleki yeterliliğe ilişkin prosedürün tamamlanabilmesi için bir yılı geçmemek kaydıyla uzatılabileceği öngörülmektedir.

4817 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinde; “bağımlı veya bağımsız olarak çalışan yabancıların, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş olan çalışma izinleri, bu Kanun uyarınca Bakanlıkça iptal edilmediği veya hükmünü kaybetmediği müddetçe sürelerinin sonuna kadar geçerlidir.” kuralı bulunmaktadır.

Öte yandan, 29.8.2003 günlü ve 25214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde; mesleki hizmetler; akademik ve mesleki yeterlilik gerekleri yerine getirilerek sunulabilen uzmanlık gerektiren hizmetler olarak tanımlanmış olup, mühendislik ve mimarlık hizmetinin mesleki hizmet olduğunda kuşku bulunmamaktadır.

4817 sayılı Yasanın Geçici 1. madde hükmünün, önceki mevzuata göre verilmiş olan çalışma izinlerinin tümünü kapsadığı, mesleki hizmetlere ilişkin izinlerin geçerlilik süreleri yönünden ayrık bir hüküm içermediği tartışmasızdır. Anılan madde hükmü uyarınca, mesleki hizmetlere ilişkin olarak verilen izinler de dahil olmak üzere tüm çalışma izinlerinin, süreleri sonunda geçerliliğini yitireceği, izin süresinin bitmesinden sonraki çalışma izni uzatma taleplerinin ise, yeni mevzuata göre değerlendirileceğinde kuşku yoktur.

Bu durumda, 4817 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi uyarınca tüm çalışma izinleri izin süresi sonunda geçerliliğini yitirmesine ve anılan Yasa hükmünde istisnai bir düzenleme olmamasına karşın, mesleki hizmetler kapsamında önceki mevzuata göre verilmiş çalışma izinlerinin geçerlik süresinin bir yıla kadar uzatılması sonucunu doğuran dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 29.8.2003 tarih ve 25214 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 24.4.2004 tarih ve 25442 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasının ( ı ) bendi ile aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “… ( ı ) bendi kapsamındakilerin bir yılı aşması…” ibaresinin ve aynı Yönetmelikle eklenen Geçici 1. maddesinin iptaline, Yönetmeliğin 55. maddesinin 2. fıkrasının iptal edilen ibare dışında kalan kısmına yönelik davanın reddine, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1000.YTL vekalet ücreti ile 186.15 YTL tutarındaki yargılama giderinin yarısı olan 93.07 YTL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 06.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates