12 Aralık 2018 - Çarşamba
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » Psikolojik Sorunları Olan Kişinin Askere Alınması

Psikolojik Sorunları Olan Kişinin Askere Alınması

T.C.

YARGITAY

HUKUK GENEL KURULU

E. 2010/4-715

K. 2011/52

T. 9.2.2011

• PSİKOLOJİK SORUNLARI OLAN KİŞİNİN ASKERE ALINMASI ( Alındıktan 1 Gün Sonra İntihar Eden Erin Ölümünde Kimsenin Etkisinin Bulunmadığı – Bu Durumda Olan Kişinin Askere Alınmasının Hizmet Kusuru Olduğu/Rücuan Tazminat Davasının Reddi Gerektiği )

• ASKERE ALINDIKTAN 1 GÜN SONRA İNTİHAR EDEN KİŞİ ( Psikolojik Sorunları Olan Erin Ölümünde Davalıların veya Başka Birinin Etkisi Olmadığı – Bu Kişinin Askere Alınmasında İdarenin Hizmet Kusuru Bulunduğu/Davanın Reddedileceği )

• İDARENİN HİZMET KUSURU ( Psikolojik Sorunları Olan Erin Askere Alındıktan 1 Gün Sonra İntihar Ettiği/Bu Kişinin Askere Alınmasında İdarenin Kusurlu Olduğu – Davalıların İntiharda Etkisi Olmadığı/Rücuan Tazminat Davasının Reddi Gereği )

• RÜCUAN TAZMİNAT ( Psikolojik Sorunları Olan Erin Askere Alındıktan 1 Gün Sonra İntihar Ettiği/Bu Kişinin Askere Alınmasında İdarenin Kusurlu Olduğu – Davalıların İntiharda Etkisi Olmadığı/Rücuan Tazminat Davasının Reddi Gereği )

ÖZET : Dava, rücu yoluyla tazminat istemine ilişkindir. Olayın meydana geliş biçimi ve zamanı ölen erin psikolojik olarak askerlik yapmaya elverişli olmadığını göstermektedir. Bu durumdaki bir kişinin askere alınması davacı idarenin hizmet kusurunu oluşturur. Askeri savcılık tarafından olay ile ilgili olarak yapılan soruşturmada; erin geçirmiş olduğu psikolojik bunalım sonucu intihar ettiği, ölümünde kendi eylemi dışında başka bir kimsenin eyleminin etkisi bulunmadığı kabul edilerek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu durumda, davalıların bölüşük kusurundan söz edilemez. Davanın reddi gerekir.

DAVA : Taraflar arasındaki “rücuen tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; ( Bilecik Asliye Hukuk Mahkemesi )’nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.05.2008 gün ve 2007/202 E.- 2008/399 K. sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalılardan Turgay ve Mustafa vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi’nin 22.06.2009 gün ve 2008/13238-8398 sayılı ilamı ile;

( … Dava, rücu yoluyla tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan Turgay ile Mustafa tarafından temyiz olunmuştur.

Davacı idare, askerlik görevini yerine getirmek üzere B… İkinci Jandarma Eğitim Komutanlığı’na teslim olup ertesi gün intihar ederek yaşamına son veren er Girit’in yakınları tarafından açılan tazminat davasında, ölümün intihar eden erin ağır kusuru ile birlikte idare görevlilerinin bölüşük hizmet kusurundan kaynaklandığı sonucuna varılarak maddi ve manevi tazminat ödemekle sorumlu tutularak ödediği tazminatın, erin intihar ettiği birliğin tabur komutanı, bölük komutanı, revir baştabibi ve kısım amiri olan davalılardan rücu yoluyla alınmasını istemiştir.

Davalılar ise, askeri savcılık tarafından haklarında kusurları bulunmadığı gerekçesi ile kovuşturma açılmasına yer olmadığına karar verildiğini belirterek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

Yerel mahkemece, tabur komutanının olay tarihinde görevli olmaması nedeni ile onun hakkındaki davanın reddine, bölük komutanı ve kısım amirinin %15, revir baştabibinin %10 oranında kusurlu oldukları yönündeki bilirkişi raporu uyarınca istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Er Girit’in 10.12.2003 günü askere alındığı, bir gün sonra 11.12.2003 günü intihar ederek yaşamına son verdiği anlaşılmaktadır. Olayın meydana geliş biçimi ve zamanı ölen erin psikolojik olarak askerlik yapmaya elverişli olmadığını göstermektedir. Bu durumdaki bir kişinin askere alınması davacı idarenin hizmet kusurunu oluşturur. Askeri savcılık tarafından olay ile ilgili olarak yapılan soruşturmada; er Girit’in geçirmiş olduğu psikolojik bunalım sonucu intihar ettiği, ölümünde kendi eylemi dışında başka bir kimsenin eyleminin etkisi bulunmadığı kabul edilerek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu durumda, davalıların bölüşük kusurundan söz edilemez.

Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalıların sorumluluğu yönünde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır… ),

Gerekçesiyle ve oyçokluğu ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ : Davacı ve davalılardan Turgay ve Mustafa vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK’nın 429. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), istek halinde temyiz peşin harcının davalılara geri verilmesine, 09.02.2011 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

yarx

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates