19 Kasım 2017 - Pazar
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » İş Hukuku » Rücuen Tazminat İşverenin Sorumluluğu

Rücuen Tazminat İşverenin Sorumluluğu

T.C.

YARGITAY

10. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/8127

K. 2012/13386

T. 4.7.2012

• RÜCUEN TAZMİNAT ( İşverenin de Sorumluluğunu İrdeleyecek Şekilde İş Kazasının Meydana Geldiği İş Kolunda Uzman Bilirkişi Kurulundan Kusur Raporu Alarak Hakkaniyet İndirimi Yapılarak Davalı İşverenin Sorumluluğuna Karar Verileceği )

• HAKKANİYET İNDİRİMİ ( İş Kazasının Meydana Geldiği İş Kolunda Uzman Bilirkişi Kurulundan Kusur Raporu Alarak Hakkaniyet İndirimi Yapılarak Davalı İşverenin Sorumluluğuna Karar Verileceği – Rücuen Tazminat )

• KUSUR ORANI ( Rücuen Tazminat – İşverenin de Sorumluluğunu İrdeleyecek Şekilde İş Kazasının Meydana Geldiği İş Kolunda Uzman Bilirkişi Kurulundan Rapor Alarak Hakkaniyet İndirimi Yapılarak Davalı İşverenin Sorumluluğuna Karar Verileceği )

• İŞVERENİN SORUMLULUĞU ( İrdeleyecek Şekilde İş Kazasının Meydana Geldiği İş Kolunda Uzman Bilirkişi Kurulundan Kusur Raporu Alarak Hakkaniyet İndirimi Yapılarak Davalı İşverenin Sorumluluğuna Karar Verileceği – Rücuen Tazminat )

5510/m.23

6098/m.50,51

ÖZET : Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Bilirkişi kurulundan kusur raporu alınmışsa da, Mahkemece, bu kusur raporuna itibar edilmeyerek, işverenin kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle taleple bağlı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. İş güvenliği önlemleri açısından işverenin de sorumlululuğunu irdeleyecek şekilde, iş kazasının meydana geldiği iş kolunda uzman bilirkişi kurulundan, kusur raporu alarak, Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddeleri uyarınca hakkaniyet indirimi yapılarak davalı işverenin sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.

DAVA : Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.

Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Dilek Doğan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanunun 23. maddesidir. Anılan maddede; “ Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilmemesi halinde, bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri sonucu ilgililerin gelir ve ödenekleri Kurumca ödenir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, Kurumca yapılan ve ileride yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile gelir bağlanırsa bu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri tutarı, 21. maddenin birinci fıkrasında yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” hükmü yer almaktadır.

İşverenin, 5510 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamındaki sorumluluk sınırını oluşturan miktar belirlenirken, işkazasında işverenin kabul edilmesi gereken % 100 oranında kusurundan, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddeleri uyarınca, zarar görenin/sigortalının müterafik kusurunun %50 sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılmalıdır.

Davaya konu somut olayda; bilirkişi kurulundan kusur raporu alınmışsa da, Mahkemece, bu kusur raporuna itibar edilmeyerek, işverenin kusursuz sorumluluğu bulunduğundan bahisle taleple bağlı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece yapılması gereken iş; iş güvenliği önlemleri açısından işverenin de sorumlululuğunu irdeleyecek şekilde, iş kazasının meydana geldiği iş kolunda uzman bilirkişi kurulundan, kusur raporu almak, Borçlar Kanununun 50. ve 51. maddeleri uyarınca hakkaniyet indirimi yapılarak davalı işverenin sorumluluğuna karar vermekten ibarettir.

Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 04.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates