19 Kasım 2017 - Pazar
Basın Duyuruları
Anasayfa » Sağlık Hukuku

Sağlık Hukuku

 İdarenin Sağlık Hizmetinden Doğan Hukuki Sorumluluğu

Sağlık hizmeti veren kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde çalışan hekim ya da sağlık personelinin eylemleri ya da hizmetin kötü işlemesi nedeniyle hastanın zarar görmesi halinde idari yargı mercilerinde dava yoluna gidilebilmektedir.

Anayasanın 125. maddesinde; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümü olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, idare aleyhine eylem veya işlemden dolayı tazminata hükmedilebilmesi için kural olarak, ortada eylem veya işlemden doğan bir hizmet kusuru bulunması gerekir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Sağlık hizmetinde, idare görevlilerinin kusuru bulunmasa dahi, sağlık hizmetinin kuruluşunda ve işletilmesinde yetersizlikten dolayı idarenin sorumluğuna gidilebilmektedir. Yine özellikle manevi tazminat talepleri yönünden hafif kusur dahi tazmin sorumluluğunun doğması için yeterli kabul edilebilmektedir. Yine, özel sağlık kuruluşları üzerindeki denetim yetkisinin tam ve etkin şekilde kullanılmamış olması da  idarenin sorumluluğunu doğuran hizmet kusuruna vücut verebilmektedir.

Sağlık hizmetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hizmet kusurunun varlığı genelde bilirkişi marifetiyle tespit edilmekte; Adli Tıp Kurumu, Yüksek Sağlık Şurası  ve Üniversite Tıp Fakülteleri bilirkişi olarak tayin edilebilmektedir.

Sağlık hukuku alanında karşılaşılan başlıca tıbbi uygulama hataları şunlardır:

  1. Teşhis ve tedavi hatası

Teşhis ve tedavi sürecinde başvuranın öyküsünün düzgün alınmaması, bütüncül bir yaklaşımla sorunun doğru teşhisi ve bu teşhise uygun tedavinin yapılmaması hizmet kusuru olarak değerlendirilmektedir.

  1. Dikkat ve özen eksikliği

Sağlık mesleği mensupları, hizmetlerini ifa ederken gereken dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdürler. Dikkat ve özen eksikliği idarenin sorumluluğunu gerektirmektedir. Bu alanda en sık karşılaşılan  ameliyat sonrası, vücutta nesne unutulması vakıalarıdır. Bunun haricinde, bir meslek profesyonelinden beklenen dikkat ve özenin gösterilmediği haller, olayın niteliğine göre hizmet kusuru olarak değerlendirilebilmektedir.

  1. Yetki (Uzmanlık) sınırının aşılması

Acil durumlar dışında, uzmanlık alanı dışındaki vakalara müdahale edilmesi idarenin sorumluluğunu doğurabilmektedir.

  1. Rıza alınması sürecindeki eksiklikler ve bilgilendirme eksikliği

Hastanın teşhis ve tedavi süreciyle ilgili tam bilgilendirilmesi son derece önemli bir husustur. Tam ve yeterli bilgilendirme yapılmaksızın gerçekleştirilen eylemler idarenin sorumluluğunu doğurmaktadır.

  1. Sır saklama yükümlülüğüne uyulmaması

Sağlık personelinin hastalarla ilgili vakıf olduğu bilgileri paylaşması tazmin sorumluluğunun doğmasına neden olabilmektedir.

Sağlık Hizmetlerinin Gereği Gibi Yerine Getirilmemesi Halinde Tazmin Yükümlülüğünün Kapsamı

  1. Maddi Zararın Kapsamı

Ölüm nedeniyle oluşan ve yasal mirasçıları tarafından talep edilebilecek maddi zarar; ölümden önceki tedavi giderleri, cenaze ve defin giderleri ve  destekten yoksun kalma tazminatıdır.

Bedensel Cismani Zarar söz konusu olması halinde talep edilebilecek maddi zarar; tedavi giderleri, çalışma gücünün azalması veya yok olması nedeniyle uğranılan zararlar, ekonomik gelişmenin zorlaşması nedeniyle uğranılan zararlardır.

  1. Manevi Zararın Kapsamı :

Ölüm veya bedensel bütünlüğün ihlali nedeniyle ortaya çıkan manevi zararın tazmin edilmesi gerekmekte olup, manevi zarar olayın oluş şekli, yerleşik içtihatlar ve mevzuat çerçevesinde hakim tarafından takdir ve tayin edilmektedir.

Özderin Avukatlık Bürosu , uzman ekibi ile , Sağlık Hukuku alanından avukatlık hizmeti vermektedir.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates