21 Kasım 2018 - Çarşamba
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » Borçlar Hukuku » Teminat Senedi ve Senedin Teminat Olarak Verildiğini İddiasında İspat Yükü

Teminat Senedi ve Senedin Teminat Olarak Verildiğini İddiasında İspat Yükü

Teminat senedi; bir sözleşmeye konu olan işin ifasının gereği gibi yerine getirilmemesi halinde karşı tarafın zararını tazmin etmek amacıyla güvence için hazırlanmış bir belgedir.

 Teminat senedine iş sözleşmeleri, alım satım, kiralama, devir işlemleri gibi durumlarda ihtiyaç duyulmaktadır.

 Bir senedin teminat senedi olabilmesi için üzerine yazılan “teminattır” ibaresi tek başına yeterli değildir. Yargıtay’ın yerleşik ve süreklilik arzeden içtihatlarına göre, neyin teminatı olduğu senet üzerinde açıklanmalı veya ayrı bir belge ile senedin teminat senedi olduğu belirlenmelidir. Aksi durumda senedin, teminat senedi vasfını taşımadığı kabul edilmektedir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2014/11410 E. ve 2014/13843 K. sayılı ilamında da bu husus belirtilmiştir:

“Dava; bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı senedin teminat senedi olmasından bahisle takibin iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir.”  

Teminat senedi ve borç senedi birbirinden farklıdır. Bu ayrım, senedin icraya konulabilmesi açısından önem teşkil eder. Gerekli şartları ihtiva etmeyen ve teminat senedi olarak kabul edilemeyen senet için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılması mümkündür. Teminat senedi vasfını taşıyan bir senedin ise ancak genel haciz yolu ile takip edilmesi ya da bir alacak davasına konu edilmesi söz konusu olacaktır.

 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/12-768 E. 2013/312 K. sayılı ilamında teminat senedi vasfını taşımayan senetler hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılabileceği konusuna değinilmiştir:

 “Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu senedin alacaklı bankayla düzenlenen kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiğinden bahisle takibin iptaline ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; borçlular tarafından alacaklı bankaya verilen bononun kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilip verilmediği; burada varılacak sonuca göre bahsi geçen bonoya dayanılarak alacaklı tarafından borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapılıp yapılamayacağı noktasındadır. Takipte dayanılan bonoda, bononun teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde de dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve maddi olguya dair açıklamalar ve aynı hususlara işaret eden Özel Daire kararı dikkate alınmadan, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.”

 Bedeli ödenmesine rağmen tahsil edilmeye çalışılan teminat senetleri yönünden banka dekontları, faturalar ve ödemeye dair makbuzların sunulması ödemeye ilişkin ispatın yapılması açısından önemlidir.

Bu makaleden kısa alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

“Teminat Senedi ve Senedin Teminat Olarak Verildiğini İddiasında İspat Yükü” başlıklı makalenin tüm hakları yazarları Avukat Alize KARAOĞULLAR’a aittir ve makale, yazarlar tarafından Özderin Avukatlık Bürosu (http://www.metinozderin.av.tr ) kütüphanesinde yayınlanmıştır.”

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates