20 Kasım 2017 - Pazartesi
Basın Duyuruları
Anasayfa » Sağlık Hukuku » Yargı Kararları » Yanlış Tedavi Sonucu Kolunu Kaybeden Davacının Tazminat Talebinde Zamanaşımı

Yanlış Tedavi Sonucu Kolunu Kaybeden Davacının Tazminat Talebinde Zamanaşımı

  • YANLIŞ TEDAVİ SONUCU UZUV KAYBI NEDENİYLE TAZMİNAT TALEBİ ( Zamanaşımı Süresi ve Başlangıcı – İlişkiye Vekalet Sözleşmesine Ait Zamanaşımı Süresinin Uygulanacağı )
  • VEKALET SÖZLEŞMESİNDEN DOĞAN DAVALARDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ ( Yanlış Tedavi Sonucu Uzuv Kaybı Nedeniyle Tazminat Talebi – Zamanaşımı Süresinin Başlangıcı )
  • ZAMAN AŞIMI SÜRESİ VE BAŞLANGICI ( Yanlış Tedavi Sonucu Uzuv Kaybı Nedeniyle Tazminat Talebinde – Davaya Vekalet Sözleşmesi Hükümlerinin Uygulanacağı )
  • MALPRAKTİS DAVALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ VE BAŞLANGICI ( Yanlış Tedavi Sonucu Kolunu Kaybeden Davacının Tazminat Talebi – Zararın En Geç Hastaneden Taburcu Olma Tarihinde Öğrenilmiş Sayılacağı )
  • ISLAH YOLUYLA TALEP EDİLEN TAZMİNAT MİKTARININ ARTIRILMASI ( Kısmi Dava Açıldıktan Sonraki Süre İçinde Zamanaşımı Süresinin Dolmuş Olması Nedeniyle Islah Yoluyla Artırılan Talebin Reddi Gereği )
  • ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN KESİLMEMESİ ( Kısmi Dava Açılmakla Bakiye Alacak İçin Zamanaşımının İşlemeye Devam Edeceği – Islah Talebinden Önce Zamanaşımı Süresi Dolduğundan Islahla Artırılan Bakiye Ücret Talebinin Reddi Gereği )

ÖZET : 

Dava, davalı doktorların yanlış tedavi ve ihmalleri nedeniyle davacının kolunun kesildiği iddiasına dayalı tazminat davasıdır. Tazminat davalarında, zaman aşımı zararın varlığının öğrenildiği tarihte işlemeye başlar. Zararın varlığının öğrenilmesi zaman aşımının başlaması için yeterli olup, ayrıca zararın kapsam ve miktarının öğrenilmesi gerekmez. Olayda, davacının kolu ameliyatla kesilmiş ve hastaneden taburcu olduktan sonra rahatsızlığında gelişen ve artan bir durum olmamıştır. Buna göre, davacı, kolunun kesildiğini ve bu yüzden zarara uğradığını en geç hastaneden taburcu edildiği tarihte öğrenmiştir. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmakta olup vekalet sözleşmesinden doğan davalar beş yıllık zaman aşımı süresine tabidir. Davacının, yargılama esnasında ıslah dilekçesi ile istediği miktara ilişkin talebi, beş yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra yapıldığından reddi gerekir.

DAVA : 

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hüküm davalı Metin A. ve Hakan U. avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Metin A. ve vekili avukat Ziynet Ö. ile davacı Sadık B. ve vekili avukat Ercan Ş.’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR :

 Davacı, 11.9.1997 tarihinde yüksekten düşmesi neticesi sağ kolunun kırıldığını, kaza sonrası başvurduğu Çankırı Devlet Hastanesi tarafından Ankara SSK hastanesine sevk edildiğini, davalı Dr. Ömer E.’nin onayı ile 11.09.1997 tarihinde hastaneye yatırıldığını, davalı doktorlar Metin A. ve Hakan U. tarafından ertesi gün yaranın açılıp pansuman yapıldığını, ancak yaranın ağrılarının artması, ve kolun morarması sonucu 15.9.1997 ve 16.09.1997 tarihinde yapılan ameliyatlar sonucu sağ kolunun kesildiğini, davalı doktorların yanlış tedavi ve ihmallerinin olduğunu, kolunun kesilmesi nedeniyle gelir kaybına uğradığını bildirip, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000.000.000 TL maddi, 5.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 13.12.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 149.042.752.142 TL artırarak bu miktarın davalılardan Metin A. ve Hakan U.’dan tahsilini istemiştir.

Davalılardan G. Hastanesi davaya cevap vermemiş, diğer davalılar olayda ihmal ve kusurları olmadığından davanın reddini, ıslah talebiyle istenen miktarın da zamanaşımına uğradığını savunmuşlardır.

Mahkemece, davalılardan G. Hastanesi ile Ömer E. hakkındaki davanın reddine, davalılar Metin A. ve Hakan U.’dan 75.021.376.071 TL maddi, 2.000.000.000 TL manevi tazminatın ayrı ayrı 11.9.1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Metin A. ve Hakan U. tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı, geçirdiği kaza sonucu kırılan kolunun tedavisi için sevk edildiği Güven hastanesinde, davalı doktorların ihmal ve kusurları sonucu 16.9.1997 tarihinde kolunun kesildiğinden bahisle, 1.5.1998 tarihinde 1.000.000.000 TL maddi tazminatın tahsili talebiyle dava açmış, daha sonra 13.12.2004 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırarak, 150.042.752.142 TL’ye yükseltmiştir. Davalılar tarafından davacının bu talebine karşı süresinde zamanaşımı definde bulunulmuştur. Davacının, 16.9.1997 tarihinde yapılan ameliyat ile kolunun kesildiği, 26.9.1997 tarihinde de hastaneden tedavisi biterek taburcu edildiği, rahatsızlığında gelişen ve artan bir durumun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının, kolunun kesildiğini ve bu yüzden zarara uğradığını en geç hastaneden taburcu edildiği 26.9.1997 tarihinde öğrendiğinin kabulü gerekir. Zararın varlığının öğrenildiği tarihte davacının dava açma hakkı doğar ve zamanaşımı da işlemeye başlar. Zararın varlığının öğrenilmesi zamanaşımının başlaması için yeterli olup, ayrıca zararın kapsam ve miktarının öğrenilmesi, zamanaşımının başlaması için bir koşul olarak aranmamaktadır. Bu durumda somut olayda 26.9.1997 tarihinden itibaren zamanaşımı süresi işlemeye başlamıştır. Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesine dayanmaktadır. BK’nın 126/4. maddesine göre vekalet sözleşmesinden doğan davalar beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacının, 13.12.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile istediği 149.042.752.142 TL’lik talebi, beş yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapıldığından reddi gerekir. Mahkemece, ıslahla istenen miktarın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ :

 Birinci bent gereği sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının temyiz eden davalılar Metin Akın ve Hakan Uçar lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya Metin Akın ve Hakan Uçar’a ödenmesine, 16.9.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ T. 16.9.2005 E. 2005/5697 K. 2005/13292
Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates