20 Kasım 2017 - Pazartesi
Basın Duyuruları
Anasayfa » Sağlık Hukuku » Yargı Kararları » Yanlış Teşhis ve Tedaviden Kaynaklanan Tazminat İstemli Davalarda Delil

Yanlış Teşhis ve Tedaviden Kaynaklanan Tazminat İstemli Davalarda Delil

“İçtihat Metni”

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … ve tarafından, davalı … aleyhine 19/06/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; mahkemece açılan davanın reddine dair verilen 19/01/2016 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 21/02/2017 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili ile karşı taraftan davalı vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

Dava, yanlış teşhis ve tedaviden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar, ortak murislerinin davalı doktorun uyguladığı hatalı tedavi sonucu vefat ettiğini iddia ederek, oluşan zararın davalıdan tazmini isteminde bulunmuşlardır.

Davalı, yapılan tıbbi müdahale konusunda hasta ve yakınlarının aydınlatılmış olduğunu, rızalarının alındığını, tedavide gereken dikkat ve özenin gösterildiğini, kendisine atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalının kusuru olup olmadığının tespiti için tedavi evraklarının dosya içine alınması gerektiği, ameliyat kayıtları ve öncesinde yapılan tetkik ile tahliller ve çekilen filmlere ulaşılamadığı, davacı tarafça da bu belgelerin dosyaya sunulmadığından davalının kusurunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK. 195. maddesinde tarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için, mahkemece ilgili resmî makam ve mercilerle üçüncü kişilere bu hususun bildirileceği, mahkemeye getirtilmesi mümkün olmayan delillerin, bulunduğu yerde incelenebileceği ve dinlenebileceği düzenlenmiştir.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacılar murisinin tedavi sürecinde pek çok hastanede tetkik ve tahlil yaptırdığı anlaşılmaktadır. Olay günü müteveffa ağzından ve burnundan kan gelmesinin ardından öncelikle sevk edilmiştir. Bu aşamada davalı doktora başvurulmuş özel muayenehanesinde gerçekleştirilen görüşmede önceki film ve tetkikler kendisine teslim edilmiş,olan davalı, bu hastanede enfeksiyon riski olduğu gerekçesiyle ameliyatı gerçekleştirmiştir.
Görüldüğü üzere; davacılar murisinin aniden rahatsızlanması sonucu birden çok hastanede tetkik ve tedavi uygulanmıştır. Ayrıca, gerçekleştirilen ameliyat sonrası tekrar rahatsızlanmasından sonra yapılan başvuruya dair belgeler talep edilmiştir. Oysa dosya kapsamından gerçekleştirilen ameliyat öncesinde de murisin tetkik ve tahliler yaptırdığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı vekili 14.04.2015 tarihli duruşmada davalının muayenehanesini 31.01.2008 tarihinde kapattığını ve bilgi ve belgeleri 5 yıllık saklama süresinin dolduğunu beyan etmiş ise de mahkeme daha önce 16.02.2011 tarihli müzekkere ile müteveffanın kayıtlarını davalıdan sorduğunda da muayenehanesini kapattığı ve halen çalışmakta olduğu bildirilmiş, gerekli bilgi ve belgeler dosyaya sunulmamıştır.

Şu halde; mahkemece, murisin ilk rahatsızlandığı andan itibaren tarih aralığı da belirtilerek, yukarıda sayılan hastanelerden tetkik, tahlil, film, rapor, CD ve hasta tabela müşahede kayıtları istenerek dosya içine alınması ve oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu ile gerekirse mahallinde evraklar üzerinde inceleme yapılması bu inceleme ve araştırma sonucu toplanan delilerle birlikte davalı doktorun kusur oranı konusunda düzenlenecek bilirkişi raporu sonucuna ve dosya kapsamına göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ve bu durum kararın bozulmasını gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA ve davacılar yararına takdir olunan 1.480,00 TL. duruşma avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates