20 Kasım 2017 - Pazartesi
Basın Duyuruları
Anasayfa » İdare ve İdari Yargılama Hukuku » İdari Yargı Mevzuatı » Yapı Denetimi Hakkında Kanunun Kapsamı

Yapı Denetimi Hakkında Kanunun Kapsamı

T.C.

DANIŞTAY

6. DAİRE

E. 2010/3053

K. 2013/1912

T. 25.3.2013

• BETON VE HAZIR BETON KURULUŞLARI ( 4708 S. Yapı Denetimi Kanunu Kapsamında Yapı Denetim Sistemi İçerisinde Kayda Alınması ve Bu Sisteme Dahil Olmaksızın Üretim Yapılmasına İzin Verilmemesi Yolundaki Dava Konusu Genelgelerde Hukuka Aykırılık Bulunmadığı )

• YAPI DENETİMİ HAKKINDA KANUNU KAPSAMI ( Beton ve Hazır Beton Kuruluşlarının 4708 S. Yapı Denetimi Kanunu Kapsamında Yapı Denetim Sistemi İçerisinde Kayda Alınması Gerektiği )

• YAPI DENETİM SİSTEMİ ( Beton ve Hazır Beton Kuruluşlarının 4708 S. Yapı Denetimi Kanunu Kapsamında Yapı Denetim Sistemi İçerisinde Kayda Alınması ve Bu Sisteme Dahil Olmaksızın Üretim Yapılmasına İzin Verilmemesi Yolundaki Dava Konusu Genelgelerde Hukuka Aykırılık Bulunmadığı )

ÖZET : Beton ve hazır beton kuruluşlarının 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu kapsamında yapı denetim sistemi içerisinde kayda alınması ve bu sisteme dahil olmaksızın üretim yapılmasına izin verilmemesi yolundaki dava konusu genelgelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Davanın Özeti : Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ( Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ) 24.01.2008 tarihli, 153 sayılı Genelgesinin 6. maddesi ile 02.07.2009 tarihli, 1858 sayılı genelgesinin iptali istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Yapılarda kullanılan her türlü malzemenin mevzuat ile öngörülen teknik şartlara uygunluğu ve bu konuda yapılan denetimin büyük önem arz ettiği, bu doğrultuda tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : Ulya Emiroğlu

Düşüncesi : 4708 sayılı Yapı Denetim Kanun’u tarafından öngörülen can ve mal güvenliğini teminen, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak amacına uygun olarak tesis edilen beton ve hazır beton kuruluşlarının yapı denetim sistemi içerisinde kayda alınması ve bu sisteme dahil olmaksızın üretim yapılmasına izin verilmemesi yolundaki dava konusu genelgelerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı : Ekrem Atıcı

Düşüncesi : Dava, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 24.01.2008 günlü, 153 sayılı genelgesinin 6. maddesi ile aynı Bakanlığın 02.07.2009 günlü, 1858 sayılı genelgesinin iptali istemiyle açılmıştır.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 24.01.2008 tarih ve 153 sayılı genelgesinde, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun gereği Ulusal Yapı Denetimi Sistemi çalışmaları çerçevesinde web sayfası ve bu web sayfası içinde Yapı Denetimi Sistemi uygulaması hazırlandığı belirtildikten sonra 6. maddesinde hazır beton üreten kuruluşların yeni uygulamaya erişim kullanıcı adı ve parolanın temin edilmesi için, uygulamanın hazır beton kuruluşları kısmında kayıt işlemi gerçekleştirileceği, uygulama tarafından otomatik olarak düzenlenecek olan taahhütnamenin kuruluş yetkilisi tarafından imzalanıp kaşelenmesi ve yetki belgesi ile beraber Bakanlığa ulaştırılmasını müteakip bu kuruluşlara ait erişim bilgilerinin elektronik posta yoluyla gönderileceği öngörülmüş, dava konusu 02 Temmuz 2009 günlü, 1858 sayılı genelge ile ise; valiliklerden, yukarıda anılan genelgenin 6. maddesinde belirtilen hususların yerine getirilmesi, hazır beton firmalarının bu sisteme dahil olmaksızın üretim yapmasına izin verilmemesi istenmiştir.

İşlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin ( f ) bendinde ülkenin şart ve imkanlarına göre, en gerekli ve faydalı yapı malzemesinin ekonomik ve standartlara uygun imalini ve kullanılmasını sağlayacak tedbirleri almak, aldırmak, anılan Bakanlığın görevleri arasında sayılmış; 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesinin ( c ) bendinde “Yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemek.”, ( d ) bendinde “Yapım işlerinde kullanılan malzemeler ile imalatın proje, teknik şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol etmek ve sonuçlarını belgelendirmek, malzemeler ve imalatla ilgili deneyleri yaptırmak.”, ( e ) bendinde “Yapılan tüm denetim hizmetlerine ilişkin belgelerin bir nüshasını ilgili idareye vermek, denetimleri sırasında yapıda kullanılan malzeme ve imalatın teknik şartname ve standartlara aykırı olduklarını belirledikleri takdirde, durumu bir rapor ile ilgili idareye ve il sanayi ve/veya ticaret müdürlüklerine bildirmek.”, ( ı ) bendinde ise “Zemin, malzeme ve imalata ilişkin deneyleri, şartname ve standartlara uygun olarak laboratuvarlarda yaptırmak.” yapı denetim kuruluşlarının yerine getirmekle yükümlü oldukları görevler arasında sayılmıştır.

Yapı Denetim Komisyonu Başkanlığının web sitesinde yer alan Yapı Denetim Sistemine ilişkin Hazır Beton Firması Kullanım Kılavuzunun 6.1. maddesinde Yapı Denetim Sistemi’ni Hazır Beton Firması olarak kullananlar tarafından girilen beton döküm bilgileri doğrultusunda yapı denetim kuruluşlarının, denetimlerinde bulunan yapıları denetleyebileceği ve yapı sahiplerinin de mağdur olmayacağı belirtilmiştir.

Dava konusu genelge hükümleri ile yapı malzemeleri arasında önemli yer tutan betonun hangi hazır beton firması tarafından yapıldığının kayda alınması ve yapı denetim kuruluşları tarafından denetiminin daha kolay yapılması amaçlanmış olup düzenlemede, yukarıda belirtilen dayanağı yasa hükümleri ile hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosya incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ( Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ) 24.01.2008 tarihli, 153 sayılı genelgesinin 6. maddesi ile aynı Bakanlığın 02.07.2009 tarihli, 1858 sayılı genelgesinin iptali istemiyle açılmıştır.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinde; Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek şeklinde belirtilmiş olup aynı Kanun’un 2. maddesinin ( c ) bendinde “Yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemek.”, ( d ) bendinde “Yapım işlerinde kullanılan malzemeler ile imalatın proje, teknik şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol etmek ve sonuçlarını belgelendirmek, malzemeler ve imalatla ilgili deneyleri yaptırmak.”, ( e ) bendinde “Yapılan tüm denetim hizmetlerine ilişkin belgelerin bir nüshasını ilgili idareye vermek, denetimleri sırasında yapıda kullanılan malzeme ve imalatın teknik şartname ve standartlara aykırı olduklarını belirledikleri takdirde, durumu bir rapor ile ilgili idareye ve il sanayi ve/veya ticaret müdürlüklerine bildirmek.”, ( ı ) bendinde ise “Zemin, malzeme ve imalata ilişkin deneyleri, şartname ve standartlara uygun olarak laboratuvarlarda yaptırmak.” yapı denetim kuruluşlarının yerine getirmekle yükümlü oldukları görevler arasında yer almıştır.

İşlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin ( f ) bendinde ise ülkenin şart ve imkanlarına göre, en gerekli ve faydalı yapı malzemesinin ekonomik ve standartlara uygun imalini ve kullanılmasını sağlayacak tedbirleri almak, aldırmak, anılan Bakanlığın görevleri arasında sayılmıştır.

Dava konusu Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 24.01.2008 tarihli, 153 sayılı genelgesi ile, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun gereği Ulusal Yapı Denetimi Sistemi çalışmaları çerçevesinde web sayfası ve bu web sayfası içinde Yapı Denetimi Sistemi uygulaması hazırlandığı belirtildikten sonra 6. maddesinde hazır beton üreten kuruluşların yeni uygulamaya erişim kullanıcı adı ve parolanın temin edilmesi için, uygulamanın hazır beton kuruluşları kısmında kayıt işlemi gerçekleştirileceği, uygulama tarafından otomatik olarak düzenlenecek olan taahhütnamenin kuruluş yetkilisi tarafından imzalanıp kaşelenmesi ve yetki belgesi ile beraber Bakanlığa ulaştırılmasını müteakip bu kuruluşlara ait erişim bilgilerinin elektronik posta yoluyla gönderileceği öngörülmüş, 02/07/2009 tarihli, 1858 sayılı genelgede ise; valiliklerden, yukarıda anılan genelgenin 6. maddesinde belirtilen hususların yerine getirilmesi, hazır beton firmalarının bu sisteme dahil olmaksızın üretim yapmasına izin verilmemesi talep edilmiştir.

Davacı tarafından hazır beton üretimi yapan kuruluşların 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında yer almadığı iddia edilmekte ise de, söz konusu Kanun kapsamına giren yapıları davalı Bakanlıktan alınan izin belgeleri çerçevesinde denetlemek ile yetkilendirilen yapı denetim kuruluşlarının görevleri arasında yapım işlerinde kullanılan malzemeler ile imalatın proje, teknik şartname ve standartlara uygunluğunu kontrol etmek ve sonuçlarını belgelendirmek, malzemeler ve imalatla ilgili deneyleri yaptırmak da sayılmış olup hazır betonun teknik şartname ve standartlara uygunluğunun tespiti de bu kapsama girdiğinden, davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.

Davalı idarenin savunma dilekçesinde, söz konusu düzenlemelerin amacının, yapıyı teşkil eden temel yapı malzemesi olan beton ve hazır betonun modern tesislerde, standartlara uygun olarak üretilmesini temin amacıyla üretim yapan kuruluşları sistematik bir biçimde denetlemek, bu doğrultuda da afetlerin vuku bulması halinde zararın en aza indirgenmesini sağlamak şeklinde belirtildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda öngörülen can ve mal güvenliğini teminen, imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak amacına uygun olarak tesis edilen beton ve hazır beton kuruluşlarının yapı denetim sistemi içerisinde kayda alınması ve bu sisteme dahil olmaksızın üretim yapılmasına izin verilmemesi yolundaki dava konusu genelgelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle davanın reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 89,80 TL tutarındaki fazla yatırılan harcın davacıya iadesine, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 ( otuz ) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates