11 Aralık 2018 - Salı
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » Kamu İhale Hukuku » Danıştay 13. Daire Emsal Kararları » YD/ İptal/ Davanın Reddi/ Bozma Kararları Üzerine KİK Tarafından İzlenecek Usul

YD/ İptal/ Davanın Reddi/ Bozma Kararları Üzerine KİK Tarafından İzlenecek Usul

Danıştay 13. Dairesinin 29.09.2015 tarihli kararı:

“…Dava; Karayolları Genel Müdürlüğü Program ve İzleme Dairesi Başkanlığı tarafından 30.07.2012 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “(Erzurum – Aziziye) Ayr. – Çat – Karlıova – Bingöl Yolu Km: 20+000 – 79+728,35 Kesiminin Yapım” ihalesine ilişkin ihaleye katılan Pekhan İnşaat ve Ticaret Koli. Şti. & Memişoğlu Beton Asf. Yol Mad. inş. Taah. Pet. Ür. San. Tic. A.Ş. İş Ortaklığı’nın sunduğu iş denetleme belgesinin geçerli kabul edilmemesi nedeniyle değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin işleme karşı yapılan itiraza şikâyet başvurusunun reddine dair Kamu İhale Kurulu’nun 22.10.2012 tarih ve 2012/UY.II-4106 sayılı kararına karşı adı geçen iş ortaklığı tarafından açılan davada verilen Ankara 17. İdare Mahkemesi’nin 20.01.2014 tarih ve E:2012/1447, K2014/53 sayılı davanın reddine ilişkin kararın temyiz İncelemesi sonucunda Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 13.11.2014 tarih ve E:2014/2949, K:2014/3524 sayılı kararıyla bozulması üzerine, yargı kararının uygulanması amacıyla söz konusu 22.10.2012 tarih ve 2012/UY.11-4106 sayılı kararın iptali ve mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin olarak tesis edilen Kamu İhale Kurulu’nun 25.02,2015 tarih ve 2015/MK-86 sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi’nce; Danıştay tarafından verilen esas ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların gecikmeksizin uygulanacağı, yerel mahkemece verilen iptal kararlarının bozulması durumunda kararın yürütülmesinin kendiliğinden duracağı, başka bir anlatımla mahkemenin iptal kararlarının sonuçlarının ortadan kaldırılarak eski hale iadenin gerçekleştirileceğinin açık olduğu; öte yandan, davanın reddine ilişkin kararların dava konusu edilen işlemin hukuka uygunluğunun tescili anlamına geldiğinden, bu karar sonrasında idarece işlem tesis edilmesi ya da mahkeme kararı uyarınca işlem gerçekleştirilmesi söz konusu olmadığından, yerel mahkemece verilen davanın reddine ilişkin kararların bozulması üzerine idarece işlem tesis edilmeyeceği, ancak bozulan mahkeme kararının mahkemesine dönmesi üzerine verilecek yeni karar gereğince işlem tesis edilmesi gerekeceği, başka bir deyişle Danıştay’ın bozma kararının ancak, iptale ilişkin olan ve idareyi işlem tesisine zorlayan kararların yürütülmesini durdurarak idarece bozma kararı üzerine işlem tesis edilmesini gerektireceği, ret kararının bozulması üzerine salt bozma kararının gerekçesine dayanılarak idarece işlem tesis edilmeyeceği, zira ortada ne 2577 sayılı Kanun’un 28/1. maddesi anlamında bir Danıştay kararı ne de kendiliğinden yürütülmesi durdurulan hâlihazırda yürütülmekte olan bir mahkeme kararının söz konusu olacağı; bu durumda, davanın reddine ilişkin kararın bozulması üzerine dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesiyle, ilgili mahkemece yeniden verilecek karara göre işlem tesis edilmesi gerekirken, bozma kararı gerekçesi uyarınca düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.

Bakılan uyuşmazlıkta, Ankara 17. İdare Mahkemesi 20.01.2014 tarih ve E:2012/1447, K:2014/53 sayılı kararıyla davayı reddetmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 13.11.2014 tarih ve E:2014/2949, K:2014/3524 sayılı kararıyla “…dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uygunluk ve davanın reddine ilişkin idare Mahkemesi kararında da hukuki isabet …” görülmediği gerekçesiyle anılan karar bozulmuştur, Bunun üzerine, Kamu İhale Kurulu’nun dava konusu 25.02.2015 tarih ve 2015/MK-86 sayılı kararı ile Kurul’un önceki 22.10.2012 tarih ve 2012/UY.11-4106 sayılı kararı kaldırılarak Danıştay’ın bozma kararında yer alan gerekçeler uyarınca yeni bir işlem tesis edilmiş olup bozma kararı uyarınca tesis edilen işlemin iptali için açılan davada, İdare Mahkemesince, söz konusu dosya yeniden incelendikten sonra verilecek yeni karara göre işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Diğer taraftan; Dairemizin 13.11.2014 tarih ve E:2014/2949, K:2014/3524 sayılı bozma kararı sonrasında davacılar vekilinin 05.02.2015 tarihinde idare Mahkemesi kayıtlarına alınan- dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin bildirildiği, bunun üzerine karar düzeltme aşamasında Dairemizin 28.05.2015 tarih ve E:2015/2401, K:2015/2026 sayılı kararıyla; Ankara 17. İdare Mahkemesi’nin 20.01.2014 tarih ve E:2012/1447, K:2014/53 sayılı kararının bozulmasına ve feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakta olup, yargı kararının uygulanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemin dayanağı yargı kararının feragat nedeniyle hukuken ortadan kalktığının uygulama aşamasında idare tarafından dikkate alınacağı ise tabiidir.

Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca Ankara 7. idare Mahkemesi’nin 25.03.2015 tarih ve E:2015/419, K:2015/528 sayılı kararının BOZULMASINA, DAVANIN REDDİNE,” karar verilmiştir.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates