19 Temmuz 2018 - Perşembe
Basın Duyuruları
Anasayfa » Makaleler » Kamu İhale Hukuku » Danıştay 13. Daire Emsal Kararları » İş Deneyim Belgesinin Orijinalinde Proje Müşterisinin İmzasının Bulunmaması

İş Deneyim Belgesinin Orijinalinde Proje Müşterisinin İmzasının Bulunmaması

Danıştay On üçüncü Dairesinin 07.07.2017 tarihli kararı :

“Dosyanın incelenmesinden, davacının değerlendirme dışı bırakılması üzerine yaptığı şikâyet başvurusunun reddi üzerine itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu, bu başvuru sonucunda, davacının ihale dosyasına sunduğu iş deneyim belgesinin Türkçe tercümesinde imza ve kaşenin Erbil Valiliği’nde Vali yardımcısı olarak görev yapan Rekan M. Zeki’ye ait olduğu yer alsa da söz konusu iş deneyim belgesinin  orijinalinde Rekan M. Zeki’ye ve söz konusu kişinin Vali yardımcısı olduğuna dair hiçbir ibarenin ve kaşenin bulunmadığı, İş deneyimine konu işte müşterinin Yollar ve Köprüler Genel Müdürlüğü olmasına rağmen söz  konusu belgede Müdürlüğün yetkili kişilerine ait herhangi bir imzanın yer almadığı, sadece Müdürlüğün mührünün bulunduğu, söz konusu imza ve mühüre ilişkin de hiçbir teyidin yer almadığı ve bu teyidin o ülkedeki T.C. Konsolosluğu tarafından veya o ülkenin Türkiye’deki temsilciliği ile T.C. Dışişleri Bakanlığı tarafından da tasdik edilmediği, belge üzerinde T.C. Erbil Başkonsolosluğu tarafından “Soldaki imza ve kaşenin Erbil Valiliği’ne ait olduğu onaylanır, iş bu onay metne şamil değildir.” şerhiyle onayının bulunduğu, ancak bu onayın belge üzerinde bulunan mühür ve imzalardan  yalnızca  Erbil Valiliği’ne ilişkin olduğu, Yollar ve Köprüler Genel Müdürlüğü’ne ait kaşe ve imzanın doğruluğuna ilişkin olmadığı, iş deneyim belgesinin bu yönüyle ihale mevzuatına uygun olmadığı belirtilerek dava konusu Kurul  kararının tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

          İdare  Mahkemesi kararının, davacı tarafından ihaleye sunulan iş deneyim belgesinin mevzuata uygun olarak T.C. Erbil Başkonsolosluğunca tasdik edilmediği kısmı yönünden dosya incelendiğinde;

          Uyuşmazlığa konu iş deneyim belgesinin Türkçe tercümesinde, işverenin “İLCİ İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.”, taşeron firmanın davacı şirket, işin adının “Selahaddin Tüneli ve  Yaklaşma Yolu (17.6 km) ve Smell Gali Zakho Otoyolu (Semel-Batel 30 km)” olduğu, Erbil Valiliği’nde Vali yardımcısı olarak görev yapan Rekan M. Zeki’ye ait imza ve kaşenin bulunduğuna yer verildiği, iş deneyimine konu işte müşterinin “Kürdistan Bölgesel Hükümeti Konut ve inşaat Bakanlığı-Yollar ve Köprüler Genel Müdürlüğü” olmasına rağmen söz konusu belgede Müdürlüğün yetkili kişilerine ait herhangi bir imzanın yer almadığı, sadece “İmar Bakanlığı-Karayolları ve Köprüler Genel Müdürlüğü” mührünün bulunduğu, belge üzerinde T.C. Erbil Başkonsolosluğu tarafından “Soldaki imza ve kaşenin Erbil Valiliği’ne ait olduğu onaylanır ,iş bu onay metne şamil değildir.” şerhiyle tasdik işleminin yapıldığı görülmektedir.

          Bu durumda, bahse konu iş deneyim belgesine konu işin “Kürdistan Bölgesel Hükümeti Konut ve İnşaat Bakanlığı Yollar ve Köprüler Genel Müdürlüğünce proje kapsamında yaptırıldığı, bu belgenin geçerliğini sağlayacak olan proje müşterisinin imzasının belgede yer almadığı, sadece mührünün yer aldığı, belgenin başlangıçtan itibaren imzalı bir belge olmadığı, usulüne uygun olarak düzenlenmiş geçerli bir belge niteliği taşımadığı CV anlaşıldığından, itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kamu İhale Kurulu kararında  hukuka  aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.” Şeklinde   gerekçe belirtilerek anılan mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

          Danıştay On üçüncü Dairesinin 07.07.2017 tarihli ve E: 2017/2254, K: 2017/1252 sayılı kararında davacı Caba İnşaat Enerji Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından sunulan iş deneyim belgesinin usulüne uygun olarak düzenlenmiş geçerli bir belge niteliğinde olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu durumda anılan belgeye ilişkin olarak alınan 11.01.2017 tarihli ve 2017/UY.III-142 sayılı Kurul kararında bahse konu belgenin sunuluş şekli itibariyle uygun olmadığı şeklinde belirtilen gerekçenin Danıştay On üçüncü Dairesinin söz konusu kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda değiştirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Share
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates