17 Ağustos 2019 - Cumartesi
Basın Duyuruları
Anasayfa » Mevzuat » Yargı Kararları » Örgüt Kapsamında İhaleye Fesat Karıştırmak

Örgüt Kapsamında İhaleye Fesat Karıştırmak

 T.C.

 DANIŞTAY

 13. DAİRE

 E. 2009/479

 K. 2010/5372

 T. 25.6.2010

 • SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMAK (Örgüt Kapsamında İhaleye Fesat Karıştırmak – Davacının Bu Süreçte İhalelere Katılıp Kazandığı ve Sözleşme İmzaladığı Dikkate Alındığında 4734 S. Kanun’un 59 ve 4735 S. Kanun’un 21 ve 26. Md. Uyarınca Yasaklamasının Hukuka Uygun Olduğu)

 • YASAKLAMA KARARI (45 Gün İçinde Alınmasına İlişkin Kanun Hükmüne Uyulmadığı İleri Sürülmekle Birlikte Bu Sürenin Fiilin İşlendiği Tarihten Değil Yasaklama Kararını Veren Merciin İradesinin Ortaya Konulduğu Tarihten İtibaren Başlayacağı)

 • ÖRGÜT KAPSAMINDA İHALEYE FESAT KARIŞTIRMAK (Davacının Bu Süreçte İhalelere Katılıp Kazandığı ve Sözleşme İmzaladığı Dikkate Alındığında 4734 S. Kanun’un 59 ve 4735 S. Kanun’un 21 ve 26. Md. Uyarınca Yasaklamasının Hukuka Uygun Olduğu)

 ÖZET : Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüt kapsamında ihaleye fesat karıştırmak suçundan hakkında kamu davası açılan davacının, bu süreçte ihalelere katılıp, kazandığı ve sözleşme imzaladığı dikkate alındığında 4734 sayılı kanun’un 59 ve 4735 sayılı kanun’un 21 ve 26. maddeleri uyarınca yasaklamasının hukuka uygun olduğu, diğer yandan, yasaklama kararının 45 gün içinde alınmasına ilişkin kanun hükmüne uyulmadığı ileri sürülmekle birlikte bu sürenin, fiilin işlendiği tarihten değil, yasaklama kararını veren merciin iradesinin ortaya konulduğu tarihten itibaren başlayacağı, açılan davanın reddine ilişkin mahkeme kararının onanması gerekir.

 İstemin Özeti : Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin 18.11.2008 tarih ve E:2008/725, K:2008/1478 sayılı kararının; Bakanlık müfettişlerince hazırlanan 16.01.2008 tarihli İnceleme Raporu ile davalı idarenin yasaklamayı gerektiren fiili tespit ettiği, yasaklama olurunun ise 09.04.2008 tarihinde verilip, 30.05.2008 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı dikkate alındığında dava konusu işlemin 45 günlük yasal süresi içinde tesis edilmediği, öte yandan 4734 sayılı Kanun’un 58. maddesinin atıfta bulunduğu 17. maddede belirtilen 11. maddede, haklarında dava açılanlarla ilgili bir müeyyide öngörülmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

 Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

 Danıştay Tetkik Hâkimi Tarık KAVAK’ın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

 Danıştay Savcısı Birgül KURT’un Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.

 Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

 TÜRK MİLLETİ ADINA

 Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

 KARAR : Dava, davacının bir yıl süreyle ihalelere katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 30.05.2008 tarih ve 26891 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; davacı hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüt kapsamında ihaleye fesat karıştırmak suçundan dolayı 18.03.2007 tarihinde kamu davası açıldığı, davacının 20.04.2007 ve 20.07.2007 tarihlerinde yapılan ihalelere katılarak, bu ihaleleri kazandığı ve sözleşme imzaladığı dikkate alındığında, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 59. maddesi ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 21 ve 26. maddeleri gereğince verilen yasaklama kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer yandan davacı tarafından, yasaklama kararının 45 günlük yasal süresi içinde verilmediği iddia edilmekteyse de, kanunda fiilin işlendiği tarihin değil, yasaklanan fiil veya davranışın tespit edildiği tarihin esas alındığı, davacının fiil ve davranışının, ihaleden yasaklamayı gerektiren bir fiil veya davranış olduğu hususundaki iradenin bakanlık makamında olduğu, bu makamın da iradesini 09.04.2008 tarih ve 2196 sayılı “olur” ile ortaya koyduğu, yasaklama kararının verildiği 22.05.2008 tarihine kadar Kanun’da öngörülen 45 günlük sürenin aşılmadığı gibi, bu tarihten itibaren de söz konusu yasaklama kararının 15 günlük süre içinde, 30.05.2008 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı görüldüğünden, davacının süre aşımı iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

 SONUÇ : Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin 18.11.2008 tarih ve E:2008/725, K:2008/1478 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, bozma istemi yerinde görülmeyerek anılan Mahkeme kararının onanmasına, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 25.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Share

Cevapla

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Free WordPress Themes - Download High-quality Templates